Açık öğretim ortaokuluna başvurular, 12 Eylül'de, açık öğretim lisesine başvurular ise 26 Eylül'de sona erecek. 

Başvurular, tüm halk eğitim merkezi ve mesleki eğitim merkezlerinde bulunan irtibat bürolarınca alınacak. TEOG sınavları sonucunda bir ortaöğretim kurumuna yerleşen ancak bu okullara çeşitli nedenlerle devam edemeyecek öğrenciler, yerleştikleri okullardan veya tamamladıkları ortaokullardan alacakları öğrenim durumu belgeleri ile açık öğretim liselerine kayıtlarını yaptırabilecek. Mesleki Açık Öğretim Lisesi'nin yeni kayıtları ise yarından itibaren 19 Eylül'e kadar il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin belirlediği meslek liselerinde yapılacak. 

 4 okul türünün özellikleri Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Açık Öğretim Ortaokulu, Açık Öğretim Lisesi, Mesleki Açık Öğretim Lisesi ve Mesleki ve Teknik Açık Öğretim Okulu olmak üzere 4 okul türü bulunuyor. 

Bu okullarda üç milyonun üzerinde öğrencinin kaydı bulunuyor. Bu okullar çeşitli sebeplerle öğretimlerini tamamlayamamış veya örgün öğretim okullarına devam edemeyen öğrenciler için önemli bir fırsat sunuyor. 

Bu okullar sayesinde, evinden dışarı çıkamayan engelli vatandaşlar, cezaevindeki vatandaşlar gibi dezavantajlılar da eğitim fırsatlarından yararlanma imkanı buluyor. 

 Açık öğretim ortaokulunda, herhangi bir nedenle ortaokula devam edememiş vatandaşlara yönelik olarak uzaktan öğretim olanağı sağlanıyor ve yılda 3 dönem sınav yapılıyor. Başarılı olunması halinde 1 yıl içinde ortaokulu bitirmek mümkün hale geliyor. Açık öğretim lisesi ise program içeriği bakımından örgün eğitimdeki genel liselerin program içerikleriyle aynı olmasına karşın ders geçme ve kredili sisteme göre öğretim yapılıyor. 

18 yaş ve üzerindeki örgün eğitim çağı dışındaki öğrenciler, sınavlara girip başarılı olmaları halinde 2,5 yılda açık öğretim lisesini bitirebiliyor. 901 bin 519'u aktif olmak üzere 2 milyona yakın öğrencisi bulunan açık liselerin kuruluşundan bu yana 655 bin öğrenci mezun oldu. Ülke genelinde 710 merkezde sınav yapılmakta olup bin 200'e yakın halk eğitimi merkezi ve mesleki eğitim merkezlerinde kayıt ve öğrenci işlemleri yürütülüyor. 

 Mesleki ve açık öğretim liselerinde ise 8 dönemde alanlara göre toplam 220 -242 kredi ile mezun olunuyor. Bu liselerde aktif öğrenci sayısı 302 bin 268 olup toplam da 500 bine yakın öğrencisi bulunuyor. 

Kuruluşundan bugüne kadar 167 bin öğrenci bu okuldan mezun oldu. Mesleki ve teknik açık öğretim okullarında ise Elektrik Tesisatçılığı Yetki Belgesi Kursu, emlak Danışmanlığı, Mortgage Brokerliği, Bilgisayar İşletmenliği, Bilgisayar Destekli Üç Boyutlu Çizim (Autocad) ve Ön Muhasebe kursları düzenleniyor. Bu okul türünde diploma değil sertifika verilmektedir. 

Yapılan merkezi sistem sınavları ve yüzyüze sınavlar sonucunda program sonunda öğrenciler sertifikalandırılılıyor. Nakiller nasıl yapılacak? Örgün eğitim okullarından ayrılarak açık öğretim liselerine gelen öğrenciler, tasdikname veya öğrenim durum belgesi ile başarılı derslerin kredilendirilmesi yapılarak kayıt yaptırıyor. Her okuldan liselere öğrenci nakli yapılabiliyor. MİLLİYET
Mobil uygulama sektörünün Türkiye’deki öncülerinden olan Arox Bilişim tarafından geliştirilen “Ehliyet” uygulaması ile artık ehliyet sınavına hazırlanmak ve güncel bilgilere erişmek çok kolay. 

 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından her iki ayda bir olmak üzere yılda toplam 6 defa yapılan ehliyet sınavı yazılı ve uygulamalı olmak üzere iki bölümden oluşmakta. 

Arox Bilişim’in “Ehliyet” uygulamasının amacı da çalışma ortamını mobil ortama taşıyarak, yazılı sınava her yerde kolayca çalışabilmeyi sağlamak, direksiyon sınavı için de bazı tavsiyeler vermek. Ayrıca Ehliyet uygulamasını kullanmak için internet bağlantısına da gerek yok. Uygulamanın AppStore’dan bir kere indirilip kurulması yeterli oluyor. 

Sonrasında sürücü adayları, ilkyardım, trafik ve çevre, motor ve araç tekniği bilgilerine rahatlıkla çalışabiliyor. Uygulamanın önemli özelliklerinden birisi içerisindeki geçmiş sınavlar. Bu geçmiş sınav testleriyle adaylar, kendisini test edip sınava hazırlıklı bir şekilde girebiliyor. 

Uygulama bunun yanı sıra; sürücü adaylarında aranacak şartlar, yazılı sınav bilgileri, direksiyon sınavı bilgileri, direksiyon sınavında dikkat edilmesi gerekenler, trafik cezaları bilgilerini de içeriyor. Mobil uygulama pazarının Türkiye’deki öncülerinden olan Arox Bilişim, bugüne kadar 72 iOS, 24 Android, 6 Blackberry ve 3 Windows Phone uygulaması geliştirdi. 

Bu uygulamalarda 3 milyon tekil kullanıcıya ve toplamda 3.5 milyon toplam indirilme sayısına ulaşıldı. Bu rakamlar ile Arox, Türkiye’deki her 100 akıllı telefon kullanıcısından 20’sinin hayatına bir şekilde girmiş durumda.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl hayata geçirilen Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında liselere yerleştirme sonuçlarını açıkladı. 

Sonuçlar, Bakanlığın internet sitesinden ve e-okuldan öğrenilebilecek. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Uygulaması çerçevesinde, 8. sınıf öğrencilerinin liselere yerleştirilme tercihleri 31 Temmuz-8 Ağustos'ta alındı. Bu kapsamdaki yerleştirme işlemleri, öğrencilerin yüzdelik dilimlerini gösterir şekilde yayımlanan Yerleştirmeye Esas Puanlarına (YEP) göre gerçekleştirildi. 

YEP'e sahip 1 milyon 291 bin 851, 8. sınıf öğrencisinden 1 milyon 136 bin 546'sı tercihte bulundu. Tercih yapan öğrencilerden, 1 milyon 57 bin 799'u okul kodlarına göre yaptıkları A Grubu tercihlerine, 78 bin 447'si okul türlerine göre yaptıkları B Grubu tercihlerine ve herhangi bir tercihte bulunmayan 134 bin 788 öğrenci ise "2014 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Uygulaması Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu" esaslarına göre bir ortaöğretim kurumuna yerleştirildi. Yerleştirme sonuçları, www.meb.gov.tr ve e-okul.meb.gov.tr internet adreslerinden yayınlandı. 

NAKİL BAŞVURULARI 25 AĞUSTOS'A KADAR DEVAM EDECEK 
Yerleştirme sonrası nakil başvuruları 25 Ağustos'ta başlayıp haftalık periyotlarla 26 Eylül mesai bitimine kadar devam edecek. Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ile ilgili kılavuz esaslarına göre, kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir ortaöğretim kurumuna yönelik yerleştirme nakli isteğinde bulunmaları halinde başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak nakil işlemleri gerçekleştirilecek. 

Resmi ya da özel bütün ortaöğretim kurumları arasındaki nakil işlemleri e-okul üzerinden yürütülecek. Kesin kayıt işlemi tamamlanan fakat bir özel ortaöğretim kurumuna nakil yaptırmak isteyen öğrencilerin velileri, ilgili özel ortaöğretim kurumuna şahsen başvuruda bulunmaları halinde kesin kayıt işlemleri yapılacak ve yerleştiği ortaöğretim kurumdan nakilleri e-okul üzerinden otomatik olarak gerçekleştirilecek. 

Resmi okullar arasındaki yerleştirme nakil işlemleri ise veli tarafından öğrencisinin kesin kaydının yapıldığı okul müdürlüklerine şahsen başvuru ile değerlendirmeye alınacak. 

NAKİL SONUÇLARI 29 AĞUSTOS'TA İLAN EDİLECEK 
Nakil işlemlerine ilişkin ilk başvurular, 25-28 Ağustos'ta alınacak ve sonuçlar 29 Ağustos saat 19.00'da ilan edilecek. Eylül sonuna kadar haftalık periyotlarla gerçekleştirilecek olan yerleştirmeye yönelik nakiller, okulların ilan edilen boş kontenjanları için yapılacak. 

Başka bir resmi veya özel okula nakil talebinde bulunan öğrencilerden boşalacak kontenjanlar bir sonraki haftanın boş kontenjan listesinde yer alacak. Nakil talebi gerçekleşenler ve boş kalan kontenjanlar e-okul sisteminden ilan edilecek. 26 Eylül'den sonra yapılacak nakil başvuruları, ortaöğretim kurumları arasında nakil esaslarına göre taban puanlar esas alınarak gerçekleştirilecek. Nakil kontenjanları ile işlemleri ve ilgili bütün duyurular Bakanlığın e-okul.meb.gov.tr adresinden ilgililerin ve kamuoyunun bilgisine sunulacak.
Özel okullarda okuyacaklara verilecek eğitim öğretim desteğine başvuru tarihi 25 Ağustos'a kadar uzatıldı. 

Milli Eğitim Bakanlığı resmi bir devlet okuluna kayıtlı olup özel okula devlet teşviği alarak kayıt yaptırmak isteyen öğrenciler için başvuru tarihini 8-18 Ağustos olarak açıklamıştı. 

Alınan bilgiye göre, bu başvuru süreci velilerden gelen talepler doğrultusunda 25 Ağustos'a kadar uzatıldı.haber7
(TEOG) sınavı yerleştirme sonuçlarına göre bir liseye kaydolduktan sonra açık liselere nakil yaptırması gerekecek. 

Eğitimlerini açık liselerde sürdürmek isteyen ortaokul mezunu öğrencilerin, bu yıldan itibaren Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavı yerleştirme sonuçlarına göre bir liseye kaydolduktan sonra açık liselere nakil yaptırması gerekecek. 

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yetkililerinden aldığı bilgiye göre, MEB bu yıl ilk kez düzenlediği TEOG sınavı sonuçlarına göre tüm liselere merkezi sınavla öğrenci yerleştirecek. 

Bu kapsamda bu yıl ilk kez ortaokuldan mezun olarak eğitimini açık liseler ya da mesleki açık öğretim liselerinde devam ettirmek isteyenler için farklı bir uygulama yapılacak. Ortaokulu bu yıl tamamlayan öğrenciler, TEOG sınavı sonucunda aldıkları puana göre ortaöğretim, mesleki teknik eğitim ve din öğretimi genel müdürlüğüne bağlı ortaöğretim kurumlarına yerleştirilecekler. 

Zorunlu eğitimlerini örgün eğitim kurumları dışında açık öğretim okullarında sürdürmek isteyen öğrenciler de kendilerine en uygun bir ortaöğretim kurumunu tercih ederek kaydolduktan sonra gerekli belgelerini alarak ülke çapında açık öğretim okullarının irtibat bürosu görevini yürüten halk eğitimi ve mesleki eğitim merkezleri ile meslek liselerine başvurarak açık öğretim okullarına süresi içinde kayıt yaptırıp öğrenimlerini sürdürebilecekler. Açık öğretim liselerine 2014-2015 eğitim öğretim yılı birinci dönem kayıtları, 1-26 Eylül tarihleri arasında yapılacak. 

SINAV MERKEZİ SAYISI 710'A ÇIKTI 
 Öte yandan MEB, açık öğretim liselerinde kayıtlı 1 milyonun üzerindeki öğrenci için 81 il merkezinde yapılan sınavları ilçelere de yayarak 710 merkeze çıkardı. Açık öğretim lisesinde aktif öğrenci sayısı 901 bin 487, mesleki açık öğretim lisesinde ise 301 bin 499. 

Açık öğretim lisesi, kuruluşundan bu yana 650 binden fazla öğrenci mezun etti. Mesleki açık öğretim lisesinden ise 188 bin 500 öğrenci mezun oldu. Açık öğretim liselerine ilköğretim mezunu, ortaokul mezunu veya liseyi terk edenlerle, yurt dışında okuyup denklik belgesi alanlar kayıt yaptırabiliyor. 

Açık Öğretim Lisesi iş ve işlemleri halk eğitim merkezleri ve mesleki eğitim merkezlerinde oluşturulan irtibat büroları aracılığıyla yürütülüyor. Açık öğretim lisesi, Avrupa ve Orta Doğu'da eğitim faaliyeti yürütüyor ve 18 merkezde sınavlar yapılıyor. Mesleki Açık Öğretim Lisesinin ise Belçika Brüksel'de imam hatip alanında yurt dışı programı uygulanıyor.haber7
Kolejlerin ikinci ön kayıtta puanları düşeceğine yükseldi. 6 okulun taban puanları yükselirken, 4 okulun ikinci ön kayıt taban puanları düştü. 

Kontenjan sadece Amerikan Robert Lisesi erkek bölümünde doldu. İlk kesin kayıt dönemin atlatan özel okullar, ilk ön kayıt için açıkladıkları taban puanları yükseltti. 

En çok puan yükselten okul Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu (Lise Bölümü) oldu. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nin taban puanı 750’den 784’e, Ticaret Bölümü’nün puanı da 720’den 750’ye çıktı. Saint Joseph Fransız Lisesi’nin puanı 750’den 774’e, Saint Benoit Fransız Lisesi’nin puanı 750’den 765’e, Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nin puanı 750’den 755’e çıktı. Dört okulun ise puanları düştü. İtalyan Lisesi’nin ilk ön kayıt taban puanı 730 iken ikinci ön kayıt dönemi taban puanını 700 olarak açıkladı. İzmir Amerikan Koleji’nin taban puanı 770’den 760’a, İzmir Özel St. Joseph Fransız Lisesi’nin 700’den 680’e ve Tarsus Amerikan Koleji’nin taban puanı da 760’dan 740’a düştü. 

Amerikan Robert’in erkek öğrenci kontenjanı doldu Yabancı özel okullar ilk kayıt döneminde kontenjanlarını dolduramadı, sadece Amerikan Robert Koleji’nin erkek kontenjanı dolmuş oldu. Kız öğrenci kontenjanında ise 2 boş var. 

Amerikan Robert’in ikinci ön kayıt taban puanı ise 795 olarak açıklandı. Öte yandan yoğun talep üzerine Tarsus Amerikan Koleji 12 kız, 12 erkek öğrenci kontenjan artırımında bulundu. Özel okulların ikinci ön kayıtları 18-21 Ağustos tarihleri arasında yapılacak.Diğer okulların ikinci ön kayıt dönemi taban puanı ve boş kontenjanları ise şöyle:

http://www.hurriyet.com.tr/egitim/26969250.asp
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), lise son sınıf öğrencilerinden sorumlu dersi bulunanlar için Eylül'de sorumluluk sınavı yapılmasına, başarılı olmasına rağmen devamsızlıktan kalanların ise devamlı öğrenciler gibi değerlendirilmesine karar verdi. 

Bakanlık tarafından illere gönderilen yazıda, 2013-2014 eğitim öğretim yılının 13 Haziran'da sona erdiği hatırlatılarak, öğrencilerin devam-devamsızlık ve başarı durumlarının ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda değerlendirilerek başarılı olanların üst sınıfa geçtiği, son sınıfta başarılı olanların ise mezun oldukları anımsatıldı. 

Doğrudan sınıf geçemeyen öğrencilerden bir sınıfta başarısız ders sayısı en fazla 3 ders olanların sorumlu olarak sınıfı geçtikleri, alt sınıflarda da 6 dersten fazla başarısız dersi bulunanların sınıf tekrarı yaptıklarının anlatıldığı yazıda, yönetmelik hükümleri doğrultusunda sorumlu olarak sınıfını geçen öğrenciler için nisan ve kasımda sorumluluk sınavları yapıldığı belirtildi. 

Yazıda, ilgili yönetmelikte, mezun olamayan son sınıf öğrencilerinin başarısız oldukları derslerden sorumluluk sınavlarından yararlanacağı, devamsızlık süresi özürsüz 10 gün toplamda 45 günü, kaynaştırma ve özel eğitim gerektiren öğrencilerin devamsızlık süresinin ise 60 günü aşması halinde ders puanları ne olursa olsun başarısız sayılacağı ifade edildi. 

Bakanlığa ulaşan öğrenci ve veli taleplerinden bazı öğrencilerin gerekli başarıyı yakalayamadıkları, bazı öğrencilerin de derslerinde başarılı olmalarına rağmen özre bağlı devamsızlıkları nedeniyle başarısız duruma düştüklerinin anlaşıldığının belirtildiği yazıda, bu durumun özellikle yüksek öğretime devam etmeye hak kazanan son sınıf öğrencilerinin mağduriyetlerine yol açabileceğinin düşünüldüğü belirtildi. 

Yazıya göre, 2013-2014 eğitim öğretim yılı ile sınırlı olmak üzere tüm örgün ortaöğretim kurumlarının son sınıf öğrencilerinden ders bitimi itibariyle 2 dönem notu alarak başarılı olmasına rağmen devamsızlık süresini aşanlar, devamlı öğrenciler gibi işleme tabii tutulacak. 

Sorumlu dersi bulunan öğrenciler için de eylül ayının üçüncü haftasında sorumluluk sınavı yapılacak. Bu sınavda başarısız tek dersi kalanlar, valiliklerce eylül ayında belirlenecek bir tarihte sorumluluk sınav esaslarına göre bir sınav hakkından daha yararlandırılacak. Bu sınavlar sonrası öğrencilerin yıl sonu başarı durumları sınav sonuçlarına göre yeniden değerlendirilecek. milliyet
Toplantı No : 1 
Toplantı Tarihi : 17.09.2014 – 10:00 
Toplantı Yeri : ÖĞRETMENLER ODASI 
Toplantıya Katılanlar : 

2014–2015 Eğitim Öğretim yılı Zümre Toplantısı, Matematik Öğretmeni başkanlığında, Matematik Öğretmenleri ’ın katılımıyla 17.09.2014 tarihinde, saat 10:00 da Öğretmenler odasında yapılmış ve aşağıdaki gündem maddeleri tespit edilmiştir. Aşağıdaki gündem maddeleri İKY’nin 95.maddesine göre oluşturulmuştur. 

GÜNDEM MADDELERİ 
1. Açılış ve yoklama. 
2. Yazman seçimi. 
3. İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 95. Maddesinin okunması. 4. Türk Milli Eğitiminin genel amaçlarının okunması. 
5. Atatürk İlke ve İnkılâplarının öğretim esaslarının okunması ve Atatürkçülük konuları. 
6. 2013-2014 öğretim yılının değerlendirilmesi. 
7. Matematik ve Matematik Uygulamaları dersleri için eğitim öğretim programının incelenerek ortak ders anlayışının ve ders işleyişinin oluşturulması. 
8. Matematik dersinin diğer dersler ile ilişkisi(Zümre öğretmenleri ile ilişkisi) 
9. Ünitelendirilmiş yıllık planların hazırlanması. 
10. Konuların işlenişinde kullanılacak yöntem, teknik ve metotların belirlenmesi. 
11. Yeni İlköğretim Kurumları Yöneltmeliği’nde yapılan değişikliklerin değerlendirilmesi. 
12. Matematik dersinde başarıyı artırmak için yapılacak çalışmaların belirlenmesi 
13. Eğitim öğretim yılında uygulanacak sınavların zamanlarının belirlenmesi. 
14. Öğrencilere verilecek proje konularının verilme, toplanma ve değerlendirme esaslarının belirlenmesi. 15. Dilek ve temenniler. 16. Kararlar.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ), uluslararası kuruluş Webometrics’in Temmuz 2014 dünya üniversiteleri sıralamasında 4 bin 174 basamak yükselerek 5 bin 669’uncu sıradan bin 495’e yükseldi. 

Dünya üniversitelerinin belirli ölçütlere göre sıralamasını yapan uluslararası kuruluş Webometrics’in, ’Ranking Web of World Universities’ adıyla yayınladığı Temmuz 2014 dünya üniversiteler listesi açıklandı. Ocak 2014 listesinde 5 bin 669’uncu sırada yer alan BEÜ, yeni listede 4 bin 174 basamak yükselerek bin 495’e yükseldi. 

Türkiye’deki üniversiteler arasında bir önceki listede 77’nci sırada yer alan BEÜ, yeni listede 26’ncılığa yükseldi. 

 Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada Webometrics’in, mükemmelik, açıklık, genişlik görünürlük başlıkları altında üniversiteleri değerlendirerek sıralamayı oluşturduğu belirtildi. Açıklamada, alanında dünyadaki en kapsamlı çalışma olarak kabul edilen Webometrics’in Ranking Web of World Üniversities listesinin, yükseköğretim kurumlarının ulusal ve uluslararası platformda bulundukları noktayı görmek açısından önem taşıdığı vurgulandı. 

 Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer, yurtiçinde ve yurtdışında dikkat çeken başarılara imza attıklarını, elde edilen başarının, ciddiyetle yürütülen ve günü değil geleceği hedefleyen proje ve projeksiyonların karşılığı olduğunu belirtti. 

Bu ve benzeri başarıları teşvik duygusu ile karşıladıklarını vurgulayan Prof. Dr. Özer, "Son dönemde üniversitemizin elde ettiği başarıların yarattığı motivasyona yeni bir halka olarak eklenen Webometrics sıralamasını bu bakımdan önemli buluyorum. 

Tüm dünyada ismini ilk bin 500 üniversite arasına yazdırmayı başarmış bir kurum olarak geleceğe daha güvenli bakabiliyoruz. Kazanılan başarıların sürdürülebilirliğinin sağlanması ve daha ileri noktalara taşınabilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" diye konuştu.haber7
MEB, bu yıl hayata geçirilen Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) uygulaması doğrultusunda, 8’inci sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından, liselere yerleştirme için tercihleri dün almaya başladı. 

Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, bütün öğrencileri istedikleri okul türüne yerleştirmeyi hedefleyen MEB, ilki 28-29 Kasım 2013'te 14 bin 407 okulda 1 milyon 244 bin 733, ikincisi 28-29 Nisan 2014'te 15 bin 814 okulda, 1 milyon 271 bin 273 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen ortak sınavlar sonrası liselere yerleştirilme yapılacak öğrenci sayısını 1 milyon 273 bin 699 olarak belirledi. 

Bakanlık bu doğrultuda liselere yerleştirme yapmak için Anadolu imam hatip liselerine 215 bin 136, Anadolu liselerine 451 bin 926, Anadolu meslek liseleri programlarına 630 bin 815, fen liselerine 25 bin 320, sosyal bilimler liselerine ise 9 bin 240 olmak üzere 1 milyon 332 bin 437 kontenjan ayırdı. Öğrenciler, liseler için tercihlerini 8 Ağustos'a kadar yapabilecek.haber7
TEMEL Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılan sınav sonuçlarını baz alarak Özel Okullar Yerleştirme Puanı’na (ÖYP) göre öğrenci alacak özel okullar için ön kayıt dönemi pazartesi günü başlıyor. 


Üç ön kayıt dönemi uygulanacak özel okullarda, 4-5 Ağustos’ta birinci ön kayıtlar alınacak. 

Ardından 6-7 Ağustos’ta ise kesin kayıtlar yapılacak. İkinci ön kayıt dönemi 18-19 Ağustos, kesin kayıtları ise 20-21 Ağustos’ta alınacak. 

Üçüncü ön kayıtlar 25-26 Ağustos’ta yapılacak, kesin kayıt dönemi ise 27-28 Ağustos olarak açıklandı. Son kayıt dönemi ise 1 Eylül’den itibaren Özel Okullar Kayıt Komisyonu tarafından alınacak karara göre belirlenecek. Bütün başvurular kayıt olunmak istenen okula yapılacak. 

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan, “Taban puanını yüksek açıklayan okulların puanlarında düşüş olabilir” dedi.hürriyet
Microsoft Türkiye’nin, her yıl düzenlediği Açık Akademi Yaz Okulu başlıyor. 

 4-30 Ağustos tarihleri arasında Microsoft Türkiye ofisinde düzenlenecek programa bu yıl 108 üniversite ve 2 lise öğrencisi katılacak. Dersler Açık Akademi TV portalı üzerinden internette herkesin erişimine açılacak. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen programa katılacak gençlerin girişimcilik becerilerini arttırma fırsatı yakalayacağının altını çizdi.zaman
Performans görevi yerine öğrencilerin ders etkinliklerine katılımları ile değerlendirilmelerine imkan sağlandı. 

MEB Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Okul Öncesi Eğitim Kurumları ile Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları yönetmelikleri 208 maddeyken, iki yönetmelik iller ve ilgili tüm paydaşların geri bildirimleri de dikkate alınarak birleştirildi ve 97 maddelik tek yönetmelik halinde sadeleştirildi. 

Yönetmelikle, uygulamada çoğunlukla velilerin hazırladığı performans görevi kaldırıldı. Bunun yerine öğrencilerin, sınıf veya okulda yapacakları "ders etkinliklerine katılımları" ile değerlendirilmelerine imkan sağlandı. 

Yönetmelikte, ders etkinliklerine katılım, öğrencilerin, sınıf veya okulda yaptıkları eleştirel düşünme, problem çözme, okuduğunu anlama, araştırma yapma gibi bilişsel, duyuşsal, psikometri alanındaki becerilerini kullanmasını ve geliştirmesini sağlayan, performansını değerlendirmeye yönelik çalışmaları olarak tanımlandı. Proje uygulamasına ise önceden olduğu gibi yönetmelikte yer verildi.
Öğretmene rotasyon uygulamasının da Meclis gündeminde olduğunu anımsatan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin,, Bakanlığın 800 binin üzerinde personeli olduğunu, geçen yıl 120 bin çalışanın yer değiştirme talebinde bulunduğunu söyledi. 

Bu kişilerin yer değiştirme talebini yerine getirmenin kolay olmadığını ifade eden Tekin, özellikle şehir merkezindeki okullarda yerleşik kadroların oluştuğunu, onlarca yıl aynı okulda çalışan öğretmenlerin bulunduğunu ifade etti. 

Taşradan merkeze gelmek isteyen, eş durumundan, sağlık ve öğrenim dolayısıyla yer değiştirmek isteyenlerin olduğunu hatırlatan Tekin, bu taleplerinin sağlanması için rotasyonu gündeme getirdiklerine işaret etti. 

Rotasyon il içi olacak MEB bünyesindeki öğretmenlerin hizmet süresine bağlı olarak yer değiştirme işlemlerinin yapacaklarını vurgulan Tekin, şunları kaydetti: "Bizim kimseyi rahatsız, tedirgin etmek gibi bir kaygımız yok. Ama bu insani talepleri yerine getirmek için kendimize bir alan açmak istiyoruz. 

Kimseyi bulunduğu şehirden başka bir şehirde öğretmenlik yapmaya zorlamıyoruz. Bulunduğu ilde, başka bir okulda öğretmenlik yapmasını istiyoruz. Henüz süreyi netleştirmedik ama 10 ya da 12 yıl aynı okulda çalışan bir öğretmen arkadaşımızın başka bir okulda çalışmasını isteyeceğiz. Bunlar tamamen elektronik ortamda olacak. 

MEB'in tüm personelinin yerleştirme işlemleri elektronik ortamda puanlamayla oluyor. Öğretmenlerimizin yerine elektronik ortamda puanlama esasına göre yeni kadrolar oluşacak. 

Öğretmenlerimizin bu konuda herhangi bir tedirginlik yaşamalarına gerek yok. Kesinlikle il içi, aynı ilde olacak ve 10-12 yıllık bir süre öngörüyoruz."haber7
Dershanelerin özel okula dönüştürülmesi çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, Milli Eğitim Bakanlığı, dershanelere olan ihtiyacı karşılayacak 'devlet dershanesi' formülü için harekete geçti. 

Halk eğitim merkezleri bünyesinde açılacak kurslar aracılığıyla öğrencileri ve mezunları derslerine ve sınava hazırlayacak olan Bakanlık, bu uygulamanın ayrıntılarını netleştirmeye başladı. 

Buna göre yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında “Kişisel Gelişim ve Eğitim” alanı altında açılan destekleyici kurslar yeniden düzenlendi. Böylece velilere maddi bir yük getirmeden ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören veya mezun olmuş tüm öğrencilere okul eğitimini destekleyici, sınavlara hazırlayıcı kursların devlet eliyle verilmesi ve yaygınlaştırılması amaçlandı. 

Bu kapsamda Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Anadolu Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri, Güzel Sanatlar Liseleri ve Spor Liseleri, Anadolu İmam-Hatip Liseleri ve İmam-Hatip Liseleri ile Mesleki ve Teknik Liseleri öğrencilerine, halk eğitim merkezleri bünyesinde 256 ders saatine kadar destekleyici kurs açılabilecek. 

MEB, tıpkı özel dershane formatında olduğu gibi halk eğitim merkezlerinde açılacak olan kurslarda mevcut öğrencilerle mezun öğrencileri ayıracak. Böylece her yaş grubunun kendi akranlarıyla eğitim alması sağlanacak. TÜRKİYE
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED), 2014-2015 eğitim öğretim yılında, İstanbul'daki üniversitelerin edebiyat fakültelerinde okuyan veya edebiyat dergilerinde yazan üniversite öğrencilerine vereceği karşılıksız burs başvurularını, 30 Eylül'e kadar kabul edecek. 

Dernekten yapılan açıklamaya göre, adaylar burs için 30 Eylül'e kadar "www.tded.org.tr" internet adresindeki formu doldurup "bilgi@tded.org.tr" adresine veya dernek merkezine başvurabilecek. 

