7 Haziran 2015 Pazar günü Türkiye genelinde yapılacak olan 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri nedeniyle Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinin akademik takviminde değişiklik yapılmıştır.

Bahar dönemi kayıt yenileme, ekle-sil internet başvuru ve kayıt tarihlerinin 23 Şubat-4 Mart, mazeretli kayıt süresinin ise 3-4 Mart olarak belirlendiği duyurulan açıklamada, "Af kapsamında kayıt 23 Şubat-1 Mart, mazeretli kayıt 28 Şubat-1 Mart, af ders ekleme 3-4 Mart, af ders ekleme mazeretli kayıtlar 4 Mart'a yapılacak. 

Bahar dönemi ara sınavı 18-19 Nisan, dönem sonu sınavı 23-24 Mayıs, tek ders sınavı ise 27 Haziran'da gerçekleştirilecek" ifadesi kullanıldı. Yeni tarihleri http://aof.anadolu.edu.tr internet adresinin Akademik Takvim bölümündeki Türkiye Programları sayfasından görebilirsiniz.
Başbakan Davutoğlu Manisa İl kongresinde partililere seslendi. Başbakan Davutoğlu, "Bütün okullarımızda bu bereketli, bu şifalı Manisa üzümlerinin de dağıtılması için talimat verdik. 

Pazartesi günü Bakanlar Kurulu kararını çıkarıyoruz, bütün okullarda sütle, gençlerimizin, çocuklarımızın sağlıklı yetişmesi için kuru üzüm dağıtacağız, yılda 60 bin ton kuru üzüm dağıtacağız." ifadesiyle öğrencilere müjde verdi. 

 İşte Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları: Manisa fetret devrini bitiren şehirdir. Sayın Cumhurbaşkanımız da 2002'de fetret devrini bitirdi. Biz ne tehditlere boyun eğdik. Şehzadeler şehrinden haykırıyorum: Devletin başına gelecek kim varsa, Manisa'ya gelip devlet terbiyesi alacak. Bir şehzadenin nasıl sultan olduğunu görecek....

 ÇOCUKLARA SÜTÜN YANINDA ÜZÜM DAĞITILACAK Geçen hafta Milli Eğitim Bakanıma sütlerin yanında Manisa'nın bu şifalı üzümlerini de dağıtın dedim. Pazartesi günü bakanlar kurulunda bu kararı çıkartıyorum. Yılda 60 bin ton üzümü çocuklarımıza dağıtacağız.haber7
Bu yıl tıp ve hukuka başarı sırasına göre öğrenci alınacak. Tıpta 40 bininci, hukukta 150 bininci sıraya kadar olan adaylar yerleştirilecek. 

YÖK’ün uygulaması sıralamanın az puanla bu bölümlere öğrenci alan özel üniversiteleri boş bırakacak. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, bu yıl üniversiteye girişte, ilk kez tıp ve hukuk programlarına, ‘başarı sırası sınırlamasına’ göre öğrenci alınmasının kararlaştırıldığını belirtti. 

Saraç, uygulamayla, bu bölümlerin belli bir aralıkta yer alan öğrencilerden oluşmasını ve eğitim seviyesini yükseltmeyi amaçladıklarını vurguladı. Saraç, şu bilgileri verdi: “Çalışma sonucunda, 2015 ÖSYS’de, Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarına yerleştirme işlemlerinde tıp programlarına başarı sırası en düşük 40 bininci, hukuk programlarına ise başarı sırası en düşük 150 bininci sırada olan adayların kontenjan dahilinde yerleştirilmesine karar verildi.” 

Saraç’ın verdiği bilgiye göre tıp programına 2010 ÖSYS’de, 20 bin 200’üncü, 2014 ÖSYS’de 101 bininci, hukuk programına 2010 yılında 177 bininci, 2014 ÖSYS’de ise 366 bininci aday yerleştirildi. 

Özeller sıkıntılı YÖK’ün bu kararı özellikle vakıf üniversitelerinin tıp ve hukuk bölümlerinde öğrenci açığı olacağını gösteriyor. Örneğin geçen yıl tıp alanında Bahçeşehir Üniversitesi geçen yıl 101 bin, Okan Üniversitesi 48 bin, Kemerburgaz ve Fatih Üniversitesi 42 bin, Yeni Yüzyıl Üniversitesi de 41 bin sınırında öğrenci almış. 

YÖK kararıysa tıbba en son 40 bininci sıradan öğrenci alınması. Hukukta da aynı sıkıntı yaşanıyor. Geçen yıl özel üniversiteler içinde hukuk fakültesine öğrenci alınırken 366 bininci sıradan dahi öğrenci alındığı görünüyor. Ancak devlet üniversitelerinde böyle bir durum yok. 

YÖK’un uygulamasıyla bu üniversitelerin bölümleri boş kalabilir. Parası olan gidiyordu Kültür Dershanesi Rehberlik koordinatörü Salim Ünsal geçen yıl 5 tıp fakültesi ve 17 hukuk fakültesinde belirlenen sınırın üzerinde öğrenci alındığını söylüyor: “Vakıf üniversitelerinde tıp fakültelerinde yıllık fiyat aralığı 30 ile 50 bin TL, hukuk fakültelerinde de 30 ile 40 bin TL arasında değişiyordu. 

Alınan kararla parası olan her öğrencinin tıp veya hukuk fakültelerine girmesine sınırlama getiriliyor. Ancak öğrenci profili daha birbirine benzer olacak bir uygulama bu. Kontenjan açıkları da bazı vakıf üniversitelerinde fiyat politikalarında bir değişiklik olmazsa yaşanabilecek. 

Özellikle hukuk fakültelerinde fiyatlarda değişim yaşanabilir. Ayrıca bir baraj zaten uygulanıyordu. Vakıf üniversitelerinde geçen yıl 130 ayrı hukuk programı vardı. Sadece 17’si 150 ve üzerindeki sıralardan öğrenci almış. Tıpta da vakıf üniversitelerinde sadece 64 program vardı. 5 tanesi 40 bin ve üzerindeki öğrencilerle kontenjanını doldurmuş. 

2014 Vakıf Üniversiteleri (TIP) kaçıncı sıradan aldılar?  Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi 101 Bin 300 (İng) 
Okan Üniversitesi Tıp Fakültesi 48 Bin 100 (İng) 
Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi 42 Bin 700 (İng) 
Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi 42 Bin 
Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi 41 Bin 200 

2014 Devlet Üniversiteleri (TIP) kaçıncı sıradan aldılar?
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Bin 160 
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 3 Bin 460 
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi 2 Bin 790 
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi 15 Bin 
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi 6 Bin 730 

2014 Vakıf Üniversiteleri (HUKUK) kaçıncı sıradan aldılar?
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi 366 Bin 600 (Yüzde 25 Burslu) 
Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi 306 Bin (Yüzde 25 Burslu) 
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi 286 Bin 
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi 229 Bin 
Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi 228 Bin 
Fatih Üniversitesi Hukuk Fakültesi 177 Bin (Yüzde 25 Burslu) Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi 155 Bin 

2014 Devlet Üniversiteleri (HUKUK) kaçıncı sıradan aldılar?
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 6 Bin 960 
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 9 Bin 400 
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 13 Bin 800 
Erzurum Atatürk Üniversitesi Hukuk F. 34 Bin 
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi 30 Bin 900 

istanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez’un görüşleri şöyle: “Bence sadece hukuk ve tıp değil, inşaat mühendisliği fakülteleri ve jeoloji fakülteleri için de başarı sıralaması getirilmeli. 

Tıp fakültelerinde de sorunlar var. Tam gün yasası gibi değişikliklerden sonra çok sayıda donanımlı hocamız üniversitelerinden ayrıldı. Son olarak aile hekimliği getirdiler. ABD ve AB ülkelerinde 3 yıl uzmanlık alanı olan bu dalda, bizde 15 günlük bir kurs veriliyor sadece. Bu açıdan çok fazla etkisi olmayacak.” ‘Yetmez ama evet’ 

Ceza hukuku uzmanı Doç. Dr.Yılmaz Yazıcıoğlu’ysa şu değerlendirmeyi yaptı: “YÖK’ün getirdiği bu uygulamayı gerçekten çok olumlu karşılıyorum. Çünkü Türkiye’de avukat olmak için bir sınav yapılmıyor. Ancak hakim veya savcı olmaya ilişkin sınavlar yapılıyor. Son zamanlarda hukuk mesleğinin saygınlığı hem de olması gereken sonuçları kötüye gidiyordu. 

Bence yetmez ama evet. Hukuk bilimi bir mantık bilimidir, özellikle matematik puanını daha yüksek tutmamalarını da isterim” Barodan destek YÖK’ün bu düzenlemesine meslek örgütlerinden destek geldi. 

