-Programın çoklu zeka kuramına göre hazırlanması dersi cazip hale getiriyor.
- Program öğrenci seviyesine uygun olarak hazırlanmıştır
- Güncelliğini yitiren konular ayıklanmış, güncel yeni konular eklenmiştir
- Kavramlar ve örnekler öğrencinin yaşantısından alınmış olması öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır
-Ders kitaplarında çözümlü örneklerin verilmiş olması konunun anlaşılması için faydalıdır.
-Öğrenci Merkezli ve öğrenciyi aktif hale getiriyor.
-Araştırma deney ve gözleme yer vermesi.
-Kolay bulunan.malzemeler önerilmektedir.
-Öğrenciye hitap etmektedir.
-Araç ve gereçler öğrencilerin seviyesine ve yeterliliklerine uygundur.
-Üniteler günlük yaşantımızla örneklendirildiği için öğrenmeye teşvik edicidir. Konular öğrenciyi araştırmaya yönlendirmektedir.
-Örnekler canlı ve dikkat çekicidir.
-Uygulamalar sade ve kolay etkinlikler ve uygulama sınıf içi etkileşimi olumlu yönde etkilemektedir.
OLUMSUZ YÖNLER
- Etkinliklerin fazlalığı nedeniyle süre yetmiyor.
-Her öğrencin aynı sorumluluğa sahip olmaması bazı sorunları beraberinde getiriyor.
-Öğrenci sayısı fazla olan sınıflarda uygulamada zorluklar var.
-Bazı konuların işlenmesinde-Zaman yetersizliği vardır.
- SBS için hazırlayıcı nitelikte daha fazla soruya yer verilmelidir.
-Sorular dolaylı yoldan sorulmuş ve uzun cümleler kullanılmıştır.Öğrencilerin soruları anlaması güçleşmiştir.
- Etkinlik sayısı çok fazladır.
-SBS ye hazırlama çalışmalarına daha fazla yer verilmelidir.
Prof. Dr. Ayça Vitrinel (Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı) “Çocuğun okul başarısı için beslenme çok önemli”
Okul çağı çocuğunun direncini yüksek tutmak için ne yapmak gerekir? Çocuğun hastalıklarla baş etmesi ve sağlığı için beslenme büyük önem taşır. Okul çağı yani 6–12 yaş arası çocukların gelişim gösterdikleri ve konsantrasyonlarının yüksek olması gereken dönemlerden biridir. Her dönemde olduğu gibi beslenme burada da ön plana çıkar. Okula giden çocukların beslenme planında kahvaltının önemi büyüktür. Çocuk mutlaka kahvaltı ederek okula gitmelidir.
Bu okul başarısını derslerdeki uyumu arttırır. Bu durumun devamı için okulda yediği ara öğünlerde ise meyve, yoğurt, süt gibi yiyecekler alması uygundur. Okulda yemek yiyen çocuklara tüm besin maddelerini içeren kalorisi hesaplanmış menüler hazırlanır.
Çocuk için ideal kahvaltı nasıl olmalıdır?
Kahvaltıda besin maddelerinin dengeli olarak alınması gerekir. Bir örnek vermek gerekirse bir bardak süt, bir kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir, 2 dilim ekmek, domates ve salatalık olabilir.
Okul çağı çocuklarında en çok görülen rahatsızlıklar nelerdir?
Öncelikle okul çağı çocuklarında damlacık yoluyla bulaşan üst solunum yolu enfeksiyonları sık görülür. Bu dönem özellikle viral enfeksiyonların çok yoğun olduğu bir dönemdir. Okul çağı çocuklarında geniz eti iltihabı, bademcik iltihabı, nezle gibi hastalıklara sık rastlanır. Bunların büyük bir kısmında bol su, ateş düşürücü, serum fizyolojik gibi burun damlaları tedavi olarak yeterlidir.Gereksiz antibiyotik kullanılmamalıdır. Antibiyotikler bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonu tanısı konulduğunda ve hekim tarafından verildiğinde kullanılmalıdır. Bilinmelidir ki antibiyotikler ateş düşürücü değildir.
Çocukların taşıdığı büyük çantalar sağlıklarını nasıl etkiler?
