Header Ads

DİKKATİ GELİŞTİRMEYE YARDIMCI STRATEJİLER

Farkındalık:
Dikkati güçlendirmek istediğimizde seçilecek çalışmaların özelliği basit olmalarıdır. Basit ancak dikkat gösterilmezse asla yapılamayacak çalışmalar en ideal çalışmalardır (sözcük avlama, labirent, farklığı bulma, benzerliği bulma gibi). Çocuk bu tarz materyalle karşılaştığında çalışmanın basit olmasını gülümseyerek karşılar, çoğu kez “bu bebek işi” deyip birkaç dakikada yapar. Çoğunlukla da hata yapar.

Çünkü büyük bir özgüvenle acele davranır, muhtemelen hızlı yapmak onun için önemlidir. Aslında çalışmaların başında bu tarz hatalar sevindiricidir. Çünkü çocuğun bu hatalarla yüzleşmesi gelişim göstermeye başlamasının ilk adımıdır. Çocuğun ilk önce neyi düzeltmeye çalıştığını bilmesi sonrasında hangi yöntemleri kullanarak hatalarını düzelteceğini öğrenmesi gerekir.

Dur Düşün Yap:
Dikkat eksikliği olan çocukların genellikle yönergeyi duyar duymaz bir şeyler yapma çabası içinde oldukları gözlemlenir. Ama ne ve nasıl yapmaları gerektiğiyle ilgilenmedikleri görülür ve bu noktada da hatalar yapılmaya başlanır. Bu nedenle çocuklara yönergeyi duyunca hemen harekete geçmemelerini önce durmalarını ve kendilerinden ne istendiği konusunda düşünmelerini daha sonra kendilerinden istenen şeyi yapmak üzere harekete geçmelerini yani yapmalarını istemek gerekmektedir.

Aslında çocuğun yapması gereken çalışmada sadece bir yönerge varsa bu yönergeye uygun şekilde çalışma yapmak zor olmaz. Örn: Bu sayfadaki tüm “ba” hecelerini işaretleyin. Eğer yönergede birden fazla yapılması gereken iş varsa hata sayısı artar. Örn: Bu sayfadaki tüm “ba” hecelerini işaretleyin, koyu renkli olanları kırmızı, açık renkle yazılmış olanları mavi renkli kalemle işaretleyin.

” Dikkat eksikliği olan çocuk, yönergedeki ilk işi duyduğunda harekete geçer ve hemen yapmaya başlar, bu arada yapacağı işteki detayları kaçırır. Çoğu zaman ne yapması gerektiğini düşünmeye vakit ayırmaz. Bu tarzda yapılan hataların önüne geçmek için çocuğun her çalışmada DUR-DÜŞÜN-YAP stratejisini kullanmayı öğrenmesi gerekir.

Sonuç değil süreç:
Dikkatini toparlamakta zorlanan çocukların çoğu yaptığı çalışmanın sonucuna odaklanırlar. Bu nedenle kendilerine yöneltilen bir sorunun cevabını bir an önce vermek isterler ve çoğu zaman da sorunun detaylarına dikkat etmeyi unuturlar. Yazılması gereken bir sayfa yazının düzeni, okunabilirliği ve hataların olup olmadığıyla ilgilenmez ya da bir matematik probleminin cevabı aceleyle söylenir. Bu iki örnekte de sonuca nasıl gidildiği önemsenmektedir; oysa süreç, sonuçtan daha değerlidir.

Bu nedenle tüm çalışmalarda çaba göstermenin önemi üzerinde durulmalıdır. Aceleyle yapılmış, kalitesine önem verilmemiş çalışmalar tamamlanmış kabul edilmemelidir.

Bakmakla görmek aynı şey değildir:
Baktığımız her şeyi görebiliyor muyuz? Bunu anlamanın en kolay yolu baktığımız şeyi gözümüzü kapattığımızda hatırlayıp hatırlayamadığımızı kontrol etmektir. Görsel dikkat okul başarısında en çok üzerinde durulan konulardan biridir.

Görsel çalışmalardaki detayları fark edebilen çocuk bu çalışmadan bir yorum çıkartabilir, çalışmaya anlam yükleyebilir. Örneğin sınıfta tahtada yazılı bilgileri deftere doğru geçirmek, kitaptaki bir resimde gördüklerini doğru yorumlayabilmek, hatasız okuyabilmek gibi sınıfta yapılan pek çok çalışmada görsel dikkat ön plandadır. Bu nedenle yapılan çalışmalarda çocuğa bakmakla görmenin arasındaki farkı göstermek gerekir.

Duymakla dinlemek anı şey değildir:
Görsel dikkat becerisinde olduğu gibi duyduğumuz her şeyi de dinlemiş olmadığımızı çocuğa fark ettirmek gerekir. Bulunduğumuz ortamda birçok ses vardır ve bizler bunları duyarız; ancak hangi seslere dikkat edileceği önemlidir.

Sınıf ortamında öğretmeninin anlattıklarını duyan; ama yanındaki arkadaşlarının konuşmalarını dinleyen çocuk için sınıfta bulunmanın ya da bulunmamanın farkı yoktur. Çocuğun dinleme becerisini geliştirmek için “yönerge takibi” içeren çalışmalar yapmak uygundur. Dinlediği yönergeden hareketle kendisinden istenileni yapabilmesi bu çalışmanın hedefidir.

Kendine güven:
Sık sık dikkat hataları nedeniyle gerçek kapasitesini gösteremeyen çocuklarda kendine güven azalabilir. Güveni azalan çocuk başkalarının yaptığının doğru olduğuna inanır ve başkalarını taklit ederek sürekli onay almak ister, birkaç defa doğru anlayıp anlamadığını sorar.

Bu nedenle tüm dikkat geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalarda çocuğun güveni tazelenir, kendine inancı artar. Kendine güvenin artmasında çocukla çalışmaları yapan yetişkinin tutumları önemlidir. Küçük başarıları hemen fark etmek, küçük adımlarla ilerlemesi karşısında sabırlı olabilmek, cesaretini arttırabilmek en uygun yaklaşımlardır.

Ders çalışma düzeni ile ilgili yapılması gereken düzenlemeler:
Ev ödevleri yapılırken anne - babanın yaklaşımları sınıf içindeki performansını arttırmada çok etkilidir. Bu detaylar kısaca şu şekilde sıralanabilir:
• Ev ödevi çocuğun sorumluluğudur. Çocuk henüz bu sorumluluğu kazanamadıysa bir süre anne - babanın kararlılıkla destek olması gerekir.
• Ödevlerin her gün aynı yerde yapılması önemlidir. Bir gün salonda bir gün mutfakta gibi her gün yer değişikliği önerilmez. Çocuğun ders çalışmayı bir alışkanlığa dönüştürebilmesi için aynı yerde çalışmalıdır.
• Mutlaka günlük planının olması gerekir. Çocuğun ihtiyacına uygun ve ev düzenine uyan plan çocukla birlikte yapılmalıdır. Planlamada dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar, ödev yapılma zamanının günün sonuna bırakılmaması ve çocuğun çok sevdiği bir faaliyetle çakışmamasıdır. Her çocuğun planı farklıdır. Bazı durumlarda haftanın belirli günleri farklı sıralamalarla planlanabilir.Özel ALEV İlköğretim Okulu Rehberlik Servisi

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.