Ankara Baro Başkanı Hakan Canduran, şunları söyledi: “Uygulama her köşede bir hukuk fakültesi açılmasını engelleyecektir. Biz Türkiye’de hukuk fakültelerine girişte belli bir puan standardı getirilmesine hep sıcak baktık. Avukatlık sınavı olmadığı için hukuk fakültelerine giren öğrencilerin yüzde 90’nı belki de daha fazlası bir yıllık stajdan sonra avukat olarak sisteme katılıyorlar. 

Bir sınavla avukat sayısının sınırlandırılmasına her zaman etkin olarak baktık. Hukuk fakültelerine kota uygulanabilecekse, zaten istediğimiz sistem ön aşama olarak gerçekleşecektir.”vatan
Başarı sırası 40 binin altında olan adaylar tıp, 150 binin altında olanlar artık hukuk tercihi yapamayacak. 

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) 2015'te taban başarı sınırı uygulamasına geçiyor. Buna göre; bu yıl ilk kez tıp fakülteleri en düşük 40 bininci, hukuk fakülteleri ise en düşük 150 bininci öğrenciyi alabilecek. 

YÖK Başkanı Yekta Saraç, uygulama ile aynı bölümler arasındaki başarı makasını kapatmayı ve bu bölümlerdeki eğitim kalitesini artırmayı hedeflediklerini söyledi. YÖK, önümüzdeki dönemde başarı sırası sınırlamasını diğer bölümlere de yaygınlaştırmayı planlıyor. NTV
Hacettepe Üniversitesi ve Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezi(HT-TTM) tarafından, Sağlık Bilimleri ve İleri Teknolojiler alanlarında Yenilikçi İş Fikirlerinin hayata geçirilmesine destek olmak için yarışma programı düzenlenecektir. 

KİMLER BAŞVURU YAPABİLİR 
18 yaşını doldurmuş kişiler, üniversitelerde öğrenim gören lisans-lisansüstü öğrencileri, akademisyenler ve araştırmacılar başvuru yapabilir. Bilimsel Değerlendirme Kurulu üyelerine ait veya danışmanı olduğu projeler ile başvuru yapılamaz. Yarışmaya katılabilmek için; iş fikrinin veya ürünün piyasaya sürülmemiş ve herhangi bir lisans anlaşması yapılmamış olması koşulları aranır. BAŞVURU KOŞULLARI VE ŞEKLİ • Yarışmaya bireysel olarak veya beş kişiyi aşmamak şartıyla grup olarak başvuru yapılabilir. Yarışmaya proje ekibi olarak başvurulduğunda, proje ekibinden birinin proje yürütücüsü olarak belirlenmesi gerekir ve ödül proje ekibi adına Proje Yürütücüsüne verilir. • Başvuruyu proje ekibi adına proje yürütücüsü yapacaktır. • Yarışmaya 18 yaşını doldurmuş kişiler; üniversitelerde öğrenim gören lisans-lisansüstü öğrencileri, akademisyenler ve araştırmacılar başvurabilirler. Ancak, Bilimsel Değerlendirme Kurulu üyelerine ait veya danışmanı olduğu projeler ile başvuru yapılamaz. • Yarışmaya katılabilmek için; iş fikrinin veya ürünün piyasaya sürülmemiş ve herhangi bir lisans anlaşması yapılmamış olması koşulları aranır. • Başvurular www.hacettepehamle.com internet sayfasından ulaşılan “Başvuru” linkine tıklanarak istenen bilgiler doldurulacak ve başvuru sahibi tarafından hazırlanacak olan projeyi anlatan detaylı bilgiyi içeren dokümanlar siteye yüklenerek yapılabilir. 

HANGİ İŞ FİKİRLERİ DEĞERLENDİRİLİR? 
Yarışmaya aşağıda belirtilen kapsamdaki projeler başvurulabilir: 
• Yeni ürün geliştirilmesi 
• Ürün kalitesi veya standart yükseltilmesi (mevcut teknolojiler)
• Üretimle ilgili olarak yeni bir teknolojinin geliştirilmesi 
•Dünyada mevcut yeni teknolojinin Türkiye koşullarına uyarlanması 

YARIŞMA SÜRECİ 
Başvurular, ilgili jüri üyeleri tarafından aşağıdaki kriteler üzerinden değerlendirilecektir. 
Değerlendirme Kriterleri 1. Bilimsel ve Teknolojik etki *Yenilikçi olması *Teknoloji tabanlı ve sanayiye uygulanabilir olması *Ar-Ge seviyesi (TRL) ve elde edilen sonuçlar 
2. Uygulama Yöntemi *İş Planının değerlendirilmesi *Ekibin değerlendirilmesi *Risk yönetiminin değerlendirilmesi 3.Ekonomik Etki ve Sürdürülübilirlik * Ticarileşebilirlik *Ulusal Ekonomi ve İnovasyon kapasitesi *Sürdürülebilirlik 

Yukarıdaki kriterlere göre Jüri üyeleri tarafından ön değerlendirme yapılır. Bu aşamada her kategoriden maksimum 20 İş Fikri olmak üzere toplamda 40 iş fikri 1. Aşamaya geçecektir. 

1. Aşama Yarışmada birinci aşamaya geçerek eğitim almaya hak kazanan gruplara aşağıdaki konulara eğitim verilecektir: 
• İş modelleme ve Finansal Yönetim • Projelendirme ve Fon Kaynakları • Sunum becerileri Eğitim sonrasında yarışmacılardan aldıkları eğitim doğrultusunda ana fikirlerine sadık kalmak kaydıyla sunumlarını tekrar hazırlamaları beklenmektedir. 

Bunun için yarışmacılara eğitim bittikten sonra iki hafta süre verilecektir.Süre sonrası Jüri üyelerine 10’ar dakikalık sunumlar yapılır. Jüri tarafından yapılan değerlendirme sonrası her iki kategoriden 10 ar İş Fikri olmak üzere toplam 20 İş Fikri 2. Aşamaya geçer. 

Final Sunumlarına Hazırlık Bu aşamada yarışmacılara KOSGEB sertifikalı 70 saatlik ( max.15 gün) “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” verilecektir. Eğitim sonrasında yarışmacılardan aldıkları eğitim doğrultusunda ana fikirlerine sadık kalmak kaydıyla son sunumlarını hazırlamaları beklenmektedir. 

Bunun için yarışmacılara Hacettepe Teknoloji Transfer Merkezinden mentörler atanacak ve eğitim bittikten sonra iki hafta süre verilecektir. 
Yarışmacıların hazırlık sürecinden sonra Final sunumları aşağıdaki sorulara cevap vermelidir: 
 • Ürün, proje, fikir tam olarak tanımlanıyor mu? 
• İş fikrini hayata geçirebilmek için gerekli teknoloji mevcut mu? Değil ise geliştirilebilirliği hangi seviyededir? 
• Piyasadaki muadil ürün/teknoloji/sistemler ile nasıl rekabet etmeyi planlıyorsunuz? 
• İş Fikri hangi sektöre hitap etmektedir? 
• İş Fikrinin çözdüğü sorun nedir? 
• İş fikrinin hedef kitlesi nedir? 
•Projeyi hayata geçirebilmek için gereken yaklaşık kaynak miktarı(iş gücü, para..., vb) ne kadardır? 
• İş fikrini hayata geçirecek ekip üyelerinin takım içindeki görevlerini tanımlıyor mu? 

Final Sunumları Katılımcılar 2. Aşama sonunda final sunumlarını iki bin (2000) kelimeden çok olmayacak ve toplamda beş sayfayı (görseller dâhil olmak üzere) geçmeyecek şekilde PDF formatında rapor olarak derleyecek ve 10 dakikayı geçmeyecek şekilde “PowerPoint” sunumlarını yapacaklardır.

yarışmanın ödülleri 
Her katagorideki ilk 3'e Nakit Para Ödülü 1. 15.000 TL 2. 10.000 TL 3. 5.000 TL HT-TTM tarafından yatırımcı bulma desteği Kuluçka Desteği (1 yıl) Ücretsiz Patent Başvurusu (Ulusal Patent, Patent Ön Araştırma, Tarifname) Ücretsiz olarak TÜBİTAK 1512- KOSGEB başvuru dosyasının hazırlanması
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, TEOG sınavına ilişkin, "Tercih durumu geçen sene tek listeydi bunu ikiye çıkarıyoruz. 15 olan tercih hakkını da 25'e çıkarıyoruz. 

