Velilere okul rehberi

Prof. Dr. Ayça Vitrinel (Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı) “Çocuğun okul başarısı için beslenme çok önemli”

Okul çağı çocuğunun direncini yüksek tutmak için ne yapmak gerekir? Çocuğun hastalıklarla baş etmesi ve sağlığı için beslenme büyük önem taşır. Okul çağı yani 6–12 yaş arası çocukların gelişim gösterdikleri ve konsantrasyonlarının yüksek olması gereken dönemlerden biridir. Her dönemde olduğu gibi beslenme burada da ön plana çıkar. Okula giden çocukların beslenme planında kahvaltının önemi büyüktür. Çocuk mutlaka kahvaltı ederek okula gitmelidir.

Bu okul başarısını derslerdeki uyumu arttırır. Bu durumun devamı için okulda yediği ara öğünlerde ise meyve, yoğurt, süt gibi yiyecekler alması uygundur. Okulda yemek yiyen çocuklara tüm besin maddelerini içeren kalorisi hesaplanmış menüler hazırlanır. Evde de özellikle buna dikkat etmek gerekir. Ayaküstü yenen yiyecekler ile gazlı içecekler sağlık açısından uzak durulması gereken besin grubudur.

Çocuk için ideal kahvaltı nasıl olmalıdır?

Kahvaltıda besin maddelerinin dengeli olarak alınması gerekir. Bir örnek vermek gerekirse bir bardak süt, bir kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir, 2 dilim ekmek, domates ve salatalık olabilir.

Okul çağı çocuklarında en çok görülen rahatsızlıklar nelerdir?

Öncelikle okul çağı çocuklarında damlacık yoluyla bulaşan üst solunum yolu enfeksiyonları sık görülür. Bu dönem özellikle viral enfeksiyonların çok yoğun olduğu bir dönemdir. Okul çağı çocuklarında geniz eti iltihabı, bademcik iltihabı, nezle gibi hastalıklara sık rastlanır. Bunların büyük bir kısmında bol su, ateş düşürücü, serum fizyolojik gibi burun damlaları tedavi olarak yeterlidir.Gereksiz antibiyotik kullanılmamalıdır. Antibiyotikler bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonu tanısı konulduğunda ve hekim tarafından verildiğinde kullanılmalıdır. Bilinmelidir ki antibiyotikler ateş düşürücü değildir.

Çocukların taşıdığı büyük çantalar sağlıklarını nasıl etkiler?

Okula yeni başlayan çocuklarımız ilk heves tüm kitaplarını her gün taşımak isterler.Halbuki çanta ağırlığının çocuk ağırlığının %15’ini geçmemesi gerekir. Bu da okul çağında aşağı yukarı 3 kiloya denk gelir. Ağır çantalar omurga eğriliklerine bel ağrılarına neden olur. Çift askılı çantaların tek askılı olarak bir omuzda kullanılması şikayetleri arttırır. Çanta yerleştirilirken ağır olan materyaller bel bölgesine yakın yerleştirilmelidir. Çocuk uzun süre ayakta kalacaksa çantasını mutlaka omuzlarından indirmelidir. Çift askılı taşıma dışında çantaları belden de bağlamak sağlık açısından önemlidir.

Klinik Psikolog Özden Bademci Dandul (Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Bağdat Caddesi Polikliniği Klinik Psikolog) “Çocuk okuldan kaçıyorsa aile buna boyun eğmemelidir”

Çocukların doğasında sürekli olarak sınırları zorlamak vardır. Anne babaların kararlı, soğukkanlı ama anlayışlı tavırları çocuğun kaygı ve korkularını yenmesine yardım eder. Çocuğun karşısında çaresiz bir anne babayı görmesi onun içinde bulunduğu durumu aşılamaz bir durum olarak algılamasına neden olur.

Okula yeni başlayacak çocuklarda görülen okuldan korkmanın nedeni nedir?

Okula gitmeyi reddetmenin çocuklar arasında oldukça yaygın olmasıyla birlikte en fazla görüldüğü yaş aralığı 8-13 yaş aralığıdır. Genel olarak bakıldığında çocuğun okula gitmeyi reddetmesinin nedeni evden/anne-babadan ayrılma kaygısıdır. Özellikle daha küçük olan çocuklar için ayrılma çok da alışık oldukları bir deneyim değildir. Yeni bir yere taşınma, aile içinde yasın yaşanması, boşanma gibi faktörler çocuğun okul fobisini güçlendiren nedenlerdir.

Okul fobisinin belirtileri nelerdir?

Çocuk okula gittiğinde hatta daha okula gitmeden önce onun için dayanılmaz olan kaygı ve korkular yaşar. Bu korku ve kaygılar hem okul hem de aile kaynaklı strese verilen tepkilerdir. Çocuğun okula gitmemek için kendince nedenleri vardır. Öne sürdüğü bahaneler arasında karın ağrısı, kusma gibi fiziksel şikayetler de olabilir.

Bu konuda aileler ne yapmalıdır?

Çocukları okul fobisi yaşayan anne ve babaların, çocuklarının sınıf öğretmeni ve okulun rehberlik servisi ile işbirliği içine girmeleri gerekir. Bu işbirliğinin aynı zamanda çocuğun, okul ve aileyi aralarında ilişkinin olduğu bir bütün olarak algılamasını sağlayarak okula uyumunu kolaylaştırır. Öncelikli olarak anne babaların çocuklarını ısrarla okula götürmeleri, gerekirse sınırlı olarak çocuklarının yanında beklemeleri gerekir. Bir gün okula götürülmeyen çocuk, sonraki günlerde de sürekli olarak şansını denemek isteyecektir. Çocukların doğasında sürekli olarak sınırları zorlamak vardır. Anne babaların kararlı, soğukkanlı ancak anlayışlı tavırları çocuğun kaygı ve korkularını yenmesine yardım eder. Çocuğun karşısında çaresiz bir anne babayı görmesi onun içinde bulunduğu durumu aşılamaz bir durum olarak algılamasına neden olur. Eğer okul-aile işbirliği ile sorun çözülemiyorsa mutlaka dışarıdan bir uzmanın yardımına başvurmak gerekiyor. Zamanında aşılmayan okul fobisi artarak devam edebilir. Bu da çocuğun tüm akademik yaşamını, onun öğrenme ile olan ilişkisini etkileyebilir.

Annelerin her gün çocuklarını okul kapılarında beklemeleri doğru mudur?

Anne babaların okul kapılarında beklemeleri doğru değildir. Okuldan ayrılamayan anne aslında çocuğundan ayrılamamaktadır. Bu da çocuğun ayrılmasını, bağımsızlaşmasını okulla uyumunu etkileyecektir. Anne babaların çocuklarına kendilerinden emin bir şekilde soğukkanlılık ve kararlılıkla hoşçakal diyebilmeleri gerekir.

Okula alışmanın zor olabileceği riskine karşı okul öncesinde yapılması gereken şeyler var mıdır?

Çocuğun okul için duygusal olarak hazırlanması gerekir. Çocukla birlikte okulun ziyaret edilmesi, öğretmeni ile tanıştırılması çocuğun kendisi için yeni olan bu deneyime duygusal ve zihinsel olarak hazırlık yapmasını sağlar. Ayrıca okul araç ve gereçlerinin birlikte alınması, çocuğun kullanacağı malzemeleri kendisinin seçmesi de heyecan duymasını sağlar. Aile çevresinden okula giden çocukların örnek gösterilmesi çocuk için bir rol model oluşturacağından, okula başlaması ile doğacak kaygıları ile başa çıkmasına yardım eder.

Yrd. Doç. Dr. Vildan Öztürk Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Çocukların göz bozukluğu başarılarını nasıl etkiler?

Çocuklar genellikle görme problemlerini farketmezler ya da belirtmezler. Çünkü görmeleri kendileri için normal olduğundan herkesi öyle görüyor zannederler. Oysa çocukların büyüme ve gelişmesi sırasında öğrendiklerinin büyük çoğunluğu görme yolu ile oluşmaktadır. Çocuklarda görmenin değerlendirilmesi ve takibi bu nedenle kesinlikle göz ardı edilmemelidir çünkü görmeleri hayatlarını yönlendirecek, meslek seçmelerini, sosyal ilişkilerini ve faaliyetlerini etkileyecek önemli bir faktördür.

Ailelere neler önerirsiniz?

Sistematik olarak doğumdan sonra hemen, 6. ayda ve sonrasında göz hekiminin önerdiği aralıklarla, senede bir kereden az olmamak şartıyla çocukların göz muayenesinden geçmesi uygundur. Büyüklerde kantitatif eşeller ile değerlendirilen görme yeni doğanlarda, bebeklerde, okul öncesi çağda ve okul çocuklarında farklı muayene yöntemleri ile değerlendirilir.

Hangi belirtiler varsa çocuklar mutlaka göz doktoruna götürülmelidir?

Okul çocuğunda görme problemlerine bağlı olarak sık görülebilen belirtiler şöyledir;

Okuma ve yazma ile başağrısı

Okurken kelimelerin bulanıklaşması ya da kayması,

Okurken kelime ya da satır atlaması,

Okumasının yaşıtlarına göre yavaş ya da gelişmemiş olması,

Okurken başını eğmesi ya da tek gözünü kapaması,

Tahtadan yazı çekmede zorluk,

Okuma ve yazmada isteksizlik,

Okurken küçük kelimeleri atlama,

Yazarken satırı düzgün takip edememe,

Yanan, kaşınan, sulanan, gözler,

Göz kızarıklığı,

Okuduğunu anlamada güçlük,

Kitabı çok yakın tutma,

Televizyonu yakından seyretme,

Okurken dikkatini vermede zorluk,

Ödevlerini yapmada isteksizlik, “yapamıyorum” diyerek kolay vazgeçme,

Sakarlık,

Uzun sürede bitmeyen ödevler,

Dalıp gitmeler,

Göz kırpıştırmaları,

Bizim Sağlık

Hiç yorum yok


Blogger tarafından desteklenmektedir.