 Adaylar başvuru formlarını teslim ettikten sonra bilgilerinde değişiklik yapamayacak. Başvuranlar, burs komitesinin belirlediği tarihte, dernek merkezinde sözlü mülakata alınacak. "Başarı" ve "ihtiyaç" kriterlerine göre değerlendirme sonunda burs almaya hak kazananların isimleri, internet sitesinden duyurulacak.sabah
Milli Eğitim Bakanı Avcı, TOEFL sınavları gibi bir sistemle üniversite sınavlarının yapılacağı, her ay düzenlenecek sınavlardan hangisinde en yüksek not alınırsa onun geçerli olacağı bir sistem üzerinde çalıştıklarını söyledi. 

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Başkent Öğretmenevi’nde eğitim muhabirlerine iftar verdi. İftarın ardından soruları yanıtlayan Avcı, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bakanlar Kurulu’nda soruların açıklanmasıyla ilgili talimat verdiği ve YGS ve YDS sınavlarıyla ilgili bir düzenleme yapıldığı yönünde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bir açıklaması oldu” ifadeleri üzerine Avcı, konunun yanlış anlaşılmış olabileceğini söyledi. 
 
 BAŞBAKAN'IN BİR TALİMATI SÖZ KONUSU DEĞİL! 
Bakan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü “Böyle bir talimat söz konusu değil. Şu tarafı doğru. Bu, Bakanlar Kurulunda konuşuldu ve açıklanması açıklanmaması bununla ilgili niye açıklanmıyorla ilgili Bakanlar Kurulunda bilgi verildi. ‘Bunu çalışalım’ denildi sadece. 

Yani öyle hemen açıklayalım hemen...Biliyorsunuz yasada var, Bilgi Edinme Yasası’na dahil değil. Bu da bir şeyleri gizlemek için falan alınmış bir karar değil. Çünkü bu, daha önce planlanan bir süreç. Ömer Dinçer zamanında başlatılmış bir çalışma var.” 

BİR SORU BİR DAHA YÖNELTİLMEZ 
Avcı, TOEFL sınavlarına istenildiği zaman girilebildiğini anımsatarak, bu sınavda binlerce, yüz binlerce, milyonlarca sorunun bulunduğunu, bir imtihandaki sorunun bir süre daha yöneltilmediğini anlattı. Bu sınavda alınan en yüksek puanla öğrenci kabul eden kurumlara müracaatın yapılabildiğini dile getiren Avcı, benzer bir sitemin üniversiteye giriş için tasarlandığını belirtti. 

HER AY SINAV HAKKI VERİLECEK 
 Bu sistemde, öğrencilerin bir kez sınava girdikleri sınav sonuçlarına göre değil, senenin belli aylarında veya örnek olarak her ay sınava girme hakkının olduğunu ifade eden Avcı, “O projenin gereği olarak soruların birikmesi lazım. 

Düşünün her ay soru sorduğunuz zaman senede en az 12 tane bu ölçekte sınav yapıyorsunuz demektir. Bunun için de 12 çarpı bu ölçekte soruya ihtiyacınız var bir yılda. Buna yıllar boyu düşündüğünüzde katlanıyor. 

O projenin gereği bu. Bunlar izah edildi, ‘çalışalım’ denildi sadece. Şimdi tekrar artılarıyla eksileriyle biz bunu çalışıyoruz. Bir karar verdiğimiz zaman da onu kamuoyuyla paylaşırız” diye konuştu. Bir başka soru üzerine Bakan Avcı, TEOG sınavında mahkemece iptal edilen 4 soruyu kendisinin de incelediğini belirterek, “İptal edilen sorularımız yanlış değil” ifadesini kullandı. 

KPSS'DE BİR SORU İPTAL EDİLDİ 
Öğretmenlik ve kamudaki A ve B grubu kadrolar için yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı’nda (KPSS) bir soru iptal edildi. ÖSYM’den alınan bilgiye göre, KPSS’nin 5 Temmuz’daki sabah oturumunda yer alan Genel Kültür Testi’ndeki bir sorunun, Bilim Kurulu’nun tavsiyesi üzerine ÖSYM Yönetim Kurulunca iptaline karar verildi. 

LİSE SON SINIFLARA SINAV HAKKI 
 Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, lise son sınıf öğrencilerine sınav hakkı verilmesine ilişkin “Bir sınav hakkı vereceğiz. Devamsızlıktan kalanların devamsızlığının dikkate alınmayacağı bir düzenleme yapacağız” dedi. 70’i aşkın lise türünün 7’ye indirildiğini belirten Avcı, meslek liselerinde 9. sınıfta derslerin ortak olduğunu hatırlattı. 

Özel okullardan devlet okullarına geçişe ilişkin soru üzerine de Bakan Avcı, özel okullardan devlet okullarına 2 bin 200 öğrencinin geçiş yaptığını kaydetti. El yazısı konusunda öğrencilerin zorluk çektiğinin ifade edilmesi üzerine Avcı, bunun MEB’in yaptığı en güzel işlerden bir tanesi olduğunu belirtti. Avcı, el yazısının milli bir yazı karakteri oluşmasına katkı sağlayacağını, bunun devamının getirilmesi gerektiğini vurguladı. 

TOEFL NEDİR? 
 Standart Amerikan İngilizcesini üniversite düzeyinde kullanabilme ve anlayabilme yeteneğini ölçen TOEFL (Test of English as a Foreign Language/ Yabancı Dil olarak İngilizce Sınavı) 130 ülkede ABD’nin Educational Testing Services Şirketi tarafından düzenlenir. Sınav yılda 50 kezden fazla uygulanıyor. En yüksek puan geçerli oluyor.haber7
Yerleştirme takvimine göre; 31 Temmuz – 8 Ağustos tarihleri arasında tercih başvuruları alınacak. 

• Tercih başvurularına göre kesin kayıt kazananlar 22 Ağustos’ta ilan edilecek. 
• Tercih işlemleri bireysel olarak online yapılabileceği gibi, kendi mezun olduğu okul veya herhangi başka bir okuldan yardım isteyerek de yapılabilir. 
• Tercih işlemleri https://e¬okul.meb.gov.tr adresi üzerinden yapılacak. 
• Anadolu Liseleri, Anadolu İmam Hatip Liseleri, Çok Programlı Anadolu Liseleri, Anadolu İmam Hatip Liseleri, Fen ve Sosyal Liselerinde herhangi özel bir başvuru şartı olmayacak. Genel şartları taşıyanlar başvuru yapabilecek. 

• Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nde kayıtlar bu yıl alan tercihi olmadan yapılacak. Öğrenciler bölüm seçimlerini 10.sınıfta yapabilecekler. Seçim yaparken de hem 9.sınıf Yılsonu Başarı Puanlarına hem de geçiş koşullarına (özel yetenek, mülakat, beden yeterliliği gibi) göre değerlendirme yapılacak. 
• Öğrenciler tercihlerini; yüzdelik dilimdeki konumları, başarı puanları ve okulların kontenjan durumlarına göre değerlendirerek yapacaklar. 
• Yerleştirme işlemi tek tercih listesi şeklinde ve tek seferde olacaktır. Bu nedenle yedek kayıt şeklinde bir işlem gerçekleşmeyecektir. 
• Öğrenciler tercih listesinde 15 okul yazabilecekler. 
• Ortak sınavlara girmeyen öğrencilerin bu sınavlardaki puanı 0 olarak değerlendirilecek. 
• Yerleştirme işlemleri sonucunda öğrencilerin öğrenim görmeye hak kazandıkları okullar belirlenmiş olup kesin kayıtları sistem tarafından otomatik olarak yapılacak. Velilerin ayrıca bir kayıt işlemi ile uğraşması gerekmeyecek. 

Okulların Bilgilerine Nasıl Ulaşılır? 
• Yerleştirmeye Esas Puan sonuçlarına göre öğrenci alan okulların “okul türü ve/veya alan tanıtım bilgileri” http://oges.meb.gov.tr adresinde yer almaktadır. Okul seçimlerini yaparken bu sitedeki bilgiler göz önünde bulundurulmalıdır. 
• Meslekî ve Teknik Anadolu Liselerine ait alan ve dal tanıtım bilgileri http://megep.meb.gov.tradresinden öğrenilebilir. 
• Anadolu liseleri, fen liseleri ve sosyal bilimler liselerinin tanıtım bilgilerihttp://ogm.meb.gov.tr adresinden öğrenilebilir. 
• Anadolu İmam Hatip Liselerine ait tanıtım bilgileri http://dogm.meb.gov.tr/ adresinden öğrenilebilir. 

Nakil İşlemleri Nasıl Yapılacak? 
• Yerleştirme sonrası okullarda oluşan taban puana bakılmaksızın başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak yerleştirme işlemleri gerçekleştirilecek. 
• Yerleştirmeye yönelik nakil talepleri, öğrenci velisi tarafından öğrencinin kesin kaydının olduğu okul müdürlüklerine yapılacak. 
• Nakil müracaatları 25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında (saat 17.00’ye kadar)alınacak. 
• 29Ağustos’ta nakil yerleştirme işlemleri tamamlanacak. 
• Boş kalan kontenjanlar e-okul üzerinden görülebilecek. 
• Nakil işlemleri Eylül ayı sonuna kadar devam edecek. Ancak bu sefer, nakiller okulların taban puanları baz alınarak yapılmaya devam edecek. 
• Bu yıl nakil işlemleri dışında ek yerleştirme işlemi yapılmayacak. 

Parasız Yatılılık ve Bursluluk İşlemleri 
• PYBS’ye başvuran bütün adayların tercihleri bursluluk talepleri olarak değerlendirilecek. 
 • PYBS sonucu burslu okumaya hak kazanan öğrenciler de kayıt yaptırdıkları okul müdürlüğüne belgeleri ile birlikte 30 Eylül saat 17.00’ye kadar başvurmalılar. 

Özel Okullara Başvuru Şartları 
• Özel okulların sadece burslu kontenjanlarına TEOG tercihleri aracılığı ile başvuru yapılacaktır. • Öğrenciler tercihlerinde gitmek istedikleri özel okulları burslu seçebilecekler. • Eğitim, yemek ve ulaşım ücretleri bursluluk kapsamında olacaktır. 

 Yabancı Özel Okullara Başvuru Şartları 
• Yabancı Özel Okullara başvurular şahsen başvurular ile ön kayıt yoluyla yapılacaktır. 
• Öğrencilerin8.sınıf TEOG sınavının (1.dönem ve 2.dönem için ayrı ayrı) Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji derslerinin puanları ile 8.sınıf Yıl Sonu Başarı Puanından oluşmaktadır. 
• TEOG sınavındaki dikkate alınacak derslerdeki puanların etkisi ilk dönem %30, ikinci dönem %70 olarak ağırlıklandırılacaktır. 


• TEOG Özel Okullar Modeline göre öğrenci alımı puanı hesaplama linki: www.toobpuan.com üzerinden öğrencilerin puanlarını hesaplayabilirsiniz. 
 • Özel Okullar 21 Temmuz’da taban puanlarını açıklayacak ve buna göre ön kayıtları almaya başlayacaktır. 
• Ön kayıtlar için 1.dönem 4-5 Ağustos tarihleridir. Son kayıt dönemi ise Eylül’dedir. 
• Yabancı Özel okulların kayıt dönemleri ile ilgili detaylar için http://ozelokullardernegi.org.tr/2014_2015_basvuru_klavuzu.pdf linkteki kılavuzdan yararlanabilirsiniz. 

 Tercihleri yaparken ailelerin ve öğretmenlerin önerileri çok önemli. Ancak unutmayalım ki, bu hayat çocuklarımızın ve son seçim de onların olduğu sürece daha azimli, daha başarılı olacaklardır. ERA Kolejleri Rehberlik Bölüm Başkanlığı
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, lise son sınıf öğrencilerine sınav hakkı verilmesine ilişkin "Bir sınav hakkı vereceğiz. Devamsızlıktan kalanların devamsızlığının dikkate alınmayacağı bir düzenleme yapacağız" dedi. 

Avcı, Başkent Öğretmenevi'nde, eğitim muhabirlerine verdiği iftarda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Merkezi sınav sonrası meslek liselerini tercih edecek öğrencilerin alanlarını, 10. sınıfta belirleyeceklerinin hatırlatılması üzerine Bakan Avcı, bunun lise türlerinin azaltılmasına ilişkin çalışma çerçevesinde yapıldığını dile getirdi. 

70'i aşkın lise türünün 7'ye indirildiğini belirten Avcı, meslek liselerinde 9. sınıfta derslerin ortak olduğunu hatırlattı. Avcı, 10. sınıftan sonra çocukların eğilimin daha da netleştiğini belirtti. Sadece meslek liselerinde değil diğer okullar da derslerin aynı olduğunu ifade eden Avcı, okullarda hangi programlarının yer aldığına ilişkin bilginin bakanlığın internet sitesinde yer aldığını söyledi. 

Özel okullardan devlet okullarına geçişe ilişkin soru üzerine de Bakan Avcı, geçişlere ilişkin sürecin velilerden gelen talep üzerine uzatıldığını anımsatarak, bugün itibariyle özel okullardan devlet okullarına 2 bin 200 öğrencinin geçiş yaptığını kaydetti. Mahkemelerde kararların 6 ay sonra verildiğini dile getiren Avcı, bu süreçte çocukların okula yerleştiğini belirterek, Meclis'te görüşülen kanun tasarının içerisinde ÖSYM ve MEB'e ilişkin itirazların belli sürede sonlandırılmasına ilişkin bir maddenin yer aldığına işaret etti. 

Görüşmelerin sonucu bu sürenin 10 güne çıkarıldığını belirten Avcı, öğrenci ve velilerin itirazları olması halinde 10 gün içerisinde müracaat edebileceğini dile getirdi. Yürütmeyi durdurma kararına itiraz etmeyeceklerini dile getiren Avcı, mahkemelerin konuyu esastan görüşüp karar vermesini istediklerini ifade etti. 

Avcı, tüm süreler kullanılırsa 47 günde itirazların sonuçlanacağını belirtti. El yazısı konusunda öğrencilerin zorluk çektiğinin ifade edilmesi üzerine Avcı, bunun MEB'in yaptığı en güzel işlerden bir tanesi olduğunu belirtti. 

Avcı, el yazısının milli bir yazı karakteri oluşmasına katkı sağlayacağını, bunun devamının getirilmesi gerektiğini vurguladı. -"Daha küçük sınıflara geçilmeyecek" Merkezi sınavların gelecek yıl 6 ve 7. sınıflara da uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin soru üzerine de Avcı, "Bu sene 8. sınıflarda devam edilecek, daha küçük sınıflara henüz geçilmeyecek" dedi. 

 Uyuşturucuyla mücadele konusunda bakanlıkların yaptığı toplantının çok verimli olduğunu belirten Avcı, amaçlarının bakanlıkların bu çalışmalarını uyumlu hale getirmek olduğunu söyledi. Her bakanlığın bu konuyla ilgili bir müsteşar yardımcısı görevlendirdiğini kaydeden Avcı, okul ve çevre güvenliği konusunda gelecek yıl için önemli çalışmalar yaptıklarını ifade etti. 

16 bin okul müdürünün değerlendirmeye tabi tutulduğunun hatırlatılması ve ne kadar müdürün öğretmenliğe döneceğinin sorulması üzerine Avcı, bu sayının yanlış olduğunu, 4 yılını dolduran müdürlerin tamamının 16 bin kişi olduğunu söyledi. 

Avcı, bu müdürlerin yüzde 60-70'inin tekrar görevlerine devam edeceğini tahmin ettiklerini dile getirdi. Bunun demokratikleşme yolunda atılmış önemli bir adım olduğunu belirten Avcı, bu kültürün ilk defa okullara girdiğini, bunun önemli sonuçlar vereceğini düşündüğünü kaydetti. 

Avcı, "20 yıl görev yapmış bir adam bu kriterleri sağlayamadıysa hakikaten o artık müdürlük yapmasın" diye konuştu. Bakan Avcı, öğretmenlik görevinin sanki bir cezai müeyyide gibi sunulmasının yanlış olduğunun altını çizdi. 

Ağustosta yapılacak öğretmen atamalarına dair soru üzerine de Bakan Avcı, okullar açılmadan atamaları yapmak istediklerini belirterek, okulların açılacağı 15 Eylül itibariyle herkesin yerini bulacağını kaydetti.  Yardımcı ders kitaplarının denetlenmesinin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine de Bakan Avcı, buna ilişkin bir düzenleme yapılmasının planlandığını dile getirdi. 

Dershanelerin dönüşümü sürecinde başvuruların ne aşamada olduğu sorusu üzerine de Avcı, dönüşüm müracaatların 2 Haziran'da başladığını, bugün itibariyle 225 kurumun başvuruda bulunduğunu bildirdi. 

Bu zaman içinde irtifak hakkı ve bina kiralamaya ilişkin yönetmeliğin de çıkarılacağını anımsatan Avcı, bu yönetmeliklerin ardından sayının daha da artmasını beklediklerini söyledi. Öğrencilerin bu sene dershaneye gideceğini kaydeden Avcı, 1 Eylül 2015'ten itibaren ihtiyacın azalacağını, merkezden yapılan sınavla okulun tekrar öne çıkmaya başladığını dile getirdi. 

Bakan Avcı, lise son sınıfta tek dersten kalan öğrencilere dair bir çalışma olup olmadığına ilişkin soru üzerine "Her sene yapıyoruz, bu sene de yaparız. Bir sınav hakkı vereceğiz. Devamsızlıktan kalanların devamsızlığının dikkate alınmayacağı bir düzenleme yapacağız" yanıtını verdi. 

Çantaların hafifletilmesine ilişkin bir soruya karşılık da Bakan Avcı, bu konuda çalışma yapmaya korktuklarını aktaran Avcı, bu konuda başlattıkları çalışma kapsamında TÜBİTAK'a bir kitap sipariş ettiklerini, kitabın çok kalın geldiğini söyledi. 

Müfredatı sadeleştirmeyi çalıştıklarını belirten Avcı, gerçekten öğretebileceklerine kitaplarda yer verileceğine işaret etti. Kitapları birinci ve ikinci sömestr olarak ayıracaklarını dile getiren Avcı, bunun 2015-2016 eğitim öğretim yılına hazırlanması için çalışacaklarını belirtti. 

"Bugün itibariyle Türkiye genelinde 936 Anadolu İmam Hatip Lisesi, bin 355 imam hatip ortaokulu var. Toplam öğrenci sayımız ortaokul artı lise 713 bin 884. Anadolu öğretmen liselerini biliyorsunuz kapattık. Bunları ya Anadolu lisesi, ya fen lisesi, ya sosyal bilimler ya da Anadolu İmam Hatip Lisesi yapıyoruz. 

Şimdi bunlarla ilgili çok fazla spekülasyon yapıldığı için sanki kapatılan tüm Anadolu öğretmen liseleri imam hatip lisesi oluyormuş gibi bir algı oluştu. Türkiye genelinde 298 Anadolu Öğretmen Lisesi vardı. Bunlardan 5'i Anadolu İmam Hatip Lisesi'ne dönüştürüldü. Kız imam hatiplere büyük talep var. Toplam 107 kız Anadolu imam hatip lisemiz var. Bunların 22 tanesi bu sene açıldı."haber7
Açıklamada, ÖSYM'nin, 2010'da ortaya atılan kopya iddiaları ile iptal edilen KPSS sınavının ardından yeniden yapılanma çalışmalarına büyük bir hızla devam ettiği ve bu yapılanmasını yürüttüğü sınavlarda hak ve adaletin tesis edilmesi temeline oturttuğu kaydedildi. 

Aradan geçen süre içerisinde gerek fiziksel ve teknolojik altyapının yenilenmesi, gerek mevzuat altyapısının oluşturulması, gerekse yürütülen iş ve işlemlerde, verimli ve performans artırıcı iyileştirmelerin ısrarlı ve sabırlı bir yönetim anlayışıyla teker teker hayata geçirildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: 

"Bazı menfaat çevrelerinin tüm yıldırma, baskı kurma, yıpratma ve dayatmalarına karşılık büyük bir özveri ile gece gündüz demeden sistemler yenilenmiş ve uygulamaya alınmıştır. Maalesef bu çevrelerin her türlü yıpratıcı girişimleri devam etmekte; asılsız ve yalan haberlerle, uydurma dedikodularla kurumun yıpratılmasına yönelik girişimler sürdürülmektedir.

 Kimsenin şüphesi olmasın ki her türlü zorluğu doğru ve adil bir yönetim anlayışına dayanarak aşan ÖSYM, hiçbir somut ispat vasıtasına dayanmayan bu tür girişimlerden de asla yılmayacak, hak ve adaletli sınav yürütme anlayışını devam ettirecektir." 

 "Kurum, saldırılara maruz kalmaktadır" ÖSYM'nin her yıl yaklaşık 10 milyon adayı sınava aldığı, aileleri de göz önüne alındığında, merkezin neredeyse toplumun yüzde 60'ını yakından ilgilendirdiğine dikkati çekilen açıklamada, o nedenle ÖSYM hakkında yapılan her türlü haber ve değerlendirmenin toplumda hemen karşılığını bulduğu, bunun da "menfaat çevrelerinin gayri ahlaki girişimlerini cesaretlendirdiği" belirtildi.

 Konuyla ilgisi olsun olmasın yapılan haberlere ÖSYM lafzının kondurulmasıyla toplumun ilgisinin konuya çekilmesinin hedeflendiği kaydedilen açıklamada, merkezle hiçbir ilgisi olmayan merkezi sınavlarda oluşan herhangi bir tartışmada bile ÖSYM'nin sorumlu olarak ilan edilebildiği dile getirildi. Bir kamu kurumu hakkında olumsuz algı uyandırmaya yönelik bu saldırıların kabul edilemez olduğu ifade edilen açıklamada, bazı yazarların "düzmece bir sınav skandalı" senaryosuyla çekinmeden reyting oluşturma gayreti içerisine girebildiği savunuldu. 

ÖSYM'nin bu girişimlere kayıtsız kalmadığı ve tekzip ettiği belirtilen açıklamada, ancak asılsız iddia ve haber yapanların amaçlarına ulaştıklarından, bilgi kirlenmesinin etkisini sürdürdüğü vurgulandı. Son zamanlarda ÖSYM sınavlarının bazılarında müfredata uyulmadığı veya tarih sorularının sadece bir kitaptan sorulduğu gibi tamamen asılsız haberlerin bunun en son örneği olduğuna işaret edilen açıklamada, "Soruların bir kitaptan alıntı olduğunu yazanlar, bir kitabın bilerek veya bilmeyerek reklamını yapma gayreti içine düşmüşlerdir" denildi. 

 Açıklamada, kamuoyunun ÖSYM’nin resmi sitesi dışında verilen haber ve duyurulara itibar etmemesinin önemine işaret edildi. Kurumun doğal yapısı ve öneminden dolayı, konuyla ilgisi olsun veya olmasın herkesin her zaman ve her yerde bir şeyler yazdığı ve çizdiğinin dile getirildiği açıklamada, ancak 2010 sonu itibariyle ÖSYM’nin kurumsal yapısını düzenleyen herhangi bir yasal mevzuatı bulunmadığı ve tamamen yöneticilerinin inisiyatifleriyle yürütülen bir kurum olduğu gerçeğinin hiçbir zaman dile getirilmediğine dikkati çekildi. 

 2010-KPSS’de yaşanan olağandışı sonuçlar nedeniyle kurumun tüm üst yöneticilerinin görevden alındığının anımsatıldığı açıklamada, görevi devralan ÖSYM yönetiminin, hizmetlerin istenilen kalitede yürütebilmesi için 6 ay gibi bir sürede 6114 sayılı ÖSYM kuruluş yasası çıkartılarak kurumu idari ve mali olarak özerk bir yapıya kavuşturduğu hatırlatıldı. 

İzleyen yıllarda ise 15 yönetmelik hazırlandığı kaydedilen açıklamada, kurum çalışanlarının alışkanlıklarının değiştirilerek yapılan her işin kayıt altına alındığı, yazılı talimatların uygulandığı bir çalışma ortamının sağlandığı ve sınavların her aşamasında yapılan iş ve işlemlerin kayıt altına alınarak bireylerin inisiyatiflerinden, sözlü talimatlardan arındırılmış bir kurum oluşturulduğu vurgulandı. 6114 sayılı yasa ile Türkiye’de ilk defa kopya çekmek ve vermenin suç haline getirildiği belirtilen açıklamada, sınav kurallarının ihlal edilmesine yönelik cezai uygulamaların mümkün hale getirildiği kaydedildi. 

"Kopyanın nasıl oluştuğunun peşine düşmemişlerdir" Açıklamada, ÖSYM'nin, 2010'den sonra aday odaklı çalışmalarıyla kendini öne çıkartan, yapıcı eleştirileri ve önerileri en ince detaylarına kadar değerlendiren, bedeli ne olursa olsun kesinlikle tek bir adayı dahi mağdur etmeyen, sorunların üzerini örterek kurtulma anlayışının tam tersine her sorunu ele alıp çözümler üreten bir kuruma dönüştürüldüğü belirtildi. 

  Açıklamada, şunlar kaydedildi: "ÖSYM’ye büyük oranda ilgi gösterenler, köşe yazarları, eğitim uzmanları, her nedense; 2010-KPSS’deki kopya iddiaları ile çalkalanan kurumun, ondan sonra hiçbir sınavı aksatmadan ve geciktirmeden yürüttüğünü görmezlikten gelmiştir. Kopyanın nasıl oluştuğunun, sınav şebeklerinin nasıl çalıştığının, menfaat odakları ile ÖSYM’nin arasındaki olası ilişkilerin peşine düşmemişlerdir. 

Kalem şeklinde kameraların, silgi içine yerleştirilmiş kameraların, kol saati şeklinde cep telefonlarının, düğme, anahtarlık, broş, küpeye benzetilmiş elektronik bilgi transferi gerçekleştirilmek üzere özel olarak tasarlanmış cihazların sınavlarda kullanılmasına nasıl müsaade edildiği hiçbir zaman sorgulanmamıştır. Her hali ile çalışma motivasyonunu tamamen yitirmiş olan bir kurum devralan ÖSYM yönetimi, hemen işe koyularak öncelikle kurumun iş ve işlemlerini geciktirmeden yürütmenin ve sınav takvimine sekte vurmadan tamamlamanın gayreti içine girmiştir." 

 5 Ekim 2010'da sınav güvenlik kurallarnın ilan edildiği, adaylara kalem, silgi, kalemtıraşın ÖSYM tarafından verildiği, kopya alma ve vermede en çok yararlanıldığı tespit edilen sınavda tuvalete gitmenin yasaklandığı hatırlatılan açıklamada, cep telefonu, anahtarlık, metal eşyalar, kulaklık gibi her türlü bilgi iletişim aracı olarak kullanılabilecek nesnelerin görevliler de olsa dahi sınav binalarına alınmasına müsaade edilmediğine işaret edildi. 

Emniyet Genel Müdürlüğü ile yakın çalışılarak binalara giriş ve çıkışların kontrollü gerçekleştirilmeye özen gösterildiğinin belirtildiği açıklamada, "Sınavlardan menfaat temin edenler hiç hoşlanmasa da bu konuda ısrarlı yönetim anlayışı sınav sistemine önemli oranda bir düzen getirmiştir" denildi. 

"Bilişim teknolojisi modernize edildi" ÖSYM hakkında yazanların; ÖSYM'nin, değişim sürecine tamamen kapalı olan ve oldukça eskimiş teknolojik altyapısı ile hizmet vermeye devam eden bir kurum olduğunu "hiç yazmadıklarının" belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Tam aksine sanal bir saygınlığın ardına sığınmayı tercih etmişlerdir. 

2010'da kopyalar ile çalkalanan kurumun düştüğü durumu görmezlikten gelerek, yeniden yapılanma sırasında menfaat çevrelerinin oluşturduğu kirletme girişimlerine kapılmışlardır. Nesli tükenmiş yazılım dillerinde yazılmış, kaynak kodları bile mevcut olmayan, kişilere bağımlı operasyonlar yürüten bir kurumu devralan ÖSYM yönetimi ise hiç gecikmeden uzmanlarından oluşan bir Bilişim Uzmanı Ekibini kurarak en son bilişim teknolojilerine dayanan bilişim sistemlerini hayata geçirmek üzere çalışmaları başlatmıştır. 2012'de bu çalışmalar meyvelerini vermiş ve tüm ÖSYM bilişim sistemi hem yazılım hem de donanım olarak günün teknolojik gelişmelerine uygun olarak yeniden tasarlanarak kullanıma alınmıştır. 

2010'a kadar bilişim sistemleri bakımından tamamen kurum dışına ve bireye bağımlı çalışmak zorunda olan ve çok büyük miktarlarda bakım maliyetleri ödemek zorunda kalan ÖSYM, kendi sistemlerine kavuşmuş ve hem sistemleri günün koşullarına göre geliştirme becerisini kazanmış hem de kurum dışına bağımlılığı çok büyük oranda ortadan kaldırmıştır."

 Soru temini ve gizlilik Açıklamada, ÖSYM hakkında her ortamda olumsuz bir şeyler dile getirmekten mutluluk duyanların; 2010 ve öncesi ÖSYM’sinde sınavların nasıl hazırlandığını, soruların nasıl temin edildiğini, ülkenin her yerinde aslı olan olmayan soru satışlarının ve sahte cevap anahtarlarının nasıl menfaat odakları tarafından pazarlandığını hiç konuşmadıkları ve bunları görmezden gelerek sanal bir algının arkasına sığındıkları savunuldu.  

Açıklamaya şöyle devam edildi: "Soruların ve sınavların hazırlandığı ortamda, cep telefonları ile konuşmanın serbest olduğu, her bilgisayarın internete açık olarak çalıştırıldığı, sınavların orada hazırlanıp yüksek sesle okunduğu, koridorlarda sadece çalışanlar değil misafirlerin, hatta, öğrencilerin bile çok rahat dolaştığı, giriş ve çıkış kontrolü sağlamanın hiç düşünülmediği bir ortamda görevi devralan ÖSYM yönetimi, hiç gecikmeden ÖSYM Soru Hazırlama ve Geliştirme ile Bilgi Güvenliği ve Yönetimi Dairelerini 'Kırmızı Alan' olarak ilan etmiştir. 