Ama bunları yine de ilgili kamuoyunun görüşüne açıyoruz ki, bizim görmediğimiz bir şey varsa bizi uyarsınlar. Bir takvimimiz var ama öncelikle geri dönüşleri almak istiyoruz. Ondan sonra da takvimimizi açıklayacağız. Olabildiğince erken bunları tamamlamayı öngörüyoruz" dedi. 

 Özel okullarda okuyan öğrencilere teşvik konusunda yönetmelikler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 'Çok yakında bunu da sonuçlanır diye umut ediyorum. İnşallah önümüzdeki ders yıllarında halen özel okul öğrencisi olan öğrencilerimizde bu teşviklerden yararlanabilecekler. 

Okullara gönderdiğimiz yazı da dedik ki her okul hangi kriterlerde öğrenci alacağını kendi yönetmeliklerinde açık bir biçimde belirtsin. Bizim Milli Eğitim Bakanlığı yönetim kuruluna göndersin bizde bizim açımızdan bu değerlendirmeleri olumlu bulduğumuz takdirde bizde bunları onaylayalım ve her okul kendi yönetmeliğiyle öğrenci alabilsin. Onaylananlar da var tabi. 

Onaylanmayanlar da var. Onaylanmayanlara niye onaylanmadığını söylüyoruz. Şurasını şöyle yaparsanız daha doğru olur. Bizim genel ilkelerimizle çelişmemesi lazım. Tabi hepsini aynı hizada ve aynı kuralda tutmak mümkün olmayabilir ama yine de her şeye rağmen özel okullarımızın da bir ortak çevre içerisinde hareket etmesini sağlayacak bir düzenlemeye çalışıyoruz' dedi. 

'TAKVİMİ ÖĞRENCİLERİMİZİ, VELİLERİMİZİ, OKUL YÖNETİCİLERİMİZİ SIKINTIYA SOKMAYACAK ŞEKİLDE HAZIRLAYACAĞIZ' 
Geçmiş yıllarda yapılan sınavlara göre düzenlemeler yaptıklarını ifade eden Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, yeni yıl için belirledikleri bir takvim olduğunu ancak öğrenciler, öğretmenler ve velilerden gelecek tepkiye göre hareket edeceklerini belirtti. 

Bakan Avcı, 'Geçtiğimiz yıl yaptığımız uygulamadan çıkardığımız geri dönüşlere bakarak bazı düzenlemeler yapıyoruz. Özel okulların hangi kurallarla öğrenci alacaklarını yönetmeliklerinde belirlemesiyle bir kısmının zaten baştan devlet okullarımıza tercih yapması gerekmeyecek. 

Dolayısıyla onları ilave bir kayıt alma, kayıt değiştirme külfetinden kurtarmak için, bir de her öğrencimizin istediği türden bir okula ve en yakın okula yerleştirilmesine dair tedbirler var. Bununla ilgili yaptığımız çalışmaları internet sitemizden yayınlıyoruz. Oradan gelecek, öğrencilerden, öğretmenlerden, uzmanlardan, eğitimcilerden gelecek tepkiler, cevaplar, öneriler, tepkiler ışığında düzenlemelere son şeklini vereceğiz. 

Tercih durumu geçen sene tek listeydi bunu ikiye çıkarıyoruz. 15 olan tercih hakkını da 25'e çıkarıyoruz. Ama bunları yine de ilgili kamuoyunun görüşüne açıyoruz ki, bizim görmediğimiz bir şey varsa bizi uyarsınlar. Bir takvimimiz var ama öncelikle geri dönüşleri almak istiyoruz. Ondan sonra da takvimimizi açıklayacağız. Olabildiğince erken bunları tamamlamayı öngörüyoruz. 

Zaten yaptığımız düzenlemelerin büyük bir bölümü de geçen yıl okullar açıldıktan sonra öğrencilerin nakil sıkıntılarını ön plana alarak takvimi öğrencilerimizi, velilerimizi, okul yöneticilerimizi sıkıntıya sokmayacak şekilde öğrencilerimizin yerleşebileceği bir takvim yapmak istiyoruz' şeklinde konuştu. 

 11'inci sınıfların sorunlarına değinen Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Eski mezunlarımızı da işin içine çekerek düzenlemelerimizi yapıyoruz. Onun dışında uzaktan öğrenme yöntemiyle, ölçme değerlendirme genel müdürlüğümüzün hazırladığı örnek sınavlarla da bunları pekiştireceğiz.'

 'BÜTÜN SORULARI CEVAPLAYANLAR SINAVIN BİRİNCİLERİ OLMUYOR" 
Herhangi bir değişik sınav uygulamadıklarını hatırlatan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, sınıflarda yüzeysel anlatılan konuların artık TEOG sınavı nedeniyle geçiştirilmediğini ifade etti. 

Bakan Nabi Avcı, 'Öncelikle bu yapılan sınavları Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş (TEOG) olsun farklı bir sınav yapmıyoruz. Bunlar hepimizin de bildiği gibi orta okulda, lise de girdiğimiz yazılı sınavların denetimli halde yapılmış olması durumudur. 

Bu sınavlar zaten yapılıyordu. Zaten yapılacaktı. Her okulda, her sınıfta bu sınavlar yapılıyor. Biz sadece belli sınıflardaki öğrencilerimizin yazılı sınavlarını merkezden gönderdiğimiz sorularla ve ortak bir sınav düzeni içerisinde cevapları da merkezde değerlendirilecek şekle soktuk. Dolayısıyla yeni bir sınav icat etmedik. Seviye Belirleme Sınavı'nı (SBS) kaldırdık. 

SBS'ye yerine onunla eş değer bir sınav koymadık. Sadece var olan, zaten yapılan ve zaten yapılacak olan yazılı sınavlar yerine birer tanesini o 6 dersten merkezden kontrollü olarak yapıyoruz. Dolayısıyla buradaki sonuçları çocuklar arasında sadece bu sınava dayalı bir yarışma gibi algılayıp sonra da bunları sıraya dizip bütün soruları cevaplayanlar sınavın birincileri oldu gibi bir algı yanlış. 

Evet tam yapan öğrenciler var. Veliler ve öğretmenler bundan kendilerine pay çıkarıyorlar ama bu bir yarış değil. Birincileri, ikincileri, üçüncüleri olan bir sınav değil. Çocuklarımızın yazılı sınavlarından aldıkları sonuçlar. Bazıları bu yazılı sınavlarda çok başarılı oldu. 

Bazıları daha az başarılı oldu. Bu sistem öğrencileri, öğretmenleri okul merkezli bir araya getirmeye dayalı, dolayısıyla müfredatı uygulaya yönelik ciddi bir başarı sağladık geçmiş yıllara göre. Sınıflarda yüzeysel geçilen konular artık bu sınavlar nedeniyle bütün öğretmenler kendisine verilen planı uygulamak konusunda daha gayretliler. Hem öğrenciler, hem öğretmenler, hem de veliler çok memnun' ifadelerini kullandı.sabah
Cemaatin yurtdışında 160 ülkede faaliyet gösteren okullarının kapatılması, Milli eğitim Bakanlığı’na devredilmesi ya da bu okulların yerine başka okulların ikame edilmesiyle ilgili çalışmanın detaylarına ulaşıldı. 

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından önceki gün Bakanlar Kurulu’na sunulan taslağın, şubat ayında tamamlanması ve ardından yasalaşması planlanıyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen haftaki Etiyopya ziyareti sırasında Gülen Cemaati’nin bu ülkedeki okullarının kapatılmasını istemişti. 

İLK ÖNERİ: AJANS KURULSUN Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) hazırladığı dosyada ilk öneri, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) benzeri bir ajans kurulması oldu. ‘Uluslararası Eğitim Ajansı Başkanlığı’ adını taşıyacak ajans, dünyanın her yerinde örgütlenecek. 

Bağımsız bir başkanlık olacak. Yurtdışındaki yapılanmayı, uzman koordinatörler yürütecek. Ajans, yurtdışına öğrenci götürecek, yabancı öğrencileri Türkiye’ye getirecek. Sivil toplum örgütleriyle işbirliğine gidecek. 

Yurtdışındaki okulların müfredatını MEB belirleyip ders kitaplarını hazırlayacak. Bir ‘çatı’ kuruluş olacak ajans, kamudan, genel bütçeden pay alacak. Ayrıca bağış da toplayabilecek, iştirakler kurup alım-satım işleri yapabilecek. 

AĞIRLIKLI GÖRÜŞ: VAKIF OLSUN 
Öne çıkan bir diğer öneri ise bu çalışma için ajans yerine bir vakıf kurulması. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da vakıf fikrine sıcak baktığı öğrenildi. ‘Uluslararası Eğitim Vakfı’ adını taşıyacak vakıfla ilgili detaylar ise şöyle: 

SİVİL YAPI: Dünyanın her yerinde devlet okulu kurmanın güçlükleri göz önüne alınarak, sivil bir yapı oluşturulacak. Başka bir devletin eğitim kurumuna sıcak bakmayan ülkelere, Türkiye Diyanet Vakfı gibi sivil kuruluşlarla girilecek. 

 KANUN ÇIKACAK: Uluslararası Eğitim Vakfı kanunla kurulacak. Bir mütevelli heyeti olacak. 
DİPLOMATİK PASAPORT: Vakfın yönetiminde görev yapacak isimler diplomatik pasaport sahibi olacak. 

 BAŞBAKANLIK DENETİMİ: Doğrudan Başbakanlık tarafından denetlenecek. 
HARCIRAH: Yurt dışında görevlendirilecek öğretmenler için Harcırah Kanunu’nda değişiklik yapılacak. 

RUHSATLAR İPTAL: Cemaat okullarının özellikle Afrika ve Asya ülkelerinde Türk büyükelçilikleri aracılığıyla ruhsat aldıkları göz önünde bulundurularak, bu vakfa devredilmeyen veya satılmayan okulların lisansları iptal edilecek. 

KALİTELİ EĞİTİM: Okulların devredilmediği yerlerde, bu vakıf aracılığıyla kaliteli eğitim ve burs imkânları sunularak, yeni okulların cazibesi artırılacak. 

ABD VE Avrupa: ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde ‘charter okul’ formülü işletilecek. Hazır binalar ve okullar satın alınacak veya kiralanacak. 

BÜTÇE: Birkaç milyar dolarla bu işin bitirilebileceği, vakfın ayakta kalabilmesi için bir kamu bankasının hisselerinin yüzde 10’unun ve bir devlet üniversitesinin harç gelirlerinin kaynak aktarılabileceği belirtiliyor.Haberturk
40 yaş sınırının kaldırılması talimatını bizzat Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı verdi. Amaç, 28 şubat mağdurlarının öğretmen olarak atanmalarının önünün açılması olarak belirlendi. 

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik değişikliği ile, "öğretmenliğe ilk defa atanacaklar bakımından başvuruların ilk günü itibarıyla 40 yaşından gün almamış olmak" şartı yürürlükten kaldırıldı. 

Bu yaş sınırı, bedensel engeli bulunan öğretmenlerin atamalarında da aranmayacak.Milli Eğitim kaynakları, öğretmenliğe ilk defa atanacaklarda 40 yaş şartının kaldırılması talimatının bizzat Bakan Nabi Avcı tarafından verildiğini bildirdiler. 

28 Şubat dönemindeki kılık kıyafet yönetmeliği mağdurlarının, bu yönetmelikte yapılan değişiklikle yeniden eğitime döndüklerini hatırlatan MEB yetkilileri, "kılık kıyafet yönetmeliğinin değişmesinin ardından af çıkan öğrenciler okullarına dönüp diplomalarını aldılar. 

Ancak bunlar okula dönebilmek için çok uzun süre bekledikleri için, pek çoğu 40 yaşın üzerindeydi. Bakan Bey bu mağduriyetin kaldırılması talimatını verdi. MEB öğretmen atama yönetmeliği de bu yüzden değişti."hürriyet
Aynı ilde bir araya gelemeyen karı-koca öğretmenler boş kadronun olduğu en yakın orta bir ilde bir araya getirilecek. Aynı uygulama il içinde ilçelerde de uygulanacak. 

Örneğin biri İstanbul'da diğeri Van'da olan öğretmen karı koca İstanbul'da buluşmak isterse, ancak bu ilde boş yer yoksa her ikisinin daha orta bir şehre ataması yapılacak. Öğretmen eşlerin her ikisi de İstanbul'a en yakın Edirne, Bursa, Tekirdağ ya da Balıkesir gibi illere tayin edilecek. 

3 YIL ŞARTI GELİYOR
630 bin evli öğretmen kadrosunun bu yıl yüzde 98'inin tayini yapıldı. Ağustos ayından itibaren eşleri özel sektörde çalışan öğretmenlerin atanması için 3 yıl şartı aranacak. Öğretmen atamalarıyla ilgili bilgilendirme yapan MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu şu anda hiçbir ilde öğretmen doluluk oranının yüzde 80'in altında olmadığını açıkladı. 

114 BİN ÖĞRETMEN İHTİYACI 
Türkiye genelinde bugün itibariyle 114 bin öğretmen ihtiyacı bulunuyor. Atama bekleyen öğretmen sayısı ise 278 bine düştü. Aydoğdu, "Bu realiteyi herkesin görmesi gerekiyor. Burada bütün öğretmenlerimizle samimi olarak iletişim halindeyiz. Onları dinliyoruz onlar bizi anlıyor biz de onları. 

Bu dönemde bütün öğretmenlere, MEB'in kapısı ardına kadar açılmıştır. Gelen hiçbir öğretmen bakanlığın hiçbir kapısından geri dönmemiştir, bunu altını çizerek vurgulamam gerekiyor" dedi.haber7
Binlerce öğretmen adayının beklediği kontenjan ve taban puanlar açıklandı. Milli Eğitim Bakanlığı 15 bin kontenjanından en fazla alımı İngilizce öğretmenliğine verdi. 

İşte 15 bin öğretmen kadrosuna atama yapılacak alanlar ile başvuruya esas olacak taban puan ve kontenjan listesi… 2015 MEB öğretmen atamaları boş kontenjanları açıklandı! Başbakan Ahmet Davutoğlu, 24 Kasım’da yaptığı açıklamada Ocak ayında 15 bin öğretmen atamasının yapılacağı müjdesini vermişti. 

15 bin öğretmenin yapılacağı atama tarihi belli oldu: 6 Şubat MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu kişisel Twitter hesabında atamalara ilişkin tarih verdi. Aydoğdu, mesajında “Arkadaşlar, kontenjanlarla ilgili söyleyeceğim şu: Yönetmelik çıkar çıkmaz açıklayacağız. Bir aksilik olmazsa salı ya da çarşamba netleşir” ifadelerini kullandı. 

MEB TABAN PUANLARI VE KONTENJANLARI AÇIKLADI Bakanlığın, www.meb.gov.tr internet sitesinden açıklanan listeye göre en fazla kadro alımı bin 423 ile İngilizce öğretmenliğine yapılacak. 

İngilizce'yi bin 135'le sınıf öğretmenliği izlerken, bin 43 İlköğretim matematik öğretmenliği ve bin 33 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni alımı yapılacak. 

Başvurular 29 Ocak - 4 Şubat 2015 tarihleri arasında alınacak. Milli Eğitim Bakanlığı, 2015 Yılı Şubat Dönemi Öğretmenlik İçin Başvuru Ve Atama Duyurusu yaptı. 

MEB tarafından yapılan açıklamaya göre, ataması yapılacak öğretmen kontenjanları belirlendi. Buna göre, en fazla öğretmen alımı yapılacak branş, bin 43 kontenjanla İngilizce öğretmenliği olacak. Çince, bahçecilik, Biyomedikal Cihaz Teknolojileri, denizcilik/su ürünleri, gemi yapımı/gemi ressamlığı, Gemi Yapımı/Çelik Gemi Yapımı, Gemi Yapımı/Gemi Tesisatı, Gemi Yapımı/Tekne ve Yat Yapımı, Grafik ve Fotoğraf/Fotoğraf, Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler, Harita-Tapu-Kadastro/Harita-Tapu-Kadastro Hukuk, Harita-Tapu-Kadastro/Harita-Tapu-Kadastro Tekniği, Hayvan Sağlığı, Hayvan Yetiştiriciliği, İnşaat Tek./Yapı Dekorasyon, İnşaat Tek./Yapı Tasarımı, Laboratuvar Hizmetleri, Ray.Sis.Tek./Ray.Sis.Elektrik-Elektronik öğretmenliği alanlarına ise birer kontenjan verildi. 

MEB tarafından, Yaşayan Diller ve Lehçeler (Kurmançi) alanına 7 ve Yaşayan Diller ve Lehçeler (Zazaki) alanında 2 öğretmen kontenjanı ayrıldı.Hürriyet
Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof.Dr.Arzu Yorgancıoğlu, halk sağlığı için dernek olarak yaptıkları birçok etkinlikle fayda sağlamaya çalıştıklarını ifade ederek şu bilgileri paylaştı: “Derneğimiz web sitesinde yeni bir düzenlemeye giderek, ayrı bir web sitesi oluşturduk. 

http://www.toraks.org.tr/halk adresinden ulaşılabilen sayfada, başta ‘Astım, KOAH, akciğer kanseri, verem, zatürre, uyku hastalıkları, çocuk göğüs hastalıkları’ olmak üzere hastalıklarla ilgili genel bilgi, korunma, belirti, tanı ve tedavi, hastalığın takibi konusunda yararlı içeriklere yer verilmiştir. 

Ayrıca, yine sayfada yer alan “Hasta mı oluyorum?", "Bunları biliyor musunuz?", "Yanlış bilinenler", "Sigarayı bırakmak istiyorum", "Hasta gözüyle" köşeleri ile birçok hastalıkla ilgili halk dilinde hazırlanmış "Eğitim materyalleri" de yer almaktadır. İletişim bölümüne girerek soru veya sorunlarını bize ulaştıran vatandaşlarımıza ise, uzman hekimlerimiz tarafından en kısa sürede yanıt vermeye çalışılıyor” dedi. 

KOAH FARKINDALIK KAMPANYASI BAŞLATILDI Ülkemizdeki en önemli ölüm nedenleri arasında 3. sırada KOAH yer almaktadır. Hastalığın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde %20'dir. Yani 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH var. 

Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiş durumdadır! Solunum yollarında, mikrobik olmayan iltihaplanmaya bağlı oluşan, ilerleyici bir akciğer hastalığı olan KOAH’a dikkat çekmek için “Hayat Sizden Uzaklaşmasın” sloganıyla yeni bir sosyal sorumluluk kampanyası başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yorgancıoğlu, şunları söyledi: 

 “Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçlendirmek için gerçekleştirilen, derneğimizin de içerisinde yer aldığı ve bilimsel destekte bulunduğu bir kampanya ile yurttaşlarımıza sesleniyoruz. 

Sağlık Bakanlığı ile işbirliği halinde gerçekleştirilen KOAH farkındalık kampanyasını, geçtiğimiz günlerde Ankara'da yapılan lansman ile başlatmış bulunuyoruz. Bu kampanya için hazırlanan kamu spotları, afişler vb. iletişim araçlarıyla halkımızın bu önemli hastalıkla ilgili bilgi sahibi olmasını amaçlıyoruz. 

KOAH'ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır. Bu nedenle 40 yaş üstünde, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde, müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde Göğüs Hastalıkları hekimi tarafından görülüp, nefes ölçüm testinin yapılması gerekir. 

GARD Türkiye (Kronik Havayolu Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı) çerçevesinde, Türk Toraks Derneği olarak, KOAH farkındalığının oluşması için hekimlerinin, kamu yetkililerinin, ulusal örgütlerin ve Türk medyasının birlikte çalışmasını sağlamak için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” diye konuştu.medimagazin
ÖSYM internet sitesinde, “2013-TUS Sonbahar Dönemi İdare Mahkemesi Kararıyla İptal Edilen 6 Soru Sonrası Yapılacak İşlemler Hakkında Açıklama” başlığıyla bir açıklama yayınladı. 

2013 TUS Sonbahar Dönemi Sınavı’nda 6 sorunun iptalinden sonra oluşan sonuçlarına göre tercih yapma hakkı bulunan tüm adaylar için TUS tercih işlemlerinin 28 Ocak tarihine kadar alınacağının belirtildiği açıklamanın sonuç bölümünün 5. maddesinde yer alan, “Benzer sorunların oluşmaması için açık uçlu sorularla sınav (yazılı sınav) sistemi TUS’ta da uygulanacaktır” ifadesi dikkat çekti. Gamze Kolcu - Hürriyet
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) kapsamında Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS ) ve sınavsız geçiş için 2 milyon 126 bin 681 aday başvurdu. 

 ÖSYM yetkililerinden alınan bilgiye göre, 2015-ÖSYS kapsamında başvurular, 5-19 Ocak'ta gerçekleştirildi. YGS ve sınavsız geçiş için 2 milyon 126 bin 681 aday başvuru yaparken, bunların 908 bin 65'ini lise son sınıf öğrencileri, 407 bin 825'ini geçen yıl liseden mezun olanlar, 810 bin 791'ini ise daha önceki yıllarda liseyi bitirenler oluşturdu. 

 Başvuran adayların, 756 bin 473'ü geçen yıl da ÖSYS'ye girdi. Adayların 79 bin 949'ü mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olanlara verilen sınavsız geçiş hakkını kullanmak için başvuru yaptı. Üniversite adaylarının 5 bin 232'sini engelliler oluşturdu. 

ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'nden 774 bin 293, başvuru merkezleri üzerinden 1 milyon 352 bin 307 kişi başvurdu. Geçen yıl ÖSYS’ye 2 milyon 86 bin 87 aday başvuru yapmış, adayların 78 bin 428'si sınavsız geçişe başvurmuştu. Başvuruların tamamlanmasının ardından, ÖSYM, 15 Mart'ta yapılacak YGS için sınav evrakı hazırlama sürecini başlattı. haber7
Beşincisi düzenlenen Akıl Küpü Online Matematik Yarışması, "2014 Beyin Yılı" temasıyla Türk Nöroloji Derneği'nin desteği ile gerçekleştiriliyor. 

Fermat, Gauss, Euclid, Fibonacchi bölümlerinden oluşan yarışmamız; günlük hayatla iç içe geçmiş sorular soruyor, sorarken öğretiyor. Sen de genel kültürüne güveniyorsan, matematiksel tahmin ve akıl oyunlarında iyiysen, yarışmaya katıl. Hem eğlen, hem öğren. 

Online gerçekleştirilecek yarışmada öğrencilerimizi gelişen teknolojiyi doğru kullanmaları adına yönlendirmenin yanı sıra, günlük hayatta kullandıkları matematiğe dikkat çekiyor. Analitik düşünce bir noktada bireyin karşılaştığı problemlere üretebileceği çözümün sayısının birden fazla olması şeklinde tanımlanabilir. 

Yine de analitik düşünceyi sadece problemlere üretilen sonuçlar olarak da tanımlamak onu bu şekilde sınırlandırmak yanlış olabilir. Analitik düşünce bir hayat tarzıdır. Her konuda, her yerde analitik düşünceyi kullanırız ve analitik düşünceyi kullanarak günlük hayatımızı olabildiğince kolaylaştırırız. 

Bizler de öğrencilerimizin analitik yeteneklerini geliştirmeyi amaç edindiğimiz çalışmada, onların günlük yaşamda karşılaşabilecekleri tarzda sorulara farklı stratejiler geliştirmelerini bekliyoruz. Online gerçekleştirilecek yarışmada öğrencilerimizi gelişen teknolojiyi doğru kullanmaları adına yönlendirmenin yanı sıra, günlük hayatta kullandıkları matematiğe dikkat çekmek istiyoruz. 

Farklı bölümlerden oluşan yarışma ile öğrencilerimizin matematiğe bakışlarına olumlu bir etki yaratmayı amaçlarken, birbirinden eğlenceli ve öğretici sorularla, sorarken öğretmeyi amaçlıyoruz. Analitik düşünce bir noktada bireyin karşılaştığı problemlere üretebileceği çözümün sayısının birden fazla olması şeklinde tanımlanabilir. 

Kısaca yarışma ile ilgili bilgi vermek gerekirse; Ulusal Online Akıl Küpü Matematik yarışması bu yıl dört aşamadan oluşuyor, her aşama ise 7 sorudan. Yarışmanın dört bölümünü; matematik genel kültür soruları, geometri soruları, akıl oyunları soruları ve günlük yaşam problemleri oluşturuyor. Sınava katılım 22 Aralık - 19 Şubat tarihleri arasında katılımcının istediği bir zamanda yapılabilir. 

Sınavın tüm bölümlerinin art arda yapılma zorunluluğu ya da aynı gün yapılma zorunluluğu yoktur. Her bölümü katılımcı istediği bir zaman diliminde uygulayabilir. Yarışmaya katılım için http://www.dogakoleji.com/sinavlar/akilkupu adresindeki başvuru formu eksiksiz ve tamamen doğru olarak doldurulmalı ve kayıt yapılmalıdır.
Sompo Japan Sigorta tarafından ilki geçen sene düzenlenen ve geleneksel hale getirilmesi planlanan 'Var mısın Akıllım Zeka Oyunları Turnuvası'nın 2. Si 7 Mart tarihinde gerçekleşecek. 

İlkokul 3. ve 4. sınıflara yönelik hazırlanan yarışma, çocukları matematiğe ısındırırken, zekalarını kullanmaları için teşvik ediyor. Soruları Türk Beyin Takımı tarafından hazırlanan turnuvada problem çözme, sistemli akıl yürütme ve çok yönlü düşünme becerileri çeşitli etkinliklerle pekiştiriliyor. 

Bilgi ya da zeka seviyesini ölçme amacı gütmeyen yarışma, hem çocukların yaşıtlarıyla eğlenmesini hem de analitik düşünme yöntemleriyle tanışmalarını ve bu becerilerini geliştirmelerini sağlıyor. Tek aşamadan oluşan yarışmaya her okulun 3. ve 4. sınıflarından beşer öğrenci katılabiliyor. 

Yarışmada birinci MacBook Air, ikinci iPad Air ve üçüncü Go Pro Hero kazanıyor. Turnuvaya katılmak için başvurular www.varmisinakillim.com adresinden yapılıyor.
İş dünyasında Kurumsal Sosyal Sorumluluk son 10 yılın en çok tartışılan ve kullanılan tanımlamalardan biri. 

Bu alandaki gelişmeleri öğrenmek, gelecek trendleri yakalamak, iş dünyasında KSS’nin geçirdiği ve geçireceği evrimleri öğrenerek gelecek için pozisyon alabilmek istiyorsanız kaçırmamınız gereken bir sertifika programı. 

Programın hedefi nedir? 
İş hayatında KSS’yi şirket ve toplum için ortak bir değer yaratacak konumlamanın gerçekleştirilmesi KSS ile ilgilenen yöneticiler için aşılması gereken pratik sorunlar için çözüm önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Yönteminiz nedir? Her program öncesinde katılımcılara okuma materyali sağlanacak, her başlık dahilinde sunumlar dışında vaka çalışmaları – dış konuşmacılar ya da grup çalışmaları da – gerçekleştirilecektir. 

Ne kazanacağım? 
Programın sonunda katılımcılar, KSS konusundaki trendler hakkında bilgiye sahip olacak, şirketlerinde proje uygulamak için gerekli becerilerini geliştirecek, vaka çalışmaları ile kendi planlamalarını daha efektif şekilde hazırlama imkanlarına sahip olacaktır. Kimler katılmalı? Şirketlerde KSS projesi yöneten, yönetmek isteyen tüm yöneticiler, KSS konusunda kariyer planlayan profesyoneller. Takvim 

 1. Hayırseverlikten Ortak Değer Yaratma Süreci Kurumsal Sosyal Sorumluluk sadece bir hayırseverlik, iyi bir iş yapma bilinci değil şirketler ve toplum için değer yaratacak bir iş süreci olarak konumlanmaktadır. Ders öncesinde özellikle okuması gereken HBR makalesi üzerinden vaka çalışmaları ile incelenecektir. 

 2. Güncel Küresel Sorunlar Yoksulluk, Girişimcilik, Sağlık, Şehirleşme gibi güncel küresel sorunlar şirketleri ve kalkınma ajandasını nasıl etkiliyor? Şirketler sorunları nasıl belirlemeli? İDEMA Kalkınma Ajansı yönetici ortağı Dr. Ali Ercan Özgür’ünde katılacağı derste KSS projesi için hangi konuların neden olmazsa olmaz olarak değerlendirilmesi gerekliliği aktarılacaktır. 

 3. A’dan Z’ye KSS Araçları Çalışan gönüllüğü, sponsorluk faaliyetleri, sivil toplum kuruluşları, raporlar, standartlar vb. çalışmalar ile ilgili örnekler verilecektir. 

4. Proje Yönetiminden Sosyal Paydaş Yönetimine Kurumsal sosyal sorumluluğun temeli olan sosyal paydaş yönetiminin temelleri, hedefleri, analizi farklı sektörlerden iyi örnekler ile paylaşılacaktır. Google STK akademi örneği Google Kamu ile İlişkiler Müdürü Pelin Kuzey’in katılımı ile incelenecektir. 

 5. Rapor Yayınlamak Yeterli Mi? Derste KSS/Sürdürülebilirlik raporlarının hazırlanma süreçleri, işlevi, raporların tarihçesi ve eleştirileri ele alınacaktır. Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali kurucuları ile de hikâye anlatımı konusundaki alternatif yöntemler paylaşılacaktır. 

 6. KSS İletişimini Kurgulamak Kurumsal sosyal sorumluluk sadece iletişim için yapılmamalı. Ama bu iletişimi hiç yapılmamalı mı demek? Kurumsal sosyal sorumluluğun iletişimi konusunda Meslek Lisesi Memleket Meselesi Programı örnekleri Koç Holding Dış İlişkiler ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk Koordinatörü Aylin Gezgüç tarafından paylaşılacaktır. 

7. KSS Yöneticisinde olması gereken özellikler KSS Yöneticisi neyi nasıl yapmalı? Ne tür yetkinliklerini güçlendirmeli? sorularına yanıt arayacağımız bölümde Amrop Türkiye Yönetici ortağı Yeşim Toduk’un önerileriyle bizlere yön verecektir. Program ; 05 -26 Mart 2015 tarihleri arasında, toplam 4 hafta boyunca, her Salı ve Perşembe günleri saat 18:00 – 21:00 arasında gerçekleşecektir. Program Ücreti: 1250 TL + KDV (%8) 
Detaylı bilgi için tıklayınız
MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu kişisel Twitter hesabında yayınladığı mesajda 15 bin öğretmen ataması ile ilgili tarih verdi. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 24 Kasım’da yaptığı açıklamada Ocak ayında 15 bin öğretmen atamasının yapılacağı müjdesini vermişti. 

MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu kişisel Twitter hesabında atamalara ilişkin tarih verdi. Aydoğdu, mesajında “Arkadaşlar, kontenjanlarla ilgili söyleyeceğim şu: Yönetmelik çıkar çıkmaz açıklayacağız. Bir aksilik olmazsa salı ya da çarşamba netleşir” ifadelerini kullandı.ntv
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde başlatılacak pedagojik formasyon eğitimi programları için, gerekli şartları taşıyan üniversitelere toplam 40 bin dolayında ek kontenjan verildiğini bildirdi. 
 
 YÖK'ten yapılan açıklamada, Saraç'ın konuyla ilgili Twitter üzerinden paylaşımda bulunduğu belirtildi. 

Üniversitelerden ve öğrencilerden gelen yoğun taleplere bağlı olarak bahar döneminde pedagojik formasyon eğitimi için ek kontenjan verilmesi kararı alındığını ifade eden Saraç, şunları kaydetti: "2014-2015 Eğitim Öğretim yılı bahar döneminde başlatılacak pedagojik formasyon eğitimi programları için gerekli şartları taşıyan üniversitelere toplam 40 bin dolayında ek kontenjan verilmiştir ve üniversitelere bildirilmiştir. 

Üniversitelerin kontenjan talepleri, insan kaynakları ve fiziki kapasiteleri de göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Bundan önceki programlarda da olduğu gibi üniversitelerin, verilen toplam kontenjanın en az yüzde 25'ini mezunlara, kalanını son sınıftaki öğrencilere tahsis etmesi gerekmektedir. Ara sınıftaki öğrenci başvuruları kabul edilmeyecektir. 

Bildiğiniz üzere, Milli Eğitim Bakanlığı KPSS'de aldığınız puana göre, ihtiyaç duyduğu alanda, ihtiyaç duyduğu sayıda sizleri öğretmen olarak atayabilmektedir. Pedagojik formasyon eğitimi almak öğretmen olarak atanmanız için taşımanız gereken şartlardan sadece biridir. Üniversitelerimize geçen yıldan bu yana yaklaşık 200 bini aşkın formasyon programı için kontenjan tahsis edilmiştir." 

Açıklamalarında YÖK olarak öğretmen adayı eğitimi konusunda önümüzdeki süreçte bazı köklü değişiklikler düşündüklerini de vurgulayan Saraç, alınan kararın öğretmen adayları için hayırlı olmasını diledi.
MAPFRE'nin faaliyet gösterdiği ülkelerde sosyal sorumluluk projeleri yürüten Mapfre Vakfı (Fundacion Mapfre), Türkiye'de de Mapfre Genel Sigorta işbirliğiyle özellikle sağlık ve yol güvenliği alanlarında çeşitli projeler üretiyor ve yürütüyor. 

Dünyada gerçekleştirdiği çeşitli projeler paralelinde Mapfre Vakfı (Fundacion Mapfre) uluslararası bir yarışma ile başvurular arasındaki en iyi sosyal sorumluluk projelerini ödüllendiriyor. 2014 yılında gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projelerini değerlendirerek dört ayrı kategoride toplam 120 bin euro değerinde ödül dağıtılacak 

yarışmaya son başvuru tarihi 1 Şubat 2015. Yarışma çerçevesindeki kategoriler Yol Güvenliği ve Önlemleri, Sosyal Alan, Sağlık Alanı ve José Manuel Martínez Ödülü olarak dört grupta değerlendirilecek.  Yarışmaya kişi ve kurumlar 
http:// www.fundacionmapfre.org/fundacion/en/ are-you-interested-in/social-awards/ linkinden başvurabiliyor.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Türkiye’deki tüm üniversite öğrencilerini yakından ilgilendiren yatay geçiş konusunda önemli bir karar aldı. 

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) aldığı karara göre, ilk kez Eylül 2013’te uygulanmaya başlanan merkezi yerleştirme puanına göre yatay geçiş, bahar 2015 yarıyılı öncesinde de uygulanacak.yeni karar çerçevesinde sadece güz dönemi öncesinde yapılabilen üniversiteler arasında lisans (fakülte) yatay geçişlerine bahar dönemi için de izin veriliyor. 

 “Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans Ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal İle Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik”in Ek-1 maddesine göre, öğrencilerin üniversiteye girdiği yıl puanının yettiği her bölüme sonradan yatay geçiş yapabilmesi mümkün.  

Uygulama esasları şöyle: -Öğrenciler Bahar 2015’te üniversiteler merkezi yerleştirme puanına göre yatay geçiş yapıp yapmama konusunda özgürler. Ancak 2015 Eylül’de kontenjanlarının %30’una kadar yatay geçiş öğrencisi kabul etmek zorundalar. 

-Bu uygulamadan merkezi yerleştirme ile üniversiteye yerleşmiş ve halen üniversiteye kayıtlı olan tüm öğrenciler faydalanabiliyor (Yurtdışında bir üniversitede kayıtlı öğrenciler faydalanamıyor) -Üniversiteye kayıtlı olan ancak kaydını dondurmuş öğrenciler de bu haktan yararlanabiliyorlar.

-Bir öğrenci, hali hazırda öğrencisi olduğu üniversiteye yerleştiği sene aldığı puanlar dikkate alındığında, kendi puanı yatay geçiş için hedeflediği bölümün o seneki taban puanından yüksek ise, yatay geçiş yapabiliyor. 
-Öğrencinin taban puanını tutturması halinde, üniversite öğrenciye kısıtlayıcı başka herhangi bir başarı şartı getiremiyor. 
 -Eylül 2014’te üniversiteye kayıt yaptıranlar, bahar 2015 yarıyılı öncesinde bu haktan faydalanabiliyorlar. 

 -2015 ÖSYS ile Temmuz 2015’te tercih yaparak üniversiteli olacaklar en erken 2016 Bahar yarıyılı öncesinde yatay geçiş yapabilecekler, Eylül 2015’te yatay geçiş mümkün değil. 
 -Taban puanı tutturmak kaydı ile hazırlık sınıfı ve son sınıf dahil her sınıfa yatay geçiş yapılabiliyor. 
 -Özel yetenek ile öğrenci alan bölümlere yatay geçiş yapmak mümkün değil. Ancak hali hazırda özel yetenek bölümlerinde okuyan bir öğrenci, taban puan şartını sağlamak koşulu ile başka bölümlere yatay geçiş yapabilir. 

-Ön lisanstan (MYO) lisansa (Fakülte) veya tersi yatay geçiş mümkün. 
-Öğrencilik yaşamı boyunca sadece bir kez merkezi yerleştirme ile yatay geçişten yapılabiliyor.
-Öğrenci yatay geçiş yaptığı bölüm/üniversiteden memnun kalmazsa, bir sonraki dönem eski bölümüne geri dönebiliyor. 

 -Üniversiteler bahar dönemlerinde yatay geçişe ayırdıkları kontenjanları internet sitelerinde ilan etmek ve bahar yarıyılı öncesinde merkezi yerleştirme puanına göre yatay geçiş işlemlerini sonuçlandırmak zorundalar. 
 -Sınavsız geçiş ile üniversiteye yerleşmiş olanlar da yatay geçişten faydalanabiliyorlar. Bu öğrencilerde taban puanla birlikte taban yerleşme öncelikleri dikkate alınıyor. 
-Taban puanı tutturmak kaydı ile İngilizce hazırlık sınıfının zorunlu olduğu programlara yatay geçiş yapılması durumunda, yabancı dil muafiyet şartlarının sağlanması gerekiyor. 
-İngilizce hazırlık sınıfında okurken, taban puanı tutturmak kaydı ile Türkçe bir programa geçmek mümkün. 
 -İngilizce (ya da diğer yabancı dil) hazırlık sınıfında kalanlar da taban puanı tutturmak kaydı yatay geçiş yapabiliyorlar. 
 -M.T.O.K. bölümlerine sadece M.T.O.K. tercih edebilenler yatay geçiş yapabilirken, hali hazırda M.T.O.K. bölümlerinde okuyanlar taban puanı tutturmak kaydı ile her bölüme yatay geçiş yapabiliyorlar 
-Vakıf üniversitelerine yatay geçişte öğrenci bursunu kaybediyor ancak vakıf üniversitesinin üst yönetimi bursun devamı ya da oranına karar verebiliyor.ntv
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kurtman Ersanlı,Türkiye'de yarın okullarda karne heyecanı yaşanacağını, karnedeki başarılar ve başarısızlıkların bireysel değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. 

Okullar yarıyıl tatiline girerken, çocuklardaki karne heyecanına ailelerin de ortak olması gerektiğini kaydeden Ersanlı, şöyle konuştu: "Öğrencilerin karnesindeki notlardan veliler de sorumludur. Karne aynı zamanda velilinin de karnesidir. Bu yarıyıl dönemi aynı zamanda bir devre arasıdır. 

Çocuğun eksik olan karnesindeki başarısızlığın nedeni araştırılmalıdır. Çocukların karneleri başarı aracı olarak görülmemeli. Başarılar ve başarısızlıklar bireysel değerlendirilmelidir. Bu dönem başarı ve başarısızlığın değerlendirildiği dönemdir. Dolayısıyla bu dönem iyi değerlendirilerek ikinci dönem için hazırlıklar ve yapılması gerekenler üzerinde kararlar alınmalıdır. 

Başarılı karne övülürken, başarısız karne de yerilmemelidir. Not başarının tek ölçüsü değildir. " "Ebeveynlerin hayalindeki çocuk ile gerçekteki çocuk farklı" Ebeveynlerin hayalinde kurdukları çocuk modeli ile gerçekteki çocuklar arasında çok fark bulunduğunu ifade eden Ersanlı, her çocuğun kişiliğinin, davranışlarının ve başarısının farklı olduğunu vurguladı. 

Çocukların karnesindeki notlardan ailelerin de sorumlu olduğuna dikkati çeken Ersanlı, şunları kaydetti: "Aileler çocuğunun zayıfı varsa bundan kendilerinin de sorumlu olduğunu unutmasın. Bir çocuk her derste başarılı olamayabilir. Derslere ve öğretmenlere ilgisi ve sevgisi farklı olabilir. 

Bu da ders notlarını etkiler. Bir çocuğun derslerindeki başarısızlığın altında başka şeyler de vardır. Çocuk depresyonda olabilir, aile içinde şiddet olabilir, aile içi problem vardır veya ebeveynler arasında bir çatışma vardır. Hiç ilgilenilmiyordur. Çocukla ilgisiz anne baba vardır veya aşırı baskıcı, sürekli başka çocuklarla kıyaslayan anne baba vardır. Bu çok yanlış bir davranış ve uygulamadır. 

Ebeveynler, çocukları ile oturup zaman zaman değerlendirme yapmalı." Ersanlı, 15 günlük ara tatilde çocukların hem dinlenmesi hem de zevk alacağı, eğleneceği uğraşlarla zamanını geçirmesinin onlar açısından çok uygun olacağını sözlerine ekledi.
Yeni kararlaştırılan tedbirlere göre, üniversitelerdeki turnike sistemi ortaokul ve liselerde de uygulanacak. Okul giriş ve çıkışlarına öğrencilerin tanımlanması için kartlı turnike sistemi koyulacak. 

İkinci öğretim veya akşam saatlerinde ders yapılan okullarda çevre güvenliğinin artırılması amacıyla okul çevresinin yeterince aydınlatılması sağlanacak. Okul çevresinde ve okulların açık alanlarında okul yönetiminin kameralı izleme sistemlerinin faaliyete geçirilmesi için çalışmalar yapılacak ve izleme noktaları oluşturulacak. 

Okul yönetiminin imkânları doğrultusunda delici veya kesici aletlerin içeriye girişini engellemek amacıyla ziyaretçi kartı ve detektör gibi sistem ve cihazların temin edilmesi sağlanacak. 

Okulların ve açık alanların güvenlik zafiyetini en aza indirgemek amacıyla etrafının duvarla çevrili olması için çalışma yapılacak. Öğrenci dışındaki kişilerin girişlerinde şüphe halinde metal detektörü ile arama yapılacak. Türkiye gazetesi
Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 900 bin öğretmen 23 Ocak Cuma'dan itibaren yarı yıl tatiline girecek.

