Aksaray İdare Mahkemesi, aynı okulda görev yapan iki öğretmenden norm fazlası olanın değil de diğer öğretmenin yer değiştirmesi işlemini hukuka uygun buldu. Söz konusu karar norm kadroda devrim niteliği taşıyor.

Aksaray'ın Gülağaç ilçesinin bir köyünde bulunan Düğüz İlköğretim Okulu'nda norm kadro sayısının azalması sonucu norm kadro yönetmeliği uyarınca norm fazlası öğretmenin yer değiştirmesi istendi. Konuyla ilgili Aksaray İdare Mahkemesi'ne açılan davada Mahkeme, norm fazlalık durumunda olan öğretmenin yer değiştirmesi gerekirken, fazla olan öğretmenin yer değiştireceği yerin kasaba statüsünde olması nedeniyle norm kadro fazlası olan öğretmenin değil, diğer öğretmenin yer değiştirmesi işlemini hukuka uygun buldu.

Mahkeme yer değiştirilecek yerin köy statüsünden daha üstün olan kasaba statüsünde olduğu için bu durumda norm kadro yönetmeliğinin değil, genel atama ilkelerinin uygulanması gerektiği düşüncesinden hareketle norm kadro içerisinde yer alan ve puanı fazla olan öğretmenin yer değiştirmesi gerektiğine karar verdi.

"HAKKANİYET GEREĞİ" NORM FAZLASI OKULDA KALDI

Gerekçeli kararda, köy statüsündeki aynı okulda görev yapan davacı öğretmen ve diğer öğretmenin, norm kadro sayısının azalması nedeniyle, kasaba statüsündeki şartları daha iyi olan okula atanmak için aynı anda talepte bulunmaları üzerine, "norm kadro" fazlası bırakılma usulünün yerine genel atama ilkelerinin benimsenmesinin "hakkaniyet gereği" olduğu ifade edildi.

Kararda, "Bu doğrultuda; genel atama ilkelerinin düzenleme altına alındığı Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin, "İl İçinde ve İller Arası Yer Değiştirmeler' başlıklı yer alan 12. maddesinde, atamaların okul veya kurumu tercih edenlerden hizmet puanı en fazla olandan başlanması suretiyle gerçekleştirileceği kuralı getirildiğinden, davacıdan hizmet puanı fazla olan Mehmet Kaymaz adlı öğretmenin Gülpınar İlköğretim Okulu'na atanmasına dair dava konusu işlem hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur" denildi.

Söz konusu karar, "norm kadro" konusunda bir ilk olurken, norm kadroda bir devrim niteliği taşıdığı belirtiliyor.haber7

Visa Europe, eğitimin ve bilgiye ulaşmanın temelinin “okumak” olduğu bilinciyle, bu yılbaşı iş ortakları adına Türkiye çapındaki TEGV Eğitim Parkları ve Öğrenim Birimleri’ne 1.000 adet kitap hediye ediyor.

Visa Europe, böylece, “Renkli Ufuklar” projesi kapsamında eğitim alan öğrencileri, okumaya özendirecek ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunacak öykü, masal ve şiir kitaplarıyla buluşturmuş olacak.

Çocukların hayal gücünü geliştirmek ve bakış açılarını zenginleştirmek amacıyla, kitap seçimi yapılırken, La Fontaine’in masallarından Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirlerine kadar uzanan geniş bir yelpaze değerlendirildi.

Visa Europe, “Renkli Ufuklar” Projesi

“Renkli Ufuklar” sosyal sorumluluk projesi, TEGV’in 34 ilde bulunan Eğitim Parkları ve Öğrenim Birimleri’nde, formal eğitime destek olarak verilen eğitim programlarını kapsıyor. İki ayrı program aracılığıyla sürdürülen eğitimlerde, çocukların zihinsel becerileri geliştirilerek, sorgulayan, farklı bakış açılarıyla düşünebilen ve kendi kararlarını alabilen, kendi yeteneklerinin ve mesleklerin bilincinde olarak kariyerini planlayabilen çocukların yetişmesi amaçlanıyor.

Visa Europe’un Türkiye’de 23 üye bankayla birlikte yürüttüğü bu çaptaki ilk proje olan “Renkli Ufuklar”da bugüne kadar 30 bin çocuğa eğitim verildi. Visa Europe, 2009 yılında da Türkiye’de eğitim ve bilgiye ihtiyacı olan 20 bin çocuğa daha ulaşmayı hedefliyor.milliyet egıtım

Özel Dershaneler Birliği Derneği Başkanı Faruk Köprülü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dershanelerin gelecek yılın ön kayıtlarına başladığını belirterek, bu dönemde kayıt yaptıran velilerin yüzde 25'e varan indirimlerden yararlanabildiğini kaydetti.

Bir dershanenin yıllık planını 500-600 ders saati olarak yaptığını belirten Köprülü, buna bağlı olarak ortalama 20 kişilik ÖSS hazırlık sınıfında bir ders saati ücretinin 5 YTL olduğunu ifade etti.

Köprülü, toplam 2 bin 500 ile 3 bin YTL'yi bulan ücretlerin gelecek yıl artırılmayacağını belirterek, ''Küresel mali krizin olumsuz etkilerini çoğu sektör gibi biz de hissediyoruz ve zorlanıyoruz. Ancak velilerin bütçelerine destek olmak adına, maliyetler artmasına rağmen ücretlerde artış olmayacak. Ayrıca ön kayıt yaptıran vatandaşlar da mayısta kesin kayıt yaptırırken ücret indirimi şansı elde edecek'' diye konuştu.

-ÜCRETSİZ KAYIT FIRSATI-

Faruk Köprülü, dershanelerin gelecek aydan itibaren çeşitli sınıflar için seviye belirleme sınavları yapmaya başlayacağını, bu sınavlarda dereceye giren öğrencilerin ücretsiz kayıt yaptırma hakkı kazanacağını söyledi.

Dereceye giren öğrenciler için ücretlerde farklı oranlarda indirim yapılacağını belirten Köprülü, ''Öğrenciler dershanelerin açtığı sınavlara katılarak hem seviyelerini ölçmüş olur hem de elde edecekleri derecelerle ailelerinin bütçelerine katkıda bulunur'' dedi.haber7
Yükseköğretim kurumlarının hazırlık dahil bütün sınıflarında intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans, pedagojik formasyon, lisans üstü, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlik öğrenimi gören 7 Haziran 1995 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilen öğrencilere yasayla okullarına dönme hakkı tanındı.

Yasadan yararlanmak isteyenler için verilen 2 aylık başvuru süresi, 29 Aralık 2008 Pazartesi günü sona eriyor.

Öğrenci affından 1980 sonrası çıkartılan aflardan hiç bir şekilde yararlanmayanlar, bir yükseköğretim kurumu adına, yurt içinde başka bir yükseköğretim kurumunda lisansüstü öğrenim yapanlardan, başarısız olmaları nedeniyle ilişiği kesilenler de aftan yararlanabilecek. Başvuruda bulunanlar, ilgili yükseköğretim kurumları tarafından, 2 aylık başvuru süresinin dolması beklenmeden de bu haklardan yararlandırılacak.

Kanunun yürürlüğe girdiği 28 Ekim 2008 tarihinde askerliğini yapanlar terhislerini, gözaltında, tutuklu veya hükümlü olup da ceza infaz kurumlarında bulunanlar ise bu hallerinin sona ermesini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu haklardan faydalandırılacak.

