motobilim mobil uygulaması ile nelere ulaşabilirsiniz:


 -Yeni model arabalar -Konsept arabalar hakkında bilgiler -Filo ve araç kiralama -SUV, Hibrit, elektrikli araçlar -Otobüs firmalarından haberler -Akaryakıt istasyon ve servis kampanyaları -Güncel MTV, kasko, trafik sigortası -Motor sporları uygulamayı buradan telefonunuza indirebilirsiniz
Sözleşmeli Öğretmenlik Sözlü Sınavları Bu İllerde Yapılacak. Öğretmen atamaları branş kontenjanları açıklandı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıkladığı branş kontenjanları ve atama takvimi duyurusunda yer alan bilgilere göre 20 bin öğretmen atamaları Mayıs'ta yapılacak. 

Sözleşmeli öğretmenlik sözlü sınav merkezlerinde geçen yıla göre değişikliğe giden bakanlık, sözlü sınav yapılacak il sayısını 18'den 8'e indirdi. Sözlü sınav merkezlerin de en az 60 bin öğretmen adayı sınava tabi tutulacak. 

İŞTE MÜLAKATLARIN YAPILACAĞI SÖZLÜ SINAV MERKEZLERİ Ankara,Adana,Antalya,Erzurum,İstanbul,İzmir,Şanlıurfa(MEB Personel)
Milli Eğitim Bakanlığınca, 20 bin 127 sözleşmeli öğretmen atanmasına ilişkin kontenjan dağılımı ve atama takvimi açıklandı. 

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) sözleşmeli öğretmen atamasına ilişkin kontenjan dağılımı ve atama takvimini @tcmeb twitter adresinden duyurdu. 

Buna göre 20 bin 127 sözleşmeli öğretmen ataması için ön başvurular 15-21 Mart tarihleri arasında alınacak. Sözlü sınav merkezlerinin ilanı ve sınav merkezi tercihlerinin alınmasına ise 21 Mart'ta başlanacak.ntv 

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ATAMA TAKVİMİ 
 Sözleşmeli Öğretmen Atamasına İlişkin Branşlara Göre Taban Puan ve Kontenjan Dağılımı için tıklayınız
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından daha önce yapılan açıklamaya göre, Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) ile Tıp Doktorluğu Alanında Yurtdışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı’nın (STS) 16 Nisan’da düzenlenmesi planlanıyordu. 

Ancak aynı tarihte anayasa referandumunun yapılacak olması nedeniyle sınav tarihinin değiştirilip değiştirilmeyeceği merak konusu oldu. ÖSYM’den yapılan açıklamada ise her iki sınavın da 22 Nisan’da uygulanacağı duyuruldu: 

 “16 Nisan 2017 tarihinde yapılacağı duyurulan Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’nın (2017-TUS İlkbahar Dönemi) ve Tıp Doktorluğu Alanında Yurtdışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı’nın (2017-STS Tıp İlkbahar Dönemi), 
referandum nedeniyle 22 Nisan 2017’de uygulanmasına ve 17 Mayıs 2017’de sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verildi. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün talebi doğrultusunda; 

Devlet Hizmet Yükümlülüğü ataması sonrası atama işlemleri yapılan hekimlerin TUS’u kazanarak görev yerlerinden ayrılmaları yapılan atamaların hükümsüz kalması ve atama yerlerinde sağlık hizmet sunumunda yaşanan aksamalar nedeni ile TUS ve STS Tıp Sonbahar Dönemi Sınavlarının, 27 Ağustos’ta uygulanmasına, 

sınav sonuçlarının 20 Eylül’de açıklanmasına; 2018 yılından itibaren TUS ve STS Tıp Birinci Dönem sınavının şubat, TUS ve STS Tıp İkinci Dönem sınavının ağustos ayında yapılmasına karar verildi. 2017 sınav takvimi güncellenmiş haliyle http://www.osym.gov.tr internet adresinden öğrenilebilir.”haber7
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), diploması sahte olduğu belirlenen 153 öğretmeni meslekten çıkartırken, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) 22 kurumla protokol imzalayıp ülke genelinde 8 milyon üniversite mezununun diploma bilgilerinin sorgulanmasına olanak sağladı. 

YÖK, SORGULAMA İÇİN 22 KURUMA İZİN VERDİ 
Sahte diplomalar, kamu kurumlarının kullanımına açılan “Yükseköğretim Mezun Doğrulama ve Sorgulama Sistemi” üzerinden tespit ediliyor. 

YÖK’ün geliştirdiği sisteme üniversiteler tarafından diploma bilgileri girilen mezun sayısı ise 8 milyonu buldu. YÖK, protokol yapılan 22 kuruma verdiği giriş izni ile diploma mezuniyet bilgilerinin kontrol edilmesini sağladı. 

TC kimlik numarası üniversitelerde 2003-2004 yıllarında kullanılmaya başlandığı için bu tarihten önce mezun olanların bilgilerinin toplanmasında zorluk yaşanıyor. Buna rağmen sistemde en eski mezuniyet yılı 1963 olarak yer alıyor. 

SİSTEM NASIL İŞLİYOR? 
Üniversitelerden mezun olanlar, mezuniyet bilgilerine e-devlet kapısı üzerinden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı altındaki bölümde yer alan “Yükseköğretim Mezun Belgesi Sorgulama” seçeneği ile erişebiliyor. Üniversiteler, mezun olan öğrencilerinin diplomalarında yazılı olan tüm bilgilerini sisteme giriyor. 

E-devlet’ten TC kimlik numarası ve şifresi ile giriş yapan, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı adı altında yer alan bölümde “Yükseköğretim Mezun Belgesi Sorgulama” kısmına giriş yaparak, kendi mezuniyet bilgilerini içeren belgeyi bastırabiliyor ve bu belgeyi beyan edeceği kamu kurumu veya özel şirkete verebiliyor. Diploma ile ibraz edilecek bu belge ile diplomanın doğrulanması sağlanabiliyor. 

Mezun belgesinin sağ üst köşesinde bulunan barkod üzerinde kişiye özel bir numara bulunuyor. Kurumlar, belgenin doğrulanmasını yine e-devlet’teki “Yükseköğretim Mezun Belgesi Doğrulama” bölümünden yapabiliyor. 
SAHTE ÖĞRETMENLERE SUÇ DUYURUSU 
MEB’in geçen yıl başlattığı soruşturma kapsamında 153 kişinin sahte diplomayla öğretmen olduğu ortaya çıktı. 153 sahte öğretmenden 109’u 2015, 20’si 2014, 2’si 2016, 22’si 1994-2013’te göreve başlamış. Bu kişilerin 149’unun lisans, 3’ünün yüksek lisans ve 1’inin de önlisans belgesinde sahtecilik yaptığı tespit edildi. Sahte öğretmenler meslekten ihraç edilip haklarında suç duyurusunda bulunuldu. 

ESKİ BAKAN AVCI AÇIKLAMIŞTI 
2016’da eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 40 bin TL’ye sahte diploma yapan çetelere dikkat çekmişti. Sahte diplomalı öğretmen rakamlarını 2015’te HABERTÜRK TV’de ifade eden Bakan Avcı, “Sahte diplomalarla müracaat edip öğretmen olanlar olduğunu tespit ettik. 

Bazı üniversitelerin diplomalarını, hatta geçici mezuniyet belgelerini taklit ederek öğretmenliğe başvurmuş ve o diplomayı hakiki diploma gibi kabul ettirerek göreve başlamış. 50-60 civarında, bunları tespit ettik. 

Bu soruşturmayı daha da derinleştiriyoruz” demişti. MEB, açıklama öncesinde duyumlar ve ihbarlardan yola çıkarak sahte diploma soruşturmasını başlatmıştı. 

20 YILDIR ÖĞRETMENLİK YAPAN VAR 
Sahte diplomayla yakalanan örneklerden bazıları: n Özel bir üniversitenin sağlık kurumları işletmeciliği bölümünden mezun olan Ayşe S., Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nda Eylül 2015’te göreve başladı. Bakanlığa ulaşan ihbarla yapılan incelemede Ayşe S.’nin sınav sonuç belgesinde tahrifatla memur olduğu ortaya çıktı. 

- Serkant Şahin 2008 yılında, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi 4’üncü sınıftan terk olmasına rağmen, sahte diplomayla Sağlık Bakanlığı’na başvurup atamasını yaptırdı. Şahin sahte diplomayla 7 yıl doktorluk yaptı. 
- İTÜ araştırma görevlisi olan Sinan Ö.’nün “sahte doktora” yaptığı belirlendi. Olay, Mimarlık Fakültesi Bölüm Başkanı’nın Berlin Teknik Üniversitesi’ne gönderdiği teşekkür e-mail’ine verilen “Böyle bir doktora öğrencimiz yok” yanıtıyla ortaya çıktı. 
- Konya’da, 20 yıl öğretmenlik ve 1 yıl müdür yardımcılığı yapan Hülya Ö.’nün üniversite mezunu olmadığı ortaya çıkmıştı. Hakkında idari ve adli soruşturma başlatılan sahte öğretmenin 20 yıllık maaşının geri alınması için dava açıldı. Habertürk
Anadolu Üniversitesi Rektörlüğünden, Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri 2016-2017 Bahar Dönemi Ara Sınav ve Dönem Sonu Sınav tarihleri değişikliğine ilişkin duyuru yapıldı. 

Yapılan duyuruda, “Anadolu Üniversitesi Senatosunun 14/02/2017 tarihli ve 2 sayılı kararı gereğince, Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinin 2016-2017 Öğretim Yılı Akademik Takvimine göre 15-16 Nisan 2017 tarihlerinde yapılacak olan 2016-2017 öğretim yılı Bahar Dönemi Ara Sınavları, Referandum takvimi nedeniyle 29-30 Nisan 2017 tarihlerinde; 27-28 Mayıs 2017 tarihlerinde yapılacak Bahar Dönemi Dönem Sonu Sınavları ise 3-4 Haziran 2017 tarihlerinde düzenlenecektir” denildi. 

AÖF KAYIT YENİLEME TARİHLERİ DEĞİŞTİ Mİ? 
AÖF final dönemi ara sınavlarının ertelenmesiyle birlikte kayıt yenileme tarih aralıkları da yeniden gündeme geldi. 

Yenilemeler için son gün 24 Şubat 2017 olarak açıklanmıştı, belirlenen tarihin değişip değişmeyeceğiyle ilgili henüz bir açıklama gelmezken; Anadolu Üniversitesi, resm internet sayfasındaki duyurulan bölümünden öğrencilerin yenileme sürecini en doğru şekilde gerçekleştirmesi için kayıt yenileme adımlarını paylaştı: 

https://aof.anadolu.edu.tr/ adresi kayıt otomasyonu bağlantısı kayıt yenileme linkinden ders ekle- sil işlemini yapınız. Ziraat Bankası aracılığı ile belirlediğiniz ödeme yöntemlerinden birini kullanarak banka yenileme tutarını ödeyiniz. 

Adresi öğrenci otomasyonu bağlantısından kayıt yenileme tarihleri içinde, kayıt yenileme işleminizin kontrolünü mutlaka yapınız.hürriyet
YÖK Başkanı Saraç, "Yükseköğretim Genel Kurulunda, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında, 


hem yurt içi hem de yurt dışındaki terörle mücadele sırasında şehit olan Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 

15 Temmuz darbe girişiminde şehit düşen vatandaşların üniversitelerde kayıtlı eş ve çocuklarının, talepleri halinde, 2017-2018 eğitim öğretim döneminden itibaren diledikleri üniversitelerde özel öğrenci statüsünde öğrenim görmelerine ilişkin bir karar aldık" dedi.haber7
13 Şubat pazartesi günü itibariyle milyonlarca öğrencisi bulunan AÖF kayıt yenileme işlemleri başladı. 

Peki Anadolu Üniverstesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) kayıt yenileme ne zaman bitecek? Son günü hangi gün? İşte öğrencilerin çok merak ettiği sorunun yanıtı. 

AÖF KAYIT YENİLEME SON GÜN NE ZAMAN? 
Kayıt yenileme işlemleri; 13 Şubat 2017 Pazartesi - 24 Şubat 2017 Cuma günü mesai saati bitiminde sona erecektir. Mazeretli olanlar 24 Şubat 2017 tarihlerinde kayıtlarını yenileteceklerdir. 

Kayıt yenileme işlemlerini yapan öğrenciler Bahar Dönemi Ara Sınavı: 15 - 16 Nisan 2017 tarihinde Bahar Dönemi Dönem Sonu Sınavı: 27 - 28 Mayıs 2017 tarihinde girebilecekler.haber7
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 13 Ocak’ta görüş ve öneriye sunduğu 52 dersin taslak öğretim programına ilişkin askı süreci sona erdi. Bir aylık sürede ‘müfredat.meb.gov.tr’ adresinde 175 bin 342 görüş ve öneri iletildi. 

Bakanlığın kurumsal e-posta adreslerine ise 8 bin 700 görüş gönderildi. En fazla görüş ve öneri, lise 4’üncü sınıf müfredatında bulunan evrim teorisinin tekrar kitapta yer alması ve Atatürk’e daha fazla yer verilmesi konularında yapıldı. 

Taslak programlara, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması ve Nutuk’un ders kitabı olarak öğrencilere okutulması önerileri de geldi. 175 bin 342 görüş, öneri, şikâyet ve talebin eğitim kademeleri ve derslere dağılımı şöyle: 

EN AZ GÖRÜŞ TRAFİK İÇİN 
İlkokuldaki 11 ders için toplam 33 bin 648 görüş iletildi. 7 bin 882 görüşle insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersi ilk sırada yer aldı. 

Bunu 5 bin 76 iletiyle Türkçe, 3 bin 621 iletiyle görsel sanatlar, 3 bin 579 görüşle hayat bilgisi, 3 bin 21 iletiyle fen bilimleri, 2 bin 863 iletiyle matematik takip etti. İlkokulda en az görüş 499 iletiyle trafik güvenliği dersine bildirildi.

14 dersin taslak programının askıya çıkarıldığı ortaokul kademesinde 47 bin 536 görüş iletildi. Atatürk kazanımlarının azaltıldığı T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi 12 bin 799 görüş ve öneriyle ilk sıraya yerleşti. 

8 bin 67 öneriyle sosyal bilgiler, 4 bin 553 öneriyle fen bilimleri, 3 bin 477 öneriyle görsel sanatlar dersi en çok görüş bildirilen dersler oldu. 

TARİH DERSİNE REKOR GÖRÜŞ 
Lisede okutulacak 25 ders için 94 bin 158 görüş iletildi. En çok öneri ve şikâyet 41 bin 10 iletiyle tarih dersine yapıldı. 
2. Dünya Savaşı incelenirken İnönü’nün çıkarıldığı çağdaş Türk ve dünya tarihi dersiyle ilgili de 1674 görüş geldi. Tarihi, 15 bin 743 öneriyle fizik, 9 bin 958 öneriyle evrim teorisinin çıkarıldığı biyoloji ve 4 bin 467 öneriyle felsefe dersi takip etti. Lisede en az öneri ise 71 görüşle Fransızca, 90 görüşle trafik kültürü ve ilk yardıma yapıldı. 

Bugünden itibaren ders komisyonları uygun buldukları görüşleri taslaklara ek yaparak Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu (TTK) Başkanlığı ile paylaşacak. 

TTK Başkanlığı, 23 Şubat’a kadar taslak öğretim programlarına son şeklini verecek. Bundan sonra da ders kitaplarının yazım süreci ve öğretmen eğitimleri başlayacak. 

DİN DERSİ TASLAĞI AİHM’DE 
Din kültürü ve ahlak bilgisi taslak öğretim programı açıklanmamıştı. Derse ilişkin olarak hazırlanan taslak müfredatın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gönderildiği öğrenildi. Dersin programı, AİHM değerlendirmesinin ardından açıklanacak.hürriyet
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi tarafından bu sene itibariyle yürürlüğe konan 4 yanlış 1 doğru uygulaması ile ilgili karar verildi. 

