Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bu yıl Seviye Belirleme Sınavı'na girecek öğrencilerin en fazla 12 tercih yapabileceklerini bildirdi.

Bakan Çubukçu, ''2009 Seviye Belirleme Sınavı Uygulaması'' konulu bir genelge yayımlayarak, SBS'nin ilköğretim 6'ncı sınıflar için 13 Haziran 2009 Cumartesi, 7'nci sınıflar için 7 Haziran 2009 Pazar, 8'inci sınıflar için 6 Haziran 2009 Cumartesi günü tüm yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde Türkiye saati ile 10.00'da, aynı anda, merkezi sistemle gerçekleştirileceğini anımsattı.

Öğrencilerin geleceği açısından oldukça önem taşıyan bu sınavların sorunsuz ve sağlıklı bir ortamda tamamlanabilmesi açısından ilgili tüm kişi ve kuruluşların gereken hassasiyeti göstermeleri gerektiğinin altını çizen Çubukçu, kimlik kontrollerinin ve salonlara yerleştirmenin zamanında yapılabilmesi için öğrencilerin en geç saat 09.30'da fotoğraflı sınav giriş belgelerinde belirtilen salonlara alınacağını ifade etti.

Genelgeye göre, öğrenciler, fotoğraflı sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanıyla sınava alınacak. Sınav başladıktan sonra ilk 30 dakika içinde gelen öğrenciler sınava alınacak, ilk 60 dakika içinde ise sınav salonu terk edilmeyecek. Sınav bitimine 15 dakika kala salonda özürlü öğrenciler hariç en az ik öğrenci sınıfta tutulacak.

Öğrenciler sınava başı açık, temiz, düzenli ve aşırılığa kaçmayan bir kıyafetle girecek. Salon görevlileri öğrencilere soru kitapçıklarını ve cevap kağıtlarını kontrol ederek dağıtacak. Öğrenciler de kontrol ederek eksik sayfa veya baskı hatası varsa kitapçığın değiştirilmesini isteyecek.

Soru kitapçıkları A ve B olmak üzere iki ayrı türde olup, öğrencilerin kitapçık türünü cevap kağıdına doğru olarak işaretleyip işaretlemediklerini salon görevlileri kontrol edecek. Sınıfta unutulan, öğrenci tarafından götürülen ya da sınav güvenlik torbalarından çıkmayan evraktan salon görevlileri sorumlu olacak. Sınavda cevap kağıdının başkaları tarafından görülmesi ya da herhangi bir dokümandan kopya çekilmesi halinde salon görevlileri tutanakla durumu tespit edecek.

Sınav başvuru tarihinden sonra başka il ve ilçelerdeki okullarda nakli olan öğrencilerin durumları il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından değerlendirilerek, öğretim görmekte oldukları il ve ilçelerdeki sınav merkezlerinin yedek salonlarında sınava alınmaları sağlanacak. Tarım işçilerinin çocukları için de aynı uygulama gerçekleştirilecek.


Bakan Çubukçu'nun kontenjan girişi, tercih ve yerleştirme işlemlerinde dikkat edilecek hususlara da değindiği genelgeye göre, her türlü Anadolu liseleri ile fen ve sosyal bilimler liseleri ve merkezi yerleştirme ile öğrenci alan diğer liselerin kontenjanları belirlenirken, alan seçimleri de göz önünde bulundurulacak.

Mevcut derslik sayısı dikkate alınacak, okula her öğretim yılında alınacak öğrenci kontenjanlarının imkanlar ölçüsünde aynı olmasına özen gÖsterilerek, belli bir standarda oturtulması sağlanacak. Okula her öğretim yılında alınacak öğrenci kontenjanlarının imkanlar ölçüsünde aynı olmasına özen gösterilerek, belli bir standarda oturtulması sağlanacak.

Kütüphane, fizik, kimya, biyoloji, bilgisayar, yabancı dil laboratuvarları gibi bölümler daha fazla öğrenci alınması amacıyla dershaneye dönüştürülmek suretiyle kontenjan artırımı cihetine gidilmeyecek.

TERCİHLER 13-17 TEMMUZDA ALINACAK

Kontenjan girişleri okullar tarafından 1-8 Haziran 2009 tarihleri arasında e-okul sisteminden yapılacak. Bakanlık birimleri de 15-19 Haziran 2009 tarihleri arasında bunları kontrol edecek. Bu tarihten itibaren kontenjan artışı yapılmayacak.

Okullar yıl sonu başarı puanlarına olan itirazları 15 Haziran-3 Temmuz 2009 tarihleri arasında düzeltecek. Ortaöğretim Yerleştirme Puanı ise 13 Temmuz 2009 tarihinde ilan edilecek. Tercihler, 13-17 Temmuz 2009 tarihleri arasında okul müdürlüklerince alınacak. Bu yıl öğrenciler en fazla 12 tercihte bulunacak.

Birinci yerleştirme sonuçları 24 Temmuz 2009 tarihinde açıklanacak. Sınavlarla ilgili tüm bilgiler, ''http://oges.meb.gov.tr'' internet adresinde görülebilecek.haber7
Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın başkanlığında YÖK'te gerçekleştirilen YÖK Genel Kurulu toplantısı sona erdi.

Toplantıya ilişkin YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, Eğitim, Vakıf ve Tıp-Sağlık komisyonlarının raporlarının görüşüldüğü belirtildi.

Toplantıda, 2009 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nun ele alınarak karara bağlandığı bildirilen açıklamada, devlet üniversitelerinde ön lisans ve lisans programlarının kontenjanlarındaki artışın yüzde 15 olduğu, buna göre 2008-2009 öğretim yılında yaklaşık 465 bin olan öğrenci kontenjanının 2009-2010 öğretim yılında 534 bine çıkarıldığı kaydedildi.

Vakıf üniversitelerindeki ön lisans ve lisans programlarının kontenjanlarının ise yüzde 20 artırıldığı ifade edilen açıklamada, buna göre 2008-2009 öğretim yılında yaklaşık 67 bin olan kontenjanın 2009-2010 öğretim yılı için 84 bine yükseltildiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Marmara Üniversitesi Senatosu'nun 25 Mayıs 2009 tarihli kararı doğrultusunda üniversitenin yeniden yapılandırılması için gerekli yasal düzenlemeye dair Milli Eğitim Bakanlığına görüş bildirilmesine karar verildiği kaydedildi.