Okula yeni başlayan çocuklarımız ilk heves tüm kitaplarını her gün taşımak isterler.Halbuki çanta ağırlığının çocuk ağırlığının %15’ini geçmemesi gerekir. Bu da okul çağında aşağı yukarı 3 kiloya denk gelir. Ağır çantalar omurga eğriliklerine bel ağrılarına neden olur. Çift askılı çantaların tek askılı olarak bir omuzda kullanılması şikayetleri arttırır. Çanta yerleştirilirken ağır olan materyaller bel bölgesine yakın yerleştirilmelidir. Çocuk uzun süre ayakta kalacaksa çantasını mutlaka omuzlarından indirmelidir. Çift askılı taşıma dışında çantaları belden de bağlamak sağlık açısından önemlidir.
Klinik Psikolog Özden Bademci Dandul (Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Bağdat Caddesi Polikliniği Klinik Psikolog) “Çocuk okuldan kaçıyorsa aile buna boyun eğmemelidir”
Çocukların doğasında sürekli olarak sınırları zorlamak vardır. Anne babaların kararlı, soğukkanlı ama anlayışlı tavırları çocuğun kaygı ve korkularını yenmesine yardım eder. Çocuğun karşısında çaresiz bir anne babayı görmesi onun içinde bulunduğu durumu aşılamaz bir durum olarak algılamasına neden olur.
Okula yeni başlayacak çocuklarda görülen okuldan korkmanın nedeni nedir?
Okula gitmeyi reddetmenin çocuklar arasında oldukça yaygın olmasıyla birlikte en fazla görüldüğü yaş aralığı 8-13 yaş aralığıdır. Genel olarak bakıldığında çocuğun okula gitmeyi reddetmesinin nedeni evden/anne-babadan ayrılma kaygısıdır. Özellikle daha küçük olan çocuklar için ayrılma çok da alışık oldukları bir
Okul fobisinin belirtileri nelerdir?
Çocuk okula gittiğinde hatta daha okula gitmeden önce onun için dayanılmaz olan kaygı ve korkular yaşar. Bu korku ve kaygılar hem okul hem de aile kaynaklı strese verilen tepkilerdir. Çocuğun okula gitmemek için kendince nedenleri vardır. Öne sürdüğü bahaneler arasında karın ağrısı, kusma gibi fiziksel şikayetler de olabilir.
Bu konuda aileler ne yapmalıdır?
Çocukları okul fobisi yaşayan anne ve babaların, çocuklarının sınıf öğretmeni ve okulun rehberlik servisi ile işbirliği içine girmeleri gerekir. Bu işbirliğinin aynı zamanda çocuğun, okul ve aileyi aralarında ilişkinin olduğu bir bütün olarak algılamasını sağlayarak okula uyumunu kolaylaştırır. Öncelikli olarak anne babaların çocuklarını ısrarla okula götürmeleri, gerekirse sınırlı olarak çocuklarının yanında beklemeleri gerekir. Bir gün okula götürülmeyen çocuk, sonraki günlerde de sürekli olarak
Annelerin her gün çocuklarını okul kapılarında beklemeleri doğru mudur?
Anne babaların okul kapılarında beklemeleri doğru değildir. Okuldan ayrılamayan anne aslında çocuğundan ayrılamamaktadır. Bu da çocuğun ayrılmasını, bağımsızlaşmasını okulla uyumunu etkileyecektir. Anne babaların çocuklarına kendilerinden emin bir şekilde soğukkanlılık ve kararlılıkla hoşçakal diyebilmeleri gerekir.
Okula alışmanın zor olabileceği riskine karşı okul öncesinde yapılması gereken şeyler var mıdır?
Çocuğun okul için duygusal olarak hazırlanması gerekir. Çocukla birlikte okulun ziyaret edilmesi, öğretmeni ile tanıştırılması çocuğun kendisi için yeni olan bu deneyime duygusal ve zihinsel olarak hazırlık yapmasını sağlar. Ayrıca okul araç ve gereçlerinin birlikte alınması, çocuğun kullanacağı malzemeleri kendisinin seçmesi de heyecan duymasını sağlar. Aile çevresinden okula giden çocukların örnek gösterilmesi çocuk için bir rol model oluşturacağından, okula başlaması ile doğacak kaygıları ile başa çıkmasına yardım eder.
Yrd. Doç. Dr. Vildan Öztürk Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Çocukların göz bozukluğu başarılarını nasıl etkiler?