Milyonlarca öğrencinin isyan ettiği o sistem kaldırılacak mı? İşte konuyla ilgili öne çıkan gelişmeler Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü, Açıköğretm Fakültesi Dekanlığı Merkez Büro Yöneticiliğinden Açıköğretim öğrencisinin CİMER'e yazdığı 4 yanlış 1 doğru uygulaması ile ilgili başvuruda şu yanıt verildi; 
Çoktan seçmeli sorulardan oluşan test sınavlarında beş şıklı olarak hazırlanan her bir test için doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkartılır. 

Elde edilen sonuç ile bir sorunun puan değeri çarpılarak sınav notu hesaplanır. Sınav notu sıfırın altındaysa bu not sıfır olarak kabul edilir hükmü hatırlatıldı 

Bu nedenle CİMER'e yapılan başvuru ile ilgili olarak hakkında işlem yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmamaktadır denildi. Bu kapsamda 4 yanlış 1 doğru uygulaması üniversite tarafından maalesef reddedilerek değişmeyeceği belirtildi. haber7
Çalışma hayatının 'taze gücü' liseliler olacak. Meslek lisesinde okuyan öğrenciye saat başı brüt 11 TL'den aylık bin TL maaş bağlanacak. 

Yeni modelle maddi sorun yaşayan öğrencilerin çalışmak için okulu bırakmaları gerekmeyecek, sektörler ise nitelikli eleman ihtiyacını karşılayacak. 

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde üretim yapılmasının önü açıldı. 

Yeni düzenleme ile özel meslek ve teknik Anadolu liselerinde okuyan öğrenciler, belirlenen bölümlerde, standartlara uygun laboratuvar ve atölyelerde ürettimde bulundukları sürece para kazanabilecekler. 

YARIYIL TATİLİNDE İŞ 
Öğrenci hafta içi günlerde en fazla 3 saat, cumartesi günü ise en fazla 8 saat, yarıyıl ve yaz tatillerinde ise pazar günleri hariç günde en fazla 8 saat çalışabilecek. 

Buna göre yarıyıl ve yaz tatillerinde çalışmadan bir öğrenci eğitim görürken ayda bin TL maaş alabilecek. Sadec yaz tatillerinde ve yarıyıl tatilinde çalışan bir öğrenci ise toplam 6 bin 688 TL ücret alabilecek. 

Öğrencilere ürettiğini satma imkanı verilen özel meslek liseleri ise biyomedikal, elektrikelektronik, endüstriyel otomasyon, gıda, hayvan yetiştiriciliği, kimya, makine, matbaa, metal, mobilya, motorlu araçlar, tarım, tekstil, tesisat ve yenilenebilir enerji, bilişim, gemi yapımı, inşaat, kuyumculuk, metalürji, plastik, raylı sistemler, seramik cam, tarım ve uçak bakım alanları olarak belirlendi. 

SEKTÖRLERİN TALEPLERİ İLE KAMUNUN İHTİYACI BELİRLENDİ 
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Kemal Şamlıoğlu, yeni modelle özel meslek liselerinin ülke ekonomisine katkısını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Şamlıoğlu, "Sektörlerden gelen taleplerle, kamunun ihtiyaçlarını harmanlayarak ihtiyaç olan alan ve dalları belirledik. Buralarda üretilen malların satışından elde edilecek gelir eğitim, öğretim ve yönetim hizmetlerinde kullanılacak" dedi. 

ASGARİ ÜCRETE YAKLAŞIYOR 
Uygulamayla özel meslek liselerinde okuyan öğrencilerin eğitim öğretimin yanı sıra, yaklaşık asgari ücretli çalışan kadar para kazanmalarının önü açılıyor. SAFURE CANTURK/SABAH 
687 sayılı KHK ile yapılan düzenlemeler dahilinde "öğrenci etüt merkezi" ibaresi ve tanımı yürürlükten kaldırıldı. Öğrenci etüt merkezleri yerine "sosyal etkinlik merkezleri" ibaresi eklendi. 

Aynı zamanda gerekli şartları sağlamayan öğrenci etüt merkezleri de kapatılacak. 

Peki öğrenci etüt merkezleri ne zaman kapatılacak? 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun geçici 5nci maddesine eklenen "Bu fıkranın yayımı tarihinde faaliyet gösterenlerden dönüşüm programına alınan öğrenci etüt eğitim merkezleri hariç olmak üzere, halen faaliyette olan öğrenci etüt eğitim merkezleri, faaliyetlerine 1/7/2017 tarihine kadar devam edebilirler. 

En geç 29/7/2017 tarihine kadar bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (g), (h), (i), (k), (o) ve (ö) bentlerinde tanımlanan özel öğretim kurumlarından birinin gerektirdiği şartlara uygun hale getirilmeyen ve kurum açma izni buna göre düzenlenmeyen öğrenci etüt eğitim merkezleri hakkında sürekli kapatma işlemi uygulanır. 

Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin hususlar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." ifadeleriyle birlikte öğrenci etüt merkezlerine kapatılma kararı çıkartıldı. 

ÖĞRENCİ ETÜT MERKEZLERİ NE ZAMAN KAPATILACAK? 
Böylece dönüşüm programı kapsamına alınan öğrenci etüt merkezli hariç, faaliyette olan öğrenci etüt merkezleri 1 Temmuz 2017 tarihine kadar açık kalacak. 

En geç 29 Temmuz 2017 tarihine kadar kanunda yer alan özel eğitim kurumlarında bulunması gereken şartlara sahip olmayan ve kurum açma izni düzenlemeyen öğrenci etüt merkezleri hakkında kapatılma işlemi uygulanacak. 

SOSYAL ETKİNLİK MERKEZLERİ GELİYOR 
KHK'da öğrenci etüt merkezlerinin yerine gelen sosyal etkinlik merkezi de "İl milli eğitim müdürlükleri ile belediyeler arasında yapılan ve Bakanlıkça onaylanan ortak işbirliği protokolleri çerçevesinde, Bakanlığın verdiği işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile belediyelerce açılan ve işletilen, ilköğretim ve/veya ortaöğretim öğrencilerinin ödev ve projelerine ilişkin araştırmalar yaptığı, öğrencilerin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerin yürütüldüğü özel öğretim kurumlarını" olarak tanımlandı. Habertürk
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz öğretmenlere müjdeyi verdi.

Bakan Yılmaz öğretmen atamalarıyla ilgili olarak, "Başbakanımız, Maliye Bakanımız ve Çalışma Bakanımızın talimatıyla, önümüzdeki hafta duyurusunu yapacağız, 

20 bin öğretmenin alımını yapacağız. Öğretmenlerimiz için hayırlı uğurlu olsun." dedi.Haber7
Açıköğretim Fakültesi (AÖF) bahar dönemi kayıtları AÖF'ün resmi sitesinde 13 Şubat olarak duyuruldu. AÖF kayıt yenileme için gerekli belgeler neler? 

Güz dönemi sınavlarının tamamlanıp sonuçlarıın açıklanmasının ardından öğrencilerin merakla beklediği AÖF kayıt yenileme tarihi belli oldu. 

 Bahar Dönemi kayıt yenileme işlemi tarihi 13 Şubat itibariyle başlayacak. 24 Şubat Cuma sona erecek. Kayıt yenileme, Ders Ekle-Sil işlemi ve Kayıt Yenileme Bedelinin Ödenmesiyle gerçekleşecek.  

AÖF KAYITLARI İÇİN İSTENEN BELGELER 
İnternetten yapılan başvuru belgesi Fotoğraflı – İmzalı Form Öğrenci Bilgi Formu Öğrenim Belgesi Fotoğraf ve Askerlik Durum Belgesi 

AÖF PUAN HESAPLAMA NASIL YAPILACAK? 
AÖF not ortalaması hesaplamak için güz dönemi şartlı geçilen derslerden geçilmiş olması, güz dönemi sonundaki veya sonraki bahar dönemi sonundaki Genel Not Ortalaması 2,00 ve üzerinde bir not alınmış olması gerekmektedir. 

 Öğrencilerin bahar dönemindeki şartlı geçtikleri derslerden geçebilmeleri içinse bahar dönemi sonundaki veya sonraki güz dönemi sonundaki Genel Not Ortalaması 2,00 ve üzeri olması gerekmektedir. 

 AÖF Lisans son sınıf öğrencilerinin mezun olabilmesi için; 1- FF dersinin olmaması, 2- En son Genel Not Ortalaması 2,00 veya üzeri olması, 3- Alttan veya son sınıftan hiç ders bırakmamış olması gerekmekte.  
AÖF'DE GEÇİLEMEYEN DERSLER NE OLACAK? 
AÖF yeni ders sisteminde seni 2 döneme ayrılıyor. 1. dönemde alınan ancak kalınan bir ders gelecek sene 1. dönem içerisinde, 2. dönemde alınan ancak kalınan ders yine gelecek yıl 2. dönem içerisinde alınabilecektir. 

Yeni sistem ile geçtiğimiz senelerde 1 Vize + 1 Final olarak yapılan sınavlar artık her dönemde 1 Vize + 1 Final olarak yapılıyor. Bu durum da senede 2 kere Vize + 2 Kere final sınavına giriliyor. Bu vize ve finaller geçmişteki gibi vize%30 ve Final%70 olacak şekilde değerlendirmeye alınarak ortalama hesaplanıyor. 

Not Harfsel Olarak sisteme giriliyor. Sınavlarda öğrenci sayısına bağlı olarak, tek (A), iki (A,B) veya dört (A,B,C,D) kitapçık türü kullanılabilmektedir. 1. Yıl 1. yarı yıl (dönem) 2. yarı yıl (dönem) 2. Yıl 3. yarı yıl (dönem) 4. yarı yıl (dönem) 3. Yıl 5. yarı yıl (dönem) 6. yarı yıl (dönem) 4. Yıl 7. yarı yıl (dönem) 8. yarı yıl (dönem)  

AÖF NOT SİSTEMİ 
84 – 100 AA 4,00 Geçti 
77 – 83 AB 3,70 Geçti 
71 – 76 BA 3,30 Geçti 
66 – 70 BB 3,00 Geçti 
61 – 65 BC 2,70 Geçti 
56 – 60 CB 2,30 Geçti 
50 – 55 CC 2,00 Geçti 
46 – 49 CD 1,70 Ortalamaya Bazlı Geçti 
40 – 45 DC 1,30 Ortalamaya Bazlı Geçti 
33 – 39 DD 1,00 Ortalamaya Bazlı Geçti 
0 – 32 FF 0,00 Kaldı 

AÇIKÖĞRETİM SİSTEMİ'NDE AÇIK UÇLU SORU DÖNEMİ BAŞLIYOR 
Yaklaşık 1,5 milyon öğrencisi bulunan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi sınavlarında yeni bir uygulamaya geçiliyor. 

 18 Ocak 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle açıköğretim sınavlarında çoktan seçmeli soruların yanında açık uçlu, kısa cevaplı, doğru-yanlış, eşleştirme gibi farklı tip soruların da sorulmasının önü açılmış oldu. 

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, yaklaşık bir yıl süren yoğun bir çalışmanın sonunda, 2016/2017 öğretim yılı bahar döneminden itibaren açıköğretim sistemindeki bazı derslerin ara sınavlarında çoktan seçmeli soruların yanında kısa cevaplı ve açık uçlu soruların da kullanılmaya başlanacağını söyledi. 

Rektör Gündoğan, “Açıköğretim Fakültesi’nin 4 programında 4 ders kapsamında ilk uygulama başlayacak. Bu programlar Türk Dili ve Edebiyatı, Sosyoloji, Felsefe ve Tarih programları olacak. 

Türk Dili ve Edebiyatı programında Çağdaş Türk Romanı, Sosyoloji Programında Türk Sosyologları, Felsefe Programında Çağdaş Felsefe ve Tarih Programında Hukuk Tarihi derslerinin ara sınavlarında çoktan seçmeli soruların yanında 2 kısa cevaplı ve 1 açık uçlu soru yer alacaktır” dedi.
Liseler Arası Müzik Yarışması, 20. Yılında, Türkiye’nin müzik platformu fizy’de. İster grubunu toplayıp başvur, ister gel okulunu destekle, gerçek bir müzik deneyimi yaşa! 


20. Liseler Arası Müzik Yarışması seni hayallerine bir adım daha yaklaştırıyor! 

Sahne senin. Yarışma başvuruları, illere göre farklılık gösteren aşağıda belirtilen tarihlerde, organizasyona elden teslim edilmelidir. 

İstanbul İl Sınırları İçindeki Okullar 4-5 Mart 2017 Cumartesi – Pazar, Saat: 11.00 – 18.00 
Ankara İl Sınırları İçindeki Okullar 11 Mart 2017 Cumartesi, Saat: 
11.00 – 18.00 
İzmir İl Sınırları İçindeki Okullar 18 Mart 2017 Cumartesi, Saat: 11.00 – 18.00 

fizy 20.Liseler Arası Müzik Yarışması finali 22 Nisan 2017’de İstanbul’da gerçekleşecektir.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı, öğretmen atamalarıyla ilgili açıklama yaptı. 

MEB müsteşarı, atamalar için kamu kadrolarına dağılımın henüz yapılmadığını söyledi. Müsteşar, “Öğretmen ataması olacaksa da Şubat ayına yetişmez” dedi.Haber7
MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce, 2017-2018 eğitim öğretim yılında ortaöğretim kurumlarındaki seçmeli derslerin belirlenmesine ilişkin illere yazı gönderildi. 

Yazıya göre, ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin ders seçiminde, okul yönetimleri, okulun fiziki imkânları, mevcut öğretmen durumu, derslerin program içerikleri, zorunlu derslerin ve kişisel gelişimin desteklenmesi ve yapılmakta olan müfredat değişikliği ve eğitim politikalarının gelecek vizyonunu dikkate alacak. 

Gerekli bilgilendirmeler yapılacak Okul yönetimince en fazla 10 farklı seçmeli ders belirlenecek. Seçilen bu dersler ikinci dönemin ilk haftasında e-okul sistemi üzerinden ilan edilecek. 

Seçmeli derslerin amacı, tanıtımı ve seçimiyle ilgili açıklamalar, okul müdürlüklerince ikinci dönemin ilk haftasında öğrencilere ve velilere duyurulacak. 
Sınıf rehber öğretmeni, rehberlik öğretmeni ile branş öğretmenlerince öğrencilere ve velilere gerekli bilgilendirmeler yapılacak. Ders seçimi ise ikinci dönemin ikinci ve üçüncü haftalarında, öğrencilerin talepleri doğrultusunda yapılarak e-okul sistemine işlenecek. 

Öğrenci sayısı azalsa bile dersler devam edecek Derslerin okul türlerine ve sınıf düzeylerine göre haftalık kaç saat ile kaç kez seçileceği gibi iş ve işlemler, ilgili yönetmelik hükümlerine göre yapılacak. 

Süresi içerisinde ders seçimi yapmayan öğrencilerin seçmeli dersleri okul yönetimince belirlenecek. 9´uncu sınıfa yeni başlayacak öğrencilerin ders seçimi seçilen derslerde değişiklik yapılmasına ilişkin iş ve işlemler yeni eğitim öğretim yılının ilk haftası içerisinde yapılacak. 

En az 10 öğrencinin talebi doğrultusunda öğretime açılan seçmeli ders ve bunların öğrenci sayısında yıl içerisinde azalma olsa bile öğretim yılı sonuna kadar bu derslerin öğretimine devam edilecek. 

Ders seçim süreci tamamlandıktan sonra ders kitaplarına yönelik iş ve işlemler, tebliğler dergisindeki ilgili genelge ve ekleri kapsamında yürütülerek, gerekli tedbirler alınacak. MEB Personel
Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredat taslağını yaklaşık 3 hafta önce açıkladı ve deyim yerindeyse kıyamet koptu. Atatürk ve İsmet İnönü’nün anlatıldığı konuların azaltılması ve evrim teorisinin müfredattan çıkarılması, büyük tartışma yarattı. 

Peki, Milli Eğitim Bakanlığı yeni müfredatı nasıl bir anlayışla hazırladı? Dindar bir nesil yaratma amacı taşıdı mı? İdeolojik kaygılar ve güncel politik tartışmalar içeriği etkiledi mi? 

Bütün bunları Milli Eğitim Bakanlığı’nda bu konudaki en yetkin isme, Müsteşar Yusuf Tekin’e sordum. Sadece müfredat taslağını değil proje okullar, imam hatiplerin sayısındaki artış, 15 Temmuz sonrasında kapatılan okullardaki öğrencilerin durumu gibi kamuoyunda tartışma yaratan diğer konuları da konuştuk... 

‘BEN BİREY OLARAK ÇOCUĞUMU DİNDAR OLARAK YETİŞTİRMEK İSTERİM AMA MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI MÜFREDATINI ÖYLE YAPAMAM’
Neden müfredatı değiştirme gereği duydunuz? Müfredat teknolojik, ekonomik, bilimsel ve sosyal alanlardaki gelişme­lere göre belirli aralıklarla güncellen­melidir. Diğer ülkelerde de ortalama 7 yılda bir müfredat değiştiriliyor.

Bizimki en son 2005’te değişmişti. 2014 yılı başından itibaren öğretmenlere, öğrencilere, velilere ve okul yönetici­lere bir anket uyguladık ve “Çocuğun kendi yeteneklerini geliştirmesi açısın­dan bu müfredat uygun mu?” diye sor­duk. 

Yeterince demokratik olmadığı, bilimsel gelişmelere kapalı, güncelli­ğini yitirmiş ve en önemlisi de dayat­macı ve ezberci olduğu yönünde sonuçlar çıktı. Bunun üzerine, akademisyen ve öğretmen­lerle bir araya gelerek ne gerektiğini konuştuk. 

Müfredatı yazan ekipte kimler vardı? 51 program demek, 400’ün üzerinde ders demektir. Komisyonumuzda, 6 binden fazla öğretmen ve öğretim üyesi görev yaptı. Her alanda komisyonlar kurduk. Gizli kapaklı bir şey yapmadık. En az 1 milyon kişinin fikrini sorduk. Söyleyecek sözü olan herkese kapımız açıktı. 

Askıya çıkmadan önce sivil toplum örgütü ve üniversitelerden görüş istedik. Entelektüeller ve gazetecilerle de tartıştık. 10 Şubat tarihine kadar görüş bildirmek isteyenler bize ulaşabilir. Seküler kesimden de görüş aldınız mı? 

Çağırdığımız akademisyenlerin etnik ya da dini kimliğine bakmadık, sadece akademik yetkinliklerini dik­kate aldık. Sendikal aidiyetlerine bile bakmadık. Hatta bazı akademisyenler, hükümetle birlikte anılmamak için “Bizim sizinle ortak çalıştığımızı söylemezseniz mutlu oluruz” dediler. 

Böyle diyorsunuz ama yeni müfredatın ideolojik bir bakışla hazırlandığı eleştirisi dile getiriliyor. Niyet okuyuculuğu yapıyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı mevcut hükü­mete bağlı olduğu için “Bunlar yapsa yapsa ideolojik bir şey yapar” mantı­ğıyla eleştiriyorlar. 

Bu, kolaycılık ve tembelliktir. Zahmet edip taslağı okuyarak herhangi bir cümlesinden ideolojik bir çıkarımda bulunan biri olursa, o önermeyi bize getirsin lütfen. 

Haklılık payı varsa düzeltiriz ama hiç okumadan eleştirmek haksızlıktır. “Eski müfredat Türk-İslam sentezine dayanıyordu. Şimdiki müfredat ise ağırlıklı olarak İslami kaygılarla hazırlandı. Dindar, sağ, muhafazakâr bir gençlik yaratılmak isteniyor” deniliyor. 

Bu müfredatla dindar bir nesil yetiştirmeyi mi hedefliyorsunuz? Kesinlikle yanlış! Bakın, ben birey olarak çocuğumu dindar olarak yetiştirmek isterim ama Milli Eğitim Bakanlığı müfredatını öyle yapamam. 

Böyle bir kaygım veya çabam olamaz. Bu çok açık ve net. Ama insanlar “Yusuf Tekin çocuğunu böyle yetiştirmek istiyor, o zaman bütün çocukları böyle yetiştirecek” diye niyet okuması yapıyor. 

Bu çok yanlış. Kamu görevi başka, özel hayatımız başka. Yeni müfredatın dini kaygılarla hazırlandığını söylemek kesinlikle haksızlıktır. Biz bilimsel anlamda etkin, öğrendiklerini hayata geçirebilen çocuklar yetiştirmek istiyoruz. 

‘150 BİNDEN FAZLA MAİL ALDIK’ 
Müfredat taslağıyla ilgili çok yorum geldi mi? 150 bin maili aştı. Çoğu müfredatı okumadan yapılan eleştirilerdi. Ciddi olarak katkı sağlamak isteyen bütün görüşleri değerlendiriyoruz. 

Öğretmen adayları “Edebiyat dersinin saatini artırırsanız biz de iş bulabiliriz” diyor. Bu tür eleştirilerin başka amaçları vardır. Müfredat üzerine yapılan eleştirileri gözden geçiriyoruz. Her bir sınıf düzeyindeki ders için 5 arkadaşımız gelen eleştiriler not edip 10 Şubat’ta ilgili komisyonlara sunacak. 

‘DİN DERSİNİ DE DİNDAR KESİM ELEŞTİRECEK MUHTEMELEN’ 
İlköğretim ve lisede toplam 33 farklı din dersi var. Buna karşılık sosyoloji ya da psikoloji gibi dersler sadece 11. sınıfta ve seçmeli olarak okutuluyor. Din derslerinin sayısı neden bu kadar arttı? Elmalarla armutları karıştırmamak lazım. Çok fazla ders var gibi gözükse de haftada 1 saati zorunlu. 

Diğerleri sadece seçmeli derstir. “Ateizm ve sekülerizm, satanizmle beraber bir inanç sorunu olarak anlatılacak” diye bir haber okuduk. Böyle yapacaksanız, bu ideolojik bir yaklaşım değil mi? Bu çok büyük bir yalandır çünkü daha din dersi askıya çıkmadı. Bu, niyet okuyuculuğunun en bariz göstergesidir. 

Eski müfredatta varsa o başka... Zaten onu değiştirmeye çalışıyoruz. Din kültürü ve ahlak bilgisi müfredatı nasıl olacak peki? Türkiye’den bazı velilerin açtığı dava neticesinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir karar verdi. 

Ale­vilikle alakalı AİHM’nin önerdiği değişiklikleri hayata geçiriyoruz. Komisyona, Alevi Bektaşi Federasyo­nu’ndan temsilciler davet ettik. Çok güzel bir müfre­dat oldu ama muhtemelen Atatürkçülük eleştirisine benzer şekilde bu sefer de dindar kesimden eleştiri alacağız. Orada da kazanımlar azaltıldı. 

Çocuklarımı­zın seviyesine göre dersler verilmesini amaçlıyoruz. Halloween ve Christmas gibi başka bir dine ilişkin kutsal günler, artık müfredatta olmayacak. Nedenini, kültürel yozlaşma yaratması olarak göstermişsiniz. Okullarımızda Hıristiyan çocuklar da okuyor. Onlara ait değerleri neden çıkardınız? 

Çıktığı doğru mu, tam bilmiyorum. Bize özgün Cumhuriyet Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, Kurban ve Ramazan Bayramı daha çok yer aldığı için böyle bir eleştiri yapılıyor olabilir. İngilizce müfredatta sadece onlar değil, bunlar da vardır. ‘Cihat’ kavramının yeni müfredata girmesi de tartışma yarattı. 