Açıklamaya göre, toplantıda, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanlığı'na Prof. Dr. Halil Güneş, İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığı'na da Prof. Dr. Süleyman Tanyolaç atandı.

YÖK Genel Kurulunun bundan sonraki toplantısının 13 Haziran 2009 tarihinde gerçekleştirileceği bildirildi.haber7
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan, 2009-2010 öğretim yılı için Türk özel okullarının merkezi yerleştirme yerine Seviye Belirleme Sınavında (SBS) elde ettikleri puana göre taban puan ilanı, ön kayıt ve kesin kayıt yoluyla öğrenci alacaklarını açıkladı.

Gülan, Dernek Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Tavukçuoğlu ve Genel Sekreter Nurullah Dal ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, özel Türk okullarının bu yıl öğrencilerini ne şekilde seçeceğine ilişkin bilgi verdi.

Özel okulların 1991 yılından 2005 yılına kadar öğrencilerini düzenledikleri sınavlar ile aldıklarını hatırlatan Gülan, 2005-2008 yılları arasında ise ayrıca sınav yapılmayarak sınav yürütme kurullarının öğrencilerin OKS sonuçlarına göre yerleştirme yaptıklarını kaydetti. Gülan, bu yıldan itibaren OKS sistemi yerine Orta Öğretime Geçiş Sistemi'nin yürürlüğe girdiğini, bu sistemi kullanmak istemeyen yabancı özel okullara ayrı sınav hakkı verildiğini, ancak Türk özel okullarına bu hakkın verilmediğini kaydetti.

Orta öğretime geçiş sisteminde öğrencilerin elde ettikleri Ortaöğretime Yerleştirme Puanı (OYP) sonucuna göre tercihte bulunacakları okula yerleştirileceklerini belirten Gülan, özel okulların bu sistemle ciddi sıkıntılar olabileceğini savunarak, şunları söyledi:

''Bu sistemin yerleştirme kısmında öğrenci ve velilerden tercih ettikleri okulları tek bir listede sıralamaları istenmektedir. Bu durumda tercihlerin büyük bir kısmı doğal olarak parasız olan devlet okullarına ayrılmakta ve özel okullara son sıralarda yer verilmektedir. Bunun sonucunda özel okulların taban puanları oldukça düşük çıkmakta ve okullarımız normalde kabul edemeyecekleri sıralardaki öğrencileri dahi kayıt etmek zorunda kalmaktadırlar.''

-ÖN KAYIT VE KESİN KAYIT SÜRECİ 3 KEZ YENİLENECEK-

Gülan, OYP'nin öğrencilerin 6, 7 ve 8. sınıftaki SBS ve YBP sonuçlarını içerdiğini, sistem yeni yürürlüğe girdiği için bu yıl 7. ve 8. sınıf sonuçlarının dikkate alınacağını vurgulayarak, ''Öğrenciler 7. sınıfta mazeretleri nedeniyle bu sınavı kaçırmış ya da gelişme çağının etkileriyle bu sınavda yeterince başarılı ve SBS başarıları eksiksiz olsa dahi tercih ettikleri bir devlet okuluna ya da özel okula girme şansları yoktur'' dedi.

Derneğin okullardan gelen talepleri dikkate alarak Milli Eğitim Bakanlığına bir sistem önerdiğini, bakanlığın da isteyen özel okulların bu sistemi kullanmasında sakınca olmadığını bildirmesi üzerine, öğrenci seçme ve kayıtta benimsedikleri sisteme ilişkin şu bilgileri verdi:

''2009-2010 öğretim yılı için okullarımız hazırlık sınıflarına ya da 9. sınıflarına öğrenciler bu yıl, 8. sınıf SBS sınavında elde ettikleri puana göre taban puan ilanı, ön kayıt ve kesin kayıt yoluyla alınacak. Okullar taban puanlarını kendileri belirleyecek ve ilan edeceklerdir. Merkezi yerleştirme yapılmayacaktır. Öğrenci velileri taban puanları uygun olan okullara ön kayıt yaptıracaklardır. Okullar kendilerine başvuran öğrencileri puanlarına göre sıralayacak ve kontenjanlarına göre okula kayıt hakkı kazanan öğrencileri bildirecektir. Başvuruda bulunan ve kesin kayıt hakkı kazanan veliler, kesin kayıt hakkı kazandıkları okullardan istediğine kayıt yaptırabilecektir. Ön kayıt ve kesin kayıt süreci 3 kez yenilenecektir.''

-BİRKAÇ OKULA BİRDEN ÖN KAYIT İMKANI-

Gülan kayıt takviminin de devlet okulları ve yabancı okulların kayıt takvimleri dikkate alınarak hazırlandığını, bu süreçte velinin puanlarını ve hangi okullara girebileceğini bilerek hareket etme şansına sahip olduğunu söyledi.

Bu sistemi seçen okullar arasından bir komisyon oluşturulduğunu ve komisyonun dernekle birlikte en kısa sürede kayıt kılavuzunu oluşturarak, ''www.turkozokbir.org.tr'' sayfasından ve okulların web sayfasından ilan edeceklerini belirten Gülan, Türkiye genelinde 400 okuldan İstanbul'da bulunan 50 okulun belirlenen bu sistemle kayıt yapacağını bildirdiğini, diğer okullara da duyurunun yapılacağını, katılımın artacağını söyledi.

Gülan, okulların alacakları taban puanları ilan edeceğini, velinin çocuğunun puanına göre birkaç okula birden ön kayıt yaptırabileceğini kaydetti.

-ÖZEL OKULLARIN KAYIT TAKVİMİ-

Gülan, 8. sınıf SBS sonucuna göre öğrenci alacak okulların kayıt takvimini de şöyle açıkladı:

''6 Haziran 2009 tarihinde SBS sınavı yapılacak. Sınav sonuçları 13 Temmuz 2009'da açıklanacak. 1. ön kayıt dönemi 3-12 Ağustos 2009, kesin kayıt da 13-16 Ağustos 2009 tarihinde yapılacak.

2. ön kayıt dönemi 17 Ağustos, kesin kayıt ise 18 Ağustos'ta yapılacak. 3. ön kayıt dönemi ise 19 Ağustosta yapılacak kesin kayıtlar ise 20-24 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Son kayıt dönemi ise 25 Ağustostan itibaren başlayacak.'' haber7
MEB Eğitim Teknolojileri (EĞİTEK) Genel Müdürü Nizami Aktürk, elektronik kitap ile ilgili çalışmaların yaklaşık 2 yıl önce, daha az ağacın kesilerek çevreye yararlı olmak amacıyla başlatıldığını söyledi.

Elektronik kitap uygulamasının çeşitli ülkelerde olduğunu belirten Aktürk, İngiltere, ABD ve Dubai'de bunun değişik örneklerinin uygulandığını söyledi. Çalışmalara katkı sağlamak için Dubai'deki bir okulda uygulamayı yerinde incelediğini anlatan Aktürk, ''Bu kız meslek yüksekokulunu kazanan bütün öğrencilere birer tane notebook veriliyor ve her şey bunun üzerinden yapılıyor. Öğretmenin anlattığı dersi öğrenci internetten izleyebiliyor. Hatta notebook aracılığıyla öğrenci derse girmeyerek okulun bahçesinden dersi izleyebiliyor'' diye konuştu.

Böyle bir uygulamanın Türkiye'de de başlatılması için çeşitli yazılım şirketleriyle görüştüklerini bildiren Aktürk, ardından Başkentteki 3 ilköğretim okulunda pilot uygulamaya geçtiklerini söyledi. Bu uygulamaların birbirinden farklı içerikte olduğunu belirten Aktürk, çalışmanın ''classmate bilgisayar'' aracılığıyla İskitler Evliya Çelebi İlköğretim Okulu'nda, ''notebook'' ile Sincan Plevne İlköğretim Okulu'nda ve ''e-book'' ile de Sincan Korkut Ata İlköğretim okullarında yapıldığını ifade etti.

Elektronik kitabın normal kitap olarak okunduğunu, ''pdf formatı''nda olduğunu belirten Aktürk, gereken yerlere öğrencinin not da alabileceğini söyledi. Aktürk, ayrıca başka yazılım firmalarının da bu uygulama için çalıştığını söyledi.

Pilot uygulamanın ilköğretim 4 ve 5. sınıflarda yapıldığını anlatan Aktürk, ''İlk üç sınıfta bilgisayarın okula girmesinin pedagojik olarak doğru olmadığını düşünüyoruz'' dedi. Eğitimde etkileşimi artırmak için bu uygulamaların önemine dikkat çeken Aktürk, çocukların bundan çok zevk aldığını söyledi. Pilot uygulamanın 1 yıl süreceğini belirten Aktürk, uygulamalardan alınan raporlara göre uzatılabileceğini kaydetti. Aktürk, ''Arada aldığım raporlar çok pozitif. Öğrencilerin bilgi seviyelerinde ciddi manada ilerleme var deniyor'' diye konuştu.

Öğretmenlere konuyla ilgili hizmet içi eğitim verildiğine de değinen Aktürk, öğretmenlerden gelen tepkilerin çok pozitif olduğunu belirtti.

-KİTAP, DOKUNMATİK EKRAN KALEMİYLE KULLANILIYOR-

Elektronik kitap uygulamalarından biri, Sincan Korkut Ata İlköğretim Okulu'nun 5. sınıfındaki 60 öğrenciye pilot olarak uygulanıyor. Ajandaya benzer kılıflar içinde korunan dijital makinede, Milli Eğitim Bakanlığı ders kitaplarının tamamı yüklenmiş olarak bulunuyor. Makine, öğrenciler tarafından eve götürülebiliyor.

Öğrencilerin dersleri kulaklıkla sesli olarak da dinleyebildiği elektronik kitapta, ders kitabının yanı sıra öğrenci çalışma kitabı ve dersin anlaşılmasını kolaylaştıracak görsel sunular yer alıyor. 1 gigabyte hafızalı kitap, şarj edilerek kullanılabiliyor. İçindeki animasyonlarla öğrencilerin ders konusunu daha iyi anlaması amaçlanırken, ayrıca not alabilecekleri de bir sayfa bulunuyor. Kitap, dokunmatik ekran kalemiyle kullanılıyor.

Öğrencilere Türkçe sözlük, müzik dinleme imkanı da sunan kitapta ayrıca öğrencilerin beğenisi dikkate alınarak yüklenen Ceza'nın, Barış Manço'nun ve Eurovision şarkılarının videoları da yer alıyor.

İkinci eğitim-öğretim yılında başlayan uygulama, değerlendirmeler sonucunda ileriki yıllarda da uygulanabilecek.

Konuya ilişkin açıklama yapan Okul Müdürü Mustafa Doğan, e-kitap ile internete de bağlanılabildiğini, ancak öğrencilerin bunu kitap olarak algılaması için bu özelliğinin etkinleştirilmediğini anlattı. Uygulamayı ''güzel bir sistem'' olarak nitelendiren Doğan, ancak uzun kullanımlarda çocuklarda göz yorgunluğuna sebebiyet verdiğini belirtti. Doğan, bu uygulama sayesinde öğrencilerin ders çalışma saatlerinin arttığını da vurguladı.

Öğretmenlerin ders esnasında öğrencilerin ne yaptığını görebilmesi için de bir ağ bağlantısı kurma çalışması yaptıklarını belirten firma yetkilileri, teknik arıza olabilme ihtimaline karşılık bir yetkilinin de okulda bulunduğunu söyledi.

-''KİTAPLARI TAŞIMAKTAN KURTULDUK''-

''e-kitap'' ile eğitim veren ilköğretim 5. sınıf öğretmeni Tülin Aktaş, ''MEB'in tüm ders ve çalışma kitaplarının içeriği e-kitaba yüklenmiş olarak öğrencilerimize dağıtıldı. İçerisinde bulunan görsel sunular ve videolar son derece etkili. Kısıtlı imkanlara sahip okullar düşünüldüğünde bir anlamda projeksiyon cihazının alternatifi olabilir. Çocuklar açısından bir konuyu görsel olarak anlatmak için nitelikli katkı sağlayabilir'' diye konuştu.

Cihazın kullanımıyla ilgili bir seminer aldıklarını belirten Aktaş, bilgisayar kullanmayı bilen her öğretmenin e-kitapla eğitim verebileceğini söyledi.

Aktaş, e-kitap ile derslerin öğrenciler için biraz daha cazip hale geldiğini, öğretmenler olarak kitabın içeriğinin geliştirilmesi için bazı önerilerde bulunduklarını kaydetti.

Öğrenci Meliha Kaya ise e-kitap uygulamasından çok memnun olduğunu belirterek, ''Derslerimize çok yardımcı oluyor. Normalde 14 kitap taşırken hepsi bunu içinde yüklü olduğu için bir kitap oluyor, daha rahat oluyor'' dedi.

Mert Can Öztürk isimli öğrenci de e-kitabın kullanımını kolay olduğunu ifade ederek, ''kitapları taşımaktan artık kurtulduğunu'' söyledi. Öztürk, Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler gibi bazı dersleri sesli olarak da dinleyebildiklerini anlattı.

-''NOTEBOOK'' İLE EĞİTİM-

Sincan Plevne İlköğretim Okulu'ndaki ''notebook'' uygulaması ise ilköğretim 4 ve 5. sınıfdan sadece iki sınıfdaki 40'ar öğrenciye pilot olarak yapılıyor. Notebook üzerinden eğitim, yazılım şirketinin okula kurduğu teknik donanım sayesinde verilebiliyor.

Öğretmenler ve öğrenciler kendilerine dağıtılan ''notebook''ları maus yardımıyla kullanıyor. İnternete bağlanma imkanı da sunan ''notebook''lar üzerinden, öğretmenler sınıf içinde öğrencilerle bağlantı kurabilirken, öğrenci derse gelmediği gün sınıfa bağlanarak dersi izleyebiliyor.

Öğrenciler, eğitimde paylaşımcı ortam sağlayan makineler üzerinden diğer öğrencilerle grup halinde çalışmalar yapabiliyor. Şarj edilerek çalışan ''notebook''ların enerjisinin bitmesi halinde, ''notebook''lar sınıflarda oluşturulan taşınabilir kabinlere takılarak şarj edilebiliyor.

Yaklaşık 6 ay önce başlayan pilot uygulama için de öğretmenlere eğitim verildi. Notebook içinde öğretmenin ders anlatmak için hazırladığı sunumlar, projeksiyona yansıtılarak öğrencilerin görmeleri sağlanıyor. Notebook'da hazırlanan portala, öğrenciler şifreleriyle girerek bilgi paylaşabiliyorlar, öğretmenler de isterlerse buradan ödev verebiliyor. Böylece öğrenciler tek bir yerden bütün bilgilere ulaşabiliyorlar.

-''OKULA DAHA BİR HEVESLE GELİYORLAR''-

Yetkililer, ''notebook''un öğretmenin ders işlerken kullanabileceği yardımcı eğitim aracı olduğunu vurgularken, öğretmenlerin içerik geliştirerek, dersi anlatmada farklı yöntemler uygulamasına imkan sunduğunu belirtti. Bu şekilde verilen eğitimi ''aktif sanal eğitim'' olarak nitelendiren yetkililer, sistemin daha da geliştirilerek Türkiye geneline yayılması halinde Ankara'daki bir ilköğretim okulunun ders içeriğinin, Van'daki bir ilköğretim okulu tarafından görülebileceğini, ayrıca bu okullardaki öğrencilerin ortak proje bile hazırlayabileceklerini belirtti.haber7
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Kültür Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda eğitimcilere yeni sınav sistemi hakkında bilgi aktardı. 2010 yılından itibaren ÖSS isminin kalkacağını ifade eden Yarımağan, "Bu isimden artık bıktık. Olumlu olumsuz çok şey söylendi. Artık iki aşamalı bir sınav yapılacak. İlk aşaması Yüksek Öğretime Giriş (YGS) olacak. İkinci aşama ise Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) adını alacak." dedi.

Yeni aşamalar hakkında bilgi veren Yarımağan, ilk aşamaya tüm adayların gireceğini söyledi. Bu aşama sonrasında başarılı olamayanlarla meslek yüksek okullarına ve açıköğretim fakültelerine ve belirli lisans programlarına yerleşenlerin ikinci aşamaya giremeyeceğini belirten Yarımağan, "İkinci aşama yabancı dil sınavıyla birlikte beş sınavdan oluşacak. LYS 1: Matematik Sınavı (Matematik, Geometri), LYS 2: Fen Bilimleri Sınavı (Fizik, Kimya, Biyoloji), LYS 3: Edebiyat-Coğrafya Sınavı (Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1), LYS 4: Sosyal Bilimler Sınavı (Tarih, Coğrafya 2, Psikoloji, Sosyoloji, Matematik) ve LYS 5: Yabancı Dil Sınavı (Almanca, Fransızca, İngilizce). Adaylara hangi sınava girmek istedikleri sorulacak." şeklinde konuştu.

Sınavların Nisan ve Haziran aylarında yapılması planlandığını anlatan Yarımağan, "YGS, Nisan ayının ilk yarısında, LYS ise Haziran ayının ikinci yarısında iki hafta sonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor." dedi. Yeni sistemde puan türlerinin de artırılacağını ifade eden Yarımağan, "Şu an üç puan türü var. 10-15 kaç olacağı belli değil. TM puan türü TM1, TM2 gibi bu şekilde diğer puan türleri de artırılacak. Şu an sayı net değil." diye konuştu.

Yarımağan yeni sistemin amaçlarını şöyle sıraladı: "Ders düzeyinde başarıyı ölçmek, bir sınavda adaya 10-15 ders yerine bir kaç dersten soru sormak, puan türlerini artırmak, her adaya sadece cevaplayacağı testleri vermek, her dersin başarısını eşit sürede ölçmek." Açık uçlu soruların da sorulmasını amaçladıklarını belirten Yarımağan, açık uçlu soruların 2010 yılında sorulmayacağını ifade etti.

