MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Dinçer Ateş ve NETAŞ Genel Müdürü Kamil Orman, FATİH Projesi kapsamında gerçekleştirilecek 2. faz yerel alan ağı kurulumu ihalesi sözleşmesini, bir otelde düzenlenen törenle imzaladı. 

Dinçer Ateş, buradaki konuşmasında, imzalanan sözleşmeyle FATİH Projesi'nde önemli bir adımın daha atıldığını ifade etti. Ateş, 2013'de 3 bin 362 okulun internet altyapısının tamamlandığını, 2014'de ihalesi yapılan 4 bin 462 okulun internet kurulum sürecinin bu yılın sonunda tamamlanacağını bildirdi. 

 NETAŞ ile imzalanan sözleşme ile 9 bin 52 okulun daha internet altyapısına ve kablolama hizmetine kavuşacağını belirten Ateş, "Bu ihaleyle beraber toplamda 17 bin 30 okulumuzun geniş bant internet altyapı kablolama işini bitirmiş olacağız" dedi. 

Altyapısı tamamlanan 3 bin 362 okulun genişbant hızlı internet erişiminin ise 1 Mayıs'a kadar tamamlanacağını anlatan Ateş, "Bu alt yapılar, artık internetle de beslenen, damarlarına kan pompaladığımız altyapılar olmaya başlayacak" ifadesini kullandı. 

"ÇOK CİDDİ BİR MESAFE KAT EDİLDİ" 
 FATİH Projesi'nde gelinen aşamada ortaya çıkan bu rakamların dışarıdan duyulduğunda "oldukça şaşırtıcı" olarak nitelendirildiğini aktaran Ateş, "Ama biz Türkiye olarak böyle büyük rakamları duymaya alışığız. Geçtiğimiz ay UNESCO'da 17 bin okuldan bahsettiğimde, bu rakamın sınıf mı okul mu olduğunu sordular. Bunlar okul... 

Böylece FATİH Projesi'nde altyapı çalışmaları kapsamında, çok ciddi bir mesafe geride bırakılmış olacak" değerlendirmesinde bulundu. Ateş, bu yıl içinde 10 bin okulun daha internet alt yapısının kurulumu için ihaleye çıkmayı planladıklarını, ayrıca FATİH Projesi'nde 700 bin tablet bilgisayar alımı ihale sürecinin yakında tamamlanacağını ve bu tabletlerin bu yıl içinde öğrencilere dağıtılacağını söyledi. 

300 BİN ETKİLEŞİMLİ TAHTA 
Sınıflardaki etkileşimli tahta sayılarına ilişkin de bilgi veren Ateş, 2012'de 84 bin etkileşimli tahtanın kurulumunun tamamlandığını, bu rakama daha sonra 30 bin daha eklendiğini bildirdi. Ateş, bu yıl sonuna kadar da 300 bin etkileşimli tahtanın kurulumunu hedeflediklerini kaydetti. 

Dinçer Ateş, 9 bin 52 okulu kapsayan internet altyapısı işi için 11 firmanın şartname aldığını, 7 firmanın ihaleye katıldığını belirterek, "Açık ihale usulüyle şeffaf ve rekabetçi bir ihale gerçekleştirildiğini ve ortaya çıkan sonuçtan karşılıklı olarak memnun olduğumuzu belirtmek isterim" diye konuştu. 

 "İHALEYE EN İYİ TEKLİFİ SUNDUK" NETAŞ Genel Müdürü Orman ise MEB'in açtığı ihaleye 4 paket şeklinde toplam 249 milyon 939 bin 377 lira bedelle en iyi teklifi sunduklarını bildirdi. 

Hayata geçirilecek proje sayesinde, okul ortamında öğretmen ve öğrencilerin eğitim dokümanlarına ve sosyal bilgi ihtiyacına elektronik ortamda erişimin sağlanacağını ifade eden Orman, böylece okul ortamındaki elektronik paylaşımın kullanımına yönelik istatistik verinin de merkezde toplanabileceğini kaydetti.Haber7
BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu imzasıyla, TBMM Başkanlığı’na 47 bin öğretmen ataması için kanun tasarısı sunuldu.

47 bin yeni öğretmen atamasıyla ilgili ’Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarı’ Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla TBMM Başkanlığına sunuldu. 

 Tasarı gerekçesi olarak şunlara yer verildi: "Eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülebilmesi bakımından yeterli personelin istihdam edilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çerçevede, tasarı ile Milli Eğitim Bakanlığına toplam 47 bin adet öğretmen kadrosu ihdas edilmektedir."
Milli eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, tüm öğrenciler tablet sahibi olduğunda, ders sınavlarının tablet aracığıyla güvenli şekilde yapılacağını bildirdi. 

Kurt, Başkent Öğretmenevi'nde, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yürütülen "e-sınav"lara ilişkin basın toplantısı düzenledi. 

Bakanlık olarak, teknolojik değişimi yakalamak için etkili ve kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini, Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerler Sınavı'nı (MTSK) Haziran 2011'den beri Ankara'da tek merkezde, e-sınav olarak yaptıklarını anlatan Kurt, artık başkentte 3 e-sınav merkezi bulunduğunu söyledi. 

Haftada 840, ayda 3 bin 360 kursiyerinin elektronik ortamda sınava alındığını aktaran Kurt, "Gelişen teknolojiyi, Milli Eğitim Bakanlığı halkımıza açmıştır. Özellikle, sınavlarda da e-sınav sistemine geçerek bir ilke imza atmıştır. Bu sınav, her şeyden önce çok hızlı. Ayrıca, sınav evrakı basmamıza gerek kalmıyor. Böylece, evraklarının sevkıyat sürecini ortadan kaldırmış ve maliyeti de düşürmüş oluyoruz. 

Aynı zamanda çok çevreci birsınav olarak nitelendirebiliriz" diye konuştu. Sınav salonlarında, kursiyerlerin oturacağı masadaki tabletlere, kimlik bilgilerinin yansıtıldığını ifade eden Kurt, ekranındaki fotoğraf ve bilgilerinin, sınav görevlisi tarafından kontrol edilerek kimlik tespitinin yapıldığını belirtti. 

Kurt, öğrencilerin, sınav sonrası, sonuç alma ekranından, sonucunu da anında öğrenebildiğini anlattı. e-Sınavı, Türkiye'de yaygınlaştırmak için harekete geçtiklerinin altını çizen Kurt, yıl sonuna kadar aralarında Eskişehir, Bursa ve İstanbul'un da bulunduğu 30 ilde, 110 merkez açmayı ve MTSK'yı elektronik ortamda yapmayı planladıklarını ifade etti. Kurt, öğrencilerin, internetten e-sınav modülünden, aldıkları randevularla, saatinde gelerek sınava gireceklerini anlattı. 

Ortaöğretim okullarında geçen yıllarda yaklaşık 742 bin tablet dağıttıklarını, bu yıl da 700 bin tableti öğrencilere ulaştıracaklarını anımsatan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: "İleriye dönük olarak, tabletlerde öğrencilerimize sınav yapma imkanına da sahibiz. Bütün öğrencilerimiztablet sahibi olduklarında, okullardaki ders sınavlarımızı bile tablet aracığıyla güvenli bir şekilde yapmamız mümkün olacak. 

Dolayısıyla ileride, birsınav tarihi, bir sınav takvimi, bir sınav saati olmayacak. Her öğretmen istediği zaman, kendi sınıfında ders sınavlarını da elektronik ortamda, güvenli bir şekilde yapabilecek." 

 Biyometrik fotoğraflarla kimlik tespiti yapılacak MTSK'larda, uygulanan e-sınavın, çok güvenli olduğunun ve kimlik bilgilerinin ekranlarda yer aldığının altını çizen Kurt, ilerleyen süreçte tabletlerdeki ön kameralarla, sınava giren kişilerin biyometrik fotoğraflarının çekilerek kişinin aday olup olmadığının sistem üzerinden tespit edeceğini kaydetti. 

e-Sınavlar sonrası, Türkiye'nin gelecek politikalarına yön verecek ciddi istatistiki verilere ulaşacaklarını dile getiren Kurt, 2015-2016 eğitim öğretim yılında, okullarda tabletlerin çok etkin şekilde kullanılacağını ve yıl sonuna kadar bütün ortaokul ve liselere, etkileşimli tahtaların dağıtılmış olacağını belirtti. 

Açık lise sınavları da e-sınav olarak yapılacak Her ilde elektronik altyapısı tamamlanmış uzaktan eğitim merkezlerinin (UZEM) bulunduğunu anımsatan Kurt, ilerleyen dönemde, bu merkezlerde öncelikle MTSK'ları, daha sonra da açık lise sınavlarını e-sınav olarak yapmayı planladıklarını aktardı. 

Bütün öğrencilerin tabletleri tamamlandığında okullarda da çok rahat şekilde e-sınavların gerçekleştirileceğini ifade eden Kurt, şunları kaydetti: "Dolayısıyla, tableti olan bütün okullarda, bu sınavı yapma imkanımız var. 

110 UZEM dışında, istediğimiz okulu açarak, öğrencileri sınıfa alarak, önlerine birer tablet koyarak Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerler Sınavı'nı, açık lise sınavlarını çok rahat yapabiliriz. Bununla ilgili, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz, ciddi bir çalışma yapıyor. Son çalışmaları da şu: Açık uçlu sorular üzerinde çalışıyorlar. Bunun testlerini yapıyorlar. Önümüzdeki ayda, bununla ilgili birkaç sınav uygulayacaklar

." 700 bin tablette kalem şartı Kurt, elektronik ortama ve tablete geçmelerinin "kalem-kağıdı bir kenara ittikleri" anlamı taşımadığını ve bu yıl alacakları 700 bin tablete özellikle kalem şartı koyduklarını ifade etti. 

İleride, öğretmenler açık uçlu sınav yapmak veya ödev vermek isterlerse bunların da tabletler üzerinden yapılabileceğini söyleyen Kurt, ihalenin tamamlanmasının ardından mayıstan itibaren okullara tabletlerini dağıtılacağını kaydetti. 

"Okullar için biraz zamana ihtiyacımız var" "e-Sınavın okullarda ne zaman hayata geçirileceği" sorusuna Kurt, şu yanıtı verdi: "Okullarda yapılabilmesi için biraz zamana ihtiyacımız var. Çünkü okullarımızdaki tabletlerimiz tamamlanmış değil. 

Biliyorsunuz 10 milyon 600 bin tablet dağıtacağız. Her sene 9 . sınıflara ve 5. sınıflara olmak üzere tablet vermeyi planlıyoruz. Bu 700 bin tablet ihalesi bittikten sonra YEĞİTEK Genel Müdürlüğümüz tablet ihalesi için çalışmalara başlayacak. İnşallah, 2016'dan itibaren bu 10 milyon 600 tablet dağıtımı, planlanmakta. 

Dolayısıyla herhalde birkaç sene içerisinde de böyle bir sisteme geçme imkanı olur diye düşünüyorum." Kapalı devre sistemden, sorular ekrana yansıtılıyor Kurt ve beraberindekiler daha sonra Başkent Öğretmenevi'ndeki e -sınav merkezini basın mensuplarına gezdirdi.

Sınav salonlarında, her öğrencinin önünde, sadece Bakanlığın soru bankasına, kapalı devre Güvenli İnternet (VPN) ağı üzerinden bağlanabilen birer tablet yer alıyor. Öğrencinin sınava başladığı anda, şifre ile soru bankasından rastgele seçilen 50 soru öğrencinin yanıtlaması için ekrana geliyor. Her öğrenci için ayrı sınav sorusu ekrana yansıtılıyor. 

 Sınav salonlarında iki ayrı kamerayla kayıt yapılıyor. Öğrenci sınavını bitirdikten sonrasınav salonunun dışında yer alan, KİOSK sonuç alma ekranından, T.C. kimlik numarasını girerek, sınav sonucunu öğrenebiliyor ve çıktısını alabiliyor. Sonra kursa giderek direksiyon sınavına giriyor.milliyet
TNET Vitamin ve Lisego’yla derslerini çok çalışanlara karne ödülü! Tatilde Avrupa’ya çift kişilik gidiş dönüş uçak bileti kazanmak için çalışmaya hemen başla. 


16 Şubat - 31 Mayıs tarihleri arasında, sınıf bazında (4-10. sınıflar) en yüksek Vitamin/Lisego Puanı toplayan TTNET Vitamin / TTNET Lisego Paketi sahibi 36 kullanıcı, Avrupa’ya çift kişilik gidiş dönüş uçak bileti kazanıyor. 

Yapman gereken tek şey, kendi sınıf düzeyinde en yüksek Vitamin /Lisego Puanı toplayan 36 kişiden biri olmak ve bizden müjdeli haberi beklemek. Kazandığında, Avrupa’ya uçmak için adım adım yönlendirileceksin. 

Kampanya Koşulları Çift Kişilik Avrupa Uçuş Kampanyası fırsatından, 89 TL + KDV tutarındaki TTNET Vitamin/Lisego Yıllık Paket, 59 TL + KDV tutarındaki TTNET Vitamin 6 Aylık Paket satın almış müşteriler yararlanma hakkına sahiptir. 

Yukarıda belirtilen paketlere sahip kullanıcılardan 16 Şubat – 31 Mayıs 2015 tarihleri arasında, sınıf bazında (4-10. sınıflar) en yüksek Vitamin/Lisego Puanı toplayan 36 kişiye (toplamda 252 kişi), kampanya koşullarının sağlanması durumunda Avrupa’ya çift kişilik gidiş dönüş uçak bileti hediye edilecektir. Bu kampanya Türkiye'de ikamet eden, 18 yaşını doldurmuş katılımcılara açıktır.
Başka bir ülkede tıp okumak isteyen, Türkiye’deki tıp fakültesi barajı uygulanacak, öğrencinin 40 bin, hukuk için de 150 bin sıralamasına girmesi gerekecek. 

 Son yıllarda yurtdışında üniversite okumak için yakın ülkeleri tercih eden öğrenciler için yeni şartlar getirildi. Özellikle sağlık bilimleri (tıp doktorluğu, diş hekimliği, eczacılık vd.) hukuk ve mühendislik başta olmak üzere çeşitli alanlarda verilen eğitimlerin kalitesi de sık sık eleştiri konusu oldu. YÖK ise bu duruma el atarak, yurtdışında okumak isteyen öğrencilere yeni şartlar getirdi. 

12 Şubat tarihli YÖK Genel Kurulu’nda alınan kararla ortaöğrenimini Türkiye’de tamamlayan ve eğitime başladığı yıl CWTS Leiden Ranking, Academic Ranking of World Universities (Shanghai) ve University Ranking by Academic Performance (URAP) tarafından yapılan dünya üniversite sıralamalarında ilk 500 üniversite içerisine giren üniversiteler dışında kalan yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında eğitim almak isteyenlerden, mezuniyet sonrası denklik işlemlerinde şu ön koşullar aranacak: 

- 2015-2016 eğitim-öğretim yılından itibaren, eğitime başlayacakları yıl, ÖSYMtarafından yapılan YGS ve LYS’ye girmiş olmaları, 

- Tıp doktorluğu alanındaki sıralamada ilk 40 bin, hukuk alanında ise ilk 150 bin içinde yer almaları, - ÖSYS Kılavuzunda yer alan tıp ve hukuk dışındaki diğer alanlarda en az, Türkiye’deki yükseköğretim kurumları bünyesindeki programlara yerleşen en son öğrencinin almış olduğu puanı almaları, 

- ÖSYS Kılavuzunda yer almayan alanlarda eğitim alacakların ise önlisans programları için herhangi bir puan türünde en az 140, lisans programları için herhangi bir puan türünde en az 180 puan almaları gerekecek. YÖK’ten yapılan açıklamada kararın gerekçesi şöyle açıklandı: 

 “Bu alanlarda Türkiye’de hiçbir yükseköğretim kurumuna yerleşemeyen hatta ÖSYM tarafından yapılan merkezi sınavlara bile girmeyen bazı öğrencilerin, “giriş koşulu aramayan” yurtdışındaki bazı üniversitelere rahatlıkla kaydolabilmeleri de sürekli eleştiriliyor. 

Diğer taraftan kurulumuza, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bu öğrencilerin o ülkenin dilini bilmeleri ve derslere devam etmeleri şartı aranmadan sadece sınavlara alındıkları, derslerin bazen tercüme yoluyla bazen de Türkiye’den getirilmiş, öğretim elemanı vasfı olmayan kişilerle sürdürüldüğü” yönünde yoğun şikâyetler geliyor. 

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerimiz, elbette yurtdışında eğitim alma hakkına sahiptirler ve günümüzün yükseköğretim anlayışında bu konuda herhangi bir sınırlama koymak düşünülemez. 

Burada söz konusu olan, bazı ülkelerde, o ülkenin kendi mevzuatı çerçevesinde kurulan ve devam şartı aranmayan üniversitelere reklamlarla Türkiye’den “toplu halde götürülen, kaydettirilen” ve mezuniyet sonrası ülkemizde, “sağlık, yargı ve mühendislik” gibi alanlarda meslek icra edecek öğrencilerin eğitim-öğretimlerinin niteliğidir. 

Kurulumuz, sadece Türkiye’de yükseköğrenim görmek isteyen öğrencilerin değil, aynı zamanda yurtdışında eğitim görmek isteyen öğrencilerin de gereken nitelikte eğitim görme haklarını gözetmek ve korumakla yükümlüdür.”milliyet
Ankara Uğur Hazırlık Anadolu Liseleri’nin açılışında konuşan Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, “Bizim kendimizi konumlandırdığımız yer, yasal çerçevenin içerisinde üniversite ön okulları” dedi. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin Resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından projelendirilen Ankara Uğur Hazırlık Anadolu Liseleri’nin açılışı, Balgat Uğur Hazırlık Anadolu Lisesi binasında yapıldı. 

Törene Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları ve Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın, Uğur Eğitim Kurumları Genel Müdürü Lokman Durak, Uğur Hazırlık Liseleri Ankara Koordinatörü Harun Demir, Uğur Eğitim Kurumları yöneticileri ile bürokratlar katıldı. 

Açılışta konuşan Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, “1 yılda eğitime 430 milyon TL’lik bir yatırım yapmış oluyoruz. Eğitime yatırım yapmaya devam edeceğiz. 3 binden fazla kişiye istihdam sağlıyoruz” dedi. Yücel, şunları kaydetti: 

PROGRAMIMIZ HAZIR 
“Dershanelerin kapanma süreci söyleminin başlamasından bugüne kadar 20’ye yakın şubeyi açtık. Planımız programımız hazır. Bu sene de artık dershanelerin dönüşümünü tamamlayıp, Milli Eğitim’den onayımızı da alma girişimlerini başlattık. Bizim kendimizi konumlandırdığımız yer, yasal çerçevenin içerisinde üniversite ön okulları. Teknik olarak iki önemli özelliğimiz olacak. 

Mükemmel bir yabancı dil öğretimi yapacağız. İkinci konu da dünya üniversitelerine hazırlayacağız. 47 yıllık birikimimizle akademik olarak güçlü bir öğrenci profili ortaya çıkaracağız ve dünya üniversitelerine hazırlayacağız. 

YARATICILIK ATÖLYELERİ 
Türkiye’nin her noktasında olacağımız için, lise diploması vereceğimiz için öğrencilere Türkiye’nin her noktasında aynı eğitim olanağını sunmuş olacağız. 

Balgat’ta açtığımız Uğur Hazırlık Liseleri’nin önümüzdeki 3 ay zarfından bitecek olan laboratuvar ve kreatif düşünme yaratıcılık atölyeleri çok önemli bir adım olacak Türkiye için. Yine öğrencilerin kariyer merkezleri, ofisleri olacak. Hangi üniversitelerde hangi mesleklerle nereye gidebileceklerini çok rahat görebilecekler.”Hürriyet
Bugün Bir Gazetede "Deneyi Bilmiyorlar" başlığıyla yayımlanan habere ilişkin aşağıdaki açıklamanın yapılmasına lüzum görülmüştür. 

Yayımlanan haberde, “Laboratuvar ve araç-gereç kullanımını araştıran MEB´in raporu: Öğretmen deney yapmayı bilmiyor. Eğitim ihtiyacı var.” ifadeleri kullanılmıştır. Okullarımızın 4+4+4 sistemine göre yeniden yapılanması ilkokul, ortaokul ve liseler için öğretim programlarının 12 yıllık zorunlu eğitimin hedefleri kapsamında gözden geçirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. 

Diğer taraftan, eğitim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler nedeniyle derslik, atölye ve laboratuvarlarda kullanılan araç ve gereç ile makine-teçhizatın niteliği sürekli artmakta ve değişmektedir. 

Bu bağlamda, 16-19 Aralık 2014 tarihleri arasında Antalya’da Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileri, akademisyenler, öğretmenler, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve özel sektör temsilcileri olmak üzere 134 katılımcıdan oluşan, 14 çalışma grubu ile gerçekleştirilen çalıştay sonucunda belirlenen derslik/pansiyon donatım standartları ile okullarımızda okutulmakta olan ve programları güncellenen 12 derse ait eğitim araç ve gereçleri yeniden belirlenmiştir. 

Komisyonlarca çalıştay süresince öğretim programları ve sınıf kazanımları incelenmiş, mevcut durum analizi yapılarak ders-araç gereç ihtiyaçları belirlenerek, görüşler ve beklentiler ortaya konulmuştur. 

 Raporda, belirlenen deney setleri ile ilgili öğretmenlerimize deneyleri doğru ve sağlıklı bir şekilde yapabilmeleri için hizmet içi eğitim, uzaktan eğitim gibi eğitimlerin verilmesi önerilmiştir. Öğretmenlerimizin gerekli görülen konularda hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi Bakanlığımızın önemli politikalarındandır. 

 Değerli öğretmenlerimizin söz konusu eğitimlerle desteklenmesi, öğretmenlerimizin deney yapmayı bilmedikleri anlamına gelmemektedir. Haberde belirtilen iddialar tamamen asılsız ve gerçek dışıdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Farklı seviyelerden on binlerce eğitim kuruluşu, Apple’ın dijital eğitim platformu iTunes U üzerinden eğitim müfredatını ücretsiz paylaşıma açıyor. 

Teknolojinin getirdiği imkânları kullanan bu kuruluşlar, eğitim sisteminin fizikî sınırlarını ortadan kaldırıyor. Apple’ın efsanevi kurucusu Steve Jobs, 27 Ocak 2010 tarihinde sahneye çıkıp iPad’i tanıttığında bu “büyük iPhone’un” neye yarayacağını tam olarak keşfedememiştik. 

Ama iPad’de ilk uygulamaları kullandıktan sonra onun neler yapabileceğini gördük ve böylece milyar dolarlık tablet bilgisayar pazarı ortaya çıktı. Önceleri özellikle yayıncılık alanında büyük sükse yapan iPad zamanla bir başka alanda daha dikkati çekti; Eğitim. Son rakamlara göre dünya çapındaki eğitim kuruluşları 15 milyonun üzerinde iPad satın aldı. 

Eğitim sektörü için geliştirilen iPad uygulamalarının sayısı ise 85 bini geçti. Zaten eğitim Apple’ın her zaman büyük önem verdiği bir alan oldu. 1978 yılında, yani kuruluşundan sadece 2 yıl sonra Apple, Minnesota eyaleti bünyesindeki okullara 500 bilgisayar sağlayacak bir kontrat imzalamıştı. 

Yıllar sonra Apple Başkan Yardımcısı Phil Schiller, bu durumu şu sözlerle özetliyordu: “Eğitim Apple’ın DNA’sının derinliklerinde var.” Apple sadece donanım alanında değil, yazılım alanında da eğitime büyük yatırım yapan bir şirket. 

Ücretsiz dijital eğitim platformu iTunes U bu alandaki en popüler örnek. Stanford, Oxford, Cambridge gibi dünyanın en önemli üniversiteleri de dahil olmak üzere binden fazla eğitim kuruluşu, bu platform üzerinde 1 milyondan fazla ücretsiz eğitim dosyasını herkesin kullanımına açtı. 

iTunes U’da bugüne kadar indirilen içerik sayısı ise 1,3 milyarı geçti Aralarında Türkiye’nin de olduğu dünyanın 69 ülkesinde iTunes U Course Manager uygulaması yardımıyla ders içerikleri oluşturup, iTunes U’da paylaşmak mümkün. 

Bununla birlikte eğitmenler ücretsiz iBooks Author yazılımını da kullanarak kendi kitaplarını hazırlayıp, herhangi bir basım derdi olmadan dijital ortamda öğrencilerine dağıtabiliyor. Üstelik bu kitapları anında güncellemek de mümkün. iBooks Author ile bu şekilde yazılmış kitap sayısı Ocak 2014’te 25 binken, yıl sonunda bu rakam 45 bini buldu. Halen de artmaya devam ediyor.  

Dikkat çekici ücretsiz uygulamalar
iTunes App Store’da yer alan bazı uygulamalar özellikle eğitimciler ve öğrencilerin dikkatini çekecek türden. Örneğin, “SketchBook Express” grafik tasarımlar yapmanıza yardımcı olan ücretsiz bir çizim uygulaması. “Stop Motion Studio” çok zahmetli bir iş olan stop motion film çekimini oldukça kolay hale getiriyor. 

“Explain Everything” uygulaması öğretmenlerin ders videosu hazırlamaları için geliştirilmiş. “Hopscotch” uygulaması çocuklara bilgisayar kodu yazmayı öğretiyor. “Puppet Pals” ise eğlenceli animasyonlar oluşturabileceğiniz bir uygulama. iMovie, Garage Band, Keynote ve Pages gibi uygulamalar da diğer popüler başlıklar arasında.  

Dünyadan Örnekler 
Dünyanın çeşitli ülkelerinden birçok eğitim kuruluşu ve girişimci iPad’e özel içerikler geliştirip, kullanıcılara sunuyor. Bu kuruluşlardan bazıları birkaç yıl içerisinde basılı kitaplara veda etmeyi de planlarının arasına almış. 

ıScholenGroep (Hollanda): Hollanda’da 70 bin ortaokul öğrencisinin öğrenim gördüğü 52 eğitim kuruluşunun meydana getirdiği bir okul grubu. Grup bünyesindeki tüm okullar iPad ya da MacBook olmak üzere Apple Teknolojisini kullanıyor. 

Apple’ın eğitim platformu iTunes U’yu da içerik dağıtım stratejilerinin merkezine koyan grup 2017 yılı itibarıyla basılı yayınlara veda etmeyi hedefliyor. Derslerin büyük çoğunluğu özel olarak kullanılsa da 50’den fazla ders iTunes U sitelerinde ücretsiz olarak paylaşılmakta. 

Stephen Perse Vakfı (İngiltere): Teknolojiyi eğitimin önemli bir parçası haline getirmiş olan Stephen Perse Vakfı, çok sayıda iTunes U dersini Eylül 2014’te yayınlamaya başladı. Okulun iBooks Store’da “Cambridge IGCSE Biology” adıyla İngilizce biyoloji ders kitabı serisi bulunuyor. 

LeWebPédagogique (Fransa): 2013’ten beri iPad için interaktif kitapları içeren müfredat programı yayınlıyor. Konusunda uzman öğretmenler her bir başlık için ortalama üç kişilik gruplarla çalışırken, LeWebPédagogique’de grafik tasarım, redaksiyon ve varlık yönetiminden sorumlu. 

 Centro Leonardo (İtalya): İlkokul, ortaokul ve lise eğitimi için İtalyan dili ve edebiyatı, matematik, tarih, coğrafya, bilim ve sanat tarihi derslerini kapsayan 100’den fazla İtalyanca iBooks kitap yayınladı. Centro Leonardo Education, öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere özel içerik uyarlanması için uzman psikoloji ekibiyle yayıncılara destek oluyor. 

Baumann Lyceum (Rusya): Devlet okulu olan Baumann Lyceum’da 1100’den fazla öğrenci ve öğretmen eğitim müfredatında iPad kullanıyor. iPad’lerin çoğunun ücreti ise aileler tarafından karşılanmış. 

2014’teki ilk uygulama yılının ardından 2015 yılından itibaren okul eğitiminde iTunes U platformu ve iPad bir standart olarak kabul edilmiş. Şu ana kadar 10 dersi iTunes üzerinden yayınlayan okul, derslerin büyük çoğunluğunu iTunes U kataloğunda paylaşma kararı aldı. 

 Vılla Wewersbusch (Almanya): Almanya’nın Velbert-Langenberg şehrinde iki kampüse sahip olan özel bir yatılı okul. Farklı seviyelerdeki sınıflara iPad sağlayan ilk Alman okulu olma sıfatını taşıyor. 2012 yılında 200’den fazla sayıdaki tüm öğrencilerine iPad dağıttı. 25 öğretmenin tamamına ise hem iPad ve MacBook verdi. 

Okulun iPad stratejisi büyük oranda iTunes U üzerine kurulu, öğretmenlerin tamamı ana öğretim platformu olarak iTunes U kullanıyor. 5 ve 13’üncü sınıfları kapsayan dersler oluşturdular. Eylül 2014’te Apple Almanya’nın ilk iTunes eğitim kampına ev sahipliği yaptılar.zaman
ÖSYM Başkanı Demir, üniversiteye giriş sınavlarında ‘açık uçlu sınav’ yapmak için çalışma yaptıklarını ancak kısa sürede gerçekleşmeyeceğini söyledi. 

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, “2015 YGS tarihi 22 Mart olacaktı, Nevruz’a denk geldiği için 15 Mart’ta yapmaya karar verdik. 

Seçimler 14 Haziran’da olacaktı, Yüksek Seçim Kurulu ile görüştük, o tarihte sınav olduğunu söyledik, 7 Haziran’a aldılar” dedi. Üniversiteye giriş sınavlarında da açık uçlu sınav yapmak için çalışma yaptıklarını ancak kısa sürede gerçekleşmeyeceğini belirten Demir, “Bunlar üzerinde çalıştığımız projeler” diye konuştu. 

Öğrencilerin, ailelerin merak ettiği “Üniversiteye giriş sınavlarında bir değişiklik olacak mı, açık uçlu sorular ne zaman sınavlarda sorulacak?” gibi sorulara cevap veren ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, “Gelişmiş ülkeler artık öğrencilerini çoktan seçmeli sorulardan oluşan sınavlarla almıyor. Açık uçlu sınav dediğimiz yazılı sınavla alıyor. Biz de buna kendimizi hazırlamalıyız, ama bugünden yarına olacak bir şey değil” dedi. 

İstanbul Şehir Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Öğrenci Seçme ve Yerleştirme (ÖSYS) Özelinde ÖSYM’nin Sınav Sistemi’ konulu seminere katılan Demir, önce kurumun misyon ve vizyonunu anlattı. 4 yıllık başkanlık döneminde yaptıkları çalışmalardan örnekler veren Demir, sınav güvenliğini arttırdıklarını bunun için de eleştiri aldıklarını söyledi. 

ÖSYM OLMASA SURİYE GİBİ OLABİLİRDİK 
 Konuşmasına, “2010 yılında kendimize çok özel bir misyon belirledik. Dört yılda bunun çoğunu tamamladık. 2015’te ise kendimize yeni bir misyon belirledik, yurtiçi ve yurtdışında hak ve adalet ölçüsünde sınav yapmayı kendimize hedef koyduk. 

Çünkü sosyal barış için hak ve adalet çok önemli. Türkiye bugün bir Irak, Mısır ya da Suriye değilse bunda ÖSYM’nin ciddi katkısı var” değerlendirmesini yapan Başkan Demir, daha sonra seminer katılımcılarının ve basın mensuplarının sorularını cevapladı.

ÖSYM Başkanı Demir’in açıklamaları özetle şöyle: • Aslında YGS’yi 22 Mart’ta yapacaktık ama Nevruz o tarihe denk geldiği için ne olacağı belli olmaz. O nedenle 15 Mart’ta yapmaya karar verdik. 

• Genel seçimler 14 Haziran’da olacaktı, biz de o tarihlerde LYS’leri yapıyoruz. Yüksek Seçim Kurulu ile konuştuk, “Sınavları biz 13-14 Haziran’da yapalım, siz seçimleri 7 Haziran’da yapın” dedik. Buna göre düzenleme yapıldı. Yani tüm Türkiye’yi etkileyen bir sistem var. 

• YGS’nin 2016’da yılda birkaç kez uygulanması konusu söz konusu değil. Biz adaylarda stresi azaltmak için YGS’yi yılda birkaç kez yapmayı planlıyoruz ama bu bugünden yarına olacak bir şey değil. Bunların ötesinde özellikle ÖSYS, 2547 sayılı kanunla YÖK’e verilmiş bir yetki. Biz sadece seçenekleri sunuyoruz, karar YÖK’e aittir. Ben uygulamacı olarak böyle seçenekler var diyorum, YÖK ne zaman neyi takdir ederse.

• Bizden daha gelişmiş ülkeler yazılı ve açık uçlu sorularla sınavlar yapıyorlar. Bunun nasıl gerçekleştirildiğini öğrendik, pilot çalışmalar yaptık. Bunun uygulanabilir olduğunu gördük. Açık uçlu sorular derken, “Demokrasi nedir?” sorusunu cevaplamasından bahsetmiyoruz. 

Size bir soru soracağım, “Türkiye’de ilk en büyük devalüasyon hangi yılda yapılmıştır?” Cevap: 1946. Cevabı düşünürken zihniniz zorlandı değil mi? Hedefimiz bu. Cevabı kısa, tanımlı, herkesin cevap verebileceği sorular sormak. • 28 Mart’ta yapacağımız kaymakamlık sınavını 50 açık uçlu soruyla gerçekleştireceğiz. Saatte 18 bin kâğıdın okunduğu optik okuyucuda değerlendirilmeyecek. 

Adayın adı, soyadı kitapçık üstünde olacak. İçindeki kitabı alacağız, elektronik ortama taşıyacağız, konunun uzmanı arkadaşımız bunu değerlendirecek. Arka arkaya 10 bin aynı soruyu değerlendirecek. Bunu ikinci bir uzman daha değerlendirecek, ikisi aynı puanı vermeli. Farklı olursa üçüncü bir uzman daha değerlendirecek. 

Ama tabii ki bu üniversiteye giriş sisteminde, sabahtan akşama uygulanacak bir sistem değil. Fakat buna hazırlıklı olmak durumundayız, artık beynimizi geliştirmek, adaylarımızı çoktan seçmelinin robotlaştıran, sadece seçeneklerle hayata bakan insan tipinden çıkmak durumundayız. 

• Biz bilgi edinme hakkına kesinlikle saygı duyuyoruz. Kabul ettiğimiz bir hak olarak gördüğümüz bir konu. Bu nedenle isteyen aday ÖSYM’ye gelir ve kendi kitapçığını görür. Dolayısıyla bilgi edinme konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Yaptığımız şey şu, soruları dershanelere ve kamuoyuna açmıyoruz. Çünkü dershaneler gerçek eğitim kurumları değil. 

Gazetelere ve televizyonlara da vermiyoruz çünkü bu bir telif hakkı gerektiriyor. Bunu da yaptık 2 yıl soruları yüksek ücretlerle sattık. Ama artık bunu yapmak istemiyoruz. Bir soru havuzu oluşturuyoruz, üniversitelerden akademisyenlere soru hazırlatıyoruz. Bugün ÖSYM’nin 40 bin soruluk bir soru havuzu var. 

• “Soruları görmezsek, uzmanlar hatalı olup olmadığını nasıl inceleyecek” diye eliştiriliyoruz. Madde analizi yöntemiyle sorularda hata olup olmadığını anlayabiliyoruz. 

Tüm adayların sorulara verdiği istatistiksel cevaplara ve ÖSYM’nin verdiği cevaplara bakıyoruz. Fark varsa uzmana götürüp, değerlendiriyoruz ve ÖSYM yanlış yapmış diyoruz. Madde analizi ile bunları görüyoruz. Sizin “Uzmanlar inceleyip hatalı soruyu buluyor” dediğiniz uzman arkadaş, muhtemelen dershanenin artistidir. 

• Üniversiteye giriş sınavlarında TEOG benzeri bir sistem de konuşuluyor. TEOG bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Biraz daha zaman geçmesi gerekiyor. Uygulanabilir olduğu görülürse tartışılır. Bütün bunların kamuoyunda tartışılması gerekiyor. Ama öğrenci liseye başlamış, 11’inci sınıfta ve kalkıp sen yeni bir sistemle üniversite sınavına gireceksin demek doğru değil. 

• Sınav sonuçlarının açıklanmasının çok ilginç bir boyutu var. Kâğıtlar okunuyor, yönetim kurulu toplanıyor, karar alıyor ve daire başkanı diyor ki “Artık açıklayabiliriz”. O nedenle hiç beklemeden açıklamak durumundayız. Ama bu konuda da bir çalışmamız var. Önceden saat verip, o saatte açıklamayı planlıyoruz.

• Özellikle yerleştirme sonuçlarını çok daha önce açıklayabiliriz. 2013-1014’te açıklayabilecek duruma geldik. Ama bir şeyi görmedik, Kredi Yurtlar Kurumu kayıtların olduğu hafta yurtları velilere açıyormuş. 

Kredi Yurtlar Kurumu kapısını açıp, velilere gösterecek durumda olmadığı için siyaset devreye girdi, sonuçları açıklamayın dedi. Tercih döneminin açıklanması da üniversitelerle ilgili. Üniversiteler kontenjanlarını vermekte biraz gecikiyorlar, o yüzden de şu anda takvim vermiyoruz. Ama her şey belli, bizim takvimimizde bir aksama yok. 

• 2010 yılında KPSS’de yaşanan olaylardan sonra güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardık. 2010-KPSS’den sonra bütün sınavları inceleyecek bir metot arıyoruz. 1974 ve sonrası zamanlarda düzenlenen sınavlar bu analize tabi. Şu anda ben çok ciddi bir ekip çalıştırıyorum. 

Geçmişte girdiği sınavlarla adayın sonra girdiği sınavlar arasında bir uyumsuzluk var mı? diye bir metot arayışımız var. İhbarlar geliyor onları nasıl değerlendireceğimize, buna nasıl bir yol bulabileceğimize bakıyoruz. Hedefimiz sadece hak edene, hak ettiğini vermek. Şu anda bir inceleme söz konusu değil.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Eğitim Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, dershanelerin özel okula dönüşümü kapsamında henüz temel lise ruhsatını almamış kurumlara kayıtlar ile öğrencilere, lise son sınıfta "üniversite sınavına hazırlık" eğitimi verileceği yönündeki vaatler konusunda velileri uyardı. 

Yelkenci yaptığı açıklamada, dershaneden özel okula dönüşen, ortaöğretim özel okullarının temel liseler olarak adlandırıldığını anımsatarak, bu liselerin Anadolu lisesi, mesleki ve teknik lise ile imam hatip liseleri gibi bir okul türü olduğunun altını çizdi. 

Dönüşüm programı çerçevesinde isteyen dershanelerin, öncelikle programa başvurmaları, sonra kabul edilmeleri, dönüşecekleri okul türünü belirttikten sonra da işlemlerini yapmaları gerektiğini anlatan Yelkenci, dönüşüm sürecinin hassasiyetler içerdiğini ancak konu hakkında sektörden gelen açıklamalar ve basında yer alan analizlerin bilgi karmaşasına neden olduğunu söyledi. 

Yelkenci, bu konuda velilere uyarılarda bulunmak istediğini ifade ederek, "Bunlardan birincisi, bir dönüşüm okuluna, daha çok gündemde olan temel liseye, velilerimizin kayıt yaptırabilmesi için dönüşüm sürecine girmiş olan dershanenin, temel lise ruhsatını almış olması gerekir. Değilse yarın öbür gün o ruhsatı almaya hak kazanmazsa velilerimiz ve çocuklarımız mağdur olacaktır" dedi.

Bakanlığa, bazı velilerin, çocuklarını dönüşüm programına başvuran ancak henüz temel lise ruhsatını almayan kurumlara kaydettirdiği ve kayıt paralarını ödedikleri yönünde bilgiler ulaştığını aktaran Yelkenci, bu kayıtların resmi olmadığını ve ön kayıttan başka bir anlam taşımayacağını vurguladı. 

 Yelkenci, dönüşüm programına başvurmanın, mutlaka temel lise ruhsatı alınacağı anlamı taşımadığının vurguladı. MEB'in internet sitesi üzerinden, dönüşüm lisesi olarak ruhsat alan okulların isimlerini yayınlayacaklarını bildiren Yelkenci, velilerin mağdur olmaması için kayıt yaptırmadan önce bu listeyi incelemesini istedi. 

Temel lise olan bazı kurumların, son sınıfta üniversite sınavına hazırlık şeklinde eğitim verilecekleri yönünde velilere vaatlerde bulunduğuna ilişkin kendilerine bilgiler ulaştığını aktaran Yelkenci, temel liselerin de diğer okul türleri gibi bir müfredat üzerinden eğitim vermesi gerektiğinin altını çizdi. Temel lise müfredatının Talim Terbiye Kurulu Başkanlığınca hazırlandığını anımsatan Yelkenci, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Temel liseler o programa uymak durumunda. Özellikle kamuoyuna, medyaya yansıyan 'üniversite sınavına hazırlık yapacağız' tarzındaki açıklamaların bir temeli olmadığını söylemek istiyorum. Velilerimizin, bu şekilde bir hizmet almalarının mümkün olmadığını özellikle belirtmek istiyorum. 

Sadece dönüşen okulların değil, tüm özel okulların hatta resmi okulların, hafta sonu takviye kursu yapma hakkı var. Takviye kurslarında öğrencilerimizin, eksik olduğu derslerin tamamlanması noktasında hizmet verilecek. Bu iki hususta, yani ruhsatını almamış henüz okul olmamış kurumlara kayıt yaptırma ve öğrencilerin son yıllarını, 'üniversite sınavına hazırlık' şeklinde değerlendireceği, açıklamaları karşısında velilerimizi ve kamuoyunu özellikle uyarıyoruz." 

Temel liselerin, 9. sınıftan 12. sınıfa kadar öğrenci alması gerektiğini ve her sınıf seviyesinde yüzde 30 kontenjanları bulunduğunu anlatan Yelkenci, bu kurumların sadece 11-12. sınıftaki öğrencilere hizmet vermesinin mümkün olmadığına dikkati çekti. "Hem okul hem dershane" reklamlarının da bir dönem yapıldığını hatırlatan Yelkenci, bu konudaki uyarılar ve denetimler sonrası, bu tür reklamların engellendiğini, yapılmasına da müsaade etmeyeceklerini ifade etti. 

YASANIN İPTAL EDİLECEĞİNE DAİR BEKLENTİSİ OLANLAR DA BAŞVURUYOR 
Dönüşmek isteyen dershanelerin 1 Eylül 2015 itibarıyla programa dahil olacağını hatırlatan Yelkenci, dönüşmek istemeyenlerin ise kapatılacağını vurguladı. Uzaktan eğitim veren dershanelerin de 1 Eylül 2015'de kapanacağını kaydeden Yelkenci, velilerin bu hususlara dikkat etmesi gerektiğini belirtti. 

Dershanelerin özel okula dönüşümü sürecinde tüm tedbirlerinin alındığını, müfettişlerin gerekli denetimleri yaptığını belirten Yelkenci, "Bize, şimdiye kadar bin 650 dershane başvurdu. Biz, bu başvuruların bin 207'sini onayladık. Bu, bin 207 kurum, okula dönüşmek için başvurmaları halinde, işlemleri tamamlanacak. Anayasa Mahkemesinin, yasayı iptal edeceğine dair beklentisi olan gruplar da yoğun bir şekilde başvurdular. Ve yine yoğun bir şekilde başvuruları devam ediyor" diye konuştu. 

DERSHANELERDE ÇALIŞAN ÖĞRETMENLER 
Dershanelerde çalışan ve gerekli şartları taşıyan öğretmenlerin MEB'de istihdam edileceğini hatırlatan Yelkenci, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün bu konuda çalışmalarını sürdürdüğünü, Martta bu konuya ilişkin kılavuzun yayınlanacağını söyledi. 

MEB'de istihdam için şartları tutmayan öğretmenler ve diğer personelin bu dönüşüm okullarında da çalışabileceğini dile getiren Yelkenci, bu konuda temel liselerin önemli bir istihdam alanı yaratacağını ve sektöre hareketlilik sağlayacağını sözlerine ekledi.sabah
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), özel yetenekli öğrencilerin tespiti amacıyla, 22 Mart Pazar günü Türkiye genelinde ilk kez merkezi sınav yapılacak. 

Ülke genelinde, aynı anda yapılacak merkezi sınava, 228 bin öğrenci katılacak. MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, yaptığı açıklamada, MEB'in özel yetenekli öğrencilere yönelik 1960'lı yıllarda fen liseleriyle başlattığı çalışmaların, 1996'da Bilim ve Sanat Merkezlerinin (BİLSEM) kurulmasıyla sürdüğünü söyledi. 

BİLSEM'lerde özel yetenekli öğrencilerin, okul dışı saatlerde yetenekleri doğrultusunda etkinlik ve proje tabanlı eğitim aldığını anlatan Güngör, öğrencilerin, güzel sanatlar, havacılık, akıl ve zeka oyunları, düşünce eğitimi, arkeoloji, şehir kültürü, yaratıcı yazarlık, drama, yazılım, yabancı dil, liderlik, mekatronik, astronomi ve uzay bilimleri gibi bilim dallarında, özel ilgi ve yetenekleriyle buluştuğunu belirtti. 

Genel zihinsel, resim ve müzik yetenekleri tespit edilecek Celil Güngör, "BİLSEM'lere öğrenci alımının daha sağlıklı yapılabilmesi ve bu merkezlerde eğitim kalitesinin artırılması amacıyla, merkezi bir sınavın gerçekleştirilecek. İlk defa, 22 Mart Pazar günü, saat 10.00'da yapılacak merkezi sınava 228 bin öğrenci katılacak" diye konuştu. 

 Sınavın, geçerlilik ve eşitlik ilkesi açısından tüm Türkiye'de aynı anda yapılacağını bildiren Güngör, sınava katılacak öğrencilerin, sınıf öğretmenlerince aday gösterilme yoluyla belirlendiğini bildirdi. Güngör, bu öğrencilerin e-okul sistemi üzerinden 16-23 Şubat'ta Bakanlığa iletildiğini aktardı. 

Geçmiş yıllarda BİLSEM'lerde özel yetenek tespitinin sadece 4'üncü sınıf öğrencilerine yönelik yapıldığını dile getiren Güngör, "Bu yıl ilk kez, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında, ilkokul 2, 3 ve 4'üncü sınıf öğrencileri genel zihinsel, resim ve müzik yeteneği alanlarında tanılama sürecine dahil edildi" dedi. 

Güngör, merkezi sınavda, 228 bin öğrencinin önce yazılı bir teste alınacağını, daha sonra da Weschler Nonverbal (WNV) Yetenek Testi'ne tabi tutulacağını kaydetti. -BİLSEM'lere 7 bin kayıt bekleniyor Türkiye genelinde 64 ilde 72 BİLSEM'de 14 bin 390 öğrencinin kayıtlı olduğunu aktaran Güngör, "2013-2014 eğitim-öğretim yılı itibarıyla, tanıyla özel yetenekli olduğu tespit edilen 50 bin 800 öğrenciden 2 bin 284'ü bu merkezlere kayıt oldu. 

Bakanlık olarak, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, 7 bin dolayında öğrencinin bilim ve sanat merkezlerine kayıt olmasını bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. BİLSEM'lerde 608 kadrolu öğretmen olduğunu, bu sayının bin 671 ulaşmasının hedeflendiğini ifade eden Güngör, merkezler için 2008'den beri öğretmen seçimi yapılmadığını belirtti.

 Güngör, BİLSEM'ler için eylül ayına kadar yeni öğretmen seçiminin gerçekleştirilmesinin planlandığını vurguladı. BİLSEM'lerdeki eğitimlerin uygulama, etkinlik ve proje hazırlama gibi aktif hedefler ve amaçlar doğrultusunda yenilenmesi konusunda da çalışma yaptıklarını aktaran Celil Güngör, şunları kaydetti: "BİLSEM'lerde, üniversiteler, bilim merkezleri, müzeler, TÜBİTAK gibi kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği artırılacak. 

Böylece öğrencilerin yeteneklerinin en üst düzeyde geliştirilmesinin önü açılmaya çalışılacak. Bu merkezlerde, öğrencinin ufkunu açacak ve kendilerini ifade etme olanaklarını artıracak daha serbest ortamlar sağlanacak."haber7
Fotoğrafçı Muammer Yanmaz tarafından projelendirilen “Yüz Kumbarası” 2011 yılından bugüne Türkiye’nin en kapsamlı görsel belleğini oluşturmak üzere 1.600 insan yüzü biriktirdi. 

40 fotoğrafçı, farklı alanlarda toplumsal hayatımızda iz bırakan 40’ar ismi fotoğrafladı. Elde edilecek olan gelirin, down sendromlu çocukların geleceğine ışık tutan Dost Yaşam Vakfı’na bağışlanacağı “Yüz Kumbarası” Sergisi, Peugeot ile Engelsiz Yaşam’ın desteğiyle 13 Şubat – 19 Mart 2015 tarihleri arasında İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde ziyaretçileri bekliyor. 

Muammer Yanmaz önderliğinde bir araya gelen 40 Haramiler fotoğraf grubu üyesi 40 gönüllü fotoğrafçı, gelecek için tarih yazan “Yüz Kumbarası” projesine hayat verdi. Farklı görüşlerden, bakışlardan ve yaşam tarzlarından 40 farklı göz; ortak bir görsel anlatım dili kullanarak kumbarayı doldurdu.

Ülkemizin toplumsal yaşamını etkileyen, her biri kendi alanına adını yazdıran 1.600 yüz, proje boyunca fotoğraflandı. Perde arkasında duranlar, her daim hayatın içinde olanlar, yüzlerini çok iyi tanıdıklarımız, adlarını bilip yüzlerini görmediğimiz pek çok isim “Yüz Kumbarası”nda bir araya geldi. 

Yazarlar, karikatüristler, müzisyenler, iş dünyasının başarılı insanları, marka yaratanlar, tiyatrocular, sinemacılar, gazeteciler, bilim insanları, yönetmenler, sporcular, şairler ve ressamlar gibi varlıkları ile hayatımızın çeşitli alanlarını zenginleştiren yüzler, bu büyük albümde yerini aldı. Projeden elde edilecek olan gelirin, down sendromlu çocukların geleceğine ışık tutan Dost Yaşam Vakfı’na bağışlanması ise, bu kapsamlı projeye anlamlı bir değer daha katıyor. 

Fransız Kültür Merkezi’nde, 13 Şubat – 19 Mart tarihleri arasında, Peugeot ile Engelsiz Yaşam’ın desteğiyle izleyiciyle buluşan sergide, “Yüz Kumbarası” fotoğrafçılarından biri olan down sendromlu Deniz Özkan’ın da fotoğrafları yer alıyor. 

 “Yüz Kumbarası” Fotoğraf Sergisi Proje: Muammer Yanmaz Fotoğrafçılar: Ahmet Kuyucuoğlu, Ayça Oğuş, Ayşegül Çetinel, Barış Çebin, Başak Duru, Burcu Ergin, Cenk Kalava, Damla Öksüz, Deniz Özkan, Didem Öğütçü, Emre Mollaoğlu, Erhan Yüksel, Fatih Küçük, Filiz Dibi, Filiz Tülü, Gaye Yön, Gonca Soysal, Gülendam Yılmaz, Hazal Erkan, Işın Akpınar, İlknur Atalkın, İrem Sokullu, Lale Elmas, Leyla Durdoğan, Lolita Anjel, Maneki Neko, Merve Karahan, Mustafa Önder, Müge Kekeç, Nilay Dikmen, Niyazi Uğur Genca, Nuray Ertürk, Okşan Fındık, Özlem Çulhagil Kır, Sevil Akışık, Şebnem Eldes, Teoman Cimit, Teri Erbeş, Umut Altun, Vladi Benbanaste. 

 13 Şubat – 19 Mart 2015 İstanbul Fransız Kültür Merkezi / Institut Français d'Istanbul Istiklal Caddesi N°4 - Taksim
Işık Üniversitesi akademisyenleri, öğrencileri, mezunları ve Bisikletliler Derneği üyelerinden oluşan toplam 40 sürücü, İstanbul-Çanakkale arasında 6 gün sürecek 475 kilometrelik bisiklet yolculuğu sonrasında Çanakkale’de şehitlerimizi anacaklar. 

Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Üniversitesi, Türk Milletinin eşsiz kahramanlığının sembolleştiği Çanakkale Zaferimizin 100. yılında kutsal saydığı değerler için ülkemizin her köşesinden gelerek kanlarını döken aziz şehitlerimiz anısına, “100. Yılında Çanakkale Zaferi Bisiklet Yolculuğu” temalı İstanbul’dan Çanakkale’ye bir bisiklet yolculuğu düzenliyor. 

BİSİKLET ÜZERİNDE 475 KİLOMETRE YOLCULUK 
Bisiklet yolculuğu; 18 Mart 2015 tarihinde FMV Işık Okulları İstanbul Erenköy Güneş Kampüsünden başlayacak, 6 gün 475 km pedal basılarak 23 Mart 2015 günü Çanakkale Şehitler Abidesinde şehitlerimizi anma töreni ile sona erecek. 

BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ’NDEN BİSİKLETLE GEÇİLECEK 
40 bisiklet sürücüsü, ambulans, bisiklet römork aracı ve bir otobüsten oluşan konvoy, 18 Mart 2015 Çarşamba sabahı saat 10:00 ‘da İstanbul FMV Işık Okulları Erenköy Güneş Kampüsünden hareket edecek ve Boğaziçi Köprüsü geçilerek D100 karayolundan Silivri-Tekirdağ-Keşan-Gelibolu-Lapseki-Çanakkale-Eceabat rotasından Çanakkale Şehitler Abidesine ulaşılacak. 

ÖĞRENCİLERİN RESİMLERİ SERGİLENECEK 
Aynı kapsamda Nişantaşı, Ayazağa, Erenköy, İspartakule kampüsleri toplam 3100 İlköğretim öğrencisi arasında yapılacak resimlerden seçilecek 100 adet ‘Barış ve Dostluk’ temalı resim sergisi, 23 Mart-8 Nisan 2015 tarihleri arasında Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Çanakkale Evi Galerisinde sergilenerek halka açılacak.
Milli eğitim Bakanlığınca (MEB) illere gönderilen yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda okuyacak öğrencilerin haftada toplam 6 saat, imam hatip ortaokullarının 5, 6 ve 7. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin haftada toplam 2 saat, imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında okuyacak olan öğrencilerin ise haftada toplam 1 saat seçmeli ders seçecekleri ifade edildi. 


Okullarda en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda, ilgili seçmeli dersin okutulabileceğinin anımsatıldığı yazıda, ilgili alanda öğretmen yokluğu gerekçesiyle okul yönetimlerince öğrenciler ve velilerin belli derslere yönlendirilmeyeceği anlatıldı. 

Yazıda, okulda ilgili alanda yeterli sayıda öğretmen bulunmadığı derslerin seçilmesi halinde öncelikle diğer okullarda maaş ya da ek ders karşılığı görevlendirmeler yoluyla öğretmen temin edileceği, bunun da mümkün olmadığı hallerde, ücretli öğretmen temin edilmek suretiyle bu derslerin açılacağı ve okutulacağı bildirildi. 

Öğrencilerin seçmeli ders tercih iş ve işlemlerinin 20 Şubat 2015 tarihine kadar tamamlanmasının istendiği yazıda, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kitap ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması istendi. milliyet
Millî eğitim Bakanlığı tarafından bir süredir Ankara’da pilot uygulama olarak, Beşevler Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi Uygulama Oteli’nde, elektronik ortamda yapılan MTSK Sınavında verimli sonuçların alınması üzerine Başkent Öğretmenevinde ikinci bir sınav merkezi açılacak. 

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, e-sınav merkezlerinin Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kanalıyla tüm illere yaygınlaştırılacağını söyledi. E-Sınav uygulamasının maliyetleri düşürdüğünü ve sınav güvenliğini artırdığını belirten Kurt, "Kamuoyumuzun da malumu olduğu üzere e-Sınav, basılı evrak kullanılmaksızın sınav uygulama ve değerlendirilmesine ilişkin her türlü işlemin elektronik ortamda yapıldığı sınavlar. Belirlenen merkezlerde, belirlenen tarih ve saatlerde ‘e-Sınav randevu sistemi’ üzerinden yapılan başvurular dikkate alınarak yapılıyor. 

Vatandaşımız kendisi için en uygun zamanda sınava girme şansı elde ediyor. Ayrıca girdiği sınavın sonucunu hiç beklemeden hemen sınav sonunda öğreniyor. Bakanlık olarak e-sınavlarla birlikte zaman kazanacağız sınav maliyetini düşüreceğiz, sınav uygulamalarının güvenliği artacak, riskler azalacak" dedi. 

 "TEKNOLOJİNİN TÜM İMKANLARINI EĞİTİM HİZMETİNE SUNACAĞIZ" 
 Geleceğe yönelik planlamalarında tüm sınavların hatta ders yazılılarının bile elektronik yolla yapılmasının yer aldığını anlatan Kurt, şunları kaydetti: "Bakanlık olarak atılımlarımıza devam edeceğiz. 

Teknolojinin tüm imkanlarını eğitimin hizmetine sunacağız, gelişen teknolojiye bağlı olarak başta merkezi sınavlar olmak üzere tüm sınavların e-sınav yöntemiyle yapılması için altyapı sağlayacağız. Ulusal düzeyde yapılan sınavlar, uluslararası standartlara uygun şekilde kademeli olarak elektronik ortamda gerçekleştirilecek."Milliyet
Sosyal sorumluluk projelerine önem veren Fiat, bu kez elini sokak hayvanlarına uzattı. 

Bolluca’da yer alan barınaktaki sahipsiz hayvanların soğuktan etkilenmemeleri için kolları sıvayan Fiat, ayını zamanda bu projesi ise geri dönüşümü de destekledi. 

Kullandığı dış mekân reklamlarını ve metal iskeletlerini sokak hayvanları için barınağa dönüştüren Fiat, #SokaktakiDostlar ı da unutmadığını gösterdi.
Öğretmene 'Nisan Ataması' Umudu Öğretmenler açığın kapanması için Nisan'da 40 bin atama talep ediyor. TAKVİM'in ulaştığı kaynaklar, 'Atama için kadro ihdası şart' dedi 

Ocak ayında 15 bin atama yapılmasına rağmen öğretmen açığı bitmiyor. Açığın kapanması için öğretmenler Nisan ayında 40 bin atama daha yapılmasını talep ediyor. Öğretmenler, "Ocak'ta yapılan atama yaraya tam merhem olmadı. 

Yıllardır atanacağımız günü bekliyoruz. Nisan'da açılacak 40 bin kadro yüzbinlerce kişiyi sevindirecektir. Ücretli öğretmen sistemi bitirilmeli ve kadro açılmalı" dedi. 

TAKVİM'in ulaştığı Milli Eğitim Bakanlığı kaynakları ise "Ağustos ve Eylül'den önce bir atama yapılabilmesi için kadro ihdas edilmesi gerekiyor" dedi. Kaynaklar şu bilgileri verdi: "Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edilen kadroların hepsi kullanıldı. Kalan kadro devede kulak. O yüzden yeni bir atama yapılması için kadro ihdası, yani ek kadro verilmesi gerekiyor. Kadro ihdası ise kanunla oluyor. Bunun için bazı girişimler var ama henüz netleşmiş bir durum yok." 

2 BAKAN GÖRÜŞECEK 
Kaynaklar, Milli Eğitim Bakanı ile Maliye Bakanı'nın bir araya geleceğini ve karar verileceğini de belirtti. Olumlu karar çıkması halinde, kadro ihdası Meclis'teki torba yasaya konulabilecek. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, öğretmenlerin emeklilik dilekçelerini Haziran ve Temmuz aylarında verdiklerini, bu yüzden ortaya çıkacak boşlukla ilgili de Ağustos veya Eylül'de bir atama olacağını söyledi. 

KPSS sınavına girmiş memur adayları ile ilgili süreç de devam ediyor. Kurum ve kuruluşlar ihtiyaç duydukları kadro taleplerini 20 Mart tarihine kadar Devlet Personel Başkanlığı'na bildirecek. Bu talepler değerlendirildikten sonra, memur alımları 16-24 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 

Öğretmenlerin dışında lisans ve ön lisans mezunları ile lise mezunları da bu alımları dört gözle bekliyor. Özellikle iktisadi idari bilimler fakültesi (İİBF) mezunları, veterinerler, gıda ve ziraat mühendisleri, fen-edebiyat fakültesi mezunları, meslek yüksek okulu mezunları ile lise mezunları adaletli bir dağılım yapılmasını ve kendilerine de öncelik tanınmasını istiyor. mebpersonel
Babası veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, başarılı çocuklara parasız ve yatılı eğitim fırsatı tanıyan Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nın 2015 yılı sınavı, 31 Mayıs 2015 Pazar günü saat 10.00'da Türkiye'nin 21 ilinde düzenlenecek. 

Sınavda başarılı olan, mali durum araştırması ve sağlık kurulu kontrolünden geçen öğrenciler ortaokuldan üniversiteye ücretsiz kolej eğitimi alma hakkı elde edecek. 

NEDEN DARÜŞŞAFAKA? 
Bütün aileler çocuklarının iyi bir eğitim almasını, başarılı olmasını, mutlu yaşamasını, ailesine ve ülkesine yararlı olmasını ister. Darüşşafaka babası ya da annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, yetenekli çocuklara parasız ve yatılı bir eğitim fırsatı sağlıyor. 

Ülkemizin bütün çocuklarının iyi bir eğitim alma hakkı olduğunu düşünen hayırsever kişiler tarafından 1863’te kurulan Darüşşafaka, her yıl sınavla seçtiği öğrencilerin eğitim, sağlık, beslenme, barınma ve giyim gibi tüm gereksinimlerini karşılamakta, onları en iyi biçimde yetiştirerek liseden mezun etmektedir. 

 Darüşşafaka Lisesi’ni bitiren öğrenciler, İngilizce bilen, bilgisayar kullanabilen, bir müzik aleti çalabilen, spor yapan, güzel konuşan, çok okuyan bilgili gençler olarak üniversiteye başlıyor. Darüşşafaka, başarılı öğrencilerini üniversite eğitimleri süresince de burs vererek destekliyor. 

DARÜŞŞAFAKA’DA ÇOCUKLAR 
 - Çağdaş teknolojiyle donanmış derslik ve laboratuvarlarda, bilgisayar destekli eğitim görür. 
- Tam donanımlı zengin kütüphaneden yararlanır. 
- Türkçeyi ve İngilizceyi doğru ve düzgün kullanmayı öğrenir. 
- Açık/kapalı spor alanlarında basketbol, futbol, tenis oynar; yüzme öğrenir; jimnastik yapar. 
- Büyük ve görkemli tiyatro salonunda gösteri izler, gösteri yapar. 
- İstediği, yetenekli olduğu bir müzik aletini çalmayı öğrenir. 
- Sağlık hizmetlerinden yararlanır. 

SINAV BİLGİLERİ 
Kayıt Başlangıç Tarihi: 05 Ocak 2015, Pazartesi Kayıt Bitim Tarihi: 27 Mayıs 2015, Çarşamba Sınav Günü: 31 Mayıs 2015, Pazar Sınav Saati: 10.00 (Adayların saat 09.00’da sınav yerinde hazır bulunmaları gerekmektedir.) 

SINAV MERKEZLERİ 
ADANA ​İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi (0-322) 454 26 76 
AĞRI​​ ​Şeyh Edebali İlkokulu ​​(0-472) 215 12 16 ​
ANKARA ​Namık Kemal Ortaokulu ​(0-312) 425 24 05 
ANTALYA ​Başöğretmen Atatürk Ortaokulu (0-242) 312 66 70-71 
BURSA ​​Dörtçelik İlkokulu ​ ​(0-224) 327 75 23 
DENİZLİ ​Gazi İlkokulu ​(0-258) 216 18 35 
DİYARBAKIR ​Ali Emiri Ortaokulu ​(0-412) 228 05 51 – 52 ERZURUM ​İsmetpaşa İlkokulu ​(0-442) 234 78 67 
GAZİANTEP ​Abdullah Kepkep İlkokulu ​(0-342) 230 31 43 
İSTANBUL​ ​Darüşşafaka Eğitim Kurumları ​(0-212) 286 22 00 
İZMİR ​Merkez Halit Bey İlkokulu ​(0-232) 262 47 22 
KAYSERİ ​Besime Özdereci İlk ve Ortaokulu ​(0-352) 223 41 46 / 223 22 35 
KONYA​ ​Mümtaz Koru Ortaokulu ​(0-332) 351 12 22 
MALATYA Fırat İlkokulu (0-422) 321 11 55 
MARDİN 13 Mart İlk ve Ortaokulu (0-482) 213 29 07 MERSİN ​İleri Ortaokulu ​(0-324) 237 12 30 
SAMSUN ​Merkez Alparslan İlkokulu ​(0-362) 231 10 42 
SİVAS​ Behrampaşa Ortaokulu ​(0-346) 221 22 77 
ŞANLIURFA ​​Fevzi Çakmak Ortaokulu (​0-414) 313 51 27 
TRABZON Cudibey Ortaokulu ​​(0-462) 321 12 94 / 321 98 66) 
VAN ​ ​Hüsrevpaşa İlk ve Ortaokulu ​(0-432) 216 12 23 2015 

DARÜŞŞAFAKA SINAVI'NA GİREN ÖĞRENCİLERDE ARANAN KOŞULLAR 
 - Babasının ya da annesinin hayatta olmaması 
- Ailesinin maddi durumunun iyi bir eğitim için yeterli olmaması 
- 2004 ve sonrası doğmuş olması (Yaş düzeltmesi geçersizdir.) 
- 2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılı'nda ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi olması 
- Sağlık ve diğer yönlerden yatılı okula kabulünde sakınca bulunmaması - T.C. vatandaşı olması 

SINAV KAYDI İÇİN GEREKLİ BELGELER 
- Adayın okumakta olduğu okul müdürlüğünden alınacak ve İlkokul 4. sınıf öğrencisi olduğunu gösteren imzalı ve mühürlü belge (Okul karnesi kabul edilmez.) 
- Nüfus cüzdanı fotokopisi
- Vukuatlı Aile Nüfus Kaydı örneği (Suret, fotokopi, muhtar belgesi, ölüm tutanağı kabul edilmez.) 
- 2 adet yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf - Başvuru formu 

ÖNEMLİ NOT: 
1. Aday kaydı için, İstenen belgelerin eksiksiz ve doğru olarak Darüşşafaka Ortaokulu’na ulaştırılması gerekir. 
2. Kesin kayıt hakkı, 
• Öğrencilerin, sınavı kazandıktan sonra kendilerine bildirilen tarihlerde sağlık kuruluna girmek üzere okula gelmelerine, 
• Sağlık kurulunun öğrencinin yatılı okula kabulüne bir engel olmadığına ilişkin rapor vermesine, 
• Darüşşafaka’nın belirlediği tarihlerde yapılacak olan mali durum araştırmasının sonucuna bağlıdır. 

OKULUN “SAĞLIK KURULU” DAVETİNE UYMAYAN, “MALİ DURUM ARAŞTIRMASI” SÜRECİNE KATILMAYAN ÖĞRENCİ, SINAVDA BAŞARILI OLSA DA KAYIT HAKKI KAZANAMAZ

Türkiye’nin YGS konulu ilk mobil oyun uygulaması olan “YGS Mania” İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanarak Android Markette yayınlandı. 

Üniversite Tercih Merkezi tarafından geliştirilen “YGS Mania” adlı oyun, YGS sorusu sormayı sıkıntılı bir süreç olmaktan, eğlenceli bir uzay yolculuğuna dönüştürüyor. 

Artık YGS’deki testler birer galaksi, sorular ise göktaşları ve gezegenler… Uygulamayı kullananlar, önceki yıllarda çıkan soruları çözerek (2006-2013) sınava hazır olup olmadıklarını belirleyebiliyorlar. 


Oyunun amacı, karşılaşılan soruları artarda doğru yanıtlamak ve böylece göktaşından göktaşına, gezegenden gezegene atlamak. Bunu da en hızlı şekilde gerçekleştirmek. YGS Mania oynayan öğrenciler 5 farklı galakside (Türkçe, Sosyal, Matematik, Fen, Kaos) yolculuk yapabiliyorlar. 

Önlerine gelen YGS sorularına kesintisiz doğru yanıt verdikçe (ardışık 5 soru) göktaşından göktaşına ilerleyen öğrenciler, yanlış cevapta bir önceki göktaşına geri düşüyorlar. 3 göktaşı ardından yeni bir gezegene iniş yapan öğrenciyi burada YGS-LYS ve yükseköğretim ile ilgili faydalı kısa bilgiler bekliyor. 

YGS’de yaşanan rekabet ortamını eğlenceli bir hale sokabilmek için “sosyal medyada paylaşım” boyutunu kullanan YGS Mania uygulamasında öğrenciler galaksilerdeki maceraları boyunca geldikleri seviyeyi, kazandıkları puanları ve süratlerini sosyal medyada arkadaşlarıyla paylaşabiliyorlar. YGS Mania’da en hızlı ve başarılı olanları cazip hediyeler bekliyor. 

YGS’den bir gün önce, 14 Mart 2015 günü saat 21.00’de yapılacak tespitte her galakside ilk üç sırada olanlara Üniversite Tercih Merkezi tarafından tablet bilgisayar hediye edilecek. Sınava hazırlanan gençler için geliştirilen YGSMANİA oyununu buradan ücretsiz indirebilirsiniz ntv
Üniversitelerde birinci öğretim derslerinin bitimini takiben ikinci öğretim derslerine başlanabilecek. Gerektiğinde hafta sonları da ders konularak ikinci öğretim ders saatleri üniversiteler tarafından düzenlenebilecek. 

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK), Özgecan Aslan cinayetinin ardından ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerine ilişkin şikayetler üzerine yeni bir düzenlemeye gitti. İkinci öğretim programlarında öğrenim gören özellikle kız öğrencilerden gelen, ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerine ilişkin şikâyetler ve ders saatlerinin yeniden düzenlenmesine yönelik talepler üzerine konunun ele alındığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

 “Üniversitelerde ikinci öğretim ders saatlerine ilişkin yaşanılan sorunların değerlendirilmesi neticesinde; öğrencilerin durumları ve görüşleri de dikkate alınarak ‘birinci öğretim derslerinin bitimini takiben ikinci öğretim derslerine başlanabileceği, gerektiğinde hafta sonları da ders konulması suretiyle ikinci öğretim ders saatlerinin üniversiteler tarafından düzenlenebileceği’ sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' 

 İkinci öğretim dersleri için herhangi bir başlangıç saati belirtilmeyerek, birinci öğretimin derslerinin bitimini müteakiben olmak kaydı ile ikinci öğretim derslerinin başlangıç saatlerinin belirlenmesi konusu yükseköğretim kurumlarına bırakıldığı vurgulanan açıklamada, “Yükseköğretim kurumlarımızın bu ve buna benzer konularda tasarrufta bulunabilmelerinin yolunu tedrici olarak açmanın doğru olduğunu düşünmekteyiz. 

Yükseköğretim Kurulu olarak, önceliğimiz öğrencilerimiz ve onların huzurlu, mutlu bir şekilde iyi eğitim almalarını sağlamaktır. Almış olduğumuz bu kararın bütün öğrencilerimiz için hayırlı olmasını dileriz” denildi.ntv
MEB ile İTÜ arasında imzalanacak protokolle FATİH Projesi kapsamında danışmanlık hizmetleri, eğitim-yazılım geliştirme ve AR-GE faaliyetleri İTÜ tarafından yürütülecek 

FATİH Projesine önemli bir desteğin sağlanacağı protokolle, proje kapsamında MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün ihtiyaçlarına yönelik danışmanlık hizmetleri, eğitim-yazılım geliştirme ve AR-GE faaliyetlerinin İTÜ tarafından yürütülmesi, izlenmesi, sonuçlandırılması, ulusal ve uluslararası konferans, sempozyum, seminer, çalıştay, panel gibi bilimsel etkinliklerde iş birliği yapılması hedefleniyor. 

Süresi iki yıl olarak belirlenen ve taraflardan herhangi birinin yazılı bildirimi olmaması durumunda birer yıl süreyle uzatılacak olan protokol kapsamındaki faaliyetler YEĞİTEK Genel Müdürlüğü’nden bir daire başkanı ile İTÜ’de görev yapan bir öğretim üyesinden oluşacak koordinasyon kurulu tarafından takip edilecek. mebpersonel
Türkiye’nin en genç profesörlerinden biri olan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Atalar, İngiltere’de iş dünyasının nabzını tutan İngiltere’nin Başkenti Londra’da yayın hayatını sürdüren Business UK Magazine Dergisi’nde manşetten haber oldu. 

Dergide Prof. Dr. Ömer Atalar için Akademik kariyer basamaklarını emin adımlarla çıktığı ve 21 uluslararası 19 ulusal makalesinin bulunduğu ifadeleri kullanıldı. Dergi, Atalar için; “Çevresindeki herkesin büyük saygısını sevgisini kazanmış bir isim. 

Başarısının sırrı ‘azimli, gayretli ve planlı çalışmak’ olarak özetliyor. Türkiye’nin En genç Profesörü ben değilim benim gibi olan başka genç profesörlerde var diyecek kadar da alçakgönüllü.” İfadelerini kullandı. 

Dergideki haber şöyle devam etti: Gazete ve Dergimizle ilgili düşüncelerini, ziyaretleri sırasında bizlerle paylaşan Prof. Dr. Ömer Atalar şunları ifade etti: ‘‘Gazete ve derginiz beni çok duygulandırdı. Son 10 yılı aşkın bir süredir Ülkemizin ‘toparlanarak özüne dönüşünde’, herkese çok önemli görevler düşüyor. Sizler de bin bir fedakârlıkla İngiltere’ de ve böyle bir dönemde, vazifenizi en iyi şekilde icra ediyorsunuz. 

Büyük bir özveri, cesaret ve Vatan sevgisi örneği gösteriyorsunuz. Bizi millet olarak her alanda geciktirmenin gayreti, içeride ve dışarıda her zaman olmuştur. Şahsım da akademik hayatım boyunca ‘‘çok gençsin, olmaz’’ engeli ile çok karşılaştım. Bizler Fatih’ in torunlarıyız ve gençlik yıllarımızı elbette dedelerimizin bizlere yüklediği mesuliyetle harcayacağız. 

 Ülkemizi hep daha ileriye doğru götürmenin gayreti içerisinde olacağız. Gençliğimizi ve gençlerimizi nimet bilip değerlendireceğiz. Enerji, dinamizm, cesaret ve birikimimiz yüksek. Bunu en mükemmel şekilde vatanımıza hizmette kullanma noktasında memuruz. 

Yaşamımıza değer katan, bu ihlaslı yürüyüş, hatta koşuştur. Yani sizin gibi idealist gençlerimizin, arkadaşlarımızın bu işi başlatmış olması, beni hem çok duygulandırdı, hem de çok heyecanlandırdı. Kabul ederseniz bir kardeşiniz olarak, size her konuda destek olmayı çok isterim. İngiltere’ de koca yürekli 3 Türk genci bir meşale yakmış, biz de varız diyor. 

Ülkemizin ve bütün dünya Müslümanlarının hatta bütün mazlumların sesi olmayı hedefliyor. Bu büyük bir iştir. Takdiri fazlasıyla hak ediyor. Türkiye’mizin 2023 hedeflerine önemli katkılar sağlayacak işler yapacağınızı düşünüyorum. Bizler de, Ülkemizde sizlerin sesi olacağız ve her konuda elimizden ne geliyorsa katkı sağlayacağız. 

Bizlere göstermiş olduğunuz misafirperverlikten dolayı da teşekkür ediyor, yayın hayatınızın çok başarılı olacağına inanarak, muvaffakiyetler diliyorum.’’haber7
Toyota, trafikte gürültü kirliliğine karşı “Korna Çalma Huzurumu Çalma” sloganıyla bir sosyal sorumluluk projesi başlattı. 


Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, trafikte gereksiz yere çalınan korna sesinin önüne geçilmesi gereken bir kirlilik ve çevre sorunu olduğunu belirterek “Bu kirliliğin önüne geçmek, toplumsal bilinci artırmak ve farkındalık yaratmak amacıyla uzun soluklu bir sosyal sorumluluk projesi başlatma kararı aldık” diye konuştu. 

Korna sesinin fizyolojik ve psikolojik açından insan sağlığına olumsuz etkileri olduğunu da söyleyen Bozkurt şunları söyledi; “Toyota olarak bu projeyi “Korna Çalma Huzurumu Çalma” sloganıyla başlatıyoruz. 

Özellikle büyük şehirlerde gereksiz şekilde çalınan her korna trafikte büyük bir gürültü oluşturup insanlar üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. İlk etapta Toyota bayilerine gelen müşterilerimize yönelik çalışmalarda bulunarak farkındalıklarını artırmayı planlıyoruz. 

Ardından toplumda rol model olan kanaat önderleri, sanatçılar, sporcular, basın mensupları ile sivil toplum kuruluşları, yerel ve mülki idareler ve ilgili bakanlıklarımızla işbirliği yapmayı da hedefliyoruz. 

Konuyla ilgili olarak temasa geçtiğimiz İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin projemize destek olma kararı bizi ayrıca mutlu etti. Uzun vadede de amacımız 25 milyon sürücüye iletişim çalışmalarıyla ulaşmaktır. Bu çevre kirliliğinin önüne geçerek trafikte sakin ve huzurlu bir ortam sağlamak en büyük başarımız olacaktır.”
Türk Eğitim-Sen Türkiye’de ücretli öğretmenlerin sayısını belirledi.81 ilin valiliğinden ücretli öğretmen sayıları istendi ancak 12 il bilgi paylaşmadı. 

69 ilin verilerine göre ücretli öğretmen sayısı 71 bin 960 oldu.Bu öğretmenlerin yalnızca 28 bini eğitim fakültesi, 43 bini başka alan mezunlarından oluşuyor. Bunların da 30 bin 32’si lisans, 12 bin 697’si iki yıllık önlisans programlarından mezun. 

En fazla ücretli öğretmenin 15 bin 902 ile İstanbul’da bulunduğunu söyleyen Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, İstanbul’u 3 bin 673 ile Bursa, 3 bin 514 ile Ankara, 3 bin 222 ile Şanlıurfa’nın izlediğini belirtti. 

Tüm illerden öğretmen sayıları istediklerini anlatan Koncuk “Sadece 69’u cevap verdi. Geçen yılki araştırmamızda 68 ilden gelen cevaba göre ücretli öğretmen sayısı 55 bin 987’ydi. Bir yıl içindeki ücretli öğretmen sayısındaki artış dikkat çekicidir. 

Bilgi vermeyen illerden geçen yıl gelen sayıları eklersek Türkiye’de ücretli öğretmen sayısının 78 ilde 79 bin 765’e ulaştığını göreceğiz” dedi. Ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmesini isteyen Koncuk, kadrolu öğretmen istihdamı ile okullarda kaliteli ve sağlıklı bir eğitim sağlanacağını vurguladı. 

120 BİN AÇIK VAR 
Özel uzmanlık gerektiren zihinsel, görme, işitme engelliler sınıf öğretmeni olarak iki yıllık meslek yüksekokulu önlisans mezunlarının görev yaptığını dile getiren Koncuk, şöyle konuştu: “Bu öğretmenlerin sayısı İstanbul’da 1207, Bursa’da 172, İzmir’de 74, Ankara’da 55, Antalya’da 52, Trabzon’da 47. Bazı illerde bu öğretmenlerin sayısı eğitim fakültesi ya da lisans mezunlarını geçmiş. 

Örneğin Kırıkkale’de zihinsel- görme-işitme engelliler sınıf öğretmeni olarak görev yapan eğitim fakültesi mezunlarının sayısı 19, lisans mezunlarının sayısı 3, ön lisans mezunlarının sayısı 24” diye konuştu. Koncuk hesaplamalarına göre 73 ilde öğretmen açığının 120 bin 610’e ulaştığını da belirtti.Haberturk