Tatilin ardından eğitim öğretim yılının ikinci yarısı, 9 Şubat Pazartesi başlayacak. Eğitim-öğretim yılı 12 Haziran'da da tamamlanacak. 2015-2016 eğitim ve öğretim yılı ise 14 Eylül Pazartesi başlayacak.

İkinci dönem 8. sınıf öğrencileri, Türkçe, matematik, fen ve teknoloji, din kültürü ve ahlak bilgisi, inkılap tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil derslerinden 29-30 Nisan'da ortak sınavlara girecek. Mazeret sınavı da 16-17 Mayıs'ta yapılacak. Sınav sonuçlarının ise haziranda açıklanması planlanıyor. 

ÖĞRETMEN ATAMALARI YAPILACAK 
Ara tatilde öğretmen atamaları yapılacak Milli Eğitim Bakanlığı ara tatilde öğretmenlerin il içi ve iller arası özür grubu yer değiştirme atamalarını yapacak. Bu atamaların ardından, 15 bin öğretmen kadrosuna da ilk atamalar gerçekleştirilecek. NTV
Yeni Akit gazetesine konuşan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin önümüzdeki Eylül ayından itibaren kapanacağını söyledi ve ekledi:

 “Paralel Yapı dershaneler için kayıt yapı taahhütnameler alıyormuş. Veliler uyanık olsun, taahhütname imzalamasın” İşte Bakan Avcı'nın Serdar Arseven ve Mehmet Özmen'e konuyla ilgili olarak yaptığı açıklama: “

 Özellikle dershanelerin kapatılma sürecinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı ve şahsınıza karşı saldırılar mevzu bahis oldu. Yeni Türkiye inşa edilmeye çalışılırken bu gibi tavırları nasıl değerlendirmek gerekir? Öncelikle şunu söylemek gerekir ki; dershane var, bir de “dershane” var. 

O dönem özellikle kampanya yürüten grubun dershanelerine baktığımız zaman görüyoruz ki; bir sahipsiz çocuklar var, bir de özel olarak seçilmiş, normal şartlarda gireceği sınavda çok yüksek puanlar belli olan, okullardan özel olarak bilgi alınarak kaydedilen çocuklardan oluşturulmuş sınıflar var. Tabi bu sınıflar her anlamda özel olarak tutuluyor. 

Bu öğrenciler normal şartlarda da zaten yüksek puan alacakken bu dershanenin başarısı gibi gösterilerek vitrine konuluyor. Diğer normal düzeydeki öğrenciler ise sadece dolgu malzemesi olarak kullanıyorlar. Diğer çocuklara gösterilen ihtimamın finansmanı bu çocuklar üzerinde sağlanıyor. 

Bu anlamda dershanelerin dönüşüm programı öncelikle buraya çomak soktu. Biz onların söylediklerine karşılık “amacınız gerçekten eğitimde daha hayırlı şeyler yapmaksa bunun daha iyi imkânı olan, okullaşmayı tercih edin” dedik. 

Öyle ki mevcut yapı itibariyle okula dönmesi kolay olan dershaneler de bu grubun dershaneleri. Dershane meselesinde büyük bir illüzyon vardı. Bu illüzyon dağıldı. Şimdi Anayasa Mahkemesi’nden olumsuz bir karar çıkmasını bekliyorlar.
AK Parti Ankara Milletvekili Cevdet Erdöl'ün imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapan teklif, Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik öngörüyor. 

Buna göre, ek ders ücretleri, özel eğitime muhtaç öğrencilerin eğitim ve öğretim gördüğü kurumlarda görevli öğretmen ve yöneticiler ile bu öğrencilere yönelik olarak açılan özel sınıf öğretmenlerine ve cezaevlerinde görevli öğretmenlere yüzde 25, Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi kapsamında görev alan yönetici ve öğretmenlere yüzde 100 fazlasıyla ödenecek. 

Türk Hava Kurumu, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, Türkiye Yardım Sevenler Derneği ve resmi darülaceze kurumları ile Darüşafaka Cemiyeti ve Yeşilay Derneği'ne ait iktisadi işletmelerin, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamına giren gelirleri üzerinden vergi kesintisi yapılacak.haber7
9, 10 ve 11. sınıfta okuyan öğrencilere Aralık ayı için 60 Euro daha verilecek. 'Şartlı Nakit Transferi Yardım Prpgramı'nın kapsamı genişletildi. 

 Bu kapsamda bakanlık tarafından Şartlı Eğitim Yardımı (ŞEY) alan liseliler 2014-2015 ve 2015-2016 eğitim dönemlerinin aralık aylarında kişi başı senede bir kere olmak üzere 60 Euro eğitim teşviği verecek. Lise Teşvik Ödemesi alan hak sahiplerinin cep telefonlarına Lise Teşvik Ödemesi ile ilgili bilgilendirici kısa mesaj (SMS) gönderilecek. 

ŞEY ÖDEMESİ KİMLERE YAPILACAK 
Lise Teşvik Ödemesi yalnızca, ŞEY kapsamında mevcutta hak sahibi olan ve yapılan merkezi sorgulamalar neticesinde şartları sağladığı tespit edilen ailelerin 9, 10 ve 11’inci sınıflarda okuyan ve 2014 Ekim ya da Kasım aylarının herhangi birisinde yüzde 80 ve üzeri devam şartını sağlamış çocuklarına yapılacaktır. Lise Teşvik Ödemesi hesaplama işlemleri 02.12.2014 tarihinde başlatılmış olup, yalnızca bu tarihe kadar şartları sağlayan kişilere Teşvik Ödemesi gönderilecektir. 

Lise Teşvik Ödemesi, şartları sağlayan her bir öğrenci başına 60 Avro karşılığı Türk Lirası şeklinde ödenecektir. Lise Teşvik Ödemesi 2014 Aralık ayında ve 2015 Aralık ayında sadece bir kereye mahsus yapılacak ödemelerdir. 2015 ödemeleri ayrıca hesaplanacak olup, ilk yıl ödeme almış olmak ikinci yılı da garantilememektedir. 

Lise Teşvik Ödemesi, ŞEY kapsamında daha önce açılmış olan ŞEY hak sahiplerinin PTT hesaplarına gönderilecektir. Lise Teşvik Ödemesi alan hak sahiplerinin cep telefonlarına Lise Teşvik Ödemesi ile ilgili bilgilendirici kısa mesaj (SMS) gönderilecek.haber7
İTÜ çatısı altında dezavantajlı öğrencilerin eğitim alacağı Bilim Okulu'nun açılışı yapıldı. Milli Eğitim Bakanı Avcı, "Bu merkezleri dezavantajlı kesimlerin hizmetine sunarak bu eksiklikleri gidermeye çalışacağız" dedi. 

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) çatısı altında kurulan ve dezavantajlı öğrencilerin eğitim alacağı Bilim Okulu'nun açılışı yapıldı. Taşkışla Kampüsü'ndeki açılışta konuşan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, sözlerine, projeyi hazırlayanlara teşekkür ederek başladı. 

Açılışta bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren Avcı, bakanlık olarak üzerlerine düşen sorumluluğun farkında olduklarını söyledi. Avcı, önümüzdeki dönemde bilim merkezlerini çoğaltmayı amaçladıklarına vurgu yaparak, "Bu merkezleri dezavantajlı kesimlerin hizmetine sunarak bu eksiklikleri gidermeye çalışacağız. Buralara öğrenci ve öğretmen seçimi konusunda yeni düzenlemeler yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. 

Bakanlık olarak milli eğitimi yaz-boz tahtası yapmakla suçlanıyoruz. Bunları yapmazsak... Siz de burada bir şeyleri bozuyor ve yeni şeyler yapıyorsunuz. Bunun için de teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. 

 Bilim Merkezi'nde yer alan Foucault Sarkacı'nı gördüğünü anımsatan Avcı, bu konudaki bilgisini Umberto Eco'nun aynı adlı romanından edindiğini aktardı. Avcı, davetlilere Eco'nun "Foucault Sarkacı" romanını okumalarını tavsiye ederek, roman hakkında bilgiler verdi. İTÜ Rektörü Prof. Dr Mehmet Karaca da üniversite kavramının genelde gençlere ve çocuklara kapalı bir kavram olarak algılandığını belirterek, İTÜ'nün böyle bir yer olmadığını söyledi. 

Üniversitenin herkese kucak açtığını aktaran Karaca, "Burayı genelde fen ve matematik olarak gösterdik ama İTÜ'nün bir de sanat yönü var. Bizim bununla ilgili de birçok girişimimiz var" diye konuştu.ntv