Cihat son zamanlarda biraz daha siyasal bir kav­ram halini aldı. Ama aslında cihat kelime olarak çalışmak, çaba göstermek anlamına gelir. Nerede geçtiğini bilmiyorum ama ideolojik veya siyasi bir çağrışım yapacak şekilde kullanıldıysa düzeltilir. 

‘ATATÜRK’Ü 1. SINIFTAN ÇIKARDIK AMA 4. SINIFTA GENİŞLETTİK’ 
Atatürk’ün vatan-millet sevgisiyle, Atatürk önderliğinde kazanılan hak ve özgürlükler müfredattan neden çıkarıldı? Bu da bir diğer şehir efsanesi. 

Atatürk, hepimiz için ortak bir değerdir. Bu gibi değer­leri çocuklarımızın seviyelerine uygun sınıf­larda vermeyi, pedagojik olarak daha uygun bulduk. İlkokul 1. sınıfa başlayan bir çocuğa Atatürk’ün vatan sevgisini anlatmak ne kadar peda­gojiktir? 

1. sınıftan çıkar­dık ama 4. sınıfta konuyu genişlettik. Bu sadece Ata­türkçülükle alakalı da değil. Matematik dersinde de fen bilgisinde de böyle yapıldı. Çocukların algı düzeyinin üzerinde olan kazanımlar, uygun sınıflara aktarıldı. Daha doğrudan sorayım, Atatürkçü nesil yetiştirmemek için mi bunları çıkarıyorsunuz? 

Bu sonucu çıkarmak yanlış. Hepimiz Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in birer vatandaşıyız, Atatürk’e eşit düzeyde vefa duyuyoruz. Birileri “Siz Atatürk’ü sevmiyorsunuz, saygı duymuyor­sunuz” diyerek diğer toplumsal kesimleri ötekileştirme eğilimin­deler. 

Oysa biz, en az diğer gruplar kadar Atatürk’ün temel değerlerine sahip çıkan insanlarız. Biz de bu Cumhuriyet’in bekası için çaba sarf ediyoruz. Bunu görmezden gelerek Atatürk’ün oluşturduğu Cumhuriyet’in temel referanslarını hiçe saydığımızı düşünenler haksızlık ediyor. 

‘İSMET İNÖNÜ’YE DİĞER CUMHURBAŞKANLARI KADAR YER AYIRDIK’ 
Erken Cumhuriyet yılları yeterince okutulmayacak. Özel­likle İsmet İnönü’nün anlatıldığı bölümleri neden azalttınız? Kimse Lozan’ı, Kurtuluş Savaşı’nı ve İsmet İnönü’nün Atatürk’ün sağ kolu olduğu dönemleri çıkardı­ğımızı söyleyemez.

 Fakat sonraki dönemde, yani 1938 sonrasında, İsmet Paşa siyasi bir figürdür. O dönemde olan gelişmeler, devlet başkanına fatura edilir. Diğer Cumhurbaşkanla­rımıza ne kadar yer ayrıldıysa İsmet Paşa’ya da o kadar yer ayrılmıştır. 

Çocuklarımıza 12 yıllık süre içinde verdiğimiz bilgi ünitelerini yüzde 30 oranında azalttık. Buna rağmen İsmet İnönü ile ilgili rakamlar korundu. İnkılap tarihini defalarca gözden geçirdik. Yine eleştiriler ve öneriler ışığında gözden geçirilir. Bir eksiklik varsa da mutlaka değerlendirilir. 

‘EVRİM TEORİSİ ÇOCUKLARIN DÜZEYİNE UYGUN DEĞİL’ Biyoloji derslerinden evrim teorisini neden çıkardınız? Biyoloji öğretmenleri “Evrim teorisi olmadan kalıtımı, canlıların çeşitliliğini nasıl anlatacağız. Suriye ve Ürdün dahil, evrim teorisi tüm dünyada işleniyor” diye itiraz ediyor... 

Tersini düşünen, bilimselliği tartışmalı olan bu teorinin ilkokul ve ortaokuldaki çocuklara anlatılmasını doğru bulmayanlar da var. Çalıştığımız akademisyenler içinde bu karara karşı olan da katılan da vardı. Doğa tarihiyle ilgili olan kısımlar farklı bir formatla ele alındı. “Dünyada bütün ülkelerde okutuluyor” eleştirisine katılmı­yorum, öyle olsa geri adım atmazdık. 

Akademik düzeyde bu teorilerin anlatıl­ması doğaldır ama ilkokul ve ortaokul düze­yinde binlerce bilimsel teoriden hangilerini anlatıyoruz ki evrim teorisini de anlatalım? Açık konuşalım, evrim teorisini İslami kaygılarla mı çıkardınız? Hayır, dini gerekçeler göz önünde bulun­durulsaydı, evrim teorisine karşı olanların yaratılışla ilgili önerileri konulurdu. 

Asıl, evrim teorisinin geçmişte hangi ideolojik gerek­çelerle müfredata konulduğu tartışılmalı. İyi ama bunun ideolojik değil bilimsel bir tercih olduğu söyleniyor. Ben evrim teorisinin bilimselliğini tartış­mıyorum, o konuda yetkin de değilim. 

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı olarak şunu söy­lüyorum; evrim teorisi, bizim eğitim verdiği­miz çocukların düzeyinde konuşulacak ve anlatılacak bir teori değildir. Çocuklarımız o teoriyi yükseköğrenimde öğrenebilirler. Tepkileri dikkate alarak müfredata yeniden koyma ihtimaliniz var mı? Hayır, ihtimal dahilinde görmüyorum. 

‘MÜFREDATI HAFİFLETTİK EZBERCİLİĞİ AZALTTIK’ Darwin, Freud, Marks ve İbn-i Rüşd gibi düşü­nürlere yer verilmemiş. Çocuğun kuşkuculuğunu, yaratıcılığını besleyen nok­taların çıkarıldığı ve pozi­tivizm karşıtı bir anlayışla hazırlandığı eleştirisi var... Kesinlikle yanlış. 

Yaratıcı­lığı ya da analitik düşünmeyi çıkarmaya değil tam tersi onu geliştirmeye çalışıyo­ruz. Bu eleştirilerin hiçbirine itibar etmiyorum. Tam ter­sine, bence Darwin’in ya da Freud’un olmamasını eleştiren kişi ideolojik yaklaşıyor. Ünite sayısını azalt­tık çünkü bütün derslerdeki müfredatı hafif­lettik. Ezberciliği azaltmaya çalışıyoruz. 

‘YENİ MÜFREDATLA PISA’DA SIÇRAYACAĞIZ’ 
Uluslararası Öğrenci Değerlen­dirme Programı PISA testlerinde Türki­ye’nin notları hiç iç açıcı değil. Bakanlık olarak bir şeyler yapacak mısınız? İşte, hem bunları söyleyip sonra da “Niye müfredatı değiştiriyorsunuz?” dememek lazım. PISA, çocuklarımızın öğrendikleri şeyi gündelik hayatta kullanma becerilerini ölçüyor. 

Maalesef mevcut müfredatımızın bu konuda çocuklarımıza herhangi bir katkısı yok. Tamamen ezberleme, hafızada tutma ve karşına test sorusu çıktığında cevaplayabilme üzerine kurgulanmış. İşte şimdi yaptığımız değişiklikle PISA’da ciddi bir sıçrama gerçekleştireceğimize inanıyorum. Ama önümüzdeki PISA için yetişmez. 

PROJE OKULLARDAKİ AMAÇ ÖĞRETMEN NİTELİĞİNİ ARTIRMAK, KABATAŞ GİBİ LİSELERİN NİTELİĞİNİ NEDEN DÜŞÜRMEK İSTEYELİM? 
Türkiye’nin en gözde 170 lisesini proje okul ilan ederek öğretmen kadrolarını değiştirmeniz de velilerin tepkisine neden oldu. Vefa Lisesi, Kabataş Lisesi gibi köklü bir geleneğe sahip olan liselerdeki öğretmenlerin yerini neden değiştiriyorsunuz? 

Proje okul meselesine tıpkı alanında uzmanlaşan meslek liseleri gibi yaklaştık. Örneğin normal sistemde bir spor lisesinde futbol üzerine uzmanlaşan bir öğretmenin görev süresi dolduğunda yerine başka bir beden eğitimi öğretmeni geliyor. 

Gelen öğretmen voleybol ya da basketbol alanında uzmansa, futbol ile ilgili proje yarım kalıyor. Buna karşılık “proje okul” kavramını geliştirdik ve “Bir okulda bir proje başladıysa ona uygun öğretmen istihdam edelim” dedik. 

Proje okulların büyük çoğunluğu spor lisesi, meslek lisesi ve imam hatip lisesi. Bahsettiğiniz köklü liselerde ise 25-30 yıldır aynı yerde görev yapan öğretmenler var. Akademik ve bilimsel anlamda heyecanları kalmamış. Ben diyorum ki her okulda her öğretmen eşit sürede görev yapsın. 

Köklü liselerdeki geleneği bozmaz mı bu? Hayır bozmaz. Kabataş gibi liselerin okul niteliğine göre proje hazırlamasını istedik. Örneğin fen bilimlerinde uzmanlaşmak istiyorlarsa üniversitelerdeki akademisyenlerden destek alabilirler. 

Binlerce yüksek lisans-doktora yapmış öğretmenimiz var. Yürütülen projenin niteliğine göre öğretmen kalitesini artıralım dedik. Milli Eğitim müsteşarı olarak biz Kabataş gibi liselerin niteliğini neden düşürmek isteyelim? Gelen öğretmenlerin niteliğine bakın, anlarsınız zaten... 

‘ÖZEL OKULLAR VE DEVLET OKULLARI ARASINDAKİ BAŞARI BİRBİRİNE DENK’ 
Sizin Çocuklarınız devlet okulunda mı okudular yoksa özel okulda mı? Bir kısmı devlet okulunda, bir kısmı özel okulda okudu. Büyük şehirlerde ister muhafazakâr olsun ister seküler, orta sınıf çocuğunu koleje gönderecek para bulursa devlet okuluna göndermiyor. Devlet okullarının kötü olduğu algısının oluşmasından dolayı Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluk hissediyor mu? 

Devlet okullarında kalite algısı düşmedi. Sadece adresten dolayı istediği devlet okuluna çocuğunu gönderemeyenler özel okula gönderiyor. Özel okullar ve devlet okulları arasındaki başarı birbirine çok denk. Çok nitelikli özel okullarımız olduğu gibi, çok nitelikli devlet okullarımız da var. 

Vatandaşımız ücretsiz olanın kalitesiz olduğunu varsayıyor. Eğer öyle olsaydı özel okullar devlet okullarındaki öğretmenlerimize transfer teklifinde bulunmazdı. Özel okullar hizmet sattıkları için devlet okullarından daha başarılı olmak zorundalar ve bunu vatandaşa ispatlamak zorundalar. 

‘YABANCI DİL EĞİTİMİNDE YETERSİZİZ’ 
“Üç çocuğum var. Büyük kızım tıp fakültesi öğrencisi, oğlum fen lisesinde okuyor, küçük kızım henüz okula başlamadı. Mevcut sistemden ben de bir veli olarak şikâyetçiyim. Çocuklar ders notları itibariye başarılılar ama yabancı dilleri yeterli değil. 

Büyük kızımın okul notları çok iyi olmasına rağmen başka yöntemlerle İngilizce öğrendi. Nitelikli okullar yaptık. Yılda 400 milyon TL para harcayıp, çocuklara bedava kitap dağıtıyoruz. Okulu güzel, öğretmenleri yeterli ama istediğimiz verimi alamıyorlar. Sadece sınav ve test çözme odaklı bir sistem var.” 

‘İMAM HATİP SAYISI 28 ŞUBAT’TAN ÖNCEKİ SEVİYEYE ÇIKTI’ 
Orta öğretimde pek çok okulun imam hatiplere dönüştürülmesi tartışma yaratmıştı. İmam hatip liselerinin sayısı niye bu kadar arttı? 

Sizce Türkiye’de lise öğrencilerinin yüzde kaçı İmam Hatip’e gidiyorsa rakam çoktur? Bu bir branş okuluysa, herhalde %5. Hayır bunlar branş okulu değil, normal lise. Sadece dini hassasiyetleri daha yüksek olan velilerin çocuklarını gönderdiği bir lise. 28 Şubat olduğunda toplam öğrencilerin yüzde 12’si İmam Hatip’lerde okuyordu, bu %1’ler mesabesine düşürüldü. 

Türkiye’de imam hatiplere talep yüzde 12 civarında. Şu anda ortaokul ve lise düzeyinde imam hatipleşme oranı yüzde 11-12. “Çok imam hatip açıldı deniyor” ya, öyle bir şey yok. 28 Şubat’tan önceki noktaya geldi. Bazı okulları İmam Hatip’e dönüştürmenize velilerin tepkileri olmuştu. 

Oradaki ortaokullar eskiden ilkokuldu. O tepkilerin çok büyük çoğunluğu ilkokul, orta okul ve lisenin ayrılmasına karşıydı. İlkokula başlayan 66 aylık bir çocukla, 8. sınıftaki 14-15 yaşındaki çocuğun aynı okulda okuması pedagojik olarak doğru değil. Bazılarını ilkokul, bazılarını ortaokul, bazılarını da imam hatip yapmışızdır. 

Bunun dışında bazı illerde bize sorulmadan değişiklikler olduysa da bakanlığımız müdahale etti. Çok köklü bir lisenin imam hatip lisesine dönüştürülmesine müsaade etmedik. Bu konuda da çok hassas davrandık. 

İSTİHDAMI ARTIRMAK İÇİN TEMATİK MESLEK LİSELERİ AÇTIK’ 
Meslek liselerini konusunda uzmanlaşan, sektörde istihdamı garanti olan tematik meslek liseleri haline getirdik. Mesela Antalya Aksu’da uçak bakım üniteleri üzerine bir meslek lisesi açtık. 

Samsun’da tıbbi ve medikal cihazlar üreten bir sanayi var, ona uygun bir meslek lisesi açtık. “Bu liseleri açıyorsunuz ama öğretmenlerinizin anlattığı şeyin pratikte karşılığı yok” eleştirisi geldi. Bunun üzerine akademik eğitimi biz verelim, branşla ilgili konuları da protokolle anlaştığımız kişiler halletsin diye düşündük. 

Mesela madencilikle alakalı liselerde maden işletmesiyle birlikte müfredat oluşturduk. Futbol lisesinde, futbol federasyonu ile protokol yaptık. Riva’daki futbol lisemizde eski futbolcular ve antrenörler ders veriyor. Böylece çocuklarımız doğrudan sektöre dâhil olacaklar. 

‘KAPATILAN FETÖ OKULLARINDAKİ ÖĞRENCİLERİN MAĞDURİYET YAŞAMAMASI İÇİN OKULLARI UYARDIK’ Malum 15 Temmuz sonrası süreçte FETÖ meselesinden dolayı pek çok okul kapatıldı. Bunun eğitime etkileri ne oldu? Özel okullarda fiyatın yükseldiği, devlet okullarında ise sınıfların kalabalıklaştığı söyleniyor, doğru mu? Hiç bir öğrenci ortada kalmadı. 

Bu FETÖ dediğimiz yapı okullarında iki politika izliyordu; en nitelikli çocukları ve en zenginlerin çocuklarını alıyordu. Özellikle Anadolu’da i genelindeki bütün okullardan nitelikli öğrencileri topluyor. İkinci özel okulda daha az başarılı öğrenciler veya ekonomik olarak gelir düzeyi daha düşük insanların çocukları kalıyordu. 

Bu, özel sektör üzerinde bir vesayetti. Özel sektör üzerinde bu baskı kalkınca okullar arasında ciddi bir rekabet ortaya çıktı. Fiyatlar arttıysa bundan kaynaklanıyordur. Devlet okullarında ise mağduriyet yaratmamak için o çocukları kontenjan dışı değerlendirmelerini söyledik. 