-SINAV VE DEVAM HAKKI-

Başvuru süresi sonuna kadar yükseköğretim kurumlarınca haklarında ilişik kesme işlemi uygulanan, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans, pedagojik formasyon, lisans üstü, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlik öğrenimi gören öğrencilerden, ilişik kesme işlemine karşı idari yargı mercilerine başvurmuş olanlar da başvurmaları halinde yeniden kayıt yaptırma hakkına sahip olacak. Davanın, davacının aleyhine sonuçlanması, öğrencinin aftan yararlanmasına engel olmayacak.

Ön lisans ve lisans düzeyinde ilişiği kesilenlere, devam şartını yerine getirmedikleri dersler için 1 eğitim-öğretim yılı, dönemlik dersler için 1 dönem devam etme hakkı ve 4 sınav hakkı, devam şartını yerine getirip başarısız olanlara, başarısız oldukları dersler için 4 sınav hakkı, istemeleri halinde başarısız oldukları derslere 1 eğitim-öğretim yılı, dönemlik dersler için 1 dönem devam etme hakkı, devam zorunluluğu bulunmayan dersler için 4 sınav hakkı tanınacak.

-LİSANS ÜSTÜ DÜZEYDE İLİŞİĞİ KESİLENLER-

Lisans üstü düzeyde ilişiği kesilenlere, devam şartını yerine getirmedikleri dersler için 1 eğitim-öğretim yılı, dönemlik dersler için 1 dönem devam etme hakkı ve 3 sınav hakkı, devam şartını yerine getirip başarısız olanlara, başarısız oldukları dersler için 3 sınav hakkı, istemeleri halinde bu dersleri değiştirerek 1 eğitim öğretim yılı, dönemlik dersler için 1 dönem devam etme hakkı, yeterlik için 3 sınav hakkı verilecek.

Yüksek lisans öğrencileri için 1 yıl, doktora öğrencileri için 3 yıl tez hazırlama süresi, doktora yeterlik sınavına girebilmek için yabancı dil sınavında başarısız olanlara 3 sınav hakkı, sanatta yeterlik veya tıpta uzmanlık alanlarında başarısız olanlara, başarısız oldukları derslerden laboratuvar ve uygulamalı derslere devam ve eksik rotasyonlarını tamamlamaları şartıyla 3 sınav hakkı tanınacak.

-AÇIK ÖĞRETİMDE KAYDI SİLİNENLERE KAYIT HAKKI-

Af kapsamında verilen sınav ve devam hakkının kullanılması süreci sonunda başarılı olanların öğrenciliğe intibakları yapılacak ve yıl kaybetmemiş öğrenciler gibi işlem yapılacak.

Başarısız olunan derslerin programdan çıkarılmış olması halinde bu derslerin yerine, ilgili yükseköğretim kurumu tarafından başka dersler belirlenecek.

Pedagojik formasyon programını tamamlayamayanlar için 3 sınav hakkı verilecek, yapamadıkları uygulamalar için ilgili yükseköğretim kurumu tarafından devam imkanı sağlanacak. Açık öğretim sistemi ile öğrenim yapılan ön lisans, lisans tamamlama ve lisans programlarından kaydı silinenlere yeniden kayıt hakkı verilecek.

Lisans programlarına devam ederken çeşitli nedenlerle ön lisans diploması alarak kurumlarından ayrılanlar da bu haklardan yararlandırılacak.

-TSK'YA VE POLİS AKADEMİSİNE BAĞLI EĞİTİM KURUMLARI-

Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı eğitim kurumlarında (GATA, Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksek Okulları), polis akademisi ve bağlı yükseköğretim kurumlarında ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim görürken 7 Haziran 1995 tarihinden, kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilişiği kesilenler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 ay içinde başvurmaları halinde YÖK tarafından askeri okullar dışındaki fakülte veya yüksekokullara yerleştirilebilecek.

Belirlenen yükseköğretim kurumlarınca intibakları yapılan öğrenciler, diğer öğrenciler gibi bu haklardan yararlanacak.

Sağlık eğitim enstitüleri gibi kapatılan kurumlardan ilişiği kesilenler veya kurumlarına dönmeleri mümkün olmayanlar da bu haktan yararlanabilecek. YÖK tarafından denklikleri kabul edilen yüksek öğretim kurumları belirlenerek, bu hakları kullanmaları sağlanacak.

İlişiklerinin kesildiği kurumlara dönmeleri mümkün olmayanlardan vakıf yüksek öğretim kurumlarına kayıt yaptıranlar, istedikleri yüksek öğretim kurumlarına yönlendirilecek. Birden fazla kurumdan ilişiği kesilenler, ilişiklerinin kesildiği kurumlardan birisine başvuruda bulunabilecek. Tıpta uzmanlık yapacaklara, ilgili mevzuatta hekimlik ve istihdam için belirlenen şartları taşımaları şartıyla uzmanlık eğitimine devam etme hakkı verilecek.haber7
Bakan Çelik, 1. atama bölgesinde zorunlu hizmet yerlerinde 5 yıl, 2. atama bölgesinde 4 yıl, 3. atama bölgesinde ise 3 yıl görev yapan sözleşmeli öğretmenlerin, hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadan kadroya alınacağını açıkladı.

-Milli Eğitim Bakanı Çelik, Şubat ayında yapılacak 2009/1 atamalarında 8 bin kadrolu öğretmen atamasının yapılacağını bildirdi. Bakan Çelik, bu yıl asgari 10 bin kadrolu öğretmen atayacaklarını, sözleşmeli öğretmenler ile 2009 yılında atanan öğretmen sayısının 30 bini bulacağını söyledi.

ANKARA (ANKA) - Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceği müjdesini verdi. Bakan Çelik, 1. atama bölgesinde zorunlu hizmet yerlerinde 5 yıl, 2. atama bölgesinde 4 yıl, 3. atama bölgesinde ise 3 yıl görev yapan sözleşmeli öğretmenlerin, hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadan kadroya alınacağını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bir TV programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik, 2003’de bu yana her yıl kamuya serbest bırakılan kadroların yüzde 50’sinin MEB’e bırakıldığını söyleyerek, şu anda çalışan öğretmenlerin 3’te birinin kendi iktidarları döneminde atandığını anımsattı.

-“SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK OLMASAYDI 50 BİN KİŞİ İŞSİZ OLACAKTI”-

Sözleşmeli öğretmenlik ile ilgili birçok açıklama yapıldığını belirten Çelik, 50 bin sözleşmeli öğretmen bulunduğunu, kaydederek, “Sözleşmeli öğretmenlerle ilgili kendileri farklı hissetmelerine neden olacak beyanlar var. ‘Çeşitli insanlar niçin 4/B var?’ ‘Niçin atama yapıyorsunuz?’ diye. Bu sözleşmeli öğretmenlerin kendilerini farklı hissetmesine neden oluyor. 4/B öğretmenlik olmasaydı, bu 50 bin kişi işsiz olacaktı. Öğretmen olmamış olacaktı” dedi. Sözleşmeli öğretmenliğin olma sebebini ise Çelik, görev geldiklerinde “iflas eden” bir ekonomi olmasına bağladı. Göreve geldiklerinde Türkiye’nin ayağa kaldırılması gerektiğini ifade eden Çelik, “Bize 100 bin, 300 bin kadro verin diyemiyorsunuz. Bunun yarısı her sene MEB’e veriliyor. Bize verilen kadroyu da biz en iyi şekilde değerlendiriyoruz, buna karşın açığımız var. Ama sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlere göre dezavantajı yok. Eskiden 11 ay üzerinden faydalanıyordu, biz bir düzenleme yaptık. 12 ay üzerinden oldu artık. Eğer 4/B ataması olmasaydı şu anda 50 bin arkadaş çalışıyor olmayacaktı.
2007’den itibaren 4B atamalarını da KPSS sonuçlarına göre yapmaya başladık.
Yarın kapının önüne konur muyum diye düşünürse, böyle bir şey olmaz” dedi.

-“SÖZELİ ÖĞRETMENLERİ KADROYA GEÇİRECEĞİZ”-

Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlere de kadroya geçecekleri müjdesini verdi. Belli bir plan dahilinde sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceğini bildiren Çelik, “Bizde atama bölgeleri var. 1. Atama Bölgesi’nde 3 yıl aralıksız çalışan ve olumsuz sicil almayan sözleşmeli öğretmenleri bu 3 yılın sonunda herhangi bir değerlendirmeye tabu tutmadan, herhangi bir sınav yapmadan kadroya alacağız. Bu 3. atama bölgesinin geneli Doğu ve Güneydoğu bölgelerini kapsıyor. 2. Atama Bölgesi’nde çalışan sözleşmeli öğretmenlerden 4 yıl aralıksız çalışan kadroya geçecek. 1. Atama Bölgesi’nde zorunlu hizmet bölgesinde olan ve 5 yıl burada çalışanlar kadroya geçecek” dedi.

-“ŞUBAT AYINDA 8 BİN, 2009’DA 30 BİN ÖĞRETMEN ATANACAK”-

Bakan Çelik, Şubat ayında ise 8 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını açıkladı. Şu anda sözleşmeli öğretmen olarak 4/B’ye tabi olan öğretmenlerin de bu atamalarda kadroya girmek için aday olabileceklerini bildiren Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin bu şekilde beklemelerine de gerek olmayacağını söyledi. Çelik, “Biz sadece Şubat ayında atama yapmayacağız. Ağustos ayında da atama yapacağız. Bütün kamuya bu sene bütçe kanunu kapsamında serbest bırakılan kadro 25 bindir. Biz yine en az yüzde 40-45’ini alacağız. Asgari 10 bin kadro alacağız. 2009 yılı içinde atanan öğretmen sayısında 30 bin rakamını bulacağız, belki de geçeceğiz” dedi.

-SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENE KADROLU HAKLARI VERİLİYOR-

Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlere verdiği müjdelerini sürdürürken, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenler gibi asker öğretmenlik yapabilmeleri için Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı ile görüşmeleri sürdürdüklerini açıkladı. Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin askerliklerini tecil ettirebilmesi için de görüşmeleri sürdürdüklerini bildirirken, “Sözleşmeli öğretmenlerin zorunlu hizmet bölgesinde geçen hizmet süresini kadroya geçtiğinde zorunlu hizmet bölgesinde görev süresi olarak sayacağız. Çalıştığı hizmet süreleri de kadroya geçtiklerinde fiili hizmete sayacağız. 4/B’ye tabi arkadaşların özre bağlı tayinleri kadrolular gibi yapılacak” müjdelerini verdi.

-“100 BİN ÖĞRETMEN ATARSAK ÖĞRETMENLER EK DERS ÜCRETİ ALAMAZ”-

Bakan Çelik, kendilerinden önceki atamalarda planlamanın hiç yapılmadığını ve bu nedenle bazı okullarda norm fazlası öğretmen varken bazı okullarda bütün derslere bir hocanın girdiğini anlattı. Şu anda yapılan atamaları ihtiyaca göre yaptıklarını belirten Çelik, “Bazı branşlarda fazlamız var. ‘Kaç öğretmene ihtiyaç var’ derseniz 6 ay sonra farklı şimdi farkı sayı söylerim. Mesela 2008 yılında 16 bin öğretmen emekli oldu. Yani bunların yerine atama yapmanız lazım, yeni açılan okullar için atama yapmamız lazım. Öğretmene ne kadar ihtiyaç varsa ona göre atıyoruz” dedi.
Çelik, bugün itibariyle kadro verilmesi halinde 100 bin öğretmen ataması yapmaları halinde ise öğretmenlerin yüzde 80’inin ek ders ücreti alamayacağını vurgulayarak, “Öğretmenlerin gelirinin üçte biri ek ders ücretinden geliyor. Bunları da hesaplıyoruz” dedi.
Bakan Çelik, eş durumuna bağlı yer değiştirme isteklerinde ise öğretmenlerin doğu yerine batı illerine gelmeyi tercih ettiğini kaydederek, “Van’da eşin var. ‘Senin eşin Ankara’ya geleceğine sen Van’a git’ diyoruz. Nerde öğretmen ihtiyacı varsa oraya git. Ama bu pek istenmiyor. Benim Ankara’da öğretmene ihtiyacım yok ki, orada var” diye konuştu.haber7
Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2008/4 Tercih Kılavuzunda, ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor.

Kılavuzdaki kadro ve pozisyonlardan tercih yapılabilmesi için 28-29 Haziran 2008'de yapılan 2008-KPSS lisans ve 21 Eylül 2008'deki 2008-KPSS Ortaöğretim/Önlisans sınavlarının en az birinden ortaöğretim mezunları için KPSSP94, önlisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanının alınması gerekiyor.

Adaylar, tercihlerini, ÖSYM'nin internet sitesindeki kılavuzdaki kurallara göre, 5 Ocak 2009 tarihine kadar ''www.osym.gov.tr'' adresinden yapabilecek.

ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak.haber7
Mesleki ve teknik yükseköğretimin yeniden düzenlenmesi ve "Farabi Değişim Programı" ile ilgili alınan kararların açıklanması için YÖK’te basın toplantısı düzenlendi.

Mesleki ve teknik yükseköğretimin yeniden düzenlenmesine ilişkin YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay bir sunum yaptı. Günay’ın verdiği bilgiye göre, dört yıllık lisans eğitimi veren "Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi", "Mesleki Eğitim Fakültesi", "Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi", "Teknik Eğitim Fakültesi", "Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi" kapatılacak. Kapatılan fakültelerin bulunduğu üniversite bünyesinde, alanlarında meslek elemanı yetiştirmek ve aynı zamanda kapatılan fakültelerin işlevini yerine getirmek üzere 3 tip yeni fakülte kurulacak.

Bünyesinde teknik eğitim fakültesi (TEF) veya mesleki ve teknik eğitim fakültesi (MTEF) bulunan üniversitelerin bu fakültelerinin kapatılıp yerine "Teknoloji Fakültesi"; mesleki eğitim fakültesi (MEF) bulunan üniversitelerin
bu fakültesinin kapatılıp yerine "Sanat ve Tasarım Fakültesi", bünyesinde ticaret ve turizm eğitimi fakültesi (TTEF) bulunan üniversitelerin bu fakültelerinin kapatılarak yerine "Turizm Fakültesi" kurulmasına, "Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi" bulunan üniversitenin bu fakültesinin kapatılmasına karar verildi.

-ÖĞRETMEN İHTİYACI-

Yeni kurulacak fakülteler, kapatılan fakültelerin eşiti olan fakülteler olmayacak. Bu fakülteler, uygulama bilgi ve beceri niteliği yüksek elemanlar yetiştirecek. Mesleki ve teknik ortaöğretimin öğretmen ihtiyacı, kurulacak fakültelerin veya diğer fakültelerin mezunlarından 1 yıl (2 yarıyıl) pedagoji eğitimi görerek pedagoji sertifikası alanlar tarafından karşılanacak.

Mühendislik fakültesi mezunları mesleki ve teknik ortaöğretime öğretmen olmak istedikleri takdirde, ilgili mühendislik teknolojisi programının uygulama farkını tamamlamak (veya alanında belirli bir süre uygulama deneyimi kazanmak) ve pedagoji eğitimi almak koşuluyla öğretmen olabilecek.

Kapatılan fakültelerin öğrencileri, bulundukları fakültenin giriş şartlarına tabi olacaklar. Giriş şartları çerçevesinde eğitimlerini tamamlayacaklar. Bu fakültelerin öğretim elemanlarının, yeni kurulan fakülteler ile üniversite bünyesindeki diğer fakültelerin uygun birimlerine kadroları ile birlikte aktarılacak.

Yeni kurulacak fakültelerin eğitimleri fakültede yapılan "okul eğitimi" ile iş yerinde yapılan "iş yeri eğitimi"nden oluşacak. Öğrenciler fakültede 7 yarıyıl okul eğitimi ile 1 yarıyıl ve yaz tatili döneminde 72 iş günü eğitimi alacak. Türkiye’de ilk olarak kurulacak "Teknoloji Fakülte"leri için bu tür fakültelerin bulunduğu ülkelerde öğretim elemanları yetiştirilecek.

-MYO’LAR 6 YARIYIL OLACAK-

Mesleki ve teknik eğitimin planlanması ve koordinasyonu amacıyla YÖK bünyesinde "Mesleki ve Teknik Eğitim Koordinasyon Merkezi" kurulacak. Bölüm ve programları uluslararası eğitim alanı ve meslek sınıflandırmalarına göre yeniden adlandırılarak düzenlenecek.

Meslek yüksek okullarında (MYO) yılda 2 yarıyıl olan mevcut eğitim-öğretim, yılda 3 yarıyıl olmak üzere toplam 6 yarıyıl olarak düzenlenecek. Toplam 6 yarıyılın 3 yarıyılı "okul eğitimi" ve diğer 3 yarıyılı "işyeri eğitimi" şeklinde düzenlenecek.

Eğitim-öğretimin yarısı okul diğer yarısı da iş yeri eğitimi olmak koşuluyla, bir yılda 3 yarıyıllık eğitime ne zaman geçileceği ve okul eğitimi ile iş yeri eğitiminin hangi düzende yapılacağı, MYO’nun bulunduğu bölgenin iş yeri eğitim imkanları, iklim şartları ve diğer eğitim imkanları göz önüne alınarak MYO ve bağlı bulunduğu üniversitenin önerisi ve YÖK’ün kararıyla belirlenecek.

MYO’lar, 2011 yılının sonuna kadar tüm programlarında, iş yeri eğitiminin ilgili sektör kuruluşlarında yapılmasına öncelik vermek kaydıyla bu yeni sisteme geçmiş olmaları gerekecek.

-"ÖĞRENCİLER SİGORTALANACAK"-

MYO öğrencilerine iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigorta yapılacak. İş yeri eğitimi esnasında asgari ücretin 1/3’ü oranında ücret ödenecek. Sigorta kamu kaynaklarından, öğrenciye ödenecek ücret ise iş yeri eğitiminin yapıldığı kuruluş tarafından karşılanacak.

MYO’ların işgücü piyasası ile ilişkilerini güçlendirmek ve sürdürülür kılmak amacıyla, her üniversite bünyesinde MYO’lara yönelik bir "Danışma Kurulu" ile MYO bünyesinde her bir program için bir "Danışma Komitesi" oluşturulacak.

Eğitimde, kaliteyi arttırmak amacıyla, başarıyı ve niteliği teşvik eden filtreler konulmasına bu nedenle, MYO’larına sınavsız girişin kaldırılmasına karar verildi. MYO’larda mevcut kontenjan imkanını değerlendirmek üzere, belli bir geçiş süreci boyunca, MYO’lara girişte meslek liseleri için giriş taban puanına esneklik getirilecek. Bu okulların programlarının müfredatları sektör taleplerini göz önüne alınarak düzenlenecek.

MYO’lardan lisans programlarına dikey geçiş yoluyla, dikey geçiş sınavlarında başarılı olmak koşuluyla, lisans programı giriş kontenjanının yüzde 10’u kadar öğrenci kabul edilecek. Hangi lisans programına hangi MYO programından dikey geçiş yoluyla öğrenci kabul edileceği YÖK tarafından belirlenecek.

-SINAVSIZ GEÇİŞ-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Günay, "sınavsız geçiş kaldırılması" ile ilgili bir soru üzerine, "sınavsız geçiş kaldırılacak, bir sınav mutlaka yapılacak ama bunun tarzını, taban puanını düşünüyoruz" dedi. Günay, bir başka soru üzerine, teknik eğitim fakültelerinde öğrenci olanların fakülteye girdikleri şartlarda, unvanda mezun olacaklarını belirterek, "Fakat bunlar yeni kurulacak fakültelerin diplomalarına sahip olmak istedikleri takdirde nasıl bir eğitim alacakları yeni bir yönetmelik hazırlanacak" yanıtını verdi.

-"FARABİ DEĞİŞİM PROGRAMI"-

Yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişimini öngören "Farabi Değişim Programı" ile ilgili sunum ise YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Berrak Kurtuluş tarafından yapıldı. Buna göre program, devlet, vakıf üniversitelerini, yüksek teknoloji enstitülerini, vakıf meslek yüksekokullarını, askeri yükseköğretim kurumlarını, polis teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumlarını kapsayacak.

Uygulama takviminin daha sonra belirleneceği programda, öğrencilere ek burs, öğretim üyelerine ise özel ek ders ücreti sağlanacak. Öğrenci değişiminden bütün öğrenciler yararlanabilecek. Öğrencilere en az 1, en çok 2 dönem öğrenim hakkı verilecek. Öğretim üyesi hareketliliğine de tüm öğretim üyeleri katılabilecek. Öğretim üyelerine 1 ya da 2 dönem ders verme imkanı verilirken, öğretim üyelerine 10 katına kadar ek ders ücreti ödenecek milliyet egitim
Teklifte öğrencinin kredi borcunu ödeme süresinin normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren en erken dört yıl sonra başlaması öngörüldü.

CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, öğrenci kredi borçlarına toptan eşya fiyat endeksindeki artışların yarısı kadar faiz uygulanmasını öngören bir kanun teklifi verdi. Teklifte öğrencinin kredi borcunu ödeme süresinin normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren en erken dört yıl sonra başlaması öngörüldü.

Bingöl, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu’nda değişiklik öngören kanun teklifini Meclis Başkanlığı’na sundu. Teklife göre “Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan öğrenim kredisi alan öğrencilerin borcu, öğrenim kredilerinin verildiği tarihten öğrenim süresi bitimine kadar geçen sürede veya herhangi bir sebeple kredisinin kesildiği tarihe kadar öğrenim kredisi olarak verilen miktarlara Türkiye İstatistik Kurumu’nun toptan eşya fiyat endeksindeki artışların yarısı uygulanarak hesaplanacak miktarın ilave edilmesi suretiyle” tespit edilecek.

Teklife göre, öğrenci kredi borcunu, öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren en erken dört yıl ‘lisansüstü eğitim yapılması halinde beş yıl’ sonra ödemeye başlayacak.

Borçlu isteği halinde bu süreyi daha önce başlatabilecek. Borçlu borcunu kredi aldığı sürenin yarısı kadar sürede ve aylık dönemler halinde Kuruma ödemek zorunda olacak.

Borçlunun borcunu ödeme süresi de sosyal güvenlik kuruluşları ile ilk defa bir yıldan fazla süreyle ilişkilendirildiği tarihte başlayacak. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki borçlar ve faizleri de TÜFE artışının yarısına göre yeniden hesaplanacak.

Kredi borçlarının geri ödenmesine ve taksitlendirilmesine ilişkin yöntemleri belirlemeye Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu yetkili olacak.haber7
YÖK, yüz binlerce öğrenciyi yakından ilgilendiren konuları bugün karara bağlayacak. YÖK Genel Kurulu toplantısında, mesleki ve teknik yükseköğretim yeniden yapılandıracak kararlar alınacak.

2 yıllık meslek yüksekokulları ve 4 yıllık mesleki-teknik eğitim fakültelerinde gerekli yasal değişikliklerin ardından 2009-2010 akademik yılında uygulanmaya başlanacak değişiklikler şöyle: Meslek yüksekokullarında kalitenin düşmesine neden olduğu için eleştirilen sınavsız geçiş kaldırılacak.

Türk Erasmus'u başlayacak
Meslek Yüksek Okulları'nda 4 sömestr eğitim, 6 sömestre çıkartılacak. Bu okullarda öğrenim gören öğrenciler de meslek liselerinde olduğu gibi staj karşılığında kazalara karşı, sigorta ve asgari ücretin 3'te birinin ödenmesi gibi olanaklardan yararlanabilecek. Ayrıca, Avrupa ülkeleri arasında öğrenci değişimini sağlayan 'Erasmus Programı'nın Türk versiyonu da uygulanak. Yani, doğu ile batı üniversiteleri arasında öğrenci değişimi yapılacak. - takvim
Lise mezunu işsiz genç kızlara müjdeli haber. MEB 15 bin kadını eğitip ‘yardımcı abla’ sertifikası verecek.

Gençler, sertifikayla devlet ve özel okulların ana sınıflarında görev alabilecek

Milli Eğitim Bakanlığı, 15 bin kadına istihdam kapısı açacak olan “yardımcı ablalık” sertifika programını hayata geçiriyor. 2009, 2010 ve 2011 yıllarında kademeli olarak 15 bin lise mezunu kadına “yardımcı ablalık” eğitimi verilecek.

Okul öncesi eğitim çağındaki çocukların okullaşma oranını yüzde 35’e yükselten ve bunu yüzde 50’ye yükseltme çalışmalarına hız veren Bakanlık, personel ihtiyacını da sertifikalı “yardımcı ablalar” ile kapatacak. 30 milyon YTL’lik projeyi AB finanse ediyor. Proje çerçevesinde ilk kursiyerler 2009 yılı Nisan ayında eğitime alınacak.

Projeyle lise mezunu olan kadınlar, MEB’in vereceği teorik ve pratik eğitimin ardından sertifika almaya hak kazanacak. “Yardımcı abla” sertifikası alan 15 bin kadın devlette de iş imkânı bulabilecek. Bakanlığın yaklaşık 2 bin 500 kadını istihdam etmesi planlanıyor. Eğitim alan diğer “yardımcı ablalar” ise özel kreşler ve ana okullarında iş imkânı bulacak. Akşam
Hazırlanan taslakla ilgili diğer öğretim dairelerinin ve il milli eğitim müdürlüklerinin görüşlerini aldıklarını belirten Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, değişikliğin önümüzdeki günlerde kurulda görüşüleceğini açıkladı.

Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan da amaçlarının 'başarıyı teşvik' olduğunu vurgularken, birçok ülkede benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlattı. Gürkan, çalışmanın hayata geçmesi sonrasında 'öğrencilerin daha fazla okula bağlanacağını ve derslerine daha çok çalışacağını' kaydetti. Bu öğretim yılına yetiştirilmesi öngörülen uygulama, şu anda ortalamayı tutturan 50 bine yakın lise son sınıf öğrencisini etkiliyor.

Liselileri yakından ilgilendiren Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği'ndeki değişikliğe göre, uygulamadan 9, 10 ve 11. sınıftaki notları 90 ve üzerinde olan öğrenciler yararlanabilecek. 11. sınıftaki öğrenci 12. sınıf derslerinden sınava girecek. Bu sınavlar 'ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları' ile birlikte yapılacak. 11. sınıf öğrencilerinin liseyi bir yıl erken bitirebilmesi için 3 şansı olacak. Öğrenciler haziran, eylül ve şubat aylarında bu şanslarını deneyecek. 11. sınıfın sonunda haziran ayında girdiği sınavlarda başarılı olan öğrenciler 12. sınıflarla birlikte diploma alacak. Hazirandaki sınavlarda geçemediği dersleri ise eylül ayındaki sınavda verebilecek. Yine de geçemediği dersler olursa şubat ayında bu derslerin sınavlarına girebilecek.

Haziran ve eylül ayındaki sınavlarda derslerin önemli bir kısmını geçen öğrencilerin 12. sınıfa devam mecburiyeti olmayacak. Böylece bir yıl önce mezun olabilen öğrenciler üniversiteye bir yıl erken başlayabileceği gibi ÖSS'ye daha rahat hazırlanabilecek. Öğrenci, şubat ayında tüm derslerini verirse de liseyi 3,5 yılda bitirmiş olacak. Lise sondaki 50 bine yakın başarılı öğrenciyi ilgilendiren taslak, Bakan Çelik'in onayının ardından Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek. haber7
Öğretmenler, kendi paraları ile inşa edilen öğretmenevlerini kullanmak için bandrol ücreti ödeyecek. Öğretmenlerin paraları ile inşa edilen öğretmenevlerinin kullanımına Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bandrol engellemesi geldi.

Sadece 2009 yılı için 60 YTL bandrol ücreti ödemek zorunda olan öğretmenler, bandrol almaması halinde ise 'normal' ücretlendirmeye tabi olacak. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmene Hizmet ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, 26 Kasım tarihli genelge ile öğretmenlere 'üyelik' şartları getirdi.

Genelgede, öğretmenevleri ve öğretmen lokallerine üye olmak isteyen ve üyelik şartlarını taşıyanlar için ülke genelinde bütün öğretmenevi ile öğretmen lokallerinde 2009 yılı üye bandrol ücretinin 60 YTL olacağı bildirildi. Söz konusu ücret, istenirse 12 aya bölünerek ödenecek.

YARGIYA TAŞINACAK

Öğretmenevi ve akşam sanat okullarına gelen üyelerden kartları istendiğinde, 2009 yılı bandrolü bulunmayanlara 1 Şubat 2009 tarihinden itibaren indirim yapılmayacağı belirtildi. Diğer birçok kamu kurumu mensupları, kendi kurum haklarından bandrolsüz faydalanırken, söz konusu genelge ile öğretmenevi kullanımının adeta öğretmenler için zorlaştırılması tepkilere yol açtı. Konuyu gündeme taşıyan eğitim sendikaları, genelgenin geri çekilmemesi halinde yargıya gideceklerini kaydetti. haber7

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek. Bakanlık valilerine sunulmak üzere 81 ilin eğitim sıralamasını ele alan bir karne hazırladı. Valilerin karne notlarını Türkiye genelinde sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrenciler belirleyecek.

MEB İlköğretim Genel Müdürü Er, valilere verilecek karnelerde özellikle illerin zorunlu eğitimde katettikleri aşamanın değerlendirileceğini söyledi. İlköğretim çağ nüfusunun yüzde yüz okullaşması için böyle bir uygulamaya gittklerini belirten Er, karnelerle illerin okula kaydolmamış 6-14 yaş aralığındaki öğrenci nüfus oranına göre sıralanacağını belirtti. Er, okula gitmeyen 325 bin çocuğu daha okula kazandırmak için çalışacaklarını kaydetti.

OCAK'TA KARNELER VERİLECEK

2008 yılı bilgileri üzerinden 1 yıllık olan “il eğitim karnesi” Ocak ayında toplantıya çağrılacak valilere bizzat verilecek. Karnede ayrıca, ilköğretim okullarındaki internet bağlantısı durumu, okuma yazma oranları, 100 Temel Eser okuma istatistikleri, okul öncesi eğitimde okullaşma oranları ile ilgili yüzdeler de değerlendirilecek. Tüm valiler illerinin Türkiye genelindeki durumunu görme şansı yakalarken, daha sonra bu karnelerle il bazında çalışma yürütecek.

Yeni Şafak

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ''Ortaöğretimde okul çeşitliliğinin azaltılması'' konulu bir genelge yayınladı.

Genelgede, milli eğitim sisteminin geliştirilmesi ve kalitesinin çağdaş standartlara yükseltilmesi amacıyla gerçekleştirilen Milli Eğitim Şuraları ile panel, sempozyum, çalıştay gibi toplantılarda ortaöğretimde çok sayıda okul türü bulunduğunun dile getirildiği anımsatıldı.

Ortaöğretimin okul çeşitliliği yerine program çeşitliliğini esas alan bir yapıya kavuşturulması yönünde tavsiye niteliğinde kararlar alındığına da işaret edilen genelgede, Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013) ile 2008 ve 2009 yılı programlarında, ortaöğretimde okul çeşitliliği yerine program çeşitliliğini esas alan bir yapının oluşturulacağı hükümlerine yer verildiği belirtildi.

Genelgeye göre, halen eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmekte olan ortaöğretim kurumlarının amaçlarında, öğrenim sürelerinde ve öğretim programlarında herhangi bir değişiklik yapılmadı.


-OKUL TÜRLERİNDEKİ DEĞİŞİKLİK-


Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetini sürdüren ''Genel lise'', ''Fen lisesi'', ''Sosyal Bilimler Lisesi'' ve ''Anadolu Lisesi'' mevcut durumlarıyla eğitim- öğretimlerini sürdürecek. ''Anadolu güzel sanatlar liseleri'' ile ''spor liseleri'', ''Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi'' adı altında birleştirilecek. Böylece 6 okul çeşidi 5'e inecek.

Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğüne bağlı olarak 35 isim altında faaliyetini sürdüren mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları ''Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'' adı altında birleştirilerek 1'e, Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğüne bağlı olarak 22 isim altında faaliyetini sürdüren mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları ''Kız Teknik ve Meslek Lisesi'' adı altında birleştirilerek 1'e indirilecek.

Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetini sürdüren Anadolu otelcilik ve turizm meslek liselerinin adı ''Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'' olarak değiştirilecek. Ticaret meslek lisesi, Anadolu ticaret meslek lisesi, adalet meslek lisesi ve Anadolu iletişimmeslek lisesi ''Ticaret Meslek Lisesi'' adı altında birleştirilecek, böylece bu genel müdürlüğe bağlı 5 okul çeşidi de 2'ye düşecek.

Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğüne bağlı ''Anadolu Öğretmen Liseleri'' ile Mesleki ve Teknik Öğretim Dairelerine bağlı olarak faaliyetini sürdüren ''Çok Programlı liseler'' ile ''Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezleri'' mevcut durumlarıyla eğitim öğretimlerini sürdürecek.

Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetini sürdüren imam hatip lisesi ve Anadolu imam hatip lisesi, ''İmam Hatip Lisesi'' adı altında birleştirilerek 2 okul çeşidi 1'e, Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyetini sürdüren ortopedik engelliler meslek lisesi ile işitme engelliler meslek lisesi, ''Özel Eğitim Meslek Lisesi'' adı altında birleştirilerek 2 okul çeşidi l'e indirilecek.

Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı olarak faaliyetini sürdüren 4 ortaöğretim kurumu, ''Sağlık Meslek Lisesi'' adı altında birleştirilerek okul çeşidi l'e düşürülecek.

Anadolu liseleri ile Anadolu öğretmen liselerinin dışındaki liselerin önünde kullanılan ''Anadolu'' kelimesi kaldırılacak.


-UYGULAMAYA KADEMELİ GEÇİLECEK-


Ortaöğretimdeki 79 olan okul çeşidi sayısını 15'e indirecek bu düzenlemelere ilişkin gerekli işlemler bakanlığın ilgili birimleri ve valiliklerce yürütülecek.

Uygulamaya 2009-2010 eğitim-öğretim yılından itibaren 9'uncu sınıftan başlamak üzere kademeli olarak geçilecek.

Yeni duruma göre, ortaöğretim kurumlarının tabelaları ''Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Tanıtım Yönetmeliği''ne ve ilgili birimlerce alınan makam onayı ekinde bulunan örneklere uygun olarak hazırlanacak.

Okul isimlerindeki kişi ve kuruluşların isimlerine yeni düzenlemede de aynen yer verilecek.haber7

Yükseköğretim kurumlarında yabancı dil öğretimine ilişkin mevzuat yenilenerek yürürlülüğe girerken, yabancı dilden başarısız olarak okuldan atılan gençlere büyük şans doğdu. Yabancı dille eğitim veren bir yükseköğretim programında yabancı dil derslerinden başarısız olanlar, bu lisans veya lisansüstü programı Türkçe olarak görmeye devam edebilecekleri gibi, talepleri üzerine; başka bir üniversitede öğretim dili aynı olan eşdeğer bir programda öğrenimine devam edebilecekler.

Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik” bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik ile yabancı dil seviye tespit sınavından ve yabancı dil derslerinden muaf olanlar da belirlendi. Ortaöğretimini, İngilizce, Fransızca veya Almanca dilinin anadili olarak konuşulduğu bir ülkede ya da o ülke vatandaşlarının devam ettiği okullarda tamamlayanlar ile TOEFL, DALF, PNDS gibi sınavlarda başarılı olanlar yabancı dil dersinden muaf olacak. Ayrıca, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan YDS, KPDS gibi yabancı dil sınavlarından birinden, kayıt yaptırılan üniversite senatosunca belirlenen seviyede puan alanlar da muaf tutulacak.

YABANCI DİL OKUTULMAYAN BÖLÜMLERDE HAZIRLIK SINIFI ZORUNLU OLAMAYACAK

Yükseköğretim programlarında zorunlu yabancı dil dersleri, toplam 60 saatten az olmamak üzere, en az iki yarıyıl olarak programlanacak. Zorunlu yabancı dil derslerinden muaf olan veya bu dersleri almış ve başarılı olmuş öğrenciler için daha sonraki yarıyıllarda seçmeli yabancı dil dersleri açılabilecek. Üniversitelerde öğretim dilinin “genel olarak” Türkçe olduğuna dikkat çekilen yönetmelikte, bazı seçmeli derslerin kısmen veya tamamen yabancı dille okutulabileceği, ancak; bunun için de senato kararı ve YÖK Genel Kurulu’nun onayı arandığı bildirildi.

Yönetmelikte, “Yabancı dille okutulan derse yer verilmeyen lisans veya lisansüstü programlarda öğrenim görmeye hak kazanan öğrenciler, yabancı dil hazırlık sınıfına devam etmeye mecbur tutulamazlar” ibaresine de yer verildi. Öğretim dili Türkçe olmakla birlikte, programında kısmen veya tamamen yabancı dille okutulan seçmeli derslere yer verilen fakülte, enstitü veya yüksekokul öğrencileri, yapılan yabancı dil sınavında başarılı olamasalar dahi hazırlık sınıfını geçerek lisans veya lisansüstü programlara devam edebilecekler. Ancak bu öğrenciler, kısmen veya tamamen yabancı dille okutulanların dışında, sadece Türkçe olarak verilen seçmeli dersleri alabilecekler.

YABANCI DİLDE BAŞARISIZ OLANLARA “OKUMA” ŞANSI

Yabancı dille verilen lisans programına kayıt yaptıran öğrencinin yabancı dil hazırlık sınıfına devam etmesine rağmen, ikinci yarıyıl sonunda yapılan yabancı dil sınavında başarılı olamaması halinde, talebi üzerine, ÖSYM tarafından, başka bir üniversitede ya da kaydının bulunduğu üniversitede öğretim dili Türkçe olan eşdeğer bir programa, eşdeğer programın bulunmaması halinde, yakın programlardan birine yerleştirilebilecek. Ancak bunun için, kayıt yaptırdığı yıl itibarıyla, öğrencinin üniversiteye giriş puanının, yerleştirileceği programa kayıt yaptırmak için aranan taban puanından düşük olmaması şartı aranacak.

Yapılan bu denetim sonucuna göre YÖK Genel Kurulunun kararı ile bir lisans veya lisansüstü programın yabancı dille okutulması izni geri alınabilecek. Söz konusu iznin geri alınması halinde, daha önce bu programa kayıt yaptırmış olan öğrenciler, bu lisans veya lisansüstü programı Türkçe olarak görmeye devam edebilecekleri gibi, talepleri üzerine, ÖSYM tarafından, başka bir üniversitede öğretim dili aynı olan eşdeğer bir programa, eşdeğer programın bulunmaması halinde, yakın programlardan birine yerleştirilecekler. Ancak bunun için de kayıt yaptırdığı yıl itibarıyla, öğrencinin üniversiteye giriş puanının, yerleştirileceği

Söz konusu yönetmeliğin yürürlülüğe girmesi ile 1 Nisan 1996 tarihli ve 22598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Eğitim-Öğretim ve Yabancı Dille Eğitim-Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik”, yürürlükten kaldırıldı.haber7

Türkiye’deki öğrenci ve öğretmenler için internette sınırsız kaynak ve yardımcı öğrenim ortamı sağlaması planlanan paylaşım platformu "Dijital Dünyana Beni Dahil Et Platformu"nun tanıtım toplantısında konuşan Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem, platformla Türkiye’de eğitimin kalitesini artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Dünyada 1,3 milyar civarında insanın internete erişebildiğini, 1 milyar insanın daha bu hizmetten faydalanabileceğini ifade eden Ertem, Intel olarak "World Ahead" projeleriyle bu insanların internete erişmesi için uğraştıklarını anlattı.

Dijital dünyaya dahil olmanın eğitim, KOBİ’ler ve kırsal bölgelerdeki kişiler gibi 3 grubun katılımıyla gelişeceğine inandıklarını dile getiren Ertem, eğitim konusunda daha önce çeşitli projeler geliştirdiklerini ifade etti. Ertem, "İnternette artık katılımcılık var. Herkes katılım ve paylaşımda bulunuyor. Öğretmenler, öğrenciler ve velileri birbirine bağlayacak öğrencileri içerik tüketicileri olmaktan, içerik üreticisi haline getirecek bir program oluşturmayı hedefledik. Bu projenin ilk adımı. Şu anda konsepti ortaya koyuyoruz. Çığ gibi büyüyeceğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Platformun 11 okulda pilot uygulamalarla hayata geçtiğini ve her katılımla içeriğin daha da büyüyeceğini ifade eden Ertem, "Proje ilk kez Türkiye’den çıkıyor. Türkiye’den tüm dünyaya götürmeyi hedefliyoruz" dedi.

-BAŞKAN BARRETT-

Intel Yönetim Kurulu Başkanı Craig Barrett, Türkiye’ye gelmeden önce Helsinki, Viyana, Kahire gibi kentlerde bulunduğunu, her ülkede, o ülkenin kendi dilinde yeteri kadar internet içeriği olmamasından kaynaklanan sorunlar gördüğünü anlattı.

Türkçe içeriklerin oluşturulup, okullarda hizmete sunulmasının önemine işaret eden Barrett, Türkiye’de okullarda geniş bantla internete bağlanıldığını, bilgisayarların okullara dağıtıldığını, öğretmenlerin bu konuda eğitildiğini ve öğrenme sürecinde bilgisayarın aktif olarak kullanıldığını söyledi.

Craig Barrett, dijital öğrenmeyi geliştirmek için başlattıkları projenin Türkiye’deki insanların becerileri ile başlatıldığını, başarılı olduğu takdirde diğer ülkelere de yayılabileceğini kaydetti. Tüm konuşmacıların bilgisayar ve internet gibi araçlardan bahsettiğini dile getiren Barrett, "Ama ben eğitimle ilgili en kilit noktada öğretmenlerin olduğunu düşünüyorum" dedi.

Barrett, konuşmasını Cumhuriyetin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır" vecizesiyle tamamladı.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Temsilcisi Mahmud Eyüb de dünyada ülkeler arasında ya da toplumlar içinde alt yapı eksikliği, sosyo-ekonomik dengesizlikler gibi sebeplerle internet kullanımda uçurum oluştuğunu, gerekli teknolojilere yatırım yapılması ve insanların eğitiminin sağlanması gerektiğini kaydetti.

Eyüb, "Türkiye’de teknoloji, internet erişim merkezleri sayesinde giderek erişilebilir hale geliyor. Ancak insanlar teknolojiyi çok etkin kullanamıyorlar. Çünkü Türkçe içerikler yeterince zengin değil. Daha fazla kişinin dijital dünyaya katılması siyasi, toplumsal yaşama katılmayı kolaylaştıracak" diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk ise 5 yıl önce Türkiye’de 160 öğrenciye bir bilgisayar düştüğünü, bugün ise ilköğretim okullarında 14 öğrenciye 1, orta öğretimde 10 öğrenciye 1 bilgisayar düştüğünü kaydetti.

Bakanlık olarak projeyi çok önemseyip sahiplendiklerini belirten Aktürk, amacın okullara bilgisayar kurup internet götürmek olmadığını, içerik olmadığı müddetçe bilgisayarların yeterince kullanılamadığını, gerekli içeriğin sağlanmasının bilgisayar kullanımını artıracağını anlattı.

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, Intel’in eğitim sistemine yaptığı karşılıksız katkılardan dolayı teşekkür edip, Türkçe içerik eksikliğini gidermesi hedeflenen çalışmadan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Okullara geniş bant internet erişimi ve bilgisayar sağlamanın yanında içerik kazandıracak projelere de rehberlik yaptıklarını dile getiren Çelik, "Ülkemizin kazanacağı yerde herkesle el sıkışırız. Biz Intel ile gerçekleştirdiğimiz bu projede hem bizim hem ülkemizin kazanacağına inandığımız için buradayız" diye konuştu.

Toplantıda, platformun pilot uygulamasına başlanan 4 okuldan biri olan Ankara Evliya Çelebi İlköğretim Okulu öğretmen ve öğrencileri platform sayesinde yaptıkları çalışmaları anlattı. Öğrenciler, hazırladıkları Anıtkabir sanal müzesinin İstanbul’daki öğrenci arkadaşları tarafından gezilebileceğini, ödevlerinin ve projelerinin öğrenci arkadaşları ve öğretmenler tarafından paylaşılabileceğini gösterdi.

www.benidahilet.org adresinde hizmet verecek eğitim portalı, yaratıcılık ve interaktif öğrenim ile okullar, öğretmenler ve öğrenciler arasındaki işbirliğini teşvik etmek için tasarlandı. Başlangıçta pilot proje olarak 11 ilk, orta ve lise dereceli okulda yürütülecek ve şu anda 4 okulda uygulanan proje 2 yıllık sürede daha fazla okulda uygulamaya geçecek.

Uygulamanın, sadece ilköğretim için değil, yüksek öğretim ve sağlık gibi değişik alan ve sektörlerde de kullanılabileceği bildirildi.milliyet egitim

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü, nitelikli öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulan ve ÖSS’de neredeyse yüzde 100’e yakın başarı sağlayan Anadolu Öğretmen Liseleri’nin başarısını "mükemmel" düzeye getirmek amacıyla yeni çalışma başlattı.

Genel Müdürlük Anadolu Öğretmen Liseleri’ne “144 standart" getirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü, eğitim fakültelerine gidecek öğrenci kalitesini artırmak ve öğretmen niteliğini yükseltmek amacıyla yeni bir çalışmaya imza attı. ÖSS sınavlarında yüzde 100’e yakın başarı oranı ile Türkiye’nin en başarılı okulları olarak gösterilen Anadolu Öğretmen Liseleri’nin “model okulö olması amacıyla yapılan çalışma ile okullar çağdaş ölçütler temelinde geliştirilecek. Belirlenen 144 standart ile karşılaştırma yapma imkanı sağlanarak, Anadolu Öğretmen liseleri arasındaki farklılıkları asgari düzeye indirilerek zamanla tümünü “Model Okulö haline getirilecek.

Bu yıl başlatılacak çalışma ile tüm Anadolu Öğretmen Liseleri’nin kalitesi “mükemmelö düzeye getirilecek. Daha sonra Valilikler tarafından “Model Okulö olarak Bakanlığa önerilen okullar 144 standarda göre değerlendirilecek ve ödüllendirilecek.

-OKULLAR HER DÖNEM DEĞERLENDİRİLECEK-

Çalışma ile okullar, yeterlik ve iş başarı düzeyini değerlendirmek üzere her dönem sonunda yapılacak toplantıda, Anadolu Öğretmen liseleri model okul uygulaması değerlendirme ölçütleri olan 144 standarda göre değerlendirmeye tabi tutulacak. Okulların değerlendirmeleri de valilikler aracılığıyla MEB’e gönderilecek.
Değerlendirmeyi yapacak olan “Merkez Değerlendirme Kuruluö ise Genel Müdürlük bünyesinde, bir genel müdür yardımcısının başkanlığında, bir daire başkanı ve iki şube müdüründen oluşacak. Her yıl ocak ayında kuruyacak olan Kurul, bir yıl süre ile görev yapacak.

-OKULLARA 144 STANDART-

Anadolu Öğretmen Liseleri’nin değerlendirilmesi yer alan 144 standart içerisinde; Fiziki Durum başlığı altında okul bahçesinin standartları, derslik binası standartları, pansiyon standartları, spor salonu, lojman, kütüphane standartları ve diğer eklentilerin standartları değerlendirilecek.

Standartlar içinde, yönetim çalışmaları, öğretmen kurulu çalışmaları da değerlendirilecek. Öğretim Etkinlikleri içinde ise zümre toplantıları, öğrenci başarısında birinci ve ikin dönem de standartlar çerçevesinde değerlendirilecek.
Eğitim etkinlikleri içinde ise sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin yanı sıra, kulüp sayıları, kulüp çalışmaları, projeler, disiplin işleri, uygulama ve izleme etkinlikleri de değerlendirilecek.

Standartlar içinde ayrıca, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri, okul aile birliği çalışmaları, okul-çevre ilişkileri, çalışmaların planlanması, bağış ve yardımlar ile gerçekleştirilen çalışmalar, örnek ve özgün çalışmalar da değerlendirilecek.milliyet egitim

Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) tarafından hazırlanan ''Eğitimde etkin öğrenme ve ders çalışma yöntemlerinde verimlilik'' başlıklı broşürde, çalışma sürelerinin en az yarım saat, en fazla bir saat olarak ayarlanması, her bir saatte 10 dakika ara verilmesi tavsiye ediliyor.

Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için en temel girdinin öğrenci fonksiyonu olduğu belirtilen broşürde, öğrencinin herhangi bir bilgi, tutum ve davranışı öğrenmesi için öncelikli olarak öğrenmeye istekli olması gerektiği anlatılıyor.

Öğrencinin başarılı olabilmesinin etkin öğrenme ile gerçekleşeceği kaydedilen broşürde, öğrencinin harcadığı çaba oranında başarı gösterememesi durumunda çalışmanın verimsiliğinden söz etmek gerektiği belirtiliyor.

Etkin öğrenme tekniklerinin eğitimde kullanılmasının öğrenciye, katılımcılık, olumlu ve amacına ugun bilgi, tutum ve davranış değişikliği, öğrenilen şeyin yaşantıda kullanımı ve sorun çözücü düşünme yeterlilikleri kazandıracağına işaret edilen broşürde, etkin öğrenme ve verimli ders çalışma konusunda şu önerilerde bulunuluyor:

''Öğrenciler öncelikli olarak kısa ve uzun dönemli hedeflerini belirlemelidir. Öğrenci ders çalışmaya başlamadan önce çalışma ortamını düzenlemelidir. Öğrenciye mümkünse ders çalışabileceği bir oda, bu sağlanmıyorsa evin içinde uygun bir köşe veya yer ayırmalı, buraya bir masa ve sandalye yerleştirilmelidir. Çok rahat ve yumuşak bir koltuk, kanepe veya yatak üzerinde uzanarak, yatarak çalışma, öğrencinin ağırlaşmasına neden olabilir. Çalışma masasının karşısına veya öğrencinin göz hizasına gelecek şekilde, dikkati dağıtıcı, hareketli veya sabit materyal yerleştirilmemelidir. Çalışma ortamı gürültüden, müzik veya TV sesinden arındırılmalıdır.''

-DERS ÇALIŞIRKEN ELMA TÜKETMEK FAYDALI-

Çalışma ortamının sık sık havalandırılması gerektiği vurgulanan broşürde, şu bilgilere yer veriliyor:

''Öğrenci dikkatinin dağıldığını ya da hayaller kurma eğilimine girdiği anda odayı havalandırmalı, basit egzersizler yaparak dikkatini yeniden toplamalıdır. Çalışma ortamında ışığın konumuna veya ısıya dikkat edilmelidir. Öğrencinin kullandığı ışığın görmeyi engelleyecek veya gözlere zarar verebilecek düzeyde olmamasına dikkat edilmelidir. Öğrenci ders çalışma öncesinde hafif gıdalar almalıdır. Aşırı tokluk veya açlık ders çalışmayı engelleyen önemli etmenlerdir. Bunun yanında ders esnasında aşırı olmamak kaydıyla şekerleme veya elma yemek faydalı olacaktır. Uyku düzeni de önemli bir etmendir. Çünkü dinlenmiş bir zihne alınan bilgiler kalıcı olacaktır. Düzenli bir uyku ile unutma oranı düşecektir.''

-AYNI GÜN TEKRAR FAYDALI-

Ders çalışmaya öncelikle o gün okulda öğrenilen konuların gözden geçirilerek başlanması gerekiliğine işaret edilen broşürde, yapılması gerekenlerden bazıları ise şöyle sıralanıyor:

''Çalışma süresi en az yarım saat, en fazla bir saat olarak ayarlanmalı, her bir saatte yaklaşık on dakika ara verilmelidir. Bu aralarda başka bir dersin ön hazırlığı yapılabilir. Öğrenci çalışma ve dinlenme zamanını planlamalı, belli bir disiplin içerisinde çalışmalıdır. Başarısız olunan ders ve konuların, yazılı ve sözlü sınav sorularının yeniden incelenip değerlendirilmesi ve doğru cevapların öğrenildiğinden emin olunması etkin öğrenmeye yardımcı olacaktır. Bir konu sadece bir kitaptan değil başka kaynaklardan yararlanarak da tekrar edilmelidir. Unutma, en fazla, tekrar yapılmadan geçen ilk 24 saat içinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle, dersler ve özellikle yeterince anlaşılmamış konular bu süre içinde tekrar edilmeli ve akılda kalıcı, günlük yaşantıya uyarlanabilen ilişkilendirmelerden yararlanılmalıdır.''haber7aa