Öğrenciyi ezberden uzaklaştıran soru modelleri üretebilmek için geliştirilen ABİDE programının uygulanması tamamlandı. 

Gençlerin zihinsel becerilerini ve bilgiyi nasıl kullandıklarını ölçmek için sınavlarda açık uçlu sorular da sorulacak Öğrencileri ezbercilikten çok üst düzey zihinsel becerilere yöneltmek ve bilgiyi analiz etme yetenekleri ölçmek için başlatılan açık uçlu sınav sisteminin alt yapısı tamamlandı. 

Bu kapsamda MEB Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Akademik Başarıların İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) araştırmasının ilk uygulaması gerçekleştirildi. 

Merkezi sınavlarda öğrencilerin bilgi düzeyinin yanı sıra üst düzey zihinsel becerileri ve problem çözme yeteneklerinin de sınanacağı açık uçlu sorular da sorulabilecek. Soruların değerlendirilmesi de yine Bakanlığın tamamen yerli kaynaklarla geliştirdiği bir yazılım programıyla yapılacak. 

Her bir öğrencinin cevabı en az iki değerlendirici tarafından yapılacak. Arada bir tutarsızlık olursa soru ve puanlama anahtarlarını geliştiren üst değerlendiriciler tarafından kontrol sağlanacak. 

ABİDE araştırması kapsamında her il ayrı bir örneklem olarak alındı. Yapılan çalışma sonucunda ülke genelinde bir rapor hazırlanacak, ayrıca her ile özel raporlar hazırlanarak ilin eğitim durumu, öğrencilerin akademik başarılarını etkileyen faktörlerle ilgili durumlar ortaya konacak 
38 BİN ÖĞRENCİYE UYGULANDI 
Abide Araştırması kapsamında, 2016 Nisan ayı içerisinde 81 ilde bin 299 okulda toplam 38 bin öğrenci örneklemine sınav ve anket uygulandı. 

Türkçe, matematik, fen bilimleri ve sosyal bilgiler derslerinden çoktan seçmeli soruların yanı sıra öğrencilerin cevaplarını kendi cümleleriyle ifade etmesine imkân sağlayan kısa ya da uzun cevaplı açık uçlu sorular da soruldu. Cevapların yazılması ve işaretlenmesi için her ders ile ilgili ayrı cevap kağıtları hazırlandı. 

Böylece aynı sınavda hem çoktan seçmeli hem de açık uçlu soruların kullanılması sağlandı. Yine MEB tarafından tasarlanan cevap kağıtları sayesinde tüm öğrencilerin cevapları kısa sürede optik okuyucular tarafından güvenli bir şekilde okundu. 

ÖĞRETMENLERE EĞİTİM VERİLDİ 
Açık uçlu soru değerlendirmesiyle ilgili de geniş kapsamlı bir çalışma yapıldı. ABİDE araştırmasının değerlendirme süreci için 16 ilde 100'er kişilik gruplar oluşturuldu. Bin 800 branş öğretmenine kendi illerinde, değerlendirme yazılımının eğitimi verildi. 

Ayrıca Türkçe, matematik, fen bilimleri ve sosyal bilgiler branşlarından birer temsilci öğretmen seçilerek üst puanlayıcı belirlendi. Bu gruplara kapsamlı bir biçimde açık uçlu madde değerlendirme ve rubrik eğitimleri verildi. 

ÇİFTE KONTROL YAPILACAK 
Değerlendiricilere, öğrencilerin sorulara verdikleri yanıtlar puanlanmak üzere sistemden atanacak. Puanlayıcı güvenirliğinin sağlanması için her bir yanıt iki değerlendirici ekranına düşecek. 

Yazılım, her iki değerlendiricinin verdiği puanı sisteme kaydederek birbiri ile olan uyumunu kontrol edecek. Yanıtlar değerlendiricilere atanmadan önce değerlendiricilerden rastgele takımlar oluşturulacak. Her bir takımın bir üst değerlendiricisi bulunacak. 

Değerlendirici puanları arasındaki uyumsuzluk olursa sistem öğrencinin yanıtını son kararın verilmesi için üst değerlendiriciye aktaracak. Değerlendiriciler öğrencilerin bilgilerini göremeyecek sadece cevaplarını görebilecekler. Ekrandaki puanlama anahtarına göre öğrencinin cevabının puan karşılığını seçecek.sabah
Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi´nde bakanlık ve Anadolu Üniversitesinin iş birliğinde gerçekleştirilen Türkiye´nin ilk yerli zekâ ölçeği tanıtım toplantısındaki konuşmasında, en büyük değer olan insan işlendiği zaman en iyi neticenin alınabileceğini dile getirerek, "Düşünün ki elmas madeniniz var, ama işlemiyorsunuz. 


Herhalde ülkeye fazla bir katkısı olmaz. Altın madeniniz var ama işlemiyorsanız ülkeye fazla bir katkısı olmaz. Ne zaman altın ve elmasın ülkeye katkısı olur? Tespit edildiği, işlendiği ve halkın hizmetine sunulduğu zaman." diye konuştu. 

Özel yetenekli çocukların her birinin birer mücevher olduğunu vurgulayan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Onları tanımamız, tanımlamamız, her birinin ihtiyacına göre özel sistemler oluşturmamız ve ülkemize katkıda bulunur hale getirmemiz lazım. 

Bugün tanıtılan program, inşallah önümüzdeki dönemde özel yetenekli çocukların eğitimi doğrultusunda bir başlangıç olacaktır. Birçok zekâ ölçer uluslararası sistem var. 

İşte o sistemlerin yanında ilk defa bizim hazırladığımız programı kullanacağız. Üretilen ölçme değerlendirme sistemini inşallah önümüzdeki dönemde Milli Eğitim Bakanlığı olarak 4-12 yaş arasındaki çocuklarımıza uygulayacağız. Dünyada genel kabul gören yüzde 1-2 altın, elmas, cevher var deniliyor. 

Bizim evlatlarımızın hepsi altın, cevher ama kimisi 24, kimisi 22 ayar, kimisi 18 ayar. Her birisi değerli evlatlarımız arasından özel bir eğitime ihtiyacı olanları tespit edip, önümüzdeki yıldan itibaren onlara hak ettiği, hakkı olan, bizim de sorumluluğumuz olan eğitimi vermeye başlayacağız." Yılmaz, ilk yerli zekâ ölçme sisteminin hayırlı olmasını diledi.  

ASİS Zekâ Ölçeği 
Millî Eğitim Bakanlığı ve Anadolu Üniversitesinin iş birliğiyle ilk yerli zekâ ölçeği ve öncelikle özel yetenekli öğrencilerin tespitinde kullanılacak bir ölçek (ASİS) geliştirilmesine yönelik 24 Aralık 2015´te protokol imzalandı. Araştırma ekibi tarafından ölçeğin altyapısı oluşturularak, uygulayıcı eğitimin ilk kısmı tamamlandı. 

Protokol ile bakanlığa bağlı eğitim kurumlarında öğrenim gören 4-12 yaş aralığındaki özel yetenekli ve özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin bakanlığa bağlı rehberlik ve araştırma merkezlerinde tanılanmasında kullanılmak üzere bir zekâ ölçeğinin geliştirilmesi ve 2016-2017 eğitim öğretim yılında kullanılmaya başlanması hedeflendi. 

Ölçeğin geliştirilmesi tamamlandıktan sonra 3 yıl boyunca sadece bakanlık tarafından ve sınırsız olarak kullanılacak olması gelecek yıllarda özel yetenekli ve özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin yerli bir ölçek ile tanılanması sağlanacak. Türkiye´nin ilk yerli zekâ ölçeği ASİS Zekâ Ölçeği, genel zekâyı ve bunu oluşturan ana bileşenleri objektif ölçen bir bireysel zekâ ölçeği. 

Prof. Dr. Uğur Sak ve ekibi tarafından Anadolu Üniversitesi ve Millî Eğitim Bakanlığının iş birliğinde geliştirilen testin 7 alt test, 276 madde, 4-12 yaş aralığı, bin 202 çocuk ile pilot uygulaması yapıldı. 

ASİS, bin 500´ün üzerinde çocuk ile geçerlilik ve güvenirlik çalışması toplumda 14 araştırmacı, 5 içerik uzmanı, 64 testör, 26 bölge, 190 okul, 6 bin 500´den fazla çocuk ve 2 yıl süren çalışma ile tamamlandı.mebpersonel
Sağlıklı toplumun temelinin, doğru iletişimden geçtiğini söyleyen Prof. Doğan Cüceloğlu, sağlıklı iletişimin de toplumun en küçük birimi olan ailede başlaması gerektiğine vurgu yaptı.

İletişim psikolojisi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu , “Sağlıklı Aile ve Sağlıklı Yönetim” isimli söyleşide anne – babalara seslendi. 

Söyleşide; iyi ebeveyn olmakla iyi yönetici olmak arasındaki bağlantıya dikkat çeken ve “Doğru iletişim aileden başlamalıdır” diyen Cüceloğlu, şöyle konuştu: 

 “Eşlerin kendi aralarında, çocukların ebeveynleriyle, öğretmenin öğrencisi ile ya da yöneticinin çalışanıyla doğru iletişimi kurması çok önemli. Ne dediğimizi anlatabilirsek ve karşı tarafın ne dediğini anlayabilirsek, birbirimizi anlayabilmemiz ve uyumla hareket etmemiz mümkün hale gelir. 

Birbirini dinlemek, karşısındakine söz hakkı vermek ve farklı fikirlere saygı duymak uygar bir toplumda iletişimin vazgeçilmez koşullarından biridir. Toplumun en küçük birimi olan aile içi iletişim de bu yüzden ayrı bir önem taşıyor. O yüzden diyoruz ki, ilk olarak aile içinde başlaması gerekiyor sağlıklı iletişimin. 

Aile içinde iyi bir iletişim kurabilen çocuklar, hayatının ileriki, evrelerinde de bu alışkanlığını sürdürecektir. Bu nedenle anne babalar önce çocuklarıyla doğru iletişimi kurmaya önem vermeli, bu konudaki bilgilerini geliştirmeli.” 
“3 YAŞINA GELDİĞİNDE AİLE İÇİNDE SORUMLULUKLARI OLMALI” 
Dünyaya gelen bir bebeğin 6 saat sonrasında çevresinde olup biteni hissetmeye başladığını söyleyen Cüceloğlu, “Bebeğin tepkilerine önem vermek ve onunla henüz küçük de olsa doğru iletişim kurmak önemli. 

Öyle ki çocuk 3 yaşına geldiğinde aile içerisinde sorumluluk alabilen bir birey haline gelmeli. Anne babaların yaptığı en büyük hatalardan biri çocuğu adam yerine koymayıp, koyuyor gibi yapmak” dedi. 

“ÇOCUĞUNUZUN HEYECANLARINI ÖNEMSEYİN” 
Hayatı çocukların gözüyle görmenin çok önemli olduğunu belirten Prof. Cüceloğlu sözlerine şöyle devam etti: “Mutlu olan bir insanın ilk tepkisi bu duygusunu en sevdiği ile paylaşmaktır. Çocuklar da aynı şekilde çok heyecanlandıklarında hemen en sevdiği kişinin yanına gidiyor ve yaşadıklarını anlatıyor. 

Anne babaların onların bu heyecanlarına mutlaka kulak vermeleri gerekiyor. Aksi takdirde çocuk o sırada kendini önemsiz hissetmekten, aşağılanmaya kadar birçok duyguyu beraberinde yaşıyor. Oysaki o sırada annebabasının onun heyecanını paylaşması çocuğun kendini önemli hissetmesini sağlıyor.” 

 “İNSAN İNSANLA KONUŞMADAN UYGAR BİR TOPLUM OLAMAZ” 
 İletişim psikolojisi üzerine yayınladığı kitaplarıyla anne babaların yakından takip ettiği Cüceloğlu, “Görüyoruz ki pek çok anne baba çocukları iyi yetişsin diye, birçok kursa gönderip, farklı bilgiler edinmesini sağlamaya çalışıyorlar. Elbette çocuğun farklı fikirler edinmesi önemli. Ancak çocuklarınızı yetiştirirken adeta ‘kültür robotu’ olarak yetişip yetişmediklerine dikkat etmelisiniz. 

Bu çocuklar çok şey bilebilirler ama bu bilgileri hayata uygulamak, sorunlarını daha iyi çözmek, dolayısıyla kişiliklerini geliştirmek için mi kullanıyorlar? Bu soru, çok önemli bir sorudur; o yüzden diyoruz ki biz, çocuğunuzun bir kültür robotu gibi gelişmesine izin vermeyin, kişiliğinin gelişmesine önem verin. 

Çocuğunuz kendinin bilincinde olarak yetişirse olaylar onu yönetmez. O, seçimleriyle olayları yönetir. Bu nedenle mutlaka onların fikirlerini önemseyin, kendilerinin bir birey olduklarını hissetmelerini sağlayın” diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, geçen hafta Bakanlar Kurulu’nun ardından İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıklarının birlikte yürüttüğü güvenli okul projesine geçileceğini, “Güvenli okul projesi ile bütün okullarımızın çevresi gözetlenecek” sözleriyle açıklamıştı. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) iki yıldır üzerinde çalıştığı projenin detaylarına Hürriyet ulaştı. Proje ilk olarak ASELSAN ile işbirliği yapılarak hayata geçirilecekti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı üzerine konu Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bünyesine alındı. 

Böylece okullara kamera sisteminin hızlandırılması amaçlandı. 

DOĞU’YA ÖNCELİK 
Sistemin kurulmasında, terör olaylarının daha yoğun yaşandığı Hakkâri, Şırnak, Mardin ve Diyarbakır başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu’daki okullara öncelik verilecek. 
Kademeli olarak Türkiye genelindeki 54 bin 500 okula kamera sistemi kurulacak. Uyuşturucu satışının görüldüğü okul önlerine ve öğrencilerin ders saatleri dışında vakitlerinin büyük çoğunluğunu geçirdiği bahçelere öncelik tanınacak. 

TORBACILARA ANINDA TESPİT 
Kameraların MOBESE’ye entegre edilmesiyle okul önlerinde uyuşturucu satışı yapan torbacılara anında baskın yapılabilecek. Ayrıca bu kişilerin tespit edilmesiyle satış yaptıktan sonra da kimlikleri belirlenerek gözaltı işlemleri sürdürülebilecek. Böylece okul önlerinde uyuşturucu satışı ve adli olaylar önlenecek. 

Kamera sistemi öncelikle FATİH Projesi kapsamında internet altyapısı oluşturulan okullarda kurulacak. Proje kapsamında 16 bin 876 okula, 883 bin 324 uç kurulumu tamamlandı. Bu nedenle ilk olarak bu okullara kamera kurulumları yapılacak. 

‘OKUL POLİSLERİ’ SİSTEMİ 
Okullara kurulacak kameralar, Emniyet’in kullandığı MOBESE sistemlerine entegre edilecek. Bağlantı sayesinde anlık görüntüleme yapılabilecek. İlçe emniyet müdürlükleri veya karakollar, entegre sistemle okul önlerini 24 saat izleyebilecek. 

Okul önleri ve bahçelerini detaylı izleyen ‘okul polisleri’ sistemi geliştirilecek. Okul polisleri, olağanüstü olaylar haricinde sadece okulla ilgili olaylarla ve kamerayla izlenen bölümlerle ilgilenecek.
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından hazırlanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarına ilişkin değerlendirmeleri içeren ulusal ön raporu yayımlandı. 

MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, OECD tarafından 2000 yılından itibaren başlatılan dünyanın en kapsamlı eğitim araştırması niteliğinde olan PISA'nın 2015 sonuçlarına ilişkin veri tabanındaki veri ve dokümanları kullanarak rapor hazırladı. 

OECD tarafından 2000 yılından itibaren 3 yılda bir yapılan PISA araştırması, OECD üyesi ülkeler ve diğer katılımcı ülkelerdeki zorunlu eğitimi bitiren öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını ortaya koymayı hedefliyor. 

