Özel yetenekli çocuklara söz hakkı verilmeli, kendi kararlarını almaları sağlanmalı

Özel yetenekli çocukların en az bir yetenek alanında yaşıtlarının üstünde performans gösterdiğine dikkat çeken uzmanlar, bu çocukların bir alanda üstün yetenek göstermesinin diğer tüm alanlarda da üstün yetenek göstereceği anlamına gelmediğini söylüyor. 
 

Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Özel yetenekli çocuklara söz hakkı verilmelidir kendi kararlarını almaları sağlanması gerekmektedir.” dedi. 
 


Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, özel yetenekli çocukların özellikleri hakkında bilgi vererek, bu çocukların neler yapıp yapamayacağını anlattı.
 
 Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, şunları dile getirdi:
Özel yetenekli çocuklar en az bir yetenek alanında yaşıtlarının üstünde performans göstermektedirler. 
 
Özel yetenekli çocuğun bir alanda üstün yetenek göstermesi diğer tüm alanlarda da üstün yetenek göstereceği anlamına gelmemektedir. Özel yetenekli çocukların yetenekli ve ilgi duyduğu alanlarda desteklenmesi oldukça önemlidir. 
 
Ayrıca özel yetenekli çocukların diğer özellikleri ise; aşırı duyarlı ve özgün ifade biçimlerine sahip olması, beklentilerinin yüksek ve mükemmeliyetçi olması, çabuk öğrenmeleri, dili etkili kullanması, duygusal derinliği olup farkındalığı yüksek olması olarak sıralanabilmektedir.” 
 
Özel yetenekli çocukların eğitim ihtiyaçları nasıl farklılık gösterir? 
Özel yetenekli çocukların eğitim sürecini anlatan Çebi, şöyle devam etti: “Özel yetenekli çocuklarla yürütülmesi gereken eğitim süreci normal gelişim gösteren bireylerden farklılıklar göstermektedir. 
 
Bu farklılıklar ise; - Süreçte bireyin kişisel farklılıklarının eğitim veren tarafından dikkate alınarak düzenlenmesi ile başlamaktadır çünkü eğitimde bireysel farklılıklar vardır ve her bireyin öğrenme şekli ve süresi birbirinden ayrılmaktadır. 
 
Kişisel farklılıkları belirlenen bireyler ile gerek görsel, gerek işitsel alana ağırlık verilerek ve dikkat süresi dikkate alınarak süreç başlatılmalıdır. 
 
- Özel yetenekli bireyler ile klasik müfredat haricinde bireyin yetenekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda kitap okuma, muhakeme, teknoloji ile harmanlanmış konu takibi ve en önemlisi empati kurma becerisi üzerine çakışmalar yapılmalıdır. 
 
- Özel yetenekli bireyler neden-sonuç temelli ve adalet duygusu yoğun olan bir anlayışa sahip olduklarından dolayı sosyal ilişkileri ve yoruma dayalı eğitim konularında zaman zaman yol gösterici rolünü üstlenecek bir eğitimciye ihtiyaç duyulmaktadır. 
 
 - Yalnızca masa başı eğitim hedeflenmemeli ve keşfetme duygularını doyurmak, yaratıcılıklarını desteklemek, duyusal gelişimini desteklemek amacıyla günlük yaşamın ve doğanın içinden aktiviteler sürece dahil edilmelidir.”  
 
Özel yetenekli çocuklar kendi kararlarını alabilmeliler 
Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, ailelerin, özel yetenekli çocukların potansiyellerini en üst düzeyde geliştirmelerine yardımcı olabileceğine işaret ederek, şunları ifade etti: 
 
 “Özel yetenekli çocuklara söz hakkı verilmeli, kendi kararlarını almaları sağlanması gerekmektedir. Tek düze görevler yerine birden fazla görev verilmesi ve onu yapması beklenilmelidir. 
 
Bu çocuklara sahip olan aileler çocuğuna uygun bir eğitim ortamı hazırlayarak, sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilebilmesi için okul öncesinde uzmanlar eşliğinde bir eğitim süreci planlamalılar. Bu süreçte ailelerin de uzmanlar ile konuşarak çocuğun ilgi alanlarını bulma ve ona yönelmesini sağlaması oldukça önemlidir. 
 
Çocukların yeteneklerinin farkına varmaları ve o yetenek üzerine desteklenmesi, buna paralel olarak spor aktiviteleri, drama, müze, sergi, sanat gibi uğraşlar ile bir araya gelerek hem motor becerilerini hem de düşünme yetilerini geliştirmeleri sağlanabilir. 
 
Bunların dışında sosyalliğin ön plana çıkması ve kendi gelişimleri için akranları ile bir araya gelecek ortamlarda da bulunulması önemlidir. En önemlisi bu süreçlerin yönetilmesi için bir uzmandan destek alınmasıdır.” 
 
Eğitim veren kişilerin bilgi ve donanıma sahip olmaları gerekir  
 
Çebi, özel yetenekli çocukların eğitim alanında fırsatlara sahip olduğuna da değinerek, şunları kaydetti: “Özel yetenekli çocukların eğitim alanındaki fırsatları; birden fazla konuya yoğunlaşıp normal bireylere görece fazlaca ve farklı alanlarda bilgiyi edinebilme durumlardır. 
 
Zorluk olan adlandırılabilecek durumların başında ise eğitim veren kişilerin ya da yakın çevresinin bu çocukların öğrenme ihtiyacı karşısında gerekli bilgi ve donanıma sahip olmamalarıdır. 
 
Bu durumlarda bireylerle beraber çevresi de alanda uzman olan kişilerden destek almalı ve süreç işbirliği içinde yürütülmelidir. Sosyal anlamda destekleyebilmek adına fiziksel ve deneysel grup çalışmaları ile iletişime ve empatiye yönlendirebilecek aktiviteler ile akran ilişkileri çeşitlendirilebilir.”  
 
Bilişsel ve sosyal özellikler bakımından detaylıca gözlemlenerek, uzman desteği verilmeli 
 
Özel yetenekli çocukların ev ve okul ortamında fiziksel özellikler, bilişsel özellikler ve sosyal özellikler bakımından detaylıca gözlemlenerek takibinin yapılması gerektiğini ifade eden Çebi, sözlerini şöyle tamamladı:
 
“Belirtilen alanlarda üstün yetenek gösterme eğiliminde olan çocuklar Psikiyatrist desteğiyle çeşitli testler aracılığıyla değerlendirilerek tespitin yapılması gerekmektedir.
 
Sonrasında bir uzman desteğiyle çocuğun hangi alanlarda üstün yetenekli olduğu belirlenerek, yeteneğin gelişmesi için, uygun çevresel ortam ve uygun eğitim zemini sağlanır. 
 
Çocuğun erken yaşta özel yetenek geliştirdiği alanların tespiti ilerleyen tüm eğitim süreci ve sosyal yaşantısında avantaj sağlayıcı nitelikte olacaktır.”

Hiç yorum yok


Blogger tarafından desteklenmektedir.