Devlet okullarımız ve liselerimizdeki kriterler neyse aynı kriterlere uygun davrandık. Eğer çocuk FETÖ’nün fen lisesinde öğrenciyse bizim fen lisemizdeki puan kriterini sağlıyorsa gidebildi. 

Ayrıca çocukların herhangi bir mağduriyet yaşamaması için başka tedbirler de aldık. Pedagojik olarak tepkiyle karşılaşmamaları ve ötekileştirilmemeleri için okulları uyardık. Kübra PAR / GAZETE HABERTÜRK
Okulda ya da ofiste sık sık sunum yapanlar için yeni uzaktan kumandasını tanıtan Logitech, gelişmiş işaretleme sistemiyle artık anlattığınız konuları çok daha iyi bir şekilde vurgulamanızı sağlıyor. 

Ekrandan 30 metre uzaklıkta dahi çalışabilen "Logitech Spotlight Sunum Kumandası" ile geleneksel slayt araçları ve lazer ışıklarına nazaran kullanıcının daha yüksek bir performans göstermesi sağlanıyor. 

Anlatılan konuda vurguları ve önemli detayları eksiksiz olarak aktarmanıza imkan veren cihazda ekrandaki içeriği büyütebilir, videoları oynatabilir ya da bağlantıları tek tıkla açabilirsiniz. 

Sadece 1 dakika şarj ile 3 saat kullanım ömrü sunan uzaktan kumanda neredeyse tüm popüler cihaz ve uygulamalarla sorunsuz şekilde -tak çalıştır mantığıyla- çalışıyor. 

Daha akıcı sunum deneyimi vadeden Spotlight böylelikle konuşmacının dikkat ve konsantrasyonunu arttırarak kendine güvenini pekiştirmesine de katkı sağlıyor. 

129,99 dolar tavsiye edilen satış fiyatıyla önümüzdeki mart ayından itibaren satışa sunulacak Logitech Spotlight Sunum Kumandası hakkında detaylı bilgileri dilerseniz Logitech türkiye web  öğrenebilirsiniz.donanimhaber
Yeni bir eğitim ve öğretim döneminin başlayacak olması aynı zamanda milyonlarca öğrenci için yeni bir sınav döneminin başlaması anlamına geliyor. 

8. ve 12. sınıf öğrencilerini TEOG, YGS ve LYS’ninbeklediğini belirten Açı Eğitim Kurumları Rehber Öğretmeni Gonca Uluçay ikinci dönemin daha verimli geçmesi için tavsiyelerde bulundu. Her öğrencinin eksikliklerini analiz etmesi gerektiğini belirten Uluçay, planlı bir çalışma stratejisi ile ikinci döneme başlanmasının önemli olduğunu söyledi. 

Okul hayatında yapılan tercihler meslek hayatının başarısını da etkiliyor. 8. ve 12. sınıf öğrencilerini ikinci dönemde zorlu sınavlar beklerken aynı zamanda tercihlerde önemli konumda. 

İkinci dönem ile ilgili önemli tavsiyelerde bulunan Açı Eğitim Kurumları Rehber Öğretmeni Gonca Uluçay, öğrencilerin ikinci döneme hazırlanırken birinci dönem konularının da üstünden geçmesi gerektiğinin altını çizdi. Uluçay sözlerine şöyle devam etti:

‘’Birinci döneme ait konu eksiklerimiz var ise öncelikle öğrencilerin hedefi bu eksiklikleri tamamlamak olmalı. Daha sonra sık sık konu tekrarı yaparak farklı kaynaklardan soru çözülmeliler. Özellikle geçmiş konulardan çok fazla yanlışı çıkan öğrenciler genel tekrara ağırlık vermeli. 

Bu nedenle sınava girecek öğrenciler, takıldıkları konularla ilgili geçmiş yılların bilgilerini de gözden geçirmeli.’’ Testleri Sınavdaymış Gibi Çözün TEOG sınavında öğrencilerin zaman ile ilgili herhangi bir sıkıntısı olmadığını belirten Açı Eğitim Kurumları Rehber Öğretmeni Gonca Uluçay, YGS ve LYS için zaman problemi olduğunu söyledi. 

Uluçay,‘’Öğrenciler sınavda soruları daha hızlı çözmesi için sık sık sınav denemeleri yapmalılar. Özellikle sınava son iki hafta kala, sınav saatinde başlayarak üç günde bir sınav denemesi çözmeliler. Böylelikle sınava daha konsantre bir şekilde girmiş olurlar’’ dedi.
12 yıllık zorunlu eğitim 2013-2014 2014 TEOG YERLEŞTİRME TAKVİMİ 2014-2015 2015-2016 2016-2017 2017-2018 4+4+4 5.sınıf dökümanları 5.Sınıf Matematik 5.Sınıf Matematik Yazılı 6.Sınıf dökümanları 6.Sınıf Matematik 6.Sınıf Matematik Yazılı 7.sınıf dökümanları 7.sınıf matematik 7.Sınıf Matematik Yazılı 8.sınıf dökümanları 8.Sınıf Matematik 8.Sınıf Matematik Yazılı Açık Öğretim açık uçlu sorular ada yayınları ADAY ÖĞRETMEN Alan Sınavı ALES AÖF ASİS Atama ve yer değiştirme Bep planı Bize Ulaşın Bölge zümresi Burs Haberleri CARTER SCHOOL Çalışma Takvimi Ders çalışma DERSHANELER Diğer Kampanyalar Dikey Geçiş Sınavı(dgs) Dikey yayınları dil eğitimi DUS Duyuru ve Anonslar e kurs e-Pansiyon E-SINAV e-yds eba Eğitim ögretim haberleri ETÜD Fatih Projesi FORMASYON Gizlilik İLKOKUL KAYIT İNOVASYON koçluk kodlama dersi KOLEJ kolej fiyatları KPDS KPSS kpss tercih LİSE Lise dökümanları M MALİYE MÜFETTİŞLİĞİ SINAVI Matematik Matematik Öğrenme Laboratuvarı Projesi matematik seminer raporu matematik seminerleri Matematik Uygulamaları MATEMATİK UYGULAMALARI matematik uygulamaları 5 matematik uygulamaları 6 matematik uygulamaları 7 matematik uygulamaları 8 MATEMATİK YARIŞMALARI Matematik zümresi MEB meb esınav MEB GYS meb haberleri mebbis MERKEZİ SINAV Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi müfredat OGES OKS OKUL KURSLARI okul servisi ORTAK SINAV Ortaokul ortaokul 2016-2017 ORTAOKUL KAYIT ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI OSYM ÖABT Ödüllü Öğrenci Yarışmalar Ögretmen Kampanyaları öğretmen öğretmen 4 aylık eğitim planı Öğretmen Akademisi ÖĞRETMEN KAMPANYALARI ÖĞRETMEN ROTASYONU Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi ösym haberleri ÖSYM SINAV TAKVİMİ ÖSYS Özel Eğitim Kursları Özel Okul ücretleri Özel Okullardan Haberler özgün yayınları PBYS Pedagojik formasyon Performans ödev konuları Polis akademisi proje ödev konuları Rehberlik Dökümanları Resmi Tatiller SBS Scientix Seçmeli Dersler Seminer Dönemi sevgi yayınları sınav stresi Sınav Takvimi Sınav Tarihi sınav uzmanı Sınıf öğretmeni dökümanları SONUÇ Sorumluluk Sınavı SOSYAL SORUMLULUK sömestr sözleşmeli öğretmen Staj imkanı stem modeli Şube Ögretmenler Kurulu takviye kursu Tayin teknoloji TEMEL LİSE TEOG TEOG SINAV SONUÇLARI TEOG YERLEŞTİRME TUS tutku yayınları Uzaktan eğitim Üniversite Haberleri üniversite tercih rehberi ünlü matematikçiler Yazılı Soruları YDS YDUS yeni müfredat YENİ SINAV SİSTEMİ Yenilikler YGS VE LYS Yıllık Planlar YÖK ten haberler YURTKUR yüksek maaşlı iş imkanları