Katsayılar hakkında üç seçeneğin masada olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yarımağan, "İlk seçenek olduğu gibi kalabilir. İkinci seçenek eşitlenebilir, üçüncü seçenek de birbirine yaklaştırılabilir. Hangisi olur bilemiyorum ama aynı kalma seçeneğini çok zayıf görüyorum. Benim kişisel görüşüm ise birbirine yaklaştırılması. 0,8 ile alan dışından 0,3 katsayısı uygulanıyor. Bunun yerine 0,60 veya 0,65 olmalı diye düşünüyorum. Buna YÖK karar veriyor. Ben bu konuda böyle olması için fikirlerimi ifade edeceğim. Ayrıca orta öğretim başarı puanının eklenip eklenmeyeceği de masada. Ben eklenmesinden yanayım. Ama bir çok üniversiteden görüş istenmiş, çoğu eklenmemesi yönünde görüş bildirmiş." dedi.

ÖSYM Başkanı Yarımağan, 2009 ÖSS sınavına girecek aday sayısını da açıkladı. Yarımağan, 1 milyon 451 bin 6 adayın başvuruda bulunduğunu kaydetti. 101 bin adayın sınavsız geçiş için başvurduğunu anlatan Yarımağan 1 milyon 349 bin adayın ise ÖSS için başvurduğunu söyledi. Lise son sınıf öğrencilerinde önemli bir düşüş gözlendiğini anlatan Yarımağan, "567 bin 903 lise son sınıf katılıyor. 2007 yılına göre 164 bin daha az bir sayı. Buna anlam veremiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'na soracağız. Okullarda sayı mı az, yoksa başvuru mu az diye. Bununla birlikte 553 bin 511 eski mezun, 215 bin 383 de üniversiteye kayıtlı aday başvurdu." diye konuştu.haber7
Yükseköğretim Geçiş Sınavı (YGS) adıyla 2010 yılında uygulanmaya başlanacak iki aşamalı sisteme geçmeden önce gerçekleştirilecek son ÖSS 14 Haziran 2009, YDS de 21 Haziran 2009 pazar günü yapılacak. 2009-ÖSS'ye 1 milyon 349 bin 782 aday girecek. Bu adaylardan 32 bin 45'i YDS'ye katılacak.

Sınava girerken yanlarında bulundurmaları gereken sınava giriş ve kimlik belgeleri adayların adreslerine postalanıyor. Özel kağıda basılmış bu belgede adayların sınava girecekleri merkez, bina ve salon bilgileri ile fotoğrafları yer alıyor.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınava giriş ve kimlik belgelerinin yarısına yakınının adayların adreslerine postalandığını, postalama işlemlerinin birkaç gün içinde tamamlanacağını bildirdi. Yarımağan, ''Adaylar postadaki gecikmelerden dolayı telaşlanmasınlar, bazen gecikebilir. Biz sadece sınavın olduğu hafta yeni belge çıkarma işlemini yapıyoruz. Ondan önce bu tip talepleri karşılamıyoruz'' dedi.

Adaylardan bu belgeleri ''özenle saklamalarını'' isteyen Yarımağan, ''Bu belgelerin üzerinde fotoğraf var. Katlayıp ceplerine koyup veya buruşturup fotoğrafları tanınmayacak hale getirmesinler'' uyarısında bulundu.

Yarımağan, sınava giriş belgesi olmadan kesinlikle sınava girilemeyeceğini vurguladı.

-KILAVUZDAKİ UYARI-

Öte yandan, ÖSS kılavuzunda da adaylar, sınava gelirken bu belgeyi mutlaka yanlarında bulundurmaları ve yıpranmaması için özen göstermeleri konusunda uyarılıyor. 2009-ÖSS'ye giriş ve kimlik belgesi olmayan veya bu belgenin fotokopisi veya faks metni ile gelen adaylar kesinlikle sınava alınmayacak. Bir aday, ÖSS sınava giriş ve kimlik belgesinin aslı olmadığı halde sınav merkezi yöneticilerinin, bina ve salon sorumlularının veya ÖSYM temsilcilerinin kararıyla herhangi bir salonda sınava alınmış bile olsa, adayın sınavı geçersiz sayılacak.

Adayların, sınava girerken bu belgenin yanı sıra kimliği açıkça gösteren fotoğraflı ve onaylı özel bir kimlik belgesini (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport vb.) de yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Söz konusu iki belgeyi yanında bulundurmayan bir aday, ileri süreceği neden ne olursa olsun sınava alınmayacak.

ÖSS ve YDS sınava giriş ve kimlik belgesi ellerine geçmeyen veya belgesini kaybedenler, sınav merkezi yöneticiliklerinden, sınavın gerçekleştirileceği hafta 3 TL ödeyerek yenisini çıkarabilecek. haber7
2009-2010 ögretim yılı ilkögretim 6.sınıf matematik 2.dönem 3 yazılı (2 gruplu 20 soruluk test)

Dökümanı rapidshare den indirmek için açılan sayfada Free yani ücretsiz kullanıcı olarak giriş yaptık...

Karşımızda geriye sayan bir sayaç mevcut. Sayfada belirtildiği üzere yaklaşık
1.0 Dakika beklemelisiniz denmektedir.ardından download butonuna basıyoruz

***ALTERNATİF DOWNLOAD İÇİN TIKLAYINIZ***

2009-2010 ögretim yılı ilkögretim 8.sınıf matematik 2.dönem 3 yazılı (2 gruplu 20 soruluk test)

Dökümanı rapidshare den indirmek için açılan sayfada Free yani ücretsiz kullanıcı olarak giriş yaptık...

Karşımızda geriye sayan bir sayaç mevcut. Sayfada belirtildiği üzere yaklaşık
1.0 Dakika beklemelisiniz denmektedir.ardından download butonuna basıyoruz

***ALTERNATİF DOWNLOAD İÇİN TIKLAYINIZ***

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, yaptığı yazılı açıklamada, tercih işlemlerinin 18 Mayıs'a kadar www.osym.gov.tr internet adresinden yapılabileceğini bildirdi.

Sınava başvuru süresince ÖSYM'nin internet sayfasında yayımlanan başvuru kılavuzunda yer alan kadrolarda değişiklik yapılması nedeniyle adayların tercih yaparken ÖSYM'nin internet adresinde yayımlanan Tercih Kılavuzu'nda yer alan kadroları esas almaları gerektiğini belirten Yarımağan, tercihlerin 2009 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) İlkbahar Dönemi Kılavuzu'ndaki açıklamalara göre yapılacağına dikkati çekti.haber7

üniversite adayları için son derece önemli Kabaca tarif edecek olursak, 2007’de bir lisans kontenjanına 8 kişi talip olurken bu sene bir kontenjana 4.8 kişi talip olacak. Bir diğer deyişle bu sene sınava girecek adaylar 2007’ye göre yaklaşık % 40, 2008’e göre % 15 daha şanslı... 2007’den sonra görülen bu olumlu gelişmenin gelecek yıllarda sürüp sürmeyeceğini kestirmek zor. Bu nedenle 2009’da karşımıza çıkan bu fırsatı değerlendirmek çok akıllıca gözüküyor.

Ekonomik krizin etkileri

ilki olan üniversite kontenjanları konusunda, 2009 ÖSS’de önemli bir artış beklenmiyor. 2008’de üniversitelerinin kontejanlarının yaklaşık % 26 oranında artması nedeniyle özellikle devlet üniversitelerindeki fiziki kapasitenin sınıra dayandığı düşünülürse, 2009’daki kontenjan artışlarının sadece yeni açılan vakıf üniversiteleri, ve çoğunlukla yine mevcut vakıf üniversitelerinde yeni açılan bölümlerden kaynaklanacağını söyleyebiliriz. Bu da ancak % 2-4 oranında bir artışa işaret etmekte.

Rekabeti belirleyen ikinci faktör olan sınava giren aday sayısı 2009 ÖSS için 1.451.006 olarak açıklandı. Bu sayı öngörüldüğü gibi geçen seneden az.

2009’da sınava girecek olan üniversite öğrencisi statüsündeki adayların sayısının 2007 seviyesine gerilememiş olması, ekonomik kriz nedeni ile vakıf üniversitesinin paralı programlarına kayıtlı birçok öğrencinin bu sene sınava girerek, burslu veya kısmi burslu programlara yerleşme isteği ile açıklanabilir. Bu durum, vakıf üniversitelerinin mevcut öğrencilerinin bir kısmını devlet üniversitelerine kaptırmalarıyla da sonuçlanabilir

Dünyanın içinde bulunduğu makro ekonomik krizin günlük yaşantımıza etkilerinin ÖSS sistemi üzerinde çeşitli sonuçlar doğurabileceğini unutmamak gerekiyor. İstatistikler, ülkemizde lisans programlarına yerleşenlerin yaklaşık %75’inin ailelerinin yanından ayrılarak başka şehirlerde okumaya gittiğini gösteriyor. Bu da aile bütçesine önemli bir ek yük gelmesi anlamı taşıyor. Bu çerçevede, ekonomik kriz nedeniyle tercih döneminde bazı adayların ailelerinin yanından ayrılmayı göze alamayarak şanslarını 2010 ÖSS’de deneyeceklerini beklemek yanlış olmaz. Bu da, özellikle düşük puan seviyelerindeki gözde olmayan devlet üniversitesi bölümleri ile paralı vakıf ve kıbrıs üniversiteleri için rekabetin azalması ve bu bölümlere yerleşmenin 2008’e oranla daha kolay olması sonucunu doğuracaktır. Bunun yanında ekonomik kaygılar nedeniyle, adayların yaşadıkları şehirlerdeki (ve yakın şehirlerdeki) üniversiteleri tercih etme eğilimlerinin artacağını, ve böylece özellikle büyük şehirlerdeki devlet üniversitesi bölümleri için rekabetin kızışabileceği öngörüsünde bulunabiliriz.aksamayrıntılar

2008-2009 ögretim yılı 7.sınıf matematik 2.dönem 3. yazılı soruları(2 gruplu-20 soruluk test-Yepyeni sorular)

Dökümanı rapidshare den indirmek için açılan sayfada Free yani ücretsiz kullanıcı olarak giriş yaptık...

Karşımızda geriye sayan bir sayaç mevcut. Sayfada belirtildiği üzere yaklaşık
1.0 Dakika beklemelisiniz denmektedir.ardından download butonuna basıyoruz

Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesine sınavla 190 erkek, 10 kız olmak üzere toplam 200 öğrenci alınacak. Adaylar, ön başvurularını 21-30 Temmuz arasında internet üzerinden yapacak.

Polis Akademisinin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, 2009-2010 eğitim öğretim yılında, Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesine genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim, ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunlarından, 190'ı erkek, 10'u kız olmak üzere toplam 200 öğrenci alınacak.

Adaylar, ön başvurularını 21-30 Temmuz arasında ''www.pa.edu.tr'' ve ''www.egm.gov.tr'' internet adreslerinden yapacak.

Ön başvurularını yapan adaylara asıl başvurularının alınması ve sözlü sınav için 10-14 Ağustos tarihleri arasında internet üzerinden randevu verilecek.

Sözlü sınavda başarılı olan adaylar, 16-18 Ağustos arasında yapılacak fiziki yeterlilik sınavından da başarılı olmaları halinde 20 Ağustosta yazılı sınava katılacak.

Sonuçlar, adayların sınava girdiği günün akşamı saat 20.00'dan sonra ''www.pa.edu.tr'' internet adresinden açıklanacak.

Adaylarda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, evli, boşanmış veya nikahsız yaşıyor olmamak, sınavın yapıldığı yılın 1 Ekim itibari ile 22 Yaşından gün almamış olmak, yani 1 Ekim 1988'den sonra doğmuş olmak, erkeklerde 167, bayanlarda 165 cm'den kısa olmamak, lise mezunları için (ÖSS-EA-2 veya ÖSS-SAY-2) puan türünden 250 ham puan, emniyet teşkilatı personeli şehit veya vazife malullerinin çocukları için ise (ÖSS-EA-2 veya ÖSS-SAY-2) puan türünden 165 ham puan veya daha yukarı puan almış olmak, bağımlılık derecesinde alkol, kumar alışkanlığı bulunmamak gibi şartlar aranıyor.

Adaylar, başvurularla ilgili detaylı bilgiye ''www.pa.edu.tr'' internet adresinden ulaşabilir haber7

1. Akrostiş Metodu
Akrostiş metodu, hafızaya alınmak istenen cümlelerin ilk harflerini kullanarak anlamlı veya kafiyeli, hafızada daha kalıcı olan başka bir kelime veya cümle oluşturma işidir. Burada iki ana kelime karşımıza çıkıyor: anlamlı ve kafiyeli. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler anlamsız olabilir, ancak kafiyeli ve hafızada kalıcı bir özelliğe sahiptir. örneğin; “SSK”, “MEB” gibi... Bazı akrostişe edilmiş kelimeler ise anlamlı olabilmektedir. Örneğin “SENİ” akrostişi gibi...

Uygulama Örneği:
Dilbilgisi dersinde sıfat fiiller konusu vardır. Başlıca sıfat fiil yapan ekler şunlardır: an (en), ası (esi), maz (mez), ar (er), dık (dik), acak (ecek), mış (miş).
Bunları şu şekilde hafızanıza kaydedebilirsiniz: “Anası mezar dikecekmiş.” Öğretmen yazılıda sıfat fiilleri sorunca şu şekilde hafızanızdan çıkarıp kullanacaksınız: An-ası mez-ar dik-ecek-miş

2. Bağlama Metodu
Hafızaya alınmak istenen bilgilerin sunulan sırasına göre hafızaya alınması bu metodun ana noktasını oluşturmaktadır. Bu metot uygulanırken iki basamak kullanılır:
1- Listelenen bilgilerin her maddesinin görsel şekli oluşturulur.
2- Her maddenin görsel şekliyle bir sonraki madde arasında bağlantı kurulur.
Böyle her bir madde birbiriyle görsel olarak bağlanacak ve zincir oluşturulacaktır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler görsel olarak öyküleştirilir. Böylece sağ beyin aktif hale gelir ve bilgiler hafızaya kaydedilmiş olur. Gerektiğinde ise yine aynı sırayla zihne çağrılarak kullanılır.

Uygulama Örneği:
Bu metodu kullanarak Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini sırayla hafızamıza alalım.
Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünleri: zeytin, pamuk, tütün, şeker pancarı. Bu metodu kullanarak şu şekilde hafızaya alabilirsiniz: “Evde akşam uyurken karşınıza aniden kocaman, ejderhaya benzeyen bir kedi çıktı. Kedi size sert sert bakarak mar, mar (Marmara) diye sesler çıkarıyor. Ondan o kadar korktunuz ki hemen evden dışarı çıkarak tarım malzemelerinin bulunduğu dolabın içerisine girdiniz. Dolabın içerisi çok karanlıktı. Bu nedenle yerde bulunan zeytinleri görmeyerek dengenizi kaybettiniz ve kafanızı dolabın içindeki pamuğa çarptınız. Kafanızdan musluktan boşalırcasına kan akmaya başladı. Kanın durdurmak için kafanızı dolapta bulunan tütün ile sardınız. O sırada acıdan bayıldınız. Uyandığınızda kendinizi şekerpancarı ekili olan bir tarlada buldunuz.”
Okuduğunuz bu paragrafı gözlerinizi kapatarak zihninizde anlamlandırın. Olayı yaşayın. Şimdi Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini bir kağıda yazın. Hepsi hafızanızda, değil mi?

3. Yerleşim Metodu
En eski hatırlama, hafızaya alma tekniği budur. M.Ö. 500 yılına kadar uzanan bir hikayesi vardır. Bu metotta iyi bilinen sabit yerler ile hatırlanmak istenen bilgiler birbirine bağlanır. Daha sonra bu sabit yerlerde dolaşılır. Bu metotta iki önemli ilke vardır:
1- Bilinen yerleşim yerleri doğal bir şekilde ve mantıklı bir sırada ezberlenir. Yani her sayı bir yerle isimlendirilir.
2- Hatırlanmak istenen bilgi yürüyüşe çıkarılarak yerlerine yerleştirilir.

Uygulama Örneği:

1. Aşama: Yürüyüş yapağınız yerleşim yerlerini doğal, bildiğimiz tarzda ezberliyorsunuz. Bunun için bir yerden bir yere giderken uğradığınız yerler olarak da düzenlerseniz daha kolay ezberlersiniz. Evden okula giderken uğradığınız yerler.
a) ev b) market c) park

2. Aşama: Hatırlanacak bilgiler belirlenir ve yürüyüş yapacağınız yerlerle bağlantı kurulur.
Hatırlanacak kelimeler (Edebiyat dersinde öğretilen ve paragraf sorularının temelini oluşturan maddeler):
a) öyküleme (hikaye etme), b) betimleme (tasvir etme) c) açıklama

3. Aşama: Evden okula giderken uğradığınız yerlerin her birine hatırlamak istediğiniz bilgiyi yerleştireceksiniz. Bunu da hafıza teknikleri ilkeleri doğrultusunda yapacaksınız.
A. Yürüyüş yapılan yer “ev”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “öyküleme (hikaye etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.
Evde sabah kahvaltısı yaparken babanızın size hayat hikayesini (öyküleme) anlattığını düşünebilirsiniz.
B. Yürüyüş yapılan yer “market”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “betimleme (tasvir etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.
Marketin sahibi olan yaşlı bir amcanın size okuduğu sınıfı tasvir ettiğini hayal edebilirsiniz.
C. Yürüyüş yapılan yer “park”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “açıklama” arasında ilginç, çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak. Parkın yanından geçerken kocaman bir çocuğun yolunuzu kestiğini ve size buradan geçmemenizi söylediğini, bunun nedenini sorduğunuzda ise size açıklama yapmaya başladığını hayal edebilirsiniz.

4. Asma Metodu
(Rakam-Şekil Metodu)
:
Asma metodu 17. yüzyılın ortalarında Henry Herdson tarafından geliştirilmiştir. Yerleşim sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler somut olan nesnelere zihinsel olarak asılır. Bu metotta rakamlar benzediği bazı nesneler ile temsil edilir.
Örneğin;
“1” sayısı kaleme benzediği için kalemle özdeşleştirilebilir.
“2” sayısı kuğuya benzediği için kuğuyla özdeşleştirilir.
“3” sayısı martıya benzediği için martıyla özdeşleştirilir.
Siz de örnektekilerden farklı olarak size o sayıyı çağrıştıracak benzeşmeler kurabilirsiniz. Oluşturduğunuz benzeşmeleri (özdeşleşmeleri) ise ezberlemeniz gerekir. Sayıların benzediği nesnelere göre bir özdeşlik kuracağınız için ezberlemesi de hiç kuşkusuz daha kolay olacaktır.
Bu metot az ve öz bilgiyi hafızaya almak için kullanılması gereken bir yöntemdir.

5. Fonetik Alfabe Metodu:
Buraya kadar size dört adet hafıza tekniğinden bahsettik. Bir de öyle bir teknik var ki hepsinin en muhteşemi ve en kullanışlısı olarak görülmektedir. Bu metotla bilgileri hafızaya çok kolay ve rahat bir şekilde alabileceksiniz.
Hafıza uzmanları tarafından da en çok kullanılan bu yönteme “fonetik alfabe metodu” denmektedir.
Bu metodun temeli, isminden de anlaşılabileceği gibi yeni bir alfabe oluşturmaya dayanır. Bu alfabeye de “fonetik hafıza alfabesi” ismi verilir.
Fonetik hafıza metodu Wikelman'ın 1948 yılında alfabedeki harflerle sayıları eşleştirmesi sonunda keşfettiği sayı-harf sistemine dayanmaktadır. Bu hafıza tekniğinin diğer hafıza tekniklerine göre daha avantajlı olmasının nedeni, sayıların hatırlanmasında daha kullanışlı olmasıdır.

İsimlerin Hafızaya Alınması:

İsimleri hafızaya alabilmek için şu ilkeleri uygulamalısınız:
1- Bugünden itibaren tanıştığınız herkesin ismini hatırlamak için her şeyi yapacağınıza söz verin.
2- İlk tanıştığınızda kişinin ismini doğru duymaya özen gösterin. Hatta tekrar etmelesini sağlayın. Mümkünse ona anlamını sorun.
3- Onunla konuşurken ismiyle hitap edin ve sürekli ismiyle hitap etmeye çalışın.
4- Tanıştığınız kişinin ismiyle daha önce tanıştığınız bir kişiyi veya nesneyi, materyali bağdaştırın.
5- Kendinize bir defter tutun. Tanıştığınız kişilerin isimlerini o deftere yazın. Hatta benzeşmelerini de yazın. Yeni yeni isimlere karşı tecrübe edinin.
6- İçinizden onun ismini tekrar edin.
7- Tanıştığınız kişinin yüzüne bakın ve onu, çok iyi tanıdığınız ve isme karşılık gelen biriyle özdeşleştirin.
Yabancı dildeki bir kelime ve anlamı nasıl hafızaya alınır?
Hafızanıza alacağınız yabancı dildeki kelimeyi belirliyorsunuz. Yabancı dildeki kelimenin okunuşuyla, anlamı arasında “güçlü hafıza teknikleri” ilkelerini uygulayarak bir çağrışım (bağlantı, hikaye) kuruyorsunuz. Nasıl mı?
İngilizce'de “yemek” kelimesinin karşılığı “eat”dır. Ve telaffuz edilirken “it” şeklinde telaffuz edilir. Şimdi bu kelimeyi ve anlamını hafızamıza alalım: “10 katlı evinizin balkonunda oturmuş yemek yerken sokaktan geçen bir itin zıplayarak yemeğinizi kapıp kaçtığını ve yediğini, daha sonra ‘İt yemeğimi yedi’ diye bağırarak ağladığınızı hayal edebilirsiniz.”

www.superbeyin.net

Meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programları mezunlarının lisans öğrenimlerine devam edebilmeleri için katılmaları gereken Dikey Geçiş Sınavı'na (DGS) başvurular, 11-20 Mayıs tarihleri arasında yapılacak.
Adaylar, 50.00 TL olan sınav ücretini başvuru işleminden önce ilgili bankaya yatıracak. Başvurular elektronik ortamda yapılacak. Son iki yıl içinde DGS'ye başvurmuş olanlar, bireysel olarak internet aracılığıyla kendileri başvurabilecek. Son iki yıl içinde DGS'ye başvurmamış adaylar ise başvurularını, başvuru merkezleri aracılığıyla yapacak. Başvuruda 3.00 TL olan Başvuru Hizmeti Ücreti de adaylar tarafından ödenecek.


ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamaya göre, 2009 DGS'ye meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olanlar ile son sınıfta olup da staj dışındaki mezuniyet şartlarını yerine getirmiş olanlar başvurabilecek.

KKTC meslek yüksekokullarının son sınıf öğrencileri ve mezunları, Türkiye'de meslek yüksekokulu adını taşımayan fakat bir mesleğe hazırlayan ön lisans programlarından mezun olanlar ve aynı koşullarda yurt dışından mezun olup denkliği kabul edilenler de DGS'ye katılabilecek.

Ankara Üniversitesi ile Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İlahiyat Lisans Tamamlama Programlarına yerleştirme, ilgili üniversite tarafından adayların DGS puanlarına göre yapılacağından, bu programlara başvuracak adayların da DGS'ye girmeli zorunlu olacak.

DGS, 12 Temmuz 2009 tarihinde Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Bursa, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kayseri, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Niğde, Sakarya, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Van ve Zonguldak illeri ile Lefkoşa'da gerçekleştirilecek.haberler.com

2009-2010 ögretim yılı ilkögretim 7.sınıf matematik 2.dönem 3 yazılı (2 gruplu 2o soruluk TEST)

Dökümanı rapidshare den indirmek için açılan sayfada Free yani ücretsiz kullanıcı olarak giriş yaptık...

Karşımızda geriye sayan bir sayaç mevcut. Sayfada belirtildiği üzere yaklaşık
1.0 Dakika beklemelisiniz denmektedir.ardından download butonuna basıyoruz

***ALTERNATİF DOWNLOAD İÇİN TIKLAYINIZ***