Sadece o birimlerde çalışanların ve soru yazmak üzere gelen akademisyenlerin giriş ve çıkışına müsaade edilmiştir. Cep telefonuyla bu alanlara giriş yasaklanmış, bu alanlardaki bilgisayarlar internete kapatılmıştır. 

Bu alanlara sadece misafir değil diğer dairelerin yöneticilerinin dahi girmesine müsaade edilmemiştir. Kırmızı alanların giriş ve çıkışları kamerayla kaydedilmeye başlanmış ve bu alanlarda çalışanlar için e-imza uygulaması başlatılmıştır." 

ÖSYM'nin e-imza ve parmak izi sistemleriyle herkesin nerede, ne zaman, hangi bilgiyi sisteme girdiği, hangisini değiştirdiği, hangisinin fotokopisini aldığının kayıt altına alacak altyapıyı kurduğunun kaydedildiği açıklamada bir alandaki soruların diğer alanlarda çalışanların hatta aynı alanda çalışan diğer çalışanların dahi görmesinin imkansız hale getirildiği belirtildi. Açıklamada, soru yazmak üzere gelen akademisyenler ve çalışanlara gizlilik sözleşmesi imzalatılarak söz konusu bilgilerin gizliliğini korumakla sorumlu tutulduğuna işaret edildi.

 "Çöp dahil hiçbir şey dışarı çıkarılmıyor" Her türden olası bilgi transferini önlemek amacıyla ÖSYM yönetiminin, sınav öncesi "Kapalı Dönem" uygulamasının yeniden tanımladığının vurgulandığı açıklamada, Kapalı Dönem Sınav Evrakı Oluşturma Sürecinin yazılarak, yapılan her çalışmanın kayıt altına alındığı belirtildi. 

Açıklamada, ÖSYM’de sınavların 2010'dan itibaren tamamıyla dış dünyaya kapalı, 80’den fazla noktada sinyal kesici (jammer) bulunan, her türlü internet bağlantısından arındırılmış, elektronik iz sürme (loglama) teknolojisi ile her şeyin kaydının tutulduğu, içeriye giren çöp dahil hiçbir şeyin sınav bitene kadar dışarı çıkarılmadığı matbaada hazırlanmaya başlandığı kaydedildi. 

 Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Sınavlarda sorulacak olan soru sayısının tam 10 katı soru, her alanın ilgili uzmanı tarafından kendi elektronik imzasıyla soru bankasından seçilerek özel olarak üretilmiş, kripto ile kayıt tutan taşınabilir bir belleğe aktarılmakta ve en az iki görevlinin kontrolünde ve gözetiminde matbaaya ulaştırılmaktadır. 

Kapalı dönem içerisinde sınav koordinatörü veya ÖSYM Başkanlığınca yetkilendirilmiş personel, bu sorular arasından sınavda sorulacak kadar soruyu rastgele seçerek kriptolu bellekten tamamıyla bağımsız olarak çalışan matbaa bilişim sistemine transfer etmektedir. Böylece sınavdan önce matbaa dışında hiç kimsenin sınavda sorulacak soruları görmesinin veya bilmesinin olanağı kalmamıştır. 

Matbaanın girişinde emniyet personeli ve akademisyenlerden gözlemci atanarak 24 saat kesintisiz bu gizliliğin korunması sağlanmaktadır. Bugün, 3 günden 23 güne kadar süren ve 150-160 kişinin aynı anda baskı için kapalı bir ortamda tutulduğu sınavlar dahil her hangi bir sorun olmaksızın düzenlenebilmektedir."Haber7
23 Mart Pazar günü Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile başlayan üniversite maratonunun tercih süreci 7-17 Temmuz arasında tamamlandı. 

Okumak istediği üniversite ve bölüm tercihlerini yaparak ÖSYM’ye bildiren adaylar şimdi de yerleştirme sonuçlarının açıklanmasını bekliyor. 

Yerleştirme sonuçlarının ne zaman açıklanacağı henüz belli değil. Ancak, ÖSYM’den daha önce yapılan açıklamalara göre, üniversite kayıtları tüm kurumlarda 1-5 Eylül arasında alınacak. Kayıt hakkı kazanan adayların işlemleri üniversitelerce yürütülecek. Hürriyet
Milli Eğitim Bakanlığı’nca illere gönderilen yazıyla özel ortaöğretim kurumlarından ayrılmak zorunda kalan ya da bırakılan öğrencilerin MEB'e bağlı resmi ortaöğretim kurumlarına nakil ve geçişlerinin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın onayıyla 2013-2014 ders yılı bitimine kadar il milli eğitim müdürlükleri tarafından e-okul sistemi üzerinden gerçekleştirildiği belirtildi. 
 Yazıda, yaşanan süreçte nakil ve geçiş başvurusu yapamayan, süreçten sonradan haberdar olan veya eğitim ve öğretimin bölünmemesi için 2013-2014 ders yılının bitiminden sonra nakil olmak isteyen öğrencilerin bulunması nedeniyle başvuru süresinin uzatılması yönünde yazılı, sözlü ve elektronik ortamda talepler alındığı ifade edildi. 

Öğrencilerin mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla 2013-2014 ders yılı ile sınırlandırılan nakil ve geçiş başvuru süresinin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın onayıyla 30 Eylül 2014'e kadar uzatıldığı bildirildi.haber7
Üniversite sınavına giren öğrencilerin tercihlerini yaptığı bugünlerde gözler en iyi eğitim veren kurumlara çevrildi. 
 
TÜRKİYE'NİN EN İYİ CEO'LARI NEREDEN MEZUN Üniversite tercihi, gençlerin iş dünyasındaki kariyerlerini de belirliyor. İnsan kaynakları danışmanlık firması Data Expert, 3 bin 850 üst düzey yönetici üzerinde yaptığı araştırma sonucunda Türkiye’nin en iyi firmalarındaki tepe yöneticilerinin hangi okullardan mezun olduğunu buldu. 

ODTÜ BİRİNCİ SIRADA Araştırmanın sonuçlarına göre; Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 14’ünün Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu olduğu ortaya çıktı. Listede ODTÜ’yü yüzde 12 oranla Boğaziçi Üniversitesi ve yüzde 10’la İstanbul Teknik Üniversitesi takip ediyor. 

MARMARA VE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 4 VE 5'İNCİ SIRADA ODTÜ ve İTÜ, özellikle mühendislik alanında verdikleri mezunlarla Türk İş dünyasına katkıda bulunurken, Boğaziçi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının başarısıyla dikkat çekiyor. Bu üç üniversiteden mezun yöneticilere her sektörün tepesinde rastlanıyor. Listede 4. ve 5. sırayı Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi paylaşıyor. Başarıları köklü eğitim geleneğine ve her yıl çok sayıda mezun vermelerine bağlanıyor. Marmara Üniversitesi özellikle İletişim ve Ekonomi, İktisat alanında verdiği mezunlarla dikkat çekiyor. 

BİLKENT ÜNİVERSİTESİ 7'NCİ SIRADA YER ALDI Araştırmaya göre, vakıf üniversiteleri arasında ilk sırada bulunan Bilkent Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi’nin ardından 7. sırada yer alıyor. İlk 10’da yer alan diğer üniversiteler ise sırasıyla Yıldız Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi. 

EN ÇOK YÖNETİCİNİN YETİŞTİĞİ BÖLÜM İŞLETME Araştırma, listedeki bu üniversitelerin özellikle İşletme, Endüstri Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, İktisat, Uluslararası İlişkiler gibi bölümlerinin mezunlarının iş dünyasındaki yönetici pozisyonlarına daha hızlı ulaşabildiğini gözler önüne seriyor. 

Üst düzey yöneticilerin yaklaşık yüzde 50’sinin Mühendislik bölümlerinden mezun olması da araştırmanın diğer çarpıcı verileri arasında. Listede en çok yöneticinin yetiştiği bölüm İşletme görünüyor. Ancak bu durum daha çok bu bölümden mezun kişi sayısının yüksek olmasına bağlanıyor. 

ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİN YÜZDE 50'Sİ MÜHENDİS 
Data Expert tarafından hazırlanan araştırma, mühendislik fakültesi mezunlarının şirketlerin yönetiminde her alanda yer alabildiğini de gösterdi. Yönetimden pazarlama, satış koltuklarına ve hatta insan kaynakları koltuklarına kadar her alanda mühendislerin bulunduğu göze çarpıyor. Üst düzey koltuklarda oturan yöneticilerin yüzde 46’sı mühendis
Bakanlık, lise tercihleri öncesi illere kapasite sorunu yaşanmaması için kontenjan artışına ilişkin yazı gönderdi. 


Yazıda, temel eğitimden ortaöğretime geçiş uygulamasının tüm okullar için merkezi yerleştirmeyi esas kılması ve resmi ortaöğretim kurumlarının Anadolu statüsüne dönüştürülmesi nedeniyle mevcut okul ve dersliklerinin kapasitelerinin, en üst seviyede öğrenci yerleştirilecek şekilde planlaması gerektiği belirtildi. 

Yazıda, bu bağlamda, ortaöğretimin zorunlu eğitim kapsamında olması nedeniyle Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne bağlı okulların kontenjan sayılarının belirlenmesinde mevzuat doğrultusunda, okulların fiziki şartları ve derslik sayısı dikkate alınarak kontenjanlarının belirlenmesinde maksimum düzeyde öğrenci alımını teminen il maarif müfettişlerinin gözetiminde, ilçe ve il millî eğitim müdürlüklerince kamu kaynağının ve kapasitenin azami olarak kullanımının sağlanmasının büyük önem arz ettiği ifade edildi. 

 Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine göre fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, güzel sanatları ve spor liseleri ile Anadolu sağlık meslek liselerinde bir şubeye alınacak öğrenci sayısı en fazla 30, diğer okullarda ise 34, öğrenci sayısının çok fazla, derslik sayısının yetersiz olduğu durumlarda ise eğitim ortamı uygun olması kaydıyla bir şubedeki öğrenci sayısı en fazla 40 olabilecek. 

Bakanlık, geçen yıl da Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonucuna göre öğrenci alan fen ve sosyal bilimler liseleri ile her türdeki Anadolu liselerinin kontenjanlarını yüzde 30 artırmıştı. MEB, geçen eğitim öğretim yılında, 2012-2013 eğitim öğretim yılına göre fen liselerinin 12 bin 376 olan 9. sınıf kontenjanını 15 bin 780'e Anadolu liselerinin 9. sınıf kontenjanı 226 bin 900'den 314 bin 110'a, Anadolu öğretmen liselerinin kontenjanı 29 bin 780'den 31 bin 200'e, sosyal bilimler liselerinin kontenjanı 2 bin 522'den 2 bin 782'ye, Anadolu imam hatip liselerinin kontenjanı 42 bin 144'ten 64 bin 170'e, Anadolu türü mesleki teknik eğitim okullarının kontenjanı ise 139 bin 513'ten 184 bin 707'ye çıkarmıştı.haber7
Kavram Meslek Yüksekokulu yeni eğitim-öğretim yılına yeni Mütevelli Heyetiyle başlıyor.

Mütevelli Heyeti Başkanı Bora Gündüzyeli, yeni eğitim-öğretim yılında Kavram MYO’nun hedeflerini ve eğitim sektörüne kazandıracağı ivmeyi şöyle özetledi : “Biz öğrencilerimize ALTIN BİLEZİK kazandırıyoruz”. 

 ‘’ALTIN BİLEZİK’’ Gündüzyeli Kavram Meslek Yüksekokulu’nun yeni misyonu hakkındaki görüşlerini şöyle açıkladı: “Misyonumuz, yani amacımız, okuttuğumuz her gencimizi bir ALTIN BİLEZİK sahibi yapmaktır. 

Eğitim sektörüne sıçramasından çok da hoşnut olmadığım promosyon çılgınlığında “ÖğrencilerimizeALTIN BİLEZİK veriyoruz” sloganı aslında tehlikeli bir slogan.Çünkü; bizim vereceğimiz ‘’Altın Bilezik’’promosyon değil, eskilerin tabiriyle, öğrencimizin yaşam standardını belirleyecek ‘’meslek’’ anlamına geliyor. Evet biz öğrencilerimizi 2 yıl gibi kısa bir sürede meslek sahibi yaparak, hayatlarını çok daha erken yaşlarda şekillendirmelerini sağlıyoruz. 

MESLEĞİ ve HAYATI ÖĞRETİYORUZ 
Yıllardır Meslek Yüksekokulları toplumumuzda ‘’2 yıllık okul işte!’’ denilerek küçümsendi. Ama bu algının ne kadar yanlış olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Öyle ki; Üniversite sınavlarındaki puanlamaya ve başarı oranlarına baktığımda, öğrencilerin çoğunun aslında Meslek Yüksekokullarına gitmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü;gençler o sınava hazır değiller, ne olacaklarına karar vermemişler ve ne yapacaklarını bilmiyorlar. 

Mezun olduklarında, tabiri caizse ‘’sudan çıkmış balık’’ misali iş hayatının zorlu çarklarına adapte olabilmek için çok daha fazla efora ihtiyaç duyuyorlar. Halbuki Meslek Yüksekokulumuzdan 2 yılda hem eğitim almış,hem de sektörün duayenlerinden uygulama görmüş mezunlarımız ise çalışma hayatına hem daha kolay adapte oluyor, hem de daha kolay iş bulabiliyorlar. Bu yüzden, diğer üniversite mezunlarından daha şanslı konumdalar. 

ZAMAN ve MALİYET TASARRUFU 
Biz 4 yıllık bir üniversite için ayrılan eğitim bütçesiyle gençlerimizi isterlerse akademik kariyere kadar taşıyabiliyoruz. Öğrencilerimiz, tercihen 2 yıldan sonra DGS ile,anlaşmalı olduğumuz birçok üniversitede eğitimlerini, hem de indirimli olarak 4 yıllık lisans programlarıyla tamamlayabiliyorlar. 

Yani öğrencilerimiz iki yılda mesleğin inceliklerini öğrenip,sektörde yer edindikten sonra,dilerlerse eğitimlerini4 yıla tamamlayıp, hatta üstüne akademik kariyer yaparak uzmanlaşabilirler.Bütün bunları kısa zamanda gerçekleştirerek hem zamandan, hem maliyetten tasarruf sağlamış olurlar. 

PROGRAMLARIMIZ 
Yüksekokulumuzda öğrencilerimizin kabiliyetlerine göre birçok mesleğin eğitim programının öğretimini yapıyoruz. Bu Programlar; Aşçılık, Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgisayar Programcılığı, Çocuk Gelişimi, Çorap ve Moda Tasarımı, Dış Ticaret, Fizyoterapi, Grafik Tasarımı, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İlk ve Acil Yardım, İş Sağlığı ve Güvenliği, Lojistik, Moda Tasarımı, Radyo ve TV Programcılığı, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Spor Yönetimi, Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri, Uygulamalı İngilizce ve Rusça Çevirmenlikler şeklinde sıralanabilir. 

AİLE YÖNLENDİRMESİ 
Ailelerin, çocuklarını kabiliyetleri doğrultusunda meslek seçimine yönlendirmeleri gerekir. Gelişmiş ülkelerde mesleki eğitimeyönlendirme çok daha erken yaşlarda yapılıyor. Kavram Meslek Yüksekokulu olarak yeni vizyonumuz, yani hedefimiz; diplomalı işsizler ordusu yerine, mesleki eğitimlebaşarı kazanmış akademisyen ve hatta müteşebbisler yetiştirmektir. Sonuç olarak diyoruz ki; Kavram MYO yeni eğitim-öğretim yılınaiddialı bir başlangıç yapıyor. Unutmayınız, vereceğiniz karar,hayatınızın yönünü belirleyecektir.
Danıştay, bir yıl süreyle sürücü kurslarında çalışmayan sertifikalı lise mezunlarının direksiyon eğitmeni olarak çalışmasını yasaklayan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’nin geçici birinci maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Danıştay karar verdi, lise mezunları da direksiyon eğitimi verebilecek 

Kararla birlikte artık lise mezunu eğitmenlerin de sürücü kurslarında mesai yapabileceğini belirten Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, kararın ülke genelinde yaklaşık 6-7 bin sertifikalı lise mezunu direksiyon eğitmenlerinin ilgilendirdiğini söyledi. 

Milli Eğitim Bakanlığı, 29 Mayıs 2013’te; özel motorlu taşıt sürücüleri kurslarının işleyişiyle ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla bir yönetmelik çıkardı. Yönetmelikteki sürücü kurslarında direksiyon eğitmeni olarak çalışacakların şartları şöyle sıralandı: "Direksiyon eğitimi dersi için; üniversitelerin direksiyon eğitimi ile ilgili alanlarından ön lisans veya lisans mezunu olup öğreticilik yapacağı sınıftan sürücü belgesi sahibi olmak. 

Yüksekokul mezunu olup öğreticilik yapacağı sınıftan en az üç yıllık sürücü belgesi sahibi olmaları koşuluyla Bakanlık veya Milli Eğitim müdürlüklerince verilmiş ‘Direksiyon Eğitimi Öğreticiliği Belgesi’ne sahip bulunmak (Herhangi bir sınıftan ‘Direksiyon Eğitimi Öğreticiliği Belgesi’ bulunanlar başka bir sınıf sürücü belgesi aldığında bir yıl sonra yeni sertifika grubunda eğitim verebilir."

 Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, yönetmeliğin direksiyon eğitmenlerinin şartını düzenleyen, 'Bu yönetmeliğin yayımı tarihinden önce, özel motorlu taşıt sürücüleri kurslarında yöneticiler hariç en az bir yıl eğitim personeli olarak görev alan veya halen görevde bulunan eğitim personelinin özlük hakları saklıdır' şeklindeki yönetmeliğin geçici birinci maddesinin iptali için Danıştay’a müracaat etti. Müracaatı değerlendiren Danıştay 8. Dairesi, geçici birinci maddenin yürütmesinin durdurulmasına hükmetti. 

3 BİN 400’Ü AŞKIN SÜRÜCÜ KURSUNU YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR 
 Türkiye genelinde 3 bin 400’ün üzerinde sürücü kursunda yaklaşık 40 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, geçtiğimiz yıl çıkartılan yönetmelikle bir yıl süre ile çalışmayan sertifika sahiplerinin haklarının ellerinden alındığını söyledi. Önal, şunları kaydetti: "Bu temelsiz mantığa karşı açtığım davayı kazandım. Danıştay, ilgili geçici birinci maddeyi iptal etti. 

Kararla birlikte; önceki yıllardan sertifikalı olan lise mezunları direksiyon ‘Usta Öğreticisi’ olarak atanabilecek, trafik eğitmenliği sertifikası olup da sürücü kursunda çalışmamış olanlarda atanabilecek. Bir yıldır sürücü kurslarında çeşitli sıkıntılar yaşanıyordu. 

Sürücü kurslarında eğitmenlik yapmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı kursları bitirip, sertifika alanlar eğitmenlik yapabiliyordu. Lise mezunları direksiyon öğretmenliği, üniversite mezunları da trafik öğretmenliği yapmak üzere belge almışlardı. 

Bakanlık geçen Mayıs ayında çıkardığı yönetmelikle ‘Direksiyon eğitmenleri eğer bir yıl süreyle geçmişte bir sürücü kursunda çalışmamışsa yeniden çalışmaya başvuramazlar’ kararı verdi. İnsanların elinde sertifikaları var; ancak çalışamıyorlardı. Danıştay, hu hukuksuzluğa ‘dur’ dedi. 

Ülke genelinde tahminlerimize göre bu durumda yaklaşık 6-7 bin kişi bulunuyor. Üniversite mezunu direksiyon eğitmenleri, lise mezunlarına verdiğimiz maaşları beğenmiyorlardı. Hem pratik uygulamaları olmadığı için çeşitli sıkıntılar yaşanıyordu. Sürücü kursları eleman bulamaz hale gelmişti."bugün