PISA araştırmasının hedef kitlesi 7. sınıf ve üzeri sınıf düzeylerinde örgün eğitime kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrenciler oluşturuyor. PISA 2015 uygulaması, 35'i OECD üyesi olmak üzere 72 ülke ve ekonomideki yaklaşık 29 milyon öğrenciyi temsilen 540 bine yakın öğrencinin katılımıyla geçen yıl gerçekleştirildi.  

İLK DEFA BİLGİSAYAR TABANLI DEĞERLENDİRME PISA 2015 uygulaması, ilk defa bilgisayar tabanlı değerlendirme olarak yapıldı. Bu yöntemi kullanmak istemeyen ülkeler, kağıt-kalem tabanlı değerlendirmeyi gerçekleştirdi. 

Ancak bu ülkeler için sadece önceki döngülerde kullanılan sorular kullanıldı, PISA 2015 için geliştirilen başarı testi maddeleri ise sadece bilgisayar tabanlı değerlendirmeye uygun olarak yazıldı. PISA 2015'e katılan 72 ülkeden 57'si uygulamayı bilgisayar tabanlı değerlendirme, 15'i ise kağıt-kalem tabanlı değerlendirme olarak gerçekleştirdi. 

Bilgisayar tabanlı değerlendirme için 66 farklı kitapçık, kağıt-kalem tabanlı değerlendirme için de 30 farklı kitapçık oluşturuldu. PISA 2015 uygulamasına Türkiye'de 61 ilden 187 okul ve 5 bin 895 öğrenci elektronik sınava katıldı. PISA 2015 uygulaması, ilk defa bilgisayar tabanlı değerlendirme olarak yapıldı. 

Bilgisayar tabanlı değerlendirme yönteminin öğrencilerin sahip olduğu bilgisayar okuryazarlığı veya becerisinden dolayı ülke sonuçlarına etkisinin olup olmayacağı ülkeler özelinde incelenmediğinden dolayı ülke sonuçları değerlendirilirken bu durumun göz önünde bulundurulması gerektiğine vurgu yapıldı. 

 Temel olarak fen, matematik ve okuma becerileri alanlarında öğrencilerin becerilerini değerlendiren PISA araştırması, değerlendirme yaparken temel alanları "okuryazarlık" kavramı üzerinden tanımlandı. Öte yandan Türkiye, PISA 2015 uygulamasında düzenlenen anketler arasında sadece okul ve öğrenci anketine katıldı.  

ÖRNEKLEMDE EN YÜKSEK MESLEK LİSELERİNDE MEB'in raporuna göre, PISA 2015 sonuçlarına ilişkin hem ülke ortalamalarının hem de birinci sırada yer alan ülke puanında düşüşlerin olduğu gözlendi. 

PISA fen alanında 2012'de tüm ülkelerin ortalaması 477'den 465'e, matematikte 470'den 461'e, okuma becerileri de 472'den 460'a geriledi. PISA 2012'de fen alanında en yüksek puan 580'den 556'ya, okuma becerilerinde 570'den 535'e, matematik alanında 613'den 564'e geriledi. 

 PISA 2015 Türkiye örnekleminde öğrenci oranının en yüksek olduğu okul türleri yüzde 75'lik oran ile Anadolu lisesi ile mesleki ve teknik Anadolu lisesi oldu. Öğrenci oranının en düşük olduğu okul türü ise binde 7'lik oranla güzel sanatlar lisesi olarak açıklandı.   

TÜRK ÖĞRENCİLERİNİN FEN OKURYAZARLIĞI 
PISA 2015 uygulamasında fen okuryazarlığı alanında katılımcı tüm ülkelere ilişkin ortalama puan 465 iken Türkiye ortalaması ise 425 oldu. 

Araştırmaya katılan tüm ülkeler dikkate alındığında fen okuryazarlığı alanında ortalama puanı en yüksek olan ülkeler, Singapur, Japonya, Estonya, Tayvan-Çin ve Finlandiya iken en düşük ülkeler, Tunus, Makedonya, Kosova, Cezayir ve Dominik Cumhuriyeti olarak belirlendi. 

Yıllara göre fen okuryazarlığı ortalama puanlarına bakıldığında Türkiye 2006'da 424 puan ile 57 ülke arasında 47. sırada, 2009'da 454 puan ile 65 ülke arasında 42. sırada, 2012'de 463 puan ile 65 ülke arasından 43. sırada, 2015'te de 425 puan ile 72 ülke arasında 54. sırada yer aldı. 

Fen okuryazarlığı alanında Türkiye'de 12 eğitim bölgesi arasında en yüksek ortalama puana sahip bölge 448 puan ile Batı Marmara bölgesi iken, bunu sırasıyla Ege, Doğu Marmara, Batı Anadolu ve İstanbul takip etti. 

En düşük ortalamaya sahip bölge ise 382 puan ile Ortadoğu Anadolu bölgesi oldu. PISA 2015 fen okuryazarlığı alanında Türkiye sonuçlarının okul türlerine dağılımına bakıldığında fen liselerinin ortalama puanlar açısından ilk sırada yer aldığı, fen liselerini sosyal bilimler lisesi ve Anadolu liselerinin takip ettiği görülmektedir. 

Ağırlıklı alanın fen okuryazarlığı olduğu 2006 ile 2015 uygulamaları Türkiye sonuçları kıyaslandığında yaklaşık 1 puanlık bir artış olduğu görüldü. Bu yıllar arasında OECD ortalamasında 5 puanlık, tüm ülkeler ortalamasında ise 13 puanlık düşüşün olduğu göze çarptı.  

OKUMA BECERİLERİ 
PISA raporundan temel alanlardan biri olan görülen "okuma becerileri", öğrencilerin yazılı bilgiyi gerçek durumlarda kullanma becerisi üzerinde odaklanması olarak kaydedildi. 

Okuma becerileri alanında Türkiye ortalaması 428 ve tüm ülkelerin ortalaması da 460 oldu. Türkiye, okuma becerileri alanında 2009'da 65 ülke arasında 464 puan ile 39. sırada iken, 2012'de 475 puan ile 65 ülke arasında 42. sırada 2015'te 428 puan ile 72 ülke arasından 50. sırada yer aldı. 

PISA 2015'e katılan tüm ülkeler dikkate alındığında okuma becerileri alanında ortalama puanı en yüksek olan ülkelerin, Singapur, Hong Kong -Çin, Kanada, Finlandiya ve İrlanda iken en düşük olan ülkelerin ise Dominik Cumhuriyeti, Makedonya, Cezayir, Kosova ve Lübnan olduğu kaydedildi. 

 Okuma becerileri alanında Türkiye'de en yüksek başarıya sahip bölge ortalama 458 puan ile Batı Marmara Bölgesi iken en düşük başarıya sahip bölge ortalama 384 puan ile Ortadoğu Anadolu Bölgesi oldu.  

MATEMATİK OKURYAZARLIĞI 
PISA matematik okuryazarlığı alanındaki ortalama puanlar yıllara göre incelendiğinde, Türkiye'deki öğrencilerin PISA 2015 performansının PISA 2009'a ve PISA 2012'ye göre daha düşük olduğu görüldü. 

Matematik okuryazarlığı alanında Türkiye ortalaması 420 iken tüm ülkelerin ortalaması da 461 oldu. Bu alanda Türkiye 2009'da 445 puan ile 65 ülke arasında 41. sırada, 2012'de 448 puan ile 65 ülke arasında 44. sırada, 2015'te ise 420 puan ile 72 ülke arasında 50. sırada yer aldı. 

 Matematik okuryazarlığı alanında Türkiye'de en yüksek başarıya sahip bölge ortalama 442 puan ile Ege Bölgesi iken, en düşük başarıya sahip bölge ortalama 370 puan ile Ortadoğu Anadolu Bölgesi oldu.  

OKULDA GEÇİRİLEN SÜRELER 
PISA'ya göre, öğrencilerin okul içi ve dışında öğrenme için ayırdıkları zaman ülkelere göre değişkenlik gösteriyor. Almanya’da okuldaki ders saati sayısı 25,5 iken, Finlandiya'da 24,2 saat olarak tespit edildi.

Okulda öğrenme için ayrılan zaman açısından OECD ülkelerinin ortalaması ise 26,9 saat iken Türkiye'de öğrenciler bir haftada okul içinde derslere 25,9 saatin ayırdığı ortaya çıktı. 

Okul sonrasında öğrenme için ayrılan zamanın en yüksek ülkelerin Tunus ve Dominik Cumhuriyeti, en düşük olduğu ülkelerin ise Almanya ve Finlandiya olduğu görüldü. Türkiye'de ise öğrenciler okul sonrasında haftada 24,5 saati derslerine ayırıyor. 

 Öte yandan, OECD ülkelerinde 2006 yılında öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 13,7 iken 2015'te bu sayı 13,1'e geriledi. Türkiye'de ise 2006 yılında öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 18,5 iken, 2015 yılında bu sayı 15,2'ye düştü.haberturk
Başbakan Binali Yıldırım, Ak Parti Genel Merkezi’nde Engelliler Koordinasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Burada yaptığı konuşmada Yıldırım, “Engelliler kendini ifade edemiyordu. 

AK Parti iktidarıyla beraber engellileri aşağılayan, kanunlardaki çürük, sakat, özürlü yapılarını çıkararak işe başladık. 

Engellilerin tamamını kapsayan kucaklayan yeni bir yasal düzenleme yaptık. Birçok hizmeti engellilerimizin topluma kazandırılması, iş hayatına kazandırılması, kabiliyetlerinin, uzmanlıklarının ortaya çıkarılması için çok köklü çalışmalar yaptık. 

Allah’a şükür bugün Türkiye genelinde 481 bin evde bakım hizmeti ayrıca kamuda da 150 bin engelli çalışıyor. Sadece kamuda özel sektörü saymıyorum. Özel sektörde de mecburiyet var. Belirli bir sayıyı aştıktan sonra bir miktarda engelli çalıştırmak gibi bir yükümlülük var” diye konuştu. 

Öte yandan, Başbakan Binali Yıldırım, Kahramanmaraş’taki engelli bir öğretmen adayıyla telefonda görüştü. Yıldırım, görüşme esnasında Şubat ayında bin 500 engelli öğretmen ataması yapılacağının müjdesini verdi. Haber7
Adaylığı kaldırılan özel okul öğretmenleri , de programı uygulayacak. 

300 saat okula uyum eğitimi alacak öğretmenler, bu sürenin 42 saatini okul içi, 90 saatini okul dışı, 168 saatini de diğer hizmetiçi eğitim faaliyetlerine ayıracak. 

Böylece öğretmenlerin mesleki gelişimin ve eğitim tecrübelerinin paylaşılmasının önemini fark etmesi ve sosyal sorumluluk projeleri ile gönüllülük esaslı faaliyetlerin farkında olması sağlanacak. Film ve kitapların öğretmenin gelişimini sağlaması ve öğrencilerle etkili iletişim kurmasını sağlaması hedefleniyor. 

 Filmler arasında 3 Idiots, AmericanTeacher, Asyanın Kandilleri (Belgesel), Batıya Doğru Akan Nehir (Belgesel), Billy Elliot, Birinci Sınıf/The First Grader, Can Dostum/ Good Will Hunting, Canım Öğretmenim/Monsieur Lazhar, Hababam Sınıfı, Kara Tahta, Sınıf, Süpermen’i İzlerken, İki Dil Bir Bavul, İmparatorlar Kulübü, Kara (Black), Koro/Les Choristes, Kör Nokta, Olmak ve Sahip Olma, Ölü Ozanlar Derneği gibi filmler yer aldı. 

OKULSUZ TOPLUM DA OKUNACAK 
Okunacak kitaplar arasında Bir Bilim Adamının Romanı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Meşhurların Okul Anıları, Meraklı Zihinler: Bir Çocuk Nasıl Bir Bilim İnsanı Olur?, Ezilenlerin Pedagojisi, Başarısızlığın Olmadığı Okul, Mahrem Macera, Cahil Hoca ve Türkiye’nin Maarif Davası, Bitmeyen Gece, Sofie’nin Dünyası, Başarısızlığın Olmadığı Okul, Duygusal Zeka, Sosyal Bilimleri Açın: Sosyal Bilimlerin Yeniden Yapılanması Üzerine Rapor, Acımak, Çocuklar Neden Başarısız Olur?, Okulsuz Toplum, Doğu ve Batı Arasında İslam gibi birçok eser bulunuyor. 

DEĞERLENDİRME FORMU 
Öğretmenler okudukları kitapları ve izledikleri filmleri bir forma dolduracak. Formda filmin adı, filmin gösterim yılı, süresi ve ülke ve izlenilen filmin kişisel ve mesleki gelişimine nasıl bir katkıda bulunduğunu tartışarak anlatacak. 

Ayrıca bu öğretmenler, yaptıkları mülki idare, sivil toplum kuruluşu, müze ve emekli öğretmenle buluşma gibi ziyaretleri de forma dolduracak. Bu ziyaretlerin kişisel ve mesleki gelişimine nasıl bir katkıda bulunduğunu da açıklayacak. 

NE ANLATIYORLAR? 
Bir Bilim Adamının Romanı: Oğuz Atay’ın İTÜ İnşaat Fakültesi’nden hocası olan Prof. Dr. Mustafa İnan’ın yaşam öyküsünü anlattığı romanıdır. İki Dil Bir Bavul: Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’ne bağlı Demirci Köyü’ndeki ilkokula atanan bir öğretmenin orada Türkçe bilmeyen Kürt öğrencileriyle geçirdiği bir yılını anlatıyor. 3 Idiots: Film Hindistan’ın en iyi mühendislik okulundaki üç arkadaşın dostluklarını anlatırken eğitim sistemini eleştiriyor. 

 Başarısızlığın Olmadığı Okul: Okullarda ilgi, bağıntı ve düşünme gerçeğini oluşturmaya yönelik öneriler sunuyor. İmparatorlar Kulübü: Hayatını yalnızca öğrencileri üzerine kuran, kendi hayatını ikinci plana iten hem klasik hem de idealist bir öğretmen olan bunu çok iyi harmanlayan William Hundert’ın hayal kırıklığı, zafer ve gurur dolu hikâyesini anlatıyor. HABERTÜRK
Açığa alınan 3 bin 592 Milli Eğitim personeli daha görevlerine iade edildi. 

Milli Eğitim Bakanlığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 137’nci maddesi gereğince görevden uzaklaştırılma tedbiri uygulanan 3 bin 592 personelin bugünitibariyle görevden uzaklaştırma tedbirini kaldırdı. 
Milli Eğitim Bakanlığı, geçen hafta da açığa aldığı 6 bin 7 öğretmenin göreve iadesine karar vermişti. Söz konusu öğretmenlerin soruşturmaları ise devam ediyor.haber7
Yerli 5G teknolojileri geliştirmek için çalışmalarına devam eden Turkcell, Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile işbirliğine gitti. 

Yapılan anlaşma çerçevesinde, Türkiye’nin 5G teknolojisinde üretici ülke haline getirilmesi için Turkcell ile İTÜ araştırma-geliştirme ve eğitim alanlarında ortak çalışmalar yürütecek. 

Teknolojide üreten ülke konumuna gelmek için yerli teknoloji geliştirilmesi çalışmalarına devam eden Turkcell, 5G teknolojileri ile oluşacak milyarlarca dolarlık patent pazarından ülke olarak pay alabilmemiz için çalışmalarına devam ediyor. Bu amaçla Turkcell ile İstanbul Teknik Üniversitesi ortak çalışmalar yürütecekleri bir anlaşma imzaladı. 

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ve İstanbul Teknik Üniversitesi Bilişim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Karaçura tarafından imzalanan protokol çerçevesinde Turkcell ile Türkiye’nin teknoloji alanında verdiği teknik eğitimde dünyayla yarışan ve ülkemizin en köklü üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi 5G’de ortak araştırma ve geliştirme çalışmaları yapacak. İTÜ ve Turkcell’in bu anlaşmayla nihai hedefi Türkiye’nin 5G teknolojisinde üretici ülke haline getirilmesi. 

Yapılan işbirliği ile ilgili İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca şunları söyledi: “Türkiye’de İTÜ ile Turkcell işbirliği dünyada konuşulan üçüncü nesil üniversite kavramına uygun bir işbirliğidir. Bugün bilgiyi üretenler dünyaya hükmediyor, sistemlere hakim oluyor. Bilgilerin üretim yerleri üniversitelerdir. Türkiye’de 3. nesil üniversite olgusunu yakalama konusunda İTÜ önde gelen üniversiteler arasındadır. 

Üniversitemizin 2023 hedefleri ışığı altında sanayi ile işbirliği misyonumuzu sürdüreceğiz. Gerek uygulamada gerekse mobil haberleşme sistemlerinde yapılacak Ar-Ge faaliyetleri yakın gelecekte ülkemizin rekabet gücüne önemli katkılar sağlayacaktır. 

Bu anlamda Turkcell ile gerçekleştirilen projenin bir başlangıç olduğunu vurgulamak isterim.” Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu konuyla ilgili; “1 Nisan’da da söylediğimiz gibi biz 4.5G ile sadece daha hızlı bir mobil teknoloji sunmadık, aynı zamanda 5G’nin temellerini attık. 

Şu anda dünyada 5G’ye en hazır altyapılardan birisi Türkiye’de bulunuyor. Turkcell olarak 5G teknolojilerinin ülkemizin teknolojide üreten ülke konumuna gelmesi için bir dönüm noktası olabileceğini düşünüyoruz. 

Türkiye’nin teknik eğitim konusunda en iyi üniversitelerinden birisi olan İTÜ ile yaptığımız işbirliği ile de Türkiye’yi 5G’yi geliştiren ülkelerin başında görmek ve yine bu alanda söz sahibi haline getirmek en büyük hedefimiz. Bunun için hem kendi bünyemizdeki hem de İTÜ’deki en iyi mühendislerle çalışarak üniversite yerleşkesi içinde bir 5G merkezi kuracağız” şeklinde konuştu. 

İstanbul Teknik Üniversitesi Bilişim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Karaçuha ise “Ekonominin lokomotif sektörlerinden olan haberleşme ve bilişim sektöründe söz sahibi olmanın yolu teknolojiyi üreten olmaktan geçer. 

İTÜ ve Turkcell işbirliği ile 5G konusunda bir açık alan test, ölçme ve araştırma merkezi kurarak, bunu araştırma- geliştirme yapan herkese açacağız. Yeni teknolojiler çerçevesinde yerli ürün sağlamak ve yerli üretime de katkı bulunmayı hedefliyoruz. Bu durum 5G konusunda dünyadaki standartlaşma çalışmalarına katılıma olanak sağlayacaktır" şeklinde konuştu. 

İşbirliği çerçevesinde İTÜ’nün Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği Bilişim Enstitüsü ve Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi, laboratuvarları, teknik altyapı olanakları ile Turkcell’in teknolojik imkanları kullanılarak Türkiye’nin 5G’de rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar yapılması planlanıyor. 

Bu işbirliği İTÜ öğrencilerinin 5G çalışmalarına katılabilmesi ve katkı sunabilmeleri için de mükemmel bir fırsat sunacak. Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra ulusal ve uluslararası 5G projeleri için hazırlanan konferans, sempozyum, seminer, çalıştay ve paneller gibi bilimsel etkinliklerde de İTÜ ve Turkcell birlikte hareket edecekler. 

Yeni nesil telekomünikasyon alanındaki standartlaşma çalışmalarında da işbirliği getiren anlaşma kapsamında Turkcell ile İTÜ, üniversite bünyesinde “İTÜ-Cell Araştırma, Geliştirme ve Test Ortamı” için altyapı oluşturarak İTÜ Ayazağa kampüsünü bir 5G merkezi haline getirecek.
MOTUL, Türkiye’de öğrencilere destek olmak ve yetişen yeni nesillerin üretkenliklerine katkıda bulunmak amacı ile Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri ile birlikte çalışıyor. 

YTU Racing, bir öğrenci takımı. Takım Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğrenim gören yaklaşık 30 mühendislik öğrencisinden oluşuyor ve yurt dışındaki öğrenci yarışmalarında ülkemizi temsil ediyor.

2016 senesinde yarışlara katıldıkları YTR03 aracı 245 kg, 78 beygir, doublewishbone süspansiyon sistemine sahip, 0-100 km'ye 4.1 sn'de çıkan, karbon fiber body ve kokpite sahip tek kişilik bir formula aracı olarak üretilmişti. 
Ülkemizi Formula Student yarışlarında temsil eden ekip, başarılı sonuçlarla yurda dönmüştü. YTU Racing ekibi YTR04 aracının çalışmalarına başladı. 2017 senesinde daha başarılı sonuçlar almak ve projelerini bir adım ileriye taşımak için gayret gösteren öğrenciler aracın geliştirilmesi için destek istedi. 

Geçtiğimiz günlerde Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde gerçekleştirilen organizasyonda diğer destek veren firmalar ile bir araya gelindi. Bugüne kadar ürettikleri üç aracın ardından dördüncü araç için çalışmalarına başlayan ekibe Motul’dan destek sözü verildi. 

Mühendislik problemlerine çözüm bulma, proje yönetimi ve ekip çalışması gibi konularda tecrübe sağlaması hedeflenen öğrencilerin, ileride otomotiv sanayisinin önemli pozisyonlarında görevler alarak başarılı işlere imza atması bekleniyor. 

Tüm dünyada yüksek teknoloji motor yağlarının formülasyonu, üretimi ve dağıtımı konularında uzmanlaşmış olan Motul, gençlerin eğitimine de büyük önem veriyor. 

Bu sebeple 100’den fazla ülkede motosiklet ve otomobil başta olmak üzere içten yanmalı motorlu tüm araçlar için motor yağları geliştirenMotul, tecrübesini genç nesillerle paylaşıyor. Motul,yıllar boyunca pek çok yarış ekibi ve üreticinin resmi tedarikçisi olarak uzmanlaşmış ve hala motor sporlarındaki teknolojik gelişmelere katkıda bulunmaya devam etmektedir.
İki aşamalı gerçekleştirilen Temel Öğretimden Ortaokula Geçiş sisteminin birinci dönemi Çarşamba ve Perşembe günü yapılan sınavlarla sona erdi.

8.sınıfta okuyan 1 milyon 191 bin öğrenci en iyi liseye girmek için ter döktü. Açı Eğitim Kurumları TEOG Danışmanı Gonca Uluçay, geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında öğrencilerin özellikle Türkçe sorularında zorladığının altını çizdi.

15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili de bir soru yer aldığının belirten Uluçay, Matematik sınavında üslü ve köklü ifadelerin öğrencileri zorladığının altını çizdi. 

Ocak ayında açıklanması beklenen sınavın mazeret sınavları 17-18 Aralık tarihlerinde yapılacak. Milyonlarca öğrencinin ve velinin heyecanla beklediği TEOG sınavı geride kaldı. 10 bin soru havuzundan seçilen sorular arasında öğrencileri en çok Türkçe zorladı. 
Salı günü gerçekleşen ilk oturumda Türkçe sınavında yer alan paragraf ve yorum soruları öğrencileri zorlarken, Matematik’te yer alan üslü ve köklü ifadeler öğrencilerin zamanını aldı. Uluçay, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve Fen Bilgisi’nde basit sorular yer alırken İngilizce ve Sosyal Bilgiler sınavında çelişki içeren sorular soruldu. 

 15 Temmuz’la İlgili Bir Soru Soruldu 
Uluçay bu yılki TEOG sınavında geçtiğimiz yıllara oranla öğrencileri zorlayan soruların bulunduğunu söyledi. Uluçay, ‘’TEOG’da seçici soruların çok daha fazla olduğunu görüyoruz. Sınavda öğrencilerin kaderini Türkçe belirleyecek. Türkçe sınavında yer alan Anı- Biyografi sorularının yanıtları öğrencileri çelişkide bıraktı. 

Matematik dersinden ise öğrencilerimizin bir soru üzerinde takıldıkları dikkatimizi çekti. Onun dışında Matematik sınavı gayet iyi geçmiş’’ dedi. Uluçay sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’İkinci gün öğrenciler Sosyal Bilgiler ve İngilizce sınavlarında çelişkiye düşüren sorular yer aldı. 

Sosyal Bilgiler sınavı diğer yıllara göre çok daha zorlarken, kolay gibi görünen sorular soruldu. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sınavında ise 15 Temmuz süreci ile ilgili güncel bir soru yer aldı. Öğrencileri zorlayan tek dersin Türkçe olduğu görünüyor. 

Öğrencilerimizden aldığımız yorumlar doğrultusunda değerlendirirsek Matematik sınavında yer alan bir sorunun iptal olabileceği söz konusu. TEOG sınavının birinci dönemi bitti. Tüm öğrenci ve velilerimize geçmiş olsun. Artık hep birlikte ikinci dönem sınavlarını bekleyeceğiz.”  
2017 yılında 70 yeni ulusal meslek standardının yürürlüğe konulması hedefleniyor. Önümüzdeki yıl 67 mesleğe daha yeterlilik belgesi zorunluluğu getirilecek. 

Tehlikeli ve çok tehlikeli işlere ilişkin mesleklerde MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirilmesine yönelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verilen yetki kapsamında; ilk etapta tehlikeli ve çok tehlikeli 48 meslekte çalışanlar için MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunlu hale getirildi. 

star'dan Ercan Baysal'ın haberine göre, 2017 yılı sonuna kadar MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirilen meslek sayısı 115’e çıkarılacak. Meslek standartları ve yeterliliklere dayalı olarak ölçme ve değerlendirme faaliyeti gösteren uluslararası akredite 56 sınav ve belgelendirme kuruluşu MYK tarafından yetkilendirildi. 

Bu kuruluşlar tarafından yapılan teorik ve pratik sınavlar sonucunda, 74 bin 220’si tehlikeli ve çok tehlikeli işlere ilişkin mesleklerde olmak üzere toplam 92 bin 952 kişi başarılı olarak MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi almaya hak kazandı. 

İŞKUR 3 MİLYON KİŞİNİN KAPISINI ÇALDI 
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından işsizlerin çalışma hayatından kopmalarını engellemek ve geçici gelir desteği sağlamak amacıyla geliştirilen toplum yararına programdan faydalanan kişi sayısı artıyor. 

10 aylık dönemme açılan programlara 152.920 kişi katıldı. Toplum yararına programlar kapsamında ağaç dikimi, temizlik, restorasyon gibi faaliyetler ile çevre düzenlemesine katkı sağlanıyor. 2009’dan bugüne işbaşı eğitim programını başarı ile bitirenlerin yüzde 75’i istihdam edildi. 

592 ENGELLİ PATRON OLDU 
Türkiye İş Kurumu’nun verdiği kurs ve destekler çok sayıda kişiyi kendi işinin patronu yaptı. İŞKUR vasıtasıyla kişi başına 36 bin TL hibe vererek 2014 yılından bugüne kadar 592 engelli vatandaşa kendi işlerini kurma imkanı sağlandı. 

Özel politika gerektiren gruplara yönelik uygulanan kurs ve programlar kapsamında kadınlar, gençler, engelliler, eski hükümlüler, Romanlar, uzun süreli işsizler, madde bağımlıları, göçmen ve mültecilere yönelik mesleki eğitim kursları ve işbaşı eğitim programları düzenlenerek istihdam edilebilirlilik artırıldı. 

Bu kapsamda son 3 yıl içerisinde 5 bin 334’ü Roman vatandaş olmak üzere 92 bin 621 kişinin kurs ve programlara katılması sağlandı.star
Hükümet, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadele kapsamında yeni tedbirler uygulamaya koydu. 

Yayımlanan iki yeni kararname kapsamında cezaevinde bulunan FETÖ'cülere özel ve kamu kurumlarının açtığı sınavlara girme yasağı getirilirken, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine direnirken şehit olanların çocuk ve yakınlarına da askerlikten muaf tutulmalarına imkân sağlandı. 

Yeni düzenlemeye göre TSK'da rezerv pilot uygulamasına geçilecek, emekli askerler, Ordu için personel temin edebilecek. KHK'da yer alan önemli kararların bazıları şöyle: 

FETÖ'YE SINAV YASAĞI 
Şu an tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunan FETÖ'cülerin sınava girme hakkına kısıtlama getirildi. Böylece tutuklu FETÖ'cü asker ve siviller, ülke genelinde uygulanan merkezi sınavlar ile diğer bütün sınavlara hem cezaevinde hem de dışarıda katılamayacak. 

Emekli pilotların veya şu an sivil havacılıkta görevli pilotlar yapılacak sözleşme ile "ihtiyat pilot" adıyla ayda 3 iş gününden kısa olmamak kaydıyla ve yılda toplam 60 işgününü geçmeyecek şekilde görev uçuşu yapacak. Pilotlara harbe hazırlığın devamı için eğitimler verilecek. 

KILIÇDAROĞLU'NDAN GAF CHP 
lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında 15 Temmuz şehitlerinin çocuklarının ve kardeşlerinin askerlikten muaf hale getirilmesine tepki göstererek, "Bu düzenlemeyi yapanlar haindirler. 

Şehitler arasında ayrımcılık yapan partiden ülkeye, kadınlara, çocuklara, esnafa, sanayiciye hayır gelmez" demişti. Bakanlık, Kılıçdaroğlu'na mevcut düzenlemeden haberi olmadığını hatırlatan bir açıklama ile cevap verdi. 

Açıklamada, bir ayrımın söz konusu olmadığı, 15 Temmuz'da şehit olanların yakınlarının da 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 10'uncu maddesinin 9 numaralı bendine uygun hale getirildiğine dikkat çekildi. 

Bu maddede, terörle mücadelede şehit olanların çocuklarına ve kardeşlerine askerlik muafiyeti getiriliyor. 15 Temmuz şehitlerinin çocukları ve kardeşleri de bu kanunun verdiği haklardan yararlanacak hale getirildi. 

ŞEHİT YAKINLARINA MUAFİYET 
15 Temmuz gecesi görevli olmadığı halde darbecilere direnirken şehit olanların erkek çocukları ile öz kardeşlerinin tamamı, dilerse askerlik yapmayacak. Şu an askerde olanlar varsa talep etmesi durumunda hemen terhis edilecek. Sabah
Yurt dışı turlarda sektör lideri olan Prontotour'dan 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde eğitimin neferi öğretmenlerimize 250 TL indirim! 

Dünyada ayak basmadık yer bırakmayan ve yurt dışı turları denildiği zaman ilk akla gelen turizm şirketi olan Prontotour, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde tüm öğretmenlerimize 250 TL indirim imkanı sağlıyor. 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyetler hedefine ulaşılmasında önemli bir role sahip olan öğretmenlerimiz Prontotour'un yurtdışı paket turları ile farklı coğrafyaları keşfederken yeni kültürleri de yakından tanıma fırsatı bulacak. 
Hem yurt dışında hem de yurtiçi turlarında seyahatseverlere unutulmaz tatil deneyimleri yaşatan Prontotour'un 24 Kasım Öğretmenler Günü'ne özel kampanyası ile eğitimin neferi öğretmenlerimiz, 399 Euro'dan başlayan yurt dışı turlarda geçerli olmak üzere oda başı 250 TL indirim fırsatından yararlanabilecekler. 

Öğretmenler Günü kampanyası, sadece 24 Kasım 2016 tarihinde; Prontotour merkez ofislerinden, acentalardan, 444 91 92 no'lu çağrı merkezinden ve www.prontotour.com'dan alınan paketlerde geçerli olacak. 

Öğretmenlerimizin bu indirimden yararlanabilmesi için mesleklerini ibraz etmeleri yeterli. Prontotour'da her zaman ihtiyacınıza ve bütçenize uygun fırsatlar bulabilirsiniz. 

24 Kasım Öğretmenler Günü kampanyasının tüm detaylarını görmek ve tur paketlerini incelemek için www.prontotour.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
TEOG sınavlarında yanlışlar, doğru cevaplarınızı götürmeyecek. Bu yüzden de cevabınızı bilmediğiniz soruyu boş bırakmak size fayda sağlamaz. 

Böyle bir soruyla karşılaştığınızda cevabı ‘atın’, tutarsa 5 puan alırsınız Sonuçları liselere geçişte kullanılacak olan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) sınavlarının “ölçme değerlendirme” açısından sakıncalı olduğu için tartışmalara yol açan en önemli özelliği yanlış verilen cevapların doğruları etkilememesi. 

Daha önce yapılan liselere geçiş sınavları ya da üniversite sınavları başta olmak üzere 4 yanlış cevap 1 doğru soruyu götürürken bu uygulama TEOG sınavları için geçerli değil. Soruya yanlış cevap verseniz de doğru olan cevaplarınız bundan olumsuz etkilenmiyor. 

ŞANS FAKTÖRÜNÜ SİZ DE KULLANIN 
Ölçme değerlendirme uzmanlarının yanlışların doğruları etkilememesi yüzünden “şans” faktörü yarattığı için eleştirdiği TEOG sınavlarında bu yüzden hiçbir soruyu boş bırakmayın. 

Cevabını bilmediğiniz soruları size en yakın seçeneği işaretleyerek “sallayın”, yani şans faktörünüzü kullanın. Belki tutar. Eğer cevabını “attığınız” soru tutarsa bu size 5 puan kazandırır. 

Çünkü bu sınavlar 100 üzerinden değerlendirilerek sizin okul yazılılarınızdan biri olarak da kullanılacak. Okul yazılısı olduğunda da her doğru cevap size 5 puan kazandıracak. 

HER SORU İÇİN 2 DAKİKANIZ OLACAK 
Her dersten öğrencilere 20’şer soru yöneltilecek. Sınavların süreleri ise 40’ar dakika olacak. Bu durumda da her soruyu çözmek için 2 dakika süreniz olacak. 

Bu süre genel olarak yeterli. Ancak bir soruda iki dakikadan fazla oyalanmamalısınız. Yapamadığınız soruyu işaretleyip tüm soruları tamamladıktan sonra dönmelisiniz. Bu kez de yapamazsanız işte o zaman size en yakın gelen şıkkı işaretleyin. 

TEOG sınavlarının bir başka özelliği ise sınavların blok olarak değil, 40’ar dakikalık sürelerle yapılması. Her dersin sınavından sonra öğrencilere dinlenmeleri için 30’ar dakika süre veriliyor. Bu sürede çıktığınız sınav hakkında arkadaşlarınızla sınavın ‘kritiğini’ yapmayın. 

Çünkü bir başka sınava daha gireceğiniz için olumsuz etkilenebilirsiniz. Sınavlar tamamlandıktan sonra okulunuzda arkadaşlarınız ve öğretmenlerinizle değerlendirme yapın. DİKKAT ÖLÇÜLÜYOR Bu sınavlar sizin bilgi ve bilgiden yola çıkarak yorumlama gücünüzü ölçüyor. 

Bu aynı zamanda dikkatinizin de ölçülmesi anlamına geliyor. Üsküdar, İzmir ve Tarsus SEV İlköğretim Kurumları akademik koordinatörleri TEOG sınavlarında, bugüne kadar, okuma ve okuduğunu anlama sorularının sınavın yaklaşık yüzde 65’lik kısmını oluşturduğuna dikkat çekerek şöyle diyor:

 “Okuduğunu anlayan öğrenci sınavın yüzde 65’lik kısmını garanti altına alır. Ayrıca işlem becerisi ve yine okuduğunu anlamaya dayanan problem çözme becerisi gelişmiş öğrenciler başarıyı garanti eder.” 

DİN SORULARINDA ÇOK İYİLER 
TEOG’a giren öğrencilerin Yabancı Dil hariç en başarılı oldukları sınav Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) istatistiklerine göre 20 sorunun yöneltildiği ve 100 üzerinden puanlama yapılan bu sınavın geçen yıl ortalama puanı 73.98 oldu. Tüm soruları doğru yanıtlayan öğrenci sayısı ise 183 bin 411’e ulaştı. 

Bu sınavda erkek öğrencilerin puanı 69.45 iken kız öğrencilerde bu puan 98.92. Uzmanlar Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi sınavında öğrencilerin soruları kendi görüşlerine göre yorumladıkları için hata yaptıklarını söylüyor. 

KİMLER MUAF? 
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi sınavına Musevi ve Ermeni okullarında okuyan öğrenciler de giriyor. Bu öğrenciler kendi müfredatlarına göre hazırlanan din sorularını cevaplıyor. 

Rum okullarında okuyan öğrenciler ise bu sınavdan muaflar. Onlar için din dersi sınavı yok. Aynı şekilde devlet ya da özel okullarda okuyan ve bu dersten okullarında muaf olan öğrenciler de TEOG’da bu dersin sınavına girmeyecek. 

HANGİ KONULAR 
Öğrencilerin TEOG ilk dönem sınavlarında sorumlu oldukları konular Kaza ve Kader Ünitesi. Bu ünitenin tümünden soru gelebilir. İkinci ünite Zekât, Hac ve Kurban İbadeti’nden ise sadece iki başlıktan “İnsanın Paylaşma ve Yardımlaşma İhtiyacı” ile “İslam’ın Paylaşma ve Yardımlaşmaya Verdiği Önem”den sorumlu olacaklar. 

KURALLARA UYUN 15 DAKİKA GEÇ KALMA HAKKI: Her ders sınavı başladıktan sonra 15 dakika içerisinde gelen öğrenci sınava alınacak. Ancak bu öğrenciye ek süre verilmeyecek. 

İLK 20, SON 5 DAKİKA: Her ders sınavı başladıktan sonra ilk 20 dakika süresince öğrenciler sınıftan çıkamayacak. Sınavın bitmesine 5 dakika kala da sınıftan öğrenci çıkamayacak. 

SİYAH KURŞUN KALEM: Cevap kâğıdı üzerindeki kitapçık türü ve cevap bilgileri işaretlemeleri siyah, yumuşak uçlu kalemle yapılacak. Ama imza kısmı silinmeyen kalemle imzalanacak. 

İŞARETLEME UYARISINA DİKKAT: Cevap kâğıdında “Bu alanda işaretleme yapmayınız” kısmı hiçbir şekilde işaretlenmeyecek. 

4 FARKLI KİTAPÇIK OLACAK: Soru kitapçığı A, B, C, D diye 4 farklı türde olacak. Hangi kitapçık türünü kullanıyorsanız cevap kâğıdının üzerinde o yuvarlağı işaretleyeceksiniz. 

BİLGİLERİ KONTROL EDİN: Cevap kâğıdında TC kimlik numaranız, adınız, soyadınız bilgilerini kontrol edin, hata varsa sınav görevlisine bildirin. 

ŞIKKI İYİ SİLİN: Vazgeçtiğiniz şıkkı cevap kâğıdında iyi silin. Aksi halde optik okuyucu okuyamaz. Birden fazla şık görünürse de optik okuyucu yanlış diye değerlendirir. 

YUVARLAĞIN DIŞINA TAŞIRMAYIN: Cevaplarınız cevap kâğıdında yuvarlağın dışına taşmasın 

KOPYAYA DİKKAT: Kopya çektiğinizde görevliler tutanak tutacak ve o sınavınız iptal edilecek.

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ 
TEOG birinci dönem sınavlarında öğrenciler TC İnkılapTarihi ve Atatürkçülük dersi sınavında Bir Kahraman Doğuyor, Milli Uyanış ve Yurdumuzun İşgaline Tepkiler, Ya İstiklal Ya Ölüm ünitelerinden sorumlular. 

Bu testin yapılma ortalaması 100 üzerinden 58.80. Bu sınavda tüm doğruları yapan öğrenci sayısı 44 bin 328. Uğur Kariyer Merkezi uzmanları bu yıl TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde de değişiklikler olduğuna değinerek, 3’üncü ünitedeki Ya İstiklal Ya Ölüm kapsamında olan Batı Cephesi savaşlarından I. İnönü, II. İnönü ve Kütahya - Eskişehir Savaşları’nın sınava dahil edilmediğini söyledi. HABERTÜRK
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş,  Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu çalışmalarına devam ederken basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, gündem maddelerine ilişkin açıklamalarda bulundu... 

 YENİ ANAYASA: Görüşmeler genel çerçevesi itibarıyla olumlu bir seyir takip ediyor. MHP’ye teklifimiz verilmiştir, henüz MHP kendi içinde değerlendirmeyi yapıp son noktayı koymuş değildir. Bir karar verecek. 330 aşılacak durum anlaşıldığında, hızlı şekilde konu Meclis’e getirilecektir. Ama MHP nihai görüşünü ortaya koymuş değildir. 

SİİRT’TEKİ GÖÇÜK: Şu anda bakanlıklar arasında bir koordinasyonla ilgili bütün birimlerimiz göçükte kalmış olan 10 kardeşimizin kurtarılması için çalışmalarını sürdürüyor. En kısa sürede bu 10 işçimize ulaşılmasını temenni ederiz. 

OKULLARA KAMERA: İçişleri ve MEB’in ortak projesi olarak gündeme gelen konulardan biri, okullarımızın emniyetinin sağlanmasıdır. 

Türkiye’de yaklaşık 54 bin 500 okulumuz mevcuttur, bina olarak. Bu okulların etrafında çocukların uyuşturucudan korunmasının sağlanması, asayiş olaylarının önlenmesi bakımından kamera sistemleriyle, bu okullarımızın hepsinin çevresi gözetlenecek. 

EKONOMİ: Perşembe günü Para Piyasaları Kurulu toplantısı yapılacak. Bu toplantıda Merkez Bankası’nın yapacağı hazırlık çerçevesinde bir karar alacaktır. Ekonomide olağanüstü bir durum söz konusu değildir. 

KUDÜS’TE EZAN: (Kudüs’te ezanın yasaklanması) Kudüs dediğimiz şehir çok dinlilik tecrübesiyle yeni karşılaşmıyor. Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler birlikte yaşadılar. Bu karar Kudüs’ün geçmişine, çokkültürlülüğe hakarettir. 

ŞANGHAY 5’LİSİ: Türkiye, dünyanın bütün bölgeleriyle eş zamanlı ilişki kurabilecek ender ülkelerden biridir. Bu anlamda, Türkiye’nin elinin kuvvetli olduğunu gösteren işaretlerdir.haberturk
KPSS soru kitapçığı ve cevap anahtarının ne zaman açıklanacağı merakla bekleniyordu. 

ÖSYM bir sürpriz yaparak yarın açıklanması beklenen KPSS soru kitapçığı ve cevap anahtarının resmi sitesinden yaptığı duyuru ile yayınlandı. 

İşte 2016 KPSS soru kitapçığı ve cevap anahtarına ulaşabileceğiniz adres.. 

ÖSYM, 2016-KPSS Ortaöğretim Düzeyi Temel Soru Kitapçığı ve Cevap Anahtarının yayınlandığını duyurdu. Yapılan açıklamada "20 Kasım 2016 tarihinde uygulanan 2016-KPSS Ortaöğretim Düzeyi Temel Soru Kitapçığı ile Cevap Anahtarına, 20 Kasım 2016 tarihinde saat 13:00’dan itibaren aşağıdaki bağlantıdan erişilebilecektir. 

2016-KPSS Ortaöğretim Düzeyinde kullanılan sorular, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliğinde olup, telif hakları ÖSYM’ye aittir. ÖSYM’nin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde çoğaltılamaz, dağıtılamaz ve yayınlanamaz" denildi. 



TERCİHLER NE ZAMAN YAPILACAK? 
Lisans, Ön Lisans ve Ortaöğretim sınavlarının tamamlanmasının ardından alınacağı duyurulan KPSS tercihlerinin, bu yılın son Kamu Personeli Seçme Sınavı olan ortaöğretimin gerçekleştirilmesinden kısa bir süre sonra ÖSYM tarafından açıklanması bekleniyor. Öncelikle B Grubu kadrolar için yapılacak tercihler, kılavuzun açıklanmasının ardından İnternetortamından yapılabilecek. 

YERLEŞTİRME İŞLEMLERİ NASIL GERÇEKLEŞECEK? Adaylar ilk kez yapılacak yerleştirme işlemlerinde herhangi bir ücret ödemezken, aynı sınav sonucu ile yapacakları tüm yerleştirme işlemlerinde ücret ödeyecek. 

Yerleştirme işlemleri puan, tercih ve kadro sayılarına göre yapılacak olan adaylar, yerleştirme işlemiyle ilgili esasları tercih kılavuzundan öğrenebilecek. Yerleştirme işlemlerinde aynı puanı alan adaylar arasından diploma tarihi itibarıyla önce mezun olmuş olana, bunun aynı olması hâlinde de yaşı büyük olana öncelik tanınacak. 

ÖSYM tarafından yerleştirilen adaylar, başka bir sınav veya mülakat yapılmaksızın ilan edilmiş kadrolara doğrudan atanacak. Ancak, atama için öngörülen koşullara uymayan veya gerekli belgeleri süresi içinde getiremeyen adayların atamaları yapılmayacak.haber7
12 yıllık zorunlu eğitim 2013-2014 2014 TEOG YERLEŞTİRME TAKVİMİ 2014-2015 2015-2016 2016-2017 2017-2018 4+4+4 5.sınıf dökümanları 5.Sınıf Matematik 5.Sınıf Matematik Yazılı 6.Sınıf dökümanları 6.Sınıf Matematik 6.Sınıf Matematik Yazılı 7.sınıf dökümanları 7.sınıf matematik 7.Sınıf Matematik Yazılı 8.sınıf dökümanları 8.Sınıf Matematik 8.Sınıf Matematik Yazılı Açık Öğretim ada yayınları ADAY ÖĞRETMEN Alan Sınavı ALES AÖF ASİS Atama ve yer değiştirme Bep planı Bize Ulaşın Bölge zümresi Burs Haberleri CARTER SCHOOL Çalışma Takvimi Ders çalışma DERSHANELER Diğer Kampanyalar Dikey Geçiş Sınavı(dgs) Dikey yayınları dil eğitimi DUS Duyuru ve Anonslar e kurs e-Pansiyon E-SINAV e-yds eba Eğitim ögretim haberleri ETÜD Fatih Projesi FORMASYON Gizlilik İLKOKUL KAYIT İNOVASYON koçluk kodlama dersi KOLEJ kolej fiyatları KPDS KPSS kpss tercih LİSE Lise dökümanları M MALİYE MÜFETTİŞLİĞİ SINAVI Matematik Matematik Öğrenme Laboratuvarı Projesi matematik seminer raporu matematik seminerleri Matematik Uygulamaları MATEMATİK UYGULAMALARI matematik uygulamaları 5 matematik uygulamaları 6 matematik uygulamaları 7 matematik uygulamaları 8 MATEMATİK YARIŞMALARI Matematik zümresi MEB meb esınav MEB GYS meb haberleri mebbis MERKEZİ SINAV Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi müfredat OGES OKS OKUL KURSLARI okul servisi ORTAK SINAV Ortaokul ortaokul 2016-2017 ORTAOKUL KAYIT ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI OSYM ÖABT Ödüllü Öğrenci Yarışmalar Ögretmen Kampanyaları öğretmen öğretmen 4 aylık eğitim planı Öğretmen Akademisi ÖĞRETMEN KAMPANYALARI ÖĞRETMEN ROTASYONU Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi ösym haberleri ÖSYM SINAV TAKVİMİ ÖSYS Özel Eğitim Kursları Özel Okul ücretleri Özel Okullardan Haberler özgün yayınları PBYS Pedagojik formasyon Performans ödev konuları Polis akademisi proje ödev konuları Rehberlik Dökümanları Resmi Tatiller SBS Scientix Seçmeli Dersler Seminer Dönemi sevgi yayınları sınav stresi Sınav Takvimi Sınav Tarihi sınav uzmanı Sınıf öğretmeni dökümanları SONUÇ Sorumluluk Sınavı SOSYAL SORUMLULUK sömestr sözleşmeli öğretmen Staj imkanı stem modeli Şube Ögretmenler Kurulu takviye kursu Tayin teknoloji TEMEL LİSE TEOG TEOG SINAV SONUÇLARI TEOG YERLEŞTİRME TUS tutku yayınları Uzaktan eğitim Üniversite Haberleri üniversite tercih rehberi ünlü matematikçiler Yazılı Soruları YDS YDUS YENİ SINAV SİSTEMİ Yenilikler YGS VE LYS Yıllık Planlar YÖK ten haberler YURTKUR yüksek maaşlı iş imkanları