Öğretmene rotasyon uygulamasının da Meclis gündeminde olduğunu anımsatan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin,, Bakanlığın 800 binin üzerinde personeli olduğunu, geçen yıl 120 bin çalışanın yer değiştirme talebinde bulunduğunu söyledi. 

Bu kişilerin yer değiştirme talebini yerine getirmenin kolay olmadığını ifade eden Tekin, özellikle şehir merkezindeki okullarda yerleşik kadroların oluştuğunu, onlarca yıl aynı okulda çalışan öğretmenlerin bulunduğunu ifade etti. 

Taşradan merkeze gelmek isteyen, eş durumundan, sağlık ve öğrenim dolayısıyla yer değiştirmek isteyenlerin olduğunu hatırlatan Tekin, bu taleplerinin sağlanması için rotasyonu gündeme getirdiklerine işaret etti. 

Rotasyon il içi olacak MEB bünyesindeki öğretmenlerin hizmet süresine bağlı olarak yer değiştirme işlemlerinin yapacaklarını vurgulan Tekin, şunları kaydetti: "Bizim kimseyi rahatsız, tedirgin etmek gibi bir kaygımız yok. Ama bu insani talepleri yerine getirmek için kendimize bir alan açmak istiyoruz. 

Kimseyi bulunduğu şehirden başka bir şehirde öğretmenlik yapmaya zorlamıyoruz. Bulunduğu ilde, başka bir okulda öğretmenlik yapmasını istiyoruz. Henüz süreyi netleştirmedik ama 10 ya da 12 yıl aynı okulda çalışan bir öğretmen arkadaşımızın başka bir okulda çalışmasını isteyeceğiz. Bunlar tamamen elektronik ortamda olacak. 

MEB'in tüm personelinin yerleştirme işlemleri elektronik ortamda puanlamayla oluyor. Öğretmenlerimizin yerine elektronik ortamda puanlama esasına göre yeni kadrolar oluşacak. 

Öğretmenlerimizin bu konuda herhangi bir tedirginlik yaşamalarına gerek yok. Kesinlikle il içi, aynı ilde olacak ve 10-12 yıllık bir süre öngörüyoruz."haber7
Dershanelerin özel okula dönüştürülmesi çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, Milli Eğitim Bakanlığı, dershanelere olan ihtiyacı karşılayacak 'devlet dershanesi' formülü için harekete geçti. 

Halk eğitim merkezleri bünyesinde açılacak kurslar aracılığıyla öğrencileri ve mezunları derslerine ve sınava hazırlayacak olan Bakanlık, bu uygulamanın ayrıntılarını netleştirmeye başladı. 

Buna göre yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında “Kişisel Gelişim ve Eğitim” alanı altında açılan destekleyici kurslar yeniden düzenlendi. Böylece velilere maddi bir yük getirmeden ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören veya mezun olmuş tüm öğrencilere okul eğitimini destekleyici, sınavlara hazırlayıcı kursların devlet eliyle verilmesi ve yaygınlaştırılması amaçlandı. 

Bu kapsamda Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Anadolu Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri, Güzel Sanatlar Liseleri ve Spor Liseleri, Anadolu İmam-Hatip Liseleri ve İmam-Hatip Liseleri ile Mesleki ve Teknik Liseleri öğrencilerine, halk eğitim merkezleri bünyesinde 256 ders saatine kadar destekleyici kurs açılabilecek. 

MEB, tıpkı özel dershane formatında olduğu gibi halk eğitim merkezlerinde açılacak olan kurslarda mevcut öğrencilerle mezun öğrencileri ayıracak. Böylece her yaş grubunun kendi akranlarıyla eğitim alması sağlanacak. TÜRKİYE
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED), 2014-2015 eğitim öğretim yılında, İstanbul'daki üniversitelerin edebiyat fakültelerinde okuyan veya edebiyat dergilerinde yazan üniversite öğrencilerine vereceği karşılıksız burs başvurularını, 30 Eylül'e kadar kabul edecek. 

Dernekten yapılan açıklamaya göre, adaylar burs için 30 Eylül'e kadar "www.tded.org.tr" internet adresindeki formu doldurup "bilgi@tded.org.tr" adresine veya dernek merkezine başvurabilecek. 

 Adaylar başvuru formlarını teslim ettikten sonra bilgilerinde değişiklik yapamayacak. Başvuranlar, burs komitesinin belirlediği tarihte, dernek merkezinde sözlü mülakata alınacak. "Başarı" ve "ihtiyaç" kriterlerine göre değerlendirme sonunda burs almaya hak kazananların isimleri, internet sitesinden duyurulacak.sabah
Milli Eğitim Bakanı Avcı, TOEFL sınavları gibi bir sistemle üniversite sınavlarının yapılacağı, her ay düzenlenecek sınavlardan hangisinde en yüksek not alınırsa onun geçerli olacağı bir sistem üzerinde çalıştıklarını söyledi. 

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Başkent Öğretmenevi’nde eğitim muhabirlerine iftar verdi. İftarın ardından soruları yanıtlayan Avcı, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bakanlar Kurulu’nda soruların açıklanmasıyla ilgili talimat verdiği ve YGS ve YDS sınavlarıyla ilgili bir düzenleme yapıldığı yönünde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bir açıklaması oldu” ifadeleri üzerine Avcı, konunun yanlış anlaşılmış olabileceğini söyledi. 
 
 BAŞBAKAN'IN BİR TALİMATI SÖZ KONUSU DEĞİL! 
Bakan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü “Böyle bir talimat söz konusu değil. Şu tarafı doğru. Bu, Bakanlar Kurulunda konuşuldu ve açıklanması açıklanmaması bununla ilgili niye açıklanmıyorla ilgili Bakanlar Kurulunda bilgi verildi. ‘Bunu çalışalım’ denildi sadece. 

Yani öyle hemen açıklayalım hemen...Biliyorsunuz yasada var, Bilgi Edinme Yasası’na dahil değil. Bu da bir şeyleri gizlemek için falan alınmış bir karar değil. Çünkü bu, daha önce planlanan bir süreç. Ömer Dinçer zamanında başlatılmış bir çalışma var.” 

BİR SORU BİR DAHA YÖNELTİLMEZ 
Avcı, TOEFL sınavlarına istenildiği zaman girilebildiğini anımsatarak, bu sınavda binlerce, yüz binlerce, milyonlarca sorunun bulunduğunu, bir imtihandaki sorunun bir süre daha yöneltilmediğini anlattı. Bu sınavda alınan en yüksek puanla öğrenci kabul eden kurumlara müracaatın yapılabildiğini dile getiren Avcı, benzer bir sitemin üniversiteye giriş için tasarlandığını belirtti. 

HER AY SINAV HAKKI VERİLECEK 
 Bu sistemde, öğrencilerin bir kez sınava girdikleri sınav sonuçlarına göre değil, senenin belli aylarında veya örnek olarak her ay sınava girme hakkının olduğunu ifade eden Avcı, “O projenin gereği olarak soruların birikmesi lazım. 

Düşünün her ay soru sorduğunuz zaman senede en az 12 tane bu ölçekte sınav yapıyorsunuz demektir. Bunun için de 12 çarpı bu ölçekte soruya ihtiyacınız var bir yılda. Buna yıllar boyu düşündüğünüzde katlanıyor. 

O projenin gereği bu. Bunlar izah edildi, ‘çalışalım’ denildi sadece. Şimdi tekrar artılarıyla eksileriyle biz bunu çalışıyoruz. Bir karar verdiğimiz zaman da onu kamuoyuyla paylaşırız” diye konuştu. Bir başka soru üzerine Bakan Avcı, TEOG sınavında mahkemece iptal edilen 4 soruyu kendisinin de incelediğini belirterek, “İptal edilen sorularımız yanlış değil” ifadesini kullandı. 

KPSS'DE BİR SORU İPTAL EDİLDİ 
Öğretmenlik ve kamudaki A ve B grubu kadrolar için yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı’nda (KPSS) bir soru iptal edildi. ÖSYM’den alınan bilgiye göre, KPSS’nin 5 Temmuz’daki sabah oturumunda yer alan Genel Kültür Testi’ndeki bir sorunun, Bilim Kurulu’nun tavsiyesi üzerine ÖSYM Yönetim Kurulunca iptaline karar verildi. 

LİSE SON SINIFLARA SINAV HAKKI 
 Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, lise son sınıf öğrencilerine sınav hakkı verilmesine ilişkin “Bir sınav hakkı vereceğiz. Devamsızlıktan kalanların devamsızlığının dikkate alınmayacağı bir düzenleme yapacağız” dedi. 70’i aşkın lise türünün 7’ye indirildiğini belirten Avcı, meslek liselerinde 9. sınıfta derslerin ortak olduğunu hatırlattı. 

Özel okullardan devlet okullarına geçişe ilişkin soru üzerine de Bakan Avcı, özel okullardan devlet okullarına 2 bin 200 öğrencinin geçiş yaptığını kaydetti. El yazısı konusunda öğrencilerin zorluk çektiğinin ifade edilmesi üzerine Avcı, bunun MEB’in yaptığı en güzel işlerden bir tanesi olduğunu belirtti. Avcı, el yazısının milli bir yazı karakteri oluşmasına katkı sağlayacağını, bunun devamının getirilmesi gerektiğini vurguladı. 

TOEFL NEDİR? 
 Standart Amerikan İngilizcesini üniversite düzeyinde kullanabilme ve anlayabilme yeteneğini ölçen TOEFL (Test of English as a Foreign Language/ Yabancı Dil olarak İngilizce Sınavı) 130 ülkede ABD’nin Educational Testing Services Şirketi tarafından düzenlenir. Sınav yılda 50 kezden fazla uygulanıyor. En yüksek puan geçerli oluyor.haber7
Yerleştirme takvimine göre; 31 Temmuz – 8 Ağustos tarihleri arasında tercih başvuruları alınacak. 

• Tercih başvurularına göre kesin kayıt kazananlar 22 Ağustos’ta ilan edilecek. 
• Tercih işlemleri bireysel olarak online yapılabileceği gibi, kendi mezun olduğu okul veya herhangi başka bir okuldan yardım isteyerek de yapılabilir. 
• Tercih işlemleri https://e¬okul.meb.gov.tr adresi üzerinden yapılacak. 
• Anadolu Liseleri, Anadolu İmam Hatip Liseleri, Çok Programlı Anadolu Liseleri, Anadolu İmam Hatip Liseleri, Fen ve Sosyal Liselerinde herhangi özel bir başvuru şartı olmayacak. Genel şartları taşıyanlar başvuru yapabilecek. 

• Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nde kayıtlar bu yıl alan tercihi olmadan yapılacak. Öğrenciler bölüm seçimlerini 10.sınıfta yapabilecekler. Seçim yaparken de hem 9.sınıf Yılsonu Başarı Puanlarına hem de geçiş koşullarına (özel yetenek, mülakat, beden yeterliliği gibi) göre değerlendirme yapılacak. 
• Öğrenciler tercihlerini; yüzdelik dilimdeki konumları, başarı puanları ve okulların kontenjan durumlarına göre değerlendirerek yapacaklar. 
• Yerleştirme işlemi tek tercih listesi şeklinde ve tek seferde olacaktır. Bu nedenle yedek kayıt şeklinde bir işlem gerçekleşmeyecektir. 
• Öğrenciler tercih listesinde 15 okul yazabilecekler. 
• Ortak sınavlara girmeyen öğrencilerin bu sınavlardaki puanı 0 olarak değerlendirilecek. 
• Yerleştirme işlemleri sonucunda öğrencilerin öğrenim görmeye hak kazandıkları okullar belirlenmiş olup kesin kayıtları sistem tarafından otomatik olarak yapılacak. Velilerin ayrıca bir kayıt işlemi ile uğraşması gerekmeyecek. 

Okulların Bilgilerine Nasıl Ulaşılır? 
• Yerleştirmeye Esas Puan sonuçlarına göre öğrenci alan okulların “okul türü ve/veya alan tanıtım bilgileri” http://oges.meb.gov.tr adresinde yer almaktadır. Okul seçimlerini yaparken bu sitedeki bilgiler göz önünde bulundurulmalıdır. 
• Meslekî ve Teknik Anadolu Liselerine ait alan ve dal tanıtım bilgileri http://megep.meb.gov.tradresinden öğrenilebilir. 
• Anadolu liseleri, fen liseleri ve sosyal bilimler liselerinin tanıtım bilgilerihttp://ogm.meb.gov.tr adresinden öğrenilebilir. 
• Anadolu İmam Hatip Liselerine ait tanıtım bilgileri http://dogm.meb.gov.tr/ adresinden öğrenilebilir. 

Nakil İşlemleri Nasıl Yapılacak? 
• Yerleştirme sonrası okullarda oluşan taban puana bakılmaksızın başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak yerleştirme işlemleri gerçekleştirilecek. 
• Yerleştirmeye yönelik nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacak. 
• Nakil müracaatları 25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında (saat 17.00’ye kadar)alınacak. 
• 29Ağustos’ta nakil yerleştirme işlemleri tamamlanacak. 
• Boş kalan kontenjanlar e-okul üzerinden görülebilecek. 
• Nakil işlemleri Eylül ayı sonuna kadar devam edecek. Ancak bu sefer, nakiller okulların taban puanları baz alınarak yapılmaya devam edecek. 
• Bu yıl nakil işlemleri dışında ek yerleştirme işlemi yapılmayacak. 

Parasız Yatılılık ve Bursluluk İşlemleri 
• PYBS’ye başvuran bütün adayların tercihleri bursluluk talepleri olarak değerlendirilecek. 
 • PYBS sonucu burslu okumaya hak kazanan öğrenciler de kayıt yaptırdıkları okul müdürlüğüne belgeleri ile birlikte 30 Eylül saat 17.00’ye kadar başvurmalılar. 

Özel Okullara Başvuru Şartları 
• Özel okulların sadece burslu kontenjanlarına TEOG tercihleri aracılığı ile başvuru yapılacaktır. • Öğrenciler tercihlerinde gitmek istedikleri özel okulları burslu seçebilecekler. • Eğitim, yemek ve ulaşım ücretleri bursluluk kapsamında olacaktır. 

 Yabancı Özel Okullara Başvuru Şartları 
• Yabancı Özel Okullara başvurular şahsen başvurular ile ön kayıt yoluyla yapılacaktır. 
• Öğrencilerin8.sınıf TEOG sınavının (1.dönem ve 2.dönem için ayrı ayrı) Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji derslerinin puanları ile 8.sınıf Yıl Sonu Başarı Puanından oluşmaktadır. 
• TEOG sınavındaki dikkate alınacak derslerdeki puanların etkisi ilk dönem %30, ikinci dönem %70 olarak ağırlıklandırılacaktır. 


• TEOG Özel Okullar Modeline göre öğrenci alımı puanı hesaplama linki: www.toobpuan.com üzerinden öğrencilerin puanlarını hesaplayabilirsiniz. 
 • Özel Okullar 21 Temmuz’da taban puanlarını açıklayacak ve buna göre ön kayıtları almaya başlayacaktır. 
• Ön kayıtlar için 1.dönem 4-5 Ağustos tarihleridir. Son kayıt dönemi ise Eylül’dedir. 
• Yabancı Özel okulların kayıt dönemleri ile ilgili detaylar için http://ozelokullardernegi.org.tr/2014_2015_basvuru_klavuzu.pdf linkteki kılavuzdan yararlanabilirsiniz. 

 Tercihleri yaparken ailelerin ve öğretmenlerin önerileri çok önemli. Ancak unutmayalım ki, bu hayat çocuklarımızın ve son seçim de onların olduğu sürece daha azimli, daha başarılı olacaklardır. ERA Kolejleri Rehberlik Bölüm Başkanlığı
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, lise son sınıf öğrencilerine sınav hakkı verilmesine ilişkin "Bir sınav hakkı vereceğiz. Devamsızlıktan kalanların devamsızlığının dikkate alınmayacağı bir düzenleme yapacağız" dedi. 

Avcı, Başkent Öğretmenevi'nde, eğitim muhabirlerine verdiği iftarda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Merkezi sınav sonrası meslek liselerini tercih edecek öğrencilerin alanlarını, 10. sınıfta belirleyeceklerinin hatırlatılması üzerine Bakan Avcı, bunun lise türlerinin azaltılmasına ilişkin çalışma çerçevesinde yapıldığını dile getirdi. 

70'i aşkın lise türünün 7'ye indirildiğini belirten Avcı, meslek liselerinde 9. sınıfta derslerin ortak olduğunu hatırlattı. Avcı, 10. sınıftan sonra çocukların eğilimin daha da netleştiğini belirtti. Sadece meslek liselerinde değil diğer okullar da derslerin aynı olduğunu ifade eden Avcı, okullarda hangi programlarının yer aldığına ilişkin bilginin bakanlığın internet sitesinde yer aldığını söyledi. 

Özel okullardan devlet okullarına geçişe ilişkin soru üzerine de Bakan Avcı, geçişlere ilişkin sürecin velilerden gelen talep üzerine uzatıldığını anımsatarak, bugün itibariyle özel okullardan devlet okullarına 2 bin 200 öğrencinin geçiş yaptığını kaydetti. Mahkemelerde kararların 6 ay sonra verildiğini dile getiren Avcı, bu süreçte çocukların okula yerleştiğini belirterek, Meclis'te görüşülen kanun tasarının içerisinde ÖSYM ve MEB'e ilişkin itirazların belli sürede sonlandırılmasına ilişkin bir maddenin yer aldığına işaret etti. 

Görüşmelerin sonucu bu sürenin 10 güne çıkarıldığını belirten Avcı, öğrenci ve velilerin itirazları olması halinde 10 gün içerisinde müracaat edebileceğini dile getirdi. Yürütmeyi durdurma kararına itiraz etmeyeceklerini dile getiren Avcı, mahkemelerin konuyu esastan görüşüp karar vermesini istediklerini ifade etti. 

Avcı, tüm süreler kullanılırsa 47 günde itirazların sonuçlanacağını belirtti. El yazısı konusunda öğrencilerin zorluk çektiğinin ifade edilmesi üzerine Avcı, bunun MEB'in yaptığı en güzel işlerden bir tanesi olduğunu belirtti. 

Avcı, el yazısının milli bir yazı karakteri oluşmasına katkı sağlayacağını, bunun devamının getirilmesi gerektiğini vurguladı. -"Daha küçük sınıflara geçilmeyecek" Merkezi sınavların gelecek yıl 6 ve 7. sınıflara da uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin soru üzerine de Avcı, "Bu sene 8. sınıflarda devam edilecek, daha küçük sınıflara henüz geçilmeyecek" dedi. 

 Uyuşturucuyla mücadele konusunda bakanlıkların yaptığı toplantının çok verimli olduğunu belirten Avcı, amaçlarının bakanlıkların bu çalışmalarını uyumlu hale getirmek olduğunu söyledi. Her bakanlığın bu konuyla ilgili bir müsteşar yardımcısı görevlendirdiğini kaydeden Avcı, okul ve çevre güvenliği konusunda gelecek yıl için önemli çalışmalar yaptıklarını ifade etti. 

16 bin okul müdürünün değerlendirmeye tabi tutulduğunun hatırlatılması ve ne kadar müdürün öğretmenliğe döneceğinin sorulması üzerine Avcı, bu sayının yanlış olduğunu, 4 yılını dolduran müdürlerin tamamının 16 bin kişi olduğunu söyledi. 

Avcı, bu müdürlerin yüzde 60-70'inin tekrar görevlerine devam edeceğini tahmin ettiklerini dile getirdi. Bunun demokratikleşme yolunda atılmış önemli bir adım olduğunu belirten Avcı, bu kültürün ilk defa okullara girdiğini, bunun önemli sonuçlar vereceğini düşündüğünü kaydetti. 

Avcı, "20 yıl görev yapmış bir adam bu kriterleri sağlayamadıysa hakikaten o artık müdürlük yapmasın" diye konuştu. Bakan Avcı, öğretmenlik görevinin sanki bir cezai müeyyide gibi sunulmasının yanlış olduğunun altını çizdi. 

Ağustosta yapılacak öğretmen atamalarına dair soru üzerine de Bakan Avcı, okullar açılmadan atamaları yapmak istediklerini belirterek, okulların açılacağı 15 Eylül itibariyle herkesin yerini bulacağını kaydetti.  Yardımcı ders kitaplarının denetlenmesinin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine de Bakan Avcı, buna ilişkin bir düzenleme yapılmasının planlandığını dile getirdi. 

Dershanelerin dönüşümü sürecinde başvuruların ne aşamada olduğu sorusu üzerine de Avcı, dönüşüm müracaatların 2 Haziran'da başladığını, bugün itibariyle 225 kurumun başvuruda bulunduğunu bildirdi. 

Bu zaman içinde irtifak hakkı ve bina kiralamaya ilişkin yönetmeliğin de çıkarılacağını anımsatan Avcı, bu yönetmeliklerin ardından sayının daha da artmasını beklediklerini söyledi. Öğrencilerin bu sene dershaneye gideceğini kaydeden Avcı, 1 Eylül 2015'ten itibaren ihtiyacın azalacağını, merkezden yapılan sınavla okulun tekrar öne çıkmaya başladığını dile getirdi. 

Bakan Avcı, lise son sınıfta tek dersten kalan öğrencilere dair bir çalışma olup olmadığına ilişkin soru üzerine "Her sene yapıyoruz, bu sene de yaparız. Bir sınav hakkı vereceğiz. Devamsızlıktan kalanların devamsızlığının dikkate alınmayacağı bir düzenleme yapacağız" yanıtını verdi. 

Çantaların hafifletilmesine ilişkin bir soruya karşılık da Bakan Avcı, bu konuda çalışma yapmaya korktuklarını aktaran Avcı, bu konuda başlattıkları çalışma kapsamında TÜBİTAK'a bir kitap sipariş ettiklerini, kitabın çok kalın geldiğini söyledi. 

Müfredatı sadeleştirmeyi çalıştıklarını belirten Avcı, gerçekten öğretebileceklerine kitaplarda yer verileceğine işaret etti. Kitapları birinci ve ikinci sömestr olarak ayıracaklarını dile getiren Avcı, bunun 2015-2016 eğitim öğretim yılına hazırlanması için çalışacaklarını belirtti. 

"Bugün itibariyle Türkiye genelinde 936 Anadolu İmam Hatip Lisesi, bin 355 imam hatip ortaokulu var. Toplam öğrenci sayımız ortaokul artı lise 713 bin 884. Anadolu öğretmen liselerini biliyorsunuz kapattık. Bunları ya Anadolu lisesi, ya fen lisesi, ya sosyal bilimler ya da Anadolu İmam Hatip Lisesi yapıyoruz. 

Şimdi bunlarla ilgili çok fazla spekülasyon yapıldığı için sanki kapatılan tüm Anadolu öğretmen liseleri imam hatip lisesi oluyormuş gibi bir algı oluştu. Türkiye genelinde 298 Anadolu Öğretmen Lisesi vardı. Bunlardan 5'i Anadolu İmam Hatip Lisesi'ne dönüştürüldü. Kız imam hatiplere büyük talep var. Toplam 107 kız Anadolu imam hatip lisemiz var. Bunların 22 tanesi bu sene açıldı."haber7
Açıklamada, ÖSYM'nin, 2010'da ortaya atılan kopya iddiaları ile iptal edilen KPSS sınavının ardından yeniden yapılanma çalışmalarına büyük bir hızla devam ettiği ve bu yapılanmasını yürüttüğü sınavlarda hak ve adaletin tesis edilmesi temeline oturttuğu kaydedildi. 

Aradan geçen süre içerisinde gerek fiziksel ve teknolojik altyapının yenilenmesi, gerek mevzuat altyapısının oluşturulması, gerekse yürütülen iş ve işlemlerde, verimli ve performans artırıcı iyileştirmelerin ısrarlı ve sabırlı bir yönetim anlayışıyla teker teker hayata geçirildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: 

"Bazı menfaat çevrelerinin tüm yıldırma, baskı kurma, yıpratma ve dayatmalarına karşılık büyük bir özveri ile gece gündüz demeden sistemler yenilenmiş ve uygulamaya alınmıştır. Maalesef bu çevrelerin her türlü yıpratıcı girişimleri devam etmekte; asılsız ve yalan haberlerle, uydurma dedikodularla kurumun yıpratılmasına yönelik girişimler sürdürülmektedir.

 Kimsenin şüphesi olmasın ki her türlü zorluğu doğru ve adil bir yönetim anlayışına dayanarak aşan ÖSYM, hiçbir somut ispat vasıtasına dayanmayan bu tür girişimlerden de asla yılmayacak, hak ve adaletli sınav yürütme anlayışını devam ettirecektir." 

 "Kurum, saldırılara maruz kalmaktadır" ÖSYM'nin her yıl yaklaşık 10 milyon adayı sınava aldığı, aileleri de göz önüne alındığında, merkezin neredeyse toplumun yüzde 60'ını yakından ilgilendirdiğine dikkati çekilen açıklamada, o nedenle ÖSYM hakkında yapılan her türlü haber ve değerlendirmenin toplumda hemen karşılığını bulduğu, bunun da "menfaat çevrelerinin gayri ahlaki girişimlerini cesaretlendirdiği" belirtildi.

 Konuyla ilgisi olsun olmasın yapılan haberlere ÖSYM lafzının kondurulmasıyla toplumun ilgisinin konuya çekilmesinin hedeflendiği kaydedilen açıklamada, merkezle hiçbir ilgisi olmayan merkezi sınavlarda oluşan herhangi bir tartışmada bile ÖSYM'nin sorumlu olarak ilan edilebildiği dile getirildi. Bir kamu kurumu hakkında olumsuz algı uyandırmaya yönelik bu saldırıların kabul edilemez olduğu ifade edilen açıklamada, bazı yazarların "düzmece bir sınav skandalı" senaryosuyla çekinmeden reyting oluşturma gayreti içerisine girebildiği savunuldu. 

ÖSYM'nin bu girişimlere kayıtsız kalmadığı ve tekzip ettiği belirtilen açıklamada, ancak asılsız iddia ve haber yapanların amaçlarına ulaştıklarından, bilgi kirlenmesinin etkisini sürdürdüğü vurgulandı. Son zamanlarda ÖSYM sınavlarının bazılarında müfredata uyulmadığı veya tarih sorularının sadece bir kitaptan sorulduğu gibi tamamen asılsız haberlerin bunun en son örneği olduğuna işaret edilen açıklamada, "Soruların bir kitaptan alıntı olduğunu yazanlar, bir kitabın bilerek veya bilmeyerek reklamını yapma gayreti içine düşmüşlerdir" denildi. 

 Açıklamada, kamuoyunun ÖSYM’nin resmi sitesi dışında verilen haber ve duyurulara itibar etmemesinin önemine işaret edildi. Kurumun doğal yapısı ve öneminden dolayı, konuyla ilgisi olsun veya olmasın herkesin her zaman ve her yerde bir şeyler yazdığı ve çizdiğinin dile getirildiği açıklamada, ancak 2010 sonu itibariyle ÖSYM’nin kurumsal yapısını düzenleyen herhangi bir yasal mevzuatı bulunmadığı ve tamamen yöneticilerinin inisiyatifleriyle yürütülen bir kurum olduğu gerçeğinin hiçbir zaman dile getirilmediğine dikkati çekildi. 

 2010-KPSS’de yaşanan olağandışı sonuçlar nedeniyle kurumun tüm üst yöneticilerinin görevden alındığının anımsatıldığı açıklamada, görevi devralan ÖSYM yönetiminin, hizmetlerin istenilen kalitede yürütebilmesi için 6 ay gibi bir sürede 6114 sayılı ÖSYM kuruluş yasası çıkartılarak kurumu idari ve mali olarak özerk bir yapıya kavuşturduğu hatırlatıldı. 

İzleyen yıllarda ise 15 yönetmelik hazırlandığı kaydedilen açıklamada, kurum çalışanlarının alışkanlıklarının değiştirilerek yapılan her işin kayıt altına alındığı, yazılı talimatların uygulandığı bir çalışma ortamının sağlandığı ve sınavların her aşamasında yapılan iş ve işlemlerin kayıt altına alınarak bireylerin inisiyatiflerinden, sözlü talimatlardan arındırılmış bir kurum oluşturulduğu vurgulandı. 6114 sayılı yasa ile Türkiye’de ilk defa kopya çekmek ve vermenin suç haline getirildiği belirtilen açıklamada, sınav kurallarının ihlal edilmesine yönelik cezai uygulamaların mümkün hale getirildiği kaydedildi. 

"Kopyanın nasıl oluştuğunun peşine düşmemişlerdir" Açıklamada, ÖSYM'nin, 2010'den sonra aday odaklı çalışmalarıyla kendini öne çıkartan, yapıcı eleştirileri ve önerileri en ince detaylarına kadar değerlendiren, bedeli ne olursa olsun kesinlikle tek bir adayı dahi mağdur etmeyen, sorunların üzerini örterek kurtulma anlayışının tam tersine her sorunu ele alıp çözümler üreten bir kuruma dönüştürüldüğü belirtildi. 

  Açıklamada, şunlar kaydedildi: "ÖSYM’ye büyük oranda ilgi gösterenler, köşe yazarları, eğitim uzmanları, her nedense; 2010-KPSS’deki kopya iddiaları ile çalkalanan kurumun, ondan sonra hiçbir sınavı aksatmadan ve geciktirmeden yürüttüğünü görmezlikten gelmiştir. Kopyanın nasıl oluştuğunun, sınav şebeklerinin nasıl çalıştığının, menfaat odakları ile ÖSYM’nin arasındaki olası ilişkilerin peşine düşmemişlerdir. 

Kalem şeklinde kameraların, silgi içine yerleştirilmiş kameraların, kol saati şeklinde cep telefonlarının, düğme, anahtarlık, broş, küpeye benzetilmiş elektronik bilgi transferi gerçekleştirilmek üzere özel olarak tasarlanmış cihazların sınavlarda kullanılmasına nasıl müsaade edildiği hiçbir zaman sorgulanmamıştır. Her hali ile çalışma motivasyonunu tamamen yitirmiş olan bir kurum devralan ÖSYM yönetimi, hemen işe koyularak öncelikle kurumun iş ve işlemlerini geciktirmeden yürütmenin ve sınav takvimine sekte vurmadan tamamlamanın gayreti içine girmiştir." 

 5 Ekim 2010'da sınav güvenlik kurallarnın ilan edildiği, adaylara kalem, silgi, kalemtıraşın ÖSYM tarafından verildiği, kopya alma ve vermede en çok yararlanıldığı tespit edilen sınavda tuvalete gitmenin yasaklandığı hatırlatılan açıklamada, cep telefonu, anahtarlık, metal eşyalar, kulaklık gibi her türlü bilgi iletişim aracı olarak kullanılabilecek nesnelerin görevliler de olsa dahi sınav binalarına alınmasına müsaade edilmediğine işaret edildi. 

Emniyet Genel Müdürlüğü ile yakın çalışılarak binalara giriş ve çıkışların kontrollü gerçekleştirilmeye özen gösterildiğinin belirtildiği açıklamada, "Sınavlardan menfaat temin edenler hiç hoşlanmasa da bu konuda ısrarlı yönetim anlayışı sınav sistemine önemli oranda bir düzen getirmiştir" denildi. 

"Bilişim teknolojisi modernize edildi" ÖSYM hakkında yazanların; ÖSYM'nin, değişim sürecine tamamen kapalı olan ve oldukça eskimiş teknolojik altyapısı ile hizmet vermeye devam eden bir kurum olduğunu "hiç yazmadıklarının" belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Tam aksine sanal bir saygınlığın ardına sığınmayı tercih etmişlerdir. 

2010'da kopyalar ile çalkalanan kurumun düştüğü durumu görmezlikten gelerek, yeniden yapılanma sırasında menfaat çevrelerinin oluşturduğu kirletme girişimlerine kapılmışlardır. Nesli tükenmiş yazılım dillerinde yazılmış, kaynak kodları bile mevcut olmayan, kişilere bağımlı operasyonlar yürüten bir kurumu devralan ÖSYM yönetimi ise hiç gecikmeden uzmanlarından oluşan bir Bilişim Uzmanı Ekibini kurarak en son bilişim teknolojilerine dayanan bilişim sistemlerini hayata geçirmek üzere çalışmaları başlatmıştır. 2012'de bu çalışmalar meyvelerini vermiş ve tüm ÖSYM bilişim sistemi hem yazılım hem de donanım olarak günün teknolojik gelişmelerine uygun olarak yeniden tasarlanarak kullanıma alınmıştır. 

2010'a kadar bilişim sistemleri bakımından tamamen kurum dışına ve bireye bağımlı çalışmak zorunda olan ve çok büyük miktarlarda bakım maliyetleri ödemek zorunda kalan ÖSYM, kendi sistemlerine kavuşmuş ve hem sistemleri günün koşullarına göre geliştirme becerisini kazanmış hem de kurum dışına bağımlılığı çok büyük oranda ortadan kaldırmıştır."

 Soru temini ve gizlilik Açıklamada, ÖSYM hakkında her ortamda olumsuz bir şeyler dile getirmekten mutluluk duyanların; 2010 ve öncesi ÖSYM’sinde sınavların nasıl hazırlandığını, soruların nasıl temin edildiğini, ülkenin her yerinde aslı olan olmayan soru satışlarının ve sahte cevap anahtarlarının nasıl menfaat odakları tarafından pazarlandığını hiç konuşmadıkları ve bunları görmezden gelerek sanal bir algının arkasına sığındıkları savunuldu.  

Açıklamaya şöyle devam edildi: "Soruların ve sınavların hazırlandığı ortamda, cep telefonları ile konuşmanın serbest olduğu, her bilgisayarın internete açık olarak çalıştırıldığı, sınavların orada hazırlanıp yüksek sesle okunduğu, koridorlarda sadece çalışanlar değil misafirlerin, hatta, öğrencilerin bile çok rahat dolaştığı, giriş ve çıkış kontrolü sağlamanın hiç düşünülmediği bir ortamda görevi devralan ÖSYM yönetimi, hiç gecikmeden ÖSYM Soru Hazırlama ve Geliştirme ile Bilgi Güvenliği ve Yönetimi Dairelerini 'Kırmızı Alan' olarak ilan etmiştir. 

Sadece o birimlerde çalışanların ve soru yazmak üzere gelen akademisyenlerin giriş ve çıkışına müsaade edilmiştir. Cep telefonuyla bu alanlara giriş yasaklanmış, bu alanlardaki bilgisayarlar internete kapatılmıştır. 

Bu alanlara sadece misafir değil diğer dairelerin yöneticilerinin dahi girmesine müsaade edilmemiştir. Kırmızı alanların giriş ve çıkışları kamerayla kaydedilmeye başlanmış ve bu alanlarda çalışanlar için e-imza uygulaması başlatılmıştır." 

ÖSYM'nin e-imza ve parmak izi sistemleriyle herkesin nerede, ne zaman, hangi bilgiyi sisteme girdiği, hangisini değiştirdiği, hangisinin fotokopisini aldığının kayıt altına alacak altyapıyı kurduğunun kaydedildiği açıklamada bir alandaki soruların diğer alanlarda çalışanların hatta aynı alanda çalışan diğer çalışanların dahi görmesinin imkansız hale getirildiği belirtildi. Açıklamada, soru yazmak üzere gelen akademisyenler ve çalışanlara gizlilik sözleşmesi imzalatılarak söz konusu bilgilerin gizliliğini korumakla sorumlu tutulduğuna işaret edildi.

 "Çöp dahil hiçbir şey dışarı çıkarılmıyor" Her türden olası bilgi transferini önlemek amacıyla ÖSYM yönetiminin, sınav öncesi "Kapalı Dönem" uygulamasının yeniden tanımladığının vurgulandığı açıklamada, Kapalı Dönem Sınav Evrakı Oluşturma Sürecinin yazılarak, yapılan her çalışmanın kayıt altına alındığı belirtildi. 

Açıklamada, ÖSYM’de sınavların 2010'dan itibaren tamamıyla dış dünyaya kapalı, 80’den fazla noktada sinyal kesici (jammer) bulunan, her türlü internet bağlantısından arındırılmış, elektronik iz sürme (loglama) teknolojisi ile her şeyin kaydının tutulduğu, içeriye giren çöp dahil hiçbir şeyin sınav bitene kadar dışarı çıkarılmadığı matbaada hazırlanmaya başlandığı kaydedildi. 

 Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Sınavlarda sorulacak olan soru sayısının tam 10 katı soru, her alanın ilgili uzmanı tarafından kendi elektronik imzasıyla soru bankasından seçilerek özel olarak üretilmiş, kripto ile kayıt tutan taşınabilir bir belleğe aktarılmakta ve en az iki görevlinin kontrolünde ve gözetiminde matbaaya ulaştırılmaktadır. 

Kapalı dönem içerisinde sınav koordinatörü veya ÖSYM Başkanlığınca yetkilendirilmiş personel, bu sorular arasından sınavda sorulacak kadar soruyu rastgele seçerek kriptolu bellekten tamamıyla bağımsız olarak çalışan matbaa bilişim sistemine transfer etmektedir. Böylece sınavdan önce matbaa dışında hiç kimsenin sınavda sorulacak soruları görmesinin veya bilmesinin olanağı kalmamıştır. 

Matbaanın girişinde emniyet personeli ve akademisyenlerden gözlemci atanarak 24 saat kesintisiz bu gizliliğin korunması sağlanmaktadır. Bugün, 3 günden 23 güne kadar süren ve 150-160 kişinin aynı anda baskı için kapalı bir ortamda tutulduğu sınavlar dahil her hangi bir sorun olmaksızın düzenlenebilmektedir."Haber7
23 Mart Pazar günü Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile başlayan üniversite maratonunun tercih süreci 7-17 Temmuz arasında tamamlandı. 

Okumak istediği üniversite ve bölüm tercihlerini yaparak ÖSYM’ye bildiren adaylar şimdi de yerleştirme sonuçlarının açıklanmasını bekliyor. 

Yerleştirme sonuçlarının ne zaman açıklanacağı henüz belli değil. Ancak, ÖSYM’den daha önce yapılan açıklamalara göre, üniversite kayıtları tüm kurumlarda 1-5 Eylül arasında alınacak. Kayıt hakkı kazanan adayların işlemleri üniversitelerce yürütülecek. Hürriyet
Milli Eğitim Bakanlığı’nca illere gönderilen yazıyla özel ortaöğretim kurumlarından ayrılmak zorunda kalan ya da bırakılan öğrencilerin MEB'e bağlı resmi ortaöğretim kurumlarına nakil ve geçişlerinin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın onayıyla 2013-2014 ders yılı bitimine kadar il milli eğitim müdürlükleri tarafından e-okul sistemi üzerinden gerçekleştirildiği belirtildi. 
 Yazıda, yaşanan süreçte nakil ve geçiş başvurusu yapamayan, süreçten sonradan haberdar olan veya eğitim ve öğretimin bölünmemesi için 2013-2014 ders yılının bitiminden sonra nakil olmak isteyen öğrencilerin bulunması nedeniyle başvuru süresinin uzatılması yönünde yazılı, sözlü ve elektronik ortamda talepler alındığı ifade edildi. 

Öğrencilerin mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla 2013-2014 ders yılı ile sınırlandırılan nakil ve geçiş başvuru süresinin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın onayıyla 30 Eylül 2014'e kadar uzatıldığı bildirildi.haber7
Üniversite sınavına giren öğrencilerin tercihlerini yaptığı bugünlerde gözler en iyi eğitim veren kurumlara çevrildi. 
 
TÜRKİYE'NİN EN İYİ CEO'LARI NEREDEN MEZUN Üniversite tercihi, gençlerin iş dünyasındaki kariyerlerini de belirliyor. İnsan kaynakları danışmanlık firması Data Expert, 3 bin 850 üst düzey yönetici üzerinde yaptığı araştırma sonucunda Türkiye’nin en iyi firmalarındaki tepe yöneticilerinin hangi okullardan mezun olduğunu buldu. 

ODTÜ BİRİNCİ SIRADA Araştırmanın sonuçlarına göre; Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 14’ünün Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu olduğu ortaya çıktı. Listede ODTÜ’yü yüzde 12 oranla Boğaziçi Üniversitesi ve yüzde 10’la İstanbul Teknik Üniversitesi takip ediyor. 

MARMARA VE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 4 VE 5'İNCİ SIRADA ODTÜ ve İTÜ, özellikle mühendislik alanında verdikleri mezunlarla Türk İş dünyasına katkıda bulunurken, Boğaziçi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının başarısıyla dikkat çekiyor. Bu üç üniversiteden mezun yöneticilere her sektörün tepesinde rastlanıyor. Listede 4. ve 5. sırayı Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi paylaşıyor. Başarıları köklü eğitim geleneğine ve her yıl çok sayıda mezun vermelerine bağlanıyor. Marmara Üniversitesi özellikle İletişim ve Ekonomi, İktisat alanında verdiği mezunlarla dikkat çekiyor. 

BİLKENT ÜNİVERSİTESİ 7'NCİ SIRADA YER ALDI Araştırmaya göre, vakıf üniversiteleri arasında ilk sırada bulunan Bilkent Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi’nin ardından 7. sırada yer alıyor. İlk 10’da yer alan diğer üniversiteler ise sırasıyla Yıldız Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi. 

EN ÇOK YÖNETİCİNİN YETİŞTİĞİ BÖLÜM İŞLETME Araştırma, listedeki bu üniversitelerin özellikle İşletme, Endüstri Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, İktisat, Uluslararası İlişkiler gibi bölümlerinin mezunlarının iş dünyasındaki yönetici pozisyonlarına daha hızlı ulaşabildiğini gözler önüne seriyor. 

Üst düzey yöneticilerin yaklaşık yüzde 50’sinin Mühendislik bölümlerinden mezun olması da araştırmanın diğer çarpıcı verileri arasında. Listede en çok yöneticinin yetiştiği bölüm İşletme görünüyor. Ancak bu durum daha çok bu bölümden mezun kişi sayısının yüksek olmasına bağlanıyor. 

ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİN YÜZDE 50'Sİ MÜHENDİS 
Data Expert tarafından hazırlanan araştırma, mühendislik fakültesi mezunlarının şirketlerin yönetiminde her alanda yer alabildiğini de gösterdi. Yönetimden pazarlama, satış koltuklarına ve hatta insan kaynakları koltuklarına kadar her alanda mühendislerin bulunduğu göze çarpıyor. Üst düzey koltuklarda oturan yöneticilerin yüzde 46’sı mühendis
Bakanlık, lise tercihleri öncesi illere kapasite sorunu yaşanmaması için kontenjan artışına ilişkin yazı gönderdi. 


Yazıda, temel eğitimden ortaöğretime geçiş uygulamasının tüm okullar için merkezi yerleştirmeyi esas kılması ve resmi ortaöğretim kurumlarının Anadolu statüsüne dönüştürülmesi nedeniyle mevcut okul ve dersliklerinin kapasitelerinin, en üst seviyede öğrenci yerleştirilecek şekilde planlaması gerektiği belirtildi. 

Yazıda, bu bağlamda, ortaöğretimin zorunlu eğitim kapsamında olması nedeniyle Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne bağlı okulların kontenjan sayılarının belirlenmesinde mevzuat doğrultusunda, okulların fiziki şartları ve derslik sayısı dikkate alınarak kontenjanlarının belirlenmesinde maksimum düzeyde öğrenci alımını teminen il maarif müfettişlerinin gözetiminde, ilçe ve il millî eğitim müdürlüklerince kamu kaynağının ve kapasitenin azami olarak kullanımının sağlanmasının büyük önem arz ettiği ifade edildi. 

 Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine göre fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, güzel sanatları ve spor liseleri ile Anadolu sağlık meslek liselerinde bir şubeye alınacak öğrenci sayısı en fazla 30, diğer okullarda ise 34, öğrenci sayısının çok fazla, derslik sayısının yetersiz olduğu durumlarda ise eğitim ortamı uygun olması kaydıyla bir şubedeki öğrenci sayısı en fazla 40 olabilecek. 

Bakanlık, geçen yıl da Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonucuna göre öğrenci alan fen ve sosyal bilimler liseleri ile her türdeki Anadolu liselerinin kontenjanlarını yüzde 30 artırmıştı. MEB, geçen eğitim öğretim yılında, 2012-2013 eğitim öğretim yılına göre fen liselerinin 12 bin 376 olan 9. sınıf kontenjanını 15 bin 780'e Anadolu liselerinin 9. sınıf kontenjanı 226 bin 900'den 314 bin 110'a, Anadolu öğretmen liselerinin kontenjanı 29 bin 780'den 31 bin 200'e, sosyal bilimler liselerinin kontenjanı 2 bin 522'den 2 bin 782'ye, Anadolu imam hatip liselerinin kontenjanı 42 bin 144'ten 64 bin 170'e, Anadolu türü mesleki teknik eğitim okullarının kontenjanı ise 139 bin 513'ten 184 bin 707'ye çıkarmıştı.haber7
Kavram Meslek Yüksekokulu yeni eğitim-öğretim yılına yeni Mütevelli Heyetiyle başlıyor.

Mütevelli Heyeti Başkanı Bora Gündüzyeli, yeni eğitim-öğretim yılında Kavram MYO’nun hedeflerini ve eğitim sektörüne kazandıracağı ivmeyi şöyle özetledi : “Biz öğrencilerimize ALTIN BİLEZİK kazandırıyoruz”. 

 ‘’ALTIN BİLEZİK’’ Gündüzyeli Kavram Meslek Yüksekokulu’nun yeni misyonu hakkındaki görüşlerini şöyle açıkladı: “Misyonumuz, yani amacımız, okuttuğumuz her gencimizi bir ALTIN BİLEZİK sahibi yapmaktır. 

Eğitim sektörüne sıçramasından çok da hoşnut olmadığım promosyon çılgınlığında “ÖğrencilerimizeALTIN BİLEZİK veriyoruz” sloganı aslında tehlikeli bir slogan.Çünkü; bizim vereceğimiz ‘’Altın Bilezik’’promosyon değil, eskilerin tabiriyle, öğrencimizin yaşam standardını belirleyecek ‘’meslek’’ anlamına geliyor. Evet biz öğrencilerimizi 2 yıl gibi kısa bir sürede meslek sahibi yaparak, hayatlarını çok daha erken yaşlarda şekillendirmelerini sağlıyoruz. 

MESLEĞİ ve HAYATI ÖĞRETİYORUZ 
Yıllardır Meslek Yüksekokulları toplumumuzda ‘’2 yıllık okul işte!’’ denilerek küçümsendi. Ama bu algının ne kadar yanlış olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Öyle ki; Üniversite sınavlarındaki puanlamaya ve başarı oranlarına baktığımda, öğrencilerin çoğunun aslında Meslek Yüksekokullarına gitmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü;gençler o sınava hazır değiller, ne olacaklarına karar vermemişler ve ne yapacaklarını bilmiyorlar. 

Mezun olduklarında, tabiri caizse ‘’sudan çıkmış balık’’ misali iş hayatının zorlu çarklarına adapte olabilmek için çok daha fazla efora ihtiyaç duyuyorlar. Halbuki Meslek Yüksekokulumuzdan 2 yılda hem eğitim almış,hem de sektörün duayenlerinden uygulama görmüş mezunlarımız ise çalışma hayatına hem daha kolay adapte oluyor, hem de daha kolay iş bulabiliyorlar. Bu yüzden, diğer üniversite mezunlarından daha şanslı konumdalar. 

ZAMAN ve MALİYET TASARRUFU 
Biz 4 yıllık bir üniversite için ayrılan eğitim bütçesiyle gençlerimizi isterlerse akademik kariyere kadar taşıyabiliyoruz. Öğrencilerimiz, tercihen 2 yıldan sonra DGS ile,anlaşmalı olduğumuz birçok üniversitede eğitimlerini, hem de indirimli olarak 4 yıllık lisans programlarıyla tamamlayabiliyorlar. 

Yani öğrencilerimiz iki yılda mesleğin inceliklerini öğrenip,sektörde yer edindikten sonra,dilerlerse eğitimlerini4 yıla tamamlayıp, hatta üstüne akademik kariyer yaparak uzmanlaşabilirler.Bütün bunları kısa zamanda gerçekleştirerek hem zamandan, hem maliyetten tasarruf sağlamış olurlar. 

PROGRAMLARIMIZ 
Yüksekokulumuzda öğrencilerimizin kabiliyetlerine göre birçok mesleğin eğitim programının öğretimini yapıyoruz. Bu Programlar; Aşçılık, Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgisayar Programcılığı, Çocuk Gelişimi, Çorap ve Moda Tasarımı, Dış Ticaret, Fizyoterapi, Grafik Tasarımı, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İlk ve Acil Yardım, İş Sağlığı ve Güvenliği, Lojistik, Moda Tasarımı, Radyo ve TV Programcılığı, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Spor Yönetimi, Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri, Uygulamalı İngilizce ve Rusça Çevirmenlikler şeklinde sıralanabilir. 

AİLE YÖNLENDİRMESİ 
Ailelerin, çocuklarını kabiliyetleri doğrultusunda meslek seçimine yönlendirmeleri gerekir. Gelişmiş ülkelerde mesleki eğitimeyönlendirme çok daha erken yaşlarda yapılıyor. Kavram Meslek Yüksekokulu olarak yeni vizyonumuz, yani hedefimiz; diplomalı işsizler ordusu yerine, mesleki eğitimlebaşarı kazanmış akademisyen ve hatta müteşebbisler yetiştirmektir. Sonuç olarak diyoruz ki; Kavram MYO yeni eğitim-öğretim yılınaiddialı bir başlangıç yapıyor. Unutmayınız, vereceğiniz karar,hayatınızın yönünü belirleyecektir.
Danıştay, bir yıl süreyle sürücü kurslarında çalışmayan sertifikalı lise mezunlarının direksiyon eğitmeni olarak çalışmasını yasaklayan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’nin geçici birinci maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Danıştay karar verdi, lise mezunları da direksiyon eğitimi verebilecek 

Kararla birlikte artık lise mezunu eğitmenlerin de sürücü kurslarında mesai yapabileceğini belirten Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, kararın ülke genelinde yaklaşık 6-7 bin sertifikalı lise mezunu direksiyon eğitmenlerinin ilgilendirdiğini söyledi. 

Milli Eğitim Bakanlığı, 29 Mayıs 2013’te; özel motorlu taşıt sürücüleri kurslarının işleyişiyle ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla bir yönetmelik çıkardı. Yönetmelikteki sürücü kurslarında direksiyon eğitmeni olarak çalışacakların şartları şöyle sıralandı: "Direksiyon eğitimi dersi için; üniversitelerin direksiyon eğitimi ile ilgili alanlarından ön lisans veya lisans mezunu olup öğreticilik yapacağı sınıftan sürücü belgesi sahibi olmak. 

Yüksekokul mezunu olup öğreticilik yapacağı sınıftan en az üç yıllık sürücü belgesi sahibi olmaları koşuluyla Bakanlık veya Milli Eğitim müdürlüklerince verilmiş ‘Direksiyon Eğitimi Öğreticiliği Belgesi’ne sahip bulunmak (Herhangi bir sınıftan ‘Direksiyon Eğitimi Öğreticiliği Belgesi’ bulunanlar başka bir sınıf sürücü belgesi aldığında bir yıl sonra yeni sertifika grubunda eğitim verebilir."

 Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, yönetmeliğin direksiyon eğitmenlerinin şartını düzenleyen, 'Bu yönetmeliğin yayımı tarihinden önce, özel motorlu taşıt sürücüleri kurslarında yöneticiler hariç en az bir yıl eğitim personeli olarak görev alan veya halen görevde bulunan eğitim personelinin özlük hakları saklıdır' şeklindeki yönetmeliğin geçici birinci maddesinin iptali için Danıştay’a müracaat etti. Müracaatı değerlendiren Danıştay 8. Dairesi, geçici birinci maddenin yürütmesinin durdurulmasına hükmetti. 

3 BİN 400’Ü AŞKIN SÜRÜCÜ KURSUNU YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR 
 Türkiye genelinde 3 bin 400’ün üzerinde sürücü kursunda yaklaşık 40 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, geçtiğimiz yıl çıkartılan yönetmelikle bir yıl süre ile çalışmayan sertifika sahiplerinin haklarının ellerinden alındığını söyledi. Önal, şunları kaydetti: "Bu temelsiz mantığa karşı açtığım davayı kazandım. Danıştay, ilgili geçici birinci maddeyi iptal etti. 

Kararla birlikte; önceki yıllardan sertifikalı olan lise mezunları direksiyon ‘Usta Öğreticisi’ olarak atanabilecek, trafik eğitmenliği sertifikası olup da sürücü kursunda çalışmamış olanlarda atanabilecek. Bir yıldır sürücü kurslarında çeşitli sıkıntılar yaşanıyordu. 

Sürücü kurslarında eğitmenlik yapmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı kursları bitirip, sertifika alanlar eğitmenlik yapabiliyordu. Lise mezunları direksiyon öğretmenliği, üniversite mezunları da trafik öğretmenliği yapmak üzere belge almışlardı. 

Bakanlık geçen Mayıs ayında çıkardığı yönetmelikle ‘Direksiyon eğitmenleri eğer bir yıl süreyle geçmişte bir sürücü kursunda çalışmamışsa yeniden çalışmaya başvuramazlar’ kararı verdi. İnsanların elinde sertifikaları var; ancak çalışamıyorlardı. Danıştay, hu hukuksuzluğa ‘dur’ dedi. 

Ülke genelinde tahminlerimize göre bu durumda yaklaşık 6-7 bin kişi bulunuyor. Üniversite mezunu direksiyon eğitmenleri, lise mezunlarına verdiğimiz maaşları beğenmiyorlardı. Hem pratik uygulamaları olmadığı için çeşitli sıkıntılar yaşanıyordu. Sürücü kursları eleman bulamaz hale gelmişti."bugün
Dünya’nın en büyük lastik üreticilerinden Michelin, bayi ve franchisee’lerinin yanı sıra çalışanlarının eğitimine de büyük önem veriyor. 

Michelin, amacıyla hayata geçirdiği sertifika programı Bibendum Akademi’yle çalışanlarının lastik konusundaki bilgi seviyelerini arttırmak, günlük işlerine faydalı olarak iç iletişimi kuvvetlendirmeyi amaçlıyor. 

Yaya, yol ve sürücünün maksimum güvenliğini sağlamak için hizmet veren Michelin, çalışanların eğitimi için de Bibendum Akademi’yi hayata geçiriyor. Bibendum Akademi eğitim programı ile özellikle ofis çalışanlarının hem lastik konusundaki bilgi seviyelerini arttırmayı hem de günlük işlerinde faydalı olmayı amaçlayan Michelin, bu sayede çalışanlar arasındaki iletişimi güçlendirmeyi hedefliyor. 

Eğitimlerin ardından başarılı olan katılımcılara ‘’Bibendum Akademi Diploması’’ veriliyor. Eğitimler kapsamında derslerde 100 yılı aşkın deneyimiyle lastik sektöründe hizmet veren Michelin’in tarihi ve organizasyonel yapısı aktarılırken; Michelin Grup’un ortak değerleri paylaşılıyor. 

Aynı zamanda bir aracın yola tutunduğu tek nokta olan lastiğin hayati önemi konusunda bilgiler verilirken lastiğin görevleri anlatılıyor. Karayolu güvenliğinden tasarrufa kadar pek çok önemli konuda hayati önem taşıyan lastik hava basıncı, yuvarlanma direnci, lastik ömrünü etkileyen faktörler gibi konuların konuşulduğu eğitimlerde, çalışanlara lastik hakkında detaylı bilgiler veriliyor.
Gülen cemaatine bağlı okulların bulunduğu ülkelerden gelen "Bu okulları MEB'e bağlayın" talebini değerlendiren hükümet 2 formül üzerinde duruyor: 

Bu okulların büyükelçiliklere bağlanması ya da Robert Kolej gibi statüye kavuşturulması Sabah'ın haberine göre; başta Afrika ülkeleri olmak üzere, bazı ülke yönetimlerinin Ankara'ya "Gülen okullarını MEB devralsın" teklifi getirmesi üzerine konuyla ilgili çalışma başlatıldı. 

Hükümet, 160 ülkede sayıları 2 bini geçen Gülen okullarının bundan sonra faaliyetlerini nasıl sürdüreceklerine ilişkin kapsamlı bir çalışma yapıyor. Bu okulların büyükelçiliklere bağlanması ya da Robert Kolej benzeri bir yapıya kavuşturulması gündemde... Gülen cemaati ile bağlantılı okulların 160 ülkede kurulduğu ve sayılarının 2 bini geçtiği biliyor. 

Son dönemde yaşanan olaylar sonrası bazı ülkeler bu okulları kapatırken, Afrika başta olmak üzere çok sayıda ülke ise bu okulların Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanmasını istedi. Hükümet de gelişmeler üzerine cemaat okullarını masaya yatırdı. 

Öncelikli olarak "Okullar kapanmasın, devletin kontrolünde devam etsin" kararı alındı. Bu kararın ardından Milli Eğitim ile Dışişleri Bakanlıkları okulların geleceğinin nasıl olacağına ilişkin ortak bir çalışma başlattı. Okulların faaliyet gösterdiği ülkelerdeki yasa ve mevzuatlar da dikkate alınarak iki formül geliştirildi:

ROBERT KOLEJ VE GALATASARAY GİBİ... 
1) Türkiye'nin büyükelçilik okulu açmasına izin verilen ülkelerdeki okulların büyükelçilikler bünyesine alınması planlanıyor. Böyle bir durumda bunun maliyetinin Türkiye'ye ne olacağı, ilgili ülkelerin mevzuatının neyi nereye kadar yapmaya izin vereceğine bakılıyor. Türkiye'de de İngiltere ve Fransa başta olmak üzere bazı büyükelçiliklerin okulları bulunuyor. Bu okullarda büyükelçilik çalışanları, Türkiye'de ikamet eden vatandaşlarının çocuklarının yanı sıra Türk çocukları da eğitim görüyor. 
2) Büyükelçilik okullarına izin verilmeyen ülkelerde ise Türk okulları bir vakıf üzerinde hizmet verecek. Okullar şimdi olduğu gibi yine o ülkenin müfredat ve mevzuatına göre eğitim vermeye devam edecek ancak statüleri "Türk Okulları" adı altında, devlet kontrolünde ve desteğindeki okullara dönüşecek. Bu formül için Türkiye'deki Robert Kolej ve Galatasaray Lisesi örnekleri bulunuyor. 

Buralar Türkiye'de özel bir anlaşmayla faaliyet gösteriyor. Ancak bu yapıda okullar, kendi ülkelerinin devletleri ile direkt bağlantıları olmadığı için daha sivil bir yapıya sahipler. Her iki formülün hayata geçmesi ile yurtdışında bulunan okullarlü Gülen cemaatinin bağları tamamen kesilecek. Okullar, Türk devletinin denetimi altında faaliyete devam edecek.sabah
ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu 2013-2014 Akademik Yılı’nda öğrencilerine çeşitli burs olanaklarını sunmaktadır: 

ÖSS SONUÇLARINA GÖRE VERİLEN BURSLAR: 
 Üstün Başarı Bursu: 2013 yılı ÖSYS’de LYS sonuçlarında yerleştirme puanına göre MF, TM ve DİL puan türlerinin herhangi birinde ilk 3 dereceye ve YGS sonucunda yerleştirme puanına göre YGS puan türünün herhangi birinde ilk 3 dereceye girerek ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda bir lisans programını tercih eden öğrenciler, ODTÜ Vakfı Üstün Başarı Bursu almaya hak kazanacaktır. 

Üstün Başarı Bursu, 2012-2013 eğitim öğretim yılında 9 ay süreyle aylık 725 TL ödenmesini, 1 adet dizüstü bilgisayarı, tek kişilik yurtlarda ücretsiz konaklamayı, katkı payı muafiyeti ve her dönem ODTÜ Kitaplığından 500 TL karşılığı kitap desteği olmak üzere eğitim desteğini ve gidiş dönüş uçak bileti de dahil olmak üzere bir defaya mahsus olarak yurt dışında staj yapma veya uluslararası değişim programlarında en az bir dönem yurt dışında okuma önceliğini kapsamaktadır. 

Üstün Başarı Bursunu almaya hak kazanan öğrenciler, dereceye girdikleri puan türü ile kayıt oldukları programın puan türü farklı da olsa burs almaya hak kazanırlar. 

Üstün Başarı Bursu karşılıksız olup İngilizce Hazırlık programında geçirilebilecek süre ile lisans programında geçirilecek 4 yılı kapsar. Öğrenim Bursu: 2014-2015 ders yılında SUNY New Paltz ile birlikte yürütülen İşletme Uluslararası Ortak Lisans Programı (UOLP) kontenjanları dışında, TC ve KKTC uyruklu öğrencilere yönelik ÖSYS kontenjanlarının tamamı burslu kontenjanlardan oluşmaktadır. Burslu kontenjanlara yerleştirilen öğrenciler, 1 yıl İngilizce hazırlık sınıfı ve 5 yıl lisans eğitimi süresince başarı durumuna bakılmaksızın, yerleştirildikleri burslu kontenjan türüne göre öğrenim ücretinin %100, %50 veya %25′inden muaf olacaktır. ODTÜ Senatosu’nun belirleyeceği koşulları sağlayan burslu öğrencilerin burs koşulları İngilizce Hazırlık Okulunda bir dönem daha devam edebilir. 

Yaz Okulu ayrıca ücrete tabidir. Burslu öğrenciler Yaz Okulunda kısıtlı sayıda dersi tabi oldukları burs koşulları kapsamında (tam burslu, %50 burslu, %25 burslu) alabilirler. 
Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyetlerine devam eden Kredi ve Yurtlar Kurumu'nda (KYK) yeni başlatılan uygulamayla öğrenciler yurt ödemeleri ile öğrenim ve katkı kredisi geri ödemelerini web sitesi üzerinden sanal pos ile yapabilecekler. 

Bakanlığın koordinesinde 81 ilde 300 bine yakın öğrenciye 5 yıldızlı otel konforunda hizmet veren KYK, yeni başlattığı uygulama ile öğrencilerin bankaya gitmelerine gerek kalmadan tek bir işlemle ödemelerini yapabilmelerine imkan veriyor. 

Bu uygulamayla öğrenciler, KYK'nın kurumsal web sitesi olan "www.kyk.gov.tr" adresinde bulunan Yurt Ücreti ve Kredi Borcu Ödeme sekmesinden kimlik numaralarını girerek tüm kredi kartları ya da banka kartları ile geri ödemeleri bankaya gitmeden, ATM aramadan kolaylıkla yapabilecek.haber7
2014 - 2015 AKADEMİK YILIİSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ LİSANS ÖĞRENCİ BURSLARI 


Burslar ve burs kapsamında aylık nakit ödenen destek bursları; İngilizce Hazırlık Programında geçireceği (1+1 yıl) süre ile lisans eğitimindeki Tam burslular için (4 yıl), %50 burslular için (4+1 yıl), %25 burslular için (4+2 yıl) süreyle öğrenimleri süresince not ortalaması koşulu veya ders geçme başarı koşulu aranmaksızın devam eder. 

2014-2015 Akademik Yılında üniversitemizde sunulan burslar ve kapsamları şöyle: 

TAM BURS 
İstanbul Şehir Üniversitesi'nin Tam Burslu programlarına yerleştirilen ve kayıt yaptıran öğrencilere derslere kaydolduğu her yarıyıl için geçerli olmak üzere aşağıdaki imkânlar sağlanır: Öğretim ücretinin tamamından muafiyet, 9 ay süre ile yemek bursu, Konukevinde ücretsiz konaklama imkânı. 2014-2015 Akademik Yılında Üniversiteye giriş başarı bursu ile tam burslu kontenjanlara yerleştirilen ve kayıt yaptıran öğrencilerden, her yarıyıl derslere kaydolmak ve devam etmek şartıyla, yerleşme puanı ile ilgili programın puan türüne göre Türkiye genelinde ilk 2000 öğrenci içinde yer alanlara; tam burs ile sağlanan imkanlara ek olarak 9 ay süre için aylık 700 TL nakit ödeme yapılır. 

 İngilizce Hazırlık Programında geçirilecek birinci yılın sonunda, devam koşulunu sağlamadığı için başarısız olan öğrencinin lisans öğrencisi oluncaya kadar geçen süre içerisinde öğrenim ücretinden muafiyet ile burs kapsamındaki diğer hakları verilmez. Lisans programına başladığında bu hakları tekrar kazanır. 

 %50 BURS İstanbul Şehir Üniversitesi’nin %50 burslu programlarına yerleştirilen ve kayıt yaptıran öğrencilere sağlanan burs, öğretim ücretinin %50’sinden muafiyeti kapsar. %25 BURS İstanbul Şehir Üniversitesi’nin %25 burslu programlarına yerleştirilen ve kayıt yaptıran öğrencilere sağlanan burs, öğretim ücretinin %25’inden muafiyeti kapsar. 

*İslami İlimler %50 burslu lisans programına kaydını yaptıran öğrencilerden, kendi puan türlerinde ilk 2000’e girenler, Tam Burslu kontenjanlara ilk 2000’den yerleştirilen ve kayıt yaptıran öğrencilere sağlanan tüm imkânlardan yararlanırlar. Bu öğrencilerden ilgili puan türündeki LYS’ ye girerek diğer bölümlere kurum içi yatay geçiş yapma hakkı elde eden öğrenciler, sadece %50 burs hakkına sahip olup yukarıda belirtilen diğer ek imkânlardan yararlanamazlar. 

 **Üniversiteye giriş başarı bursu ile tam burslu kontenjanlara yerleştirilen öğrenciler daha önce herhangi bir yükseköğretim kurumundan mezun olmuşlarsa yukarıda belirtilen; konukevi, yemek imkânlarından ve ek olanaklardan yararlanamazlar, sadece öğrenim ücretinden muafiyet hakkını elde ederler. İstanbul Şehir Üniversitesi’nde, üniversiteye ilk girişte sunulan yerleşme bursları dışında aşağıda belirtilen indirim ve destek bursları verilmektedir: 

İLK TERCİH BURSU 
Ücretli ve kısmi burslu programlara birinci tercihinden yerleştirilenlerle yerleştiği tercih sırasına kadar olan tüm tercihleri İstanbul Şehir Üniversitesi programları olanlara %10 oranında indirimi kapsar. 

AKADEMİK BAŞARI BURSU 
Öğrencinin lisans eğitimindeki ilk akademik yılın bahar yarıyılı sonunda en az 30 krediyi, takip eden yıllarda ise o akademik yıla ait derslerin kredisinin %75'ini almış ve başarmış olması kaydıyla, genel not ortalaması en az 3.50 ve üzeri olmak üzere %25 ile %100 arasında değişen oranlarda yapılacak indirimi kapsar. 

 IB DESTEK BURSU 
Üniversitenin ücretli ve kısmi burslu programlarına yerleştirilen öğrencilerden Uluslararası Bakalorya (IB) diplomasına sahip olup, diploma notu 32 ve üstü olan öğrencilere, ödemeleri gereken öğrenim ücretinden %25 oranında indirimi kapsar. 

ABITUR DESTEK BURSU 
Üniversitenin ücretli programlarına yerleştirilen öğrencilerden Abitur diplomasına sahip olup, diploma notu 2 veya daha iyi olan öğrencilere, ödemeleri gereken öğrenim ücretinden %25 oranında indirimi kapsar. 

MATURA (REIFEPRÜFUNG) DESTEK BURSU 
Üniversitenin ücretli ve kısmi burslu programlarına yerleştirilen öğrencilerden Matura (Reifeprüfung) diplomasına sahip olup, diploma notu 1,5 veya daha iyi olan öğrencilere, ödemeleri gereken öğrenim ücretinden %25 oranında indirimi kapsar. 

ŞEHİT ÇOCUKLARI BURSU 
ÖSYS sonucunda Üniversitenin programlarından birine girme hakkı kazanan şehit çocukları için öğrenim ücretinden % 100 oranında indirimi kapsar. 

PEŞİN ÖDEME İNDİRİMİ 
Öğrenim ücretinin tamamının yıllık olarak ödenmesi durumunda %5, dönemlik olarak ödenmesi durumunda ise %2 indirimi kapsar. 

KARDEŞ İNDİRİMİ 
İstanbul Şehir Üniversitesi programlarında öğrenim görmekte olan her bir kardeşe öğrenim ücretinin %10’u oranında indirimi kapsar. Burs ve indirimlerin hangi durumlarda devam edeceği İstanbul Şehir Üniversitesi Burs Yönergesi’nde belirtilmiştir. 

Öğrenci birden fazla indirim (peşin ödeme indirimi ve ilk tercih bursu hariç) ve indirim niteliğindeki burs kapsamına girerse sadece birisinden ve en yüksek olanından yararlanır. Burslar ve indirimler öğrencinin ödemekle yükümlü olduğu ücret üzerinden yapılır.
ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, KPSS ön lisans düzeyinde 27 Eylül'de, ortaöğretim düzeyinde 28 Eylül'de, Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT-Ortaöğretim/Ön Lisans) ise 18 Ekim'de yapılacak. 

Sınava başvuru işlemleri (DHBT'ye ortaöğretim veya ön lisans düzeyinde katılacaklar dahil), 24 Temmuz'da sona erecek ve bu süre uzatılmayacak. Başvuruların yürütüleceği merkezler, ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr adresinde yayımlanacak. 

 KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans'a, ortaöğretim ve ön lisans mezunları ile mezun olabilecek durumda olan adaylar girecek. Bu durumda olan adaylardan, Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin de bu sınavla Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testine (DHBT-Ortaöğretim/Ön Lisans) katılmak için başvuru yapmalar gerekiyor. Süresi içinde başvurusunu tamamlamayan adaylar, 27-28 Eylül'de yapılacak 2014-KPSS'ye ve 18 Ekim'de yapılacak Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testine (DHBT) katılamayacak. 

Adayların başvuru öncesi sınav ücretini yatırmış olması gerekiyor. Sınav ücretini yatırmak başvuru için yeterli değil. Sınav ücretini yatırmış olsa bile sınava başvuru işlemini, kılavuzda ya da duyurularda belirtildiği şekilde tamamlamayanların sınava katılmaları mümkün değil. İnternetten bireysel başvuru yapacak adayların, başvurularının tamamlanabilmesi için başvurularını onaylamaları ve ekranda "Başvuru işlemi başarıyla tamamlandı" açıklamasını mutlaka görmeleri ve kayıt bilgilerinin bir dökümünü yazıcıdan edinmeleri gerekiyor. 

Merkez aracılığıyla başvuran adaylar, Aday Başvuru Kayıt Bilgilerinde yer alan başvuru bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmek amacıyla görevli tarafından kendilerine verilen çıktıyı kontrol ettikten sonra, çıktı üzerinde yer alan onay kodunu görevliye bildirecek ve görevli onay kodunu sisteme girdikten sonra başvuru tamamlanacak. Onay kodu girilmeyen başvurular tamamlanmayacağı için geçersiz olacak ve sorumluluk adaya ait olacak. 

Başvuru merkezleri, resmi iş gününde ve resmi iş saatlerinde başvuru alacak internetten bireysel başvurular 24 Temmuz'da saat 23.59'da sona erecek. Başvurusunu tamamlayanların süresi içinde ÖSYM'nin internet sayfasında bulunan Aday İşlemleri Sisteminden (ais.osym.gov.tr) bilgilerini mutlaka kontrol etmesi, başvurusunun tamamlandığını teyit ederek, başvuru kayıt bilgilerinin yazıcıdan bir dökümünü edinmesi gerekiyor. Adaylar, Kılavuz ile Aday Başvuru Formuna, süresi içinde ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşacak. 

Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacak. KPSS Ortaöğretim/Ön Lisans Kılavuzunda; başvurma, sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili ayrıntılı bilgiler yer alıyor. Sınava başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor. Adayların başvurularını tamamladıktan sonra başvuru süresi içinde ÖSYM'nin http://ais.osym.gov.tr internet adresinden başvuru bilgilerini kontrol etmeleri gerekiyor.haber7
Yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen bilim olimpiyatlarında başarılı olan öğrencilere bir ödül de Yükseköğretim Kurulu’ndan geldi. 

Bilim olimpiyatlarında madalya kazananlar başarılı olduğu alana bağlı olarak ilgili fakültelere sınavsız girebilecek Bilim olimpiyatlarında şampiyon olan öğrencilere müjde Devlet üniversitelerinin yanı sıra vakıf üniversitelerinden (burslu programlar hariç) programlara sınavsız geçiş hakkı tanınacak. 

Peki hangi adaylar hangi bölümlere geçebilir. İşte cevabı: Biyoloji: Biyomedikal, Gıda, Moleküler, Biyo Mühendislik, Biyosistem Mühendisliği, Diş Hekimliği, Eczacılık, Genetik ve Tıp Bilgisayar: Bilişim, Bilgisayar, Elektrik, Elektrik-Elektronik, Elektronik Ve Haberleşme, Mekatronik. Matematik: Bilgisayar, Bilgisayar ve Yazılım, Elektrik, Elektrik-Elektronik, Elektronik ve Haberleşme, Endüstri, Endüstri ve Sistem, Geomatik mühendislikleri. Kimya: Çevre, Deri, Diş Eczacılık, Endüstri, Gıda, Hidrojeoloji Mühendislikleri. Fizik: Çevre, Elektrik-Elektronik, Elektrik Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği, Elektronik ve Haberleşme, 

Fizik, Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri, Uzay, Havacılık Elektrik ve Elektroniği, Makine ve İmalat, Nanoteknoloji, Malzeme, Mekatronik, Otomotiv , Polimer, Tekstil Uçak, Uçak ve Uzay Mühendisliği. Ayrıca enerji verimliliği, psikoloji sosyoloji ve tarih gibi alanlarda derece yapanlar yine ilgili bölümlerde okuyabilecek. BUGÜN
6 SORUDA NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ %75 BURS İMKANI
SORU: %75 bursu nasıl alacağım? CEVAP: YGS'ye girip, baraj puanı geçip çıktıysan ya da LYS de istediğin alandan puan oluşturabildiysen işin çoğu tamam! Tercih rehberini al, istediğin beğendiğin bölümlere bak. Muhtemelen biz aynı bölümü %75 burslu sunuyoruz. 


İlk sıralara, ---- gördüğün yerlere %75'li kodumuzu yaz. Bu kadar basit, Eylülde görüşüyoruz

SORU: Bu burs mevzusunda taban puan var mı? 
CEVAP: Yok. Bu sene sınavların stresinde hem kendini, hem de ailesini ve çevresini bu sürece ortak eden, alın teri döken herkese kapımız açık. Biz de biliyoruz o stresi, yükünüze ortak oluyoruz. 

SORU: Bursu iptal ediyor musunuz? 

CEVAP: Etmiyoruz. Disiplin suçu işlemeyin, okulu da yasal süresi içinde bitirin, uzatmayın yeter. Bizim niyetimiz, Türkiye'nin alışık olmadığı, sınava soruya değil, hayata ve projeye bağlı yeni bir eğitim sistemi yaratmak. Alışkın değilsiniz tabi, şaşırtır! 

SORU: Seçim yaparken nelere dikkat edeyim? 
CEVAP: Rehber hocalarla görüş, bir bak bakalım güven veriyorlar mı. Kodları doğru yaz, aman zamanında teslim et, son güne de bırakma. Ailene de danış ama unutma, işin geleceğini sen biliyorsun. 

 SORU: Geleceğin meslekleri neler? Kariyer seçimimi nasıl yapayım? 
CEVAP: Üniversite dediğin şey sana vizyon katar, bakış açını geliştirir ve değiştirir. Sektörle iç içe yaşayan üniversitenin sana sağladığı staj/iş/uluslararası olanakların yanında ileride ortak değer yaratabileceğin network, senin bonusların olacak. Kariyer planını yaparken hem kendi becerilerini hem de üniversitenin bonuslarını dikkate al! Seni en iyi şekilde yönlendirebilmek için becerilerini ve isteklerini senden duymamız bizi en iyi sonuca ulaştıracak. Uzun lafın kısası uzmanlarımızla görüşebilmen için tercih döneminde gel, birebir konuşalım

SORU: Meslek seçimim beni mutlu eder mi? 
CEVAP: Yukarıda da yazdık, meslek, iş, hayat, bunlar uzun yollar. Sizler yoruldunuz, sadece sınava konsantre olduğunuz. Şimdi bütün yollar sizin. Okulundan, hocalarından, derslerinden her şeyi kap, ama hayata da öğrenmek için bak. Tercih döneminde gel, uzmanlarımızla sana aklına takılan her konuda yardımcı olalım...
4 TEMMUZ: Tercihlere esas kontenjan tablolarının ilanı 
7 TEMMUZ: 8. sınıf Yerleştirmeye Esas Puanların (YEP) ilanı 


31 TEMMUZ-8 AĞUSTOS: Tercihlerin alınması (Saat 17.00’ye kadar) 
22 AĞUSTOS: Yerleştirme sonuçlarının açıklanması 
25 -28 AĞUSTOS: Nakil başvuruları alınacak 
29 AĞUSTOS: Nakil işlemleri saat 19.00’da bitecek 

15 EYLÜL: Okulların açılış tarihi EYLÜL SONU: Ay sonuna kadar haftalık periyotlar halinde nakil işlemleri sürecek 

Liselere Yerleştirmenin Kuralları Yeniden Yazıldı 
 Bu yıl başta Anadolu ve fen liseleri olmak üzere ortaöğretim kurumlarına yerleştirmelerde ilk kez uygulanacak olan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi’yle (TEOG) ilgili ailelerin kafası karışık. 

Farklı listeler, okul türleri tercihleri, evine en yakın okula otomatik kayıt, nakil uygulamaları gibi farklı yerleştirme kurallarının uygulanacağı bu sistemle ilgili bilinmezlikler ailelerin endişelerini artırıyor. 

Çocuklarının istemedikleri okullarda okumak zorunda kalmaması için hata yapmamaları gerektiğini bilen aileler sorularına tatmin edici yanıtlar arıyor. Anadolu ve fen liseleri başta olmak üzere merkezi yerleştirmeler için tercihlerde kullanılacak olan Yerleştirme Puanı (YEP) henüz açıklanDI

yerleştirmenin kurallarını anlatan “2014 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Uygulaması Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu” yayımlandı. Bu kılavuzu Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) sitesinden edinebilirsiniz. 

Yıl içinde öğrencilerin 6 dersten girdikleri toplam 12 sınavın sonuçları ile 3 yıllık yıl sonu başarı puanlarının kullanılmasıyla oluşturulacak yerleştirme puanları 7 Temmuz tarihinde açıklanacak. Tercihler ise 31 Temmuz’da alınmaya başlanacak ve 8 Ağustos’ta son bulacak. 


2014 TEOG (YEP) MEB’in sitesinden (E-OKUL) açıklandı.TEOG sonuçlarının açıklanmasıyla TEOG adaylarının heyecanlı bekleyişi son bulmuş oldu. 

2014 MEB TEOG Tercihleri Başladı mı? 2014 Liselerin Taban Ve Tavan Puanları Neler?, 

2014TEOG SINAV SONUÇLARI BURADA 

2014 ORTAÖĞRETİM KURUMLARINA GEÇİŞ UYGULAMASI TERCİH LİSTELERİ İÇİN TIKLAYINIZ 
 
TEOG TERCİH İŞLEMLERİ İÇİN TIKLA 


TEOG'da 4 soru iptal edildi, 3 derste puanlar yeniden hesaplandı Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara 13. İdare Mahkemesi'nin 28-29 Kasım’da yapılan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’nda itiraz edilen 4 soruyu iptal ettiğini açıkladı. 

Bakanlık, iptal doğrultusunda yeniden değerlendirme yaparak Fen ve Teknoloji, İngilizce, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine ait puanların yeniden hesaplandığını belirtti. 

Milli Eğitim Bakanlığı, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Uygulaması çerçevesinde, 8’inci sınıf öğrencilerinin 28-29 Kasım 2013 tarihlerinde birinci dönem ortak sınavlarına katıldığı belirtilen açıklama da, “Fen ve Teknoloji Testi A kitapçığının 9’uncu (B kitapçığında 6’ncı), İngilizce Testi A kitapçığının 4’üncü ve 6’ncı (B kitapçığında 5’inci ve 7’nci), Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Testi A kitapçığının 7’inci (B kitapçığında 1’inci) sorularının hatalı olduğu gerekçesiyle Ankara 13. İdare Mahkemesi'nde yürütmeyi durdurma istemli olarak iptal davası açılmıştır.” denildi.BUGÜN