Çocuklar genellikle görme problemlerini farketmezler ya da belirtmezler. Çünkü görmeleri kendileri için normal olduğundan herkesi öyle görüyor zannederler. Oysa çocukların büyüme ve gelişmesi sırasında öğrendiklerinin büyük çoğunluğu görme yolu ile oluşmaktadır. Çocuklarda görmenin değerlendirilmesi ve takibi bu nedenle kesinlikle göz ardı edilmemelidir çünkü görmeleri hayatlarını yönlendirecek, meslek seçmelerini, sosyal ilişkilerini ve faaliyetlerini etkileyecek önemli bir faktördür.
Ailelere neler önerirsiniz?
Sistematik olarak doğumdan sonra hemen, 6. ayda ve sonrasında göz hekiminin önerdiği aralıklarla, senede bir kereden az olmamak şartıyla çocukların göz muayenesinden geçmesi uygundur. Büyüklerde kantitatif eşeller ile değerlendirilen görme yeni doğanlarda, bebeklerde, okul öncesi çağda ve okul çocuklarında farklı muayene yöntemleri ile değerlendirilir.
Hangi belirtiler varsa çocuklar mutlaka göz doktoruna götürülmelidir?
Okul çocuğunda görme problemlerine bağlı olarak sık görülebilen belirtiler şöyledir;
Okuma ve yazma ile başağrısı
Okurken kelimelerin bulanıklaşması ya da kayması,
Okurken kelime ya da satır atlaması,
Okumasının yaşıtlarına göre yavaş ya da gelişmemiş olması,
Okurken başını eğmesi ya da tek gözünü kapaması,
Tahtadan yazı çekmede zorluk,
Okuma ve yazmada isteksizlik,
Okurken küçük kelimeleri atlama,
Yazarken satırı düzgün takip edememe,
Yanan, kaşınan, sulanan, gözler,
Göz kızarıklığı,
Okuduğunu anlamada güçlük,
Kitabı çok yakın tutma,
Televizyonu yakından seyretme,
Okurken dikkatini vermede zorluk,
Ödevlerini yapmada isteksizlik, “yapamıyorum” diyerek kolay vazgeçme,
Sakarlık,
Uzun sürede bitmeyen ödevler,
Dalıp gitmeler,
Göz kırpıştırmaları,
Bizim Sağlık
MEB Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan, raporların sunumundan sonra yaptığı konuşmada, komisyonlarca programların uygulanması konusunda okulların fiziki yapılarının düzenlenmesi, araç gereç eksikliklerinin giderilmesi gerektiğinin tespit edildiğini kaydetti.
Bakanlığın, bu sorunların giderilmesi için yoğun bir şekilde çalıştığını ifade eden Gürkan, ''Okullarımızda ders araç gereci açısından hiçbir sıkıntı kalmamıştır'' dedi. Komisyonların ders saatlerinin artırılması yönünde de önerilerde bulunduğunu hatırlatan Gürkan, şunları söyledi:
''Seçmeli dersler ve temel dersler dahil 99 dersimiz var ama biz bunu bir okulda icraya koyduğumuzda 15-20 ders oluyor. Haftalık ders saatlerinin 35-40'tan 35'e ve 30'a indirdik. Şimdi biz bir taraftan bunu yaparken, çocuklarımızın yükünü hafiflettik derken, bir taraftan da tekrar sil baştan yukarıya çıkmak elbette makul değil ama bu teklifleri biz kabul ediyoruz. Bunlar çalışılacaktır. Gerçekten makul olanlar uygulanacaktır.''
-''BU PROGRAMLARDAN ASLA GERİ DÖNÜŞ OLMAYACAKTIR''-
MEB TTK Başkanı Merdan Tufan ise ders kitaplarının hep birlikte değerlendirilmesi ve varsa hataların giderilmesi gerektiğini ifade ederek, ''Dünya devletleriyle yarışabilmek için ne gerekiyorsa onu yapalım. Birbirimizin hatasını aramak, birbirimizin önüne takoz koymak bize yakışmıyor. Ortaya koyduğumuz programlar elbette eleştiriye açıktır. Eleştirileri dikkate alacağız'' diye konuştu.
Tufan, şöyle devam etti:
''Zaman zaman illere yaptığımız toplantılarda bazı eğitimcilerimizin bu programlardan geri dönülebileceği gibi bir beklenti ve kuşkunun da var olduğunu gördük. Şunu net olarak belirtmeliyim ki bu programlardan artık asla geri dönüş olmayacaktır. Herkes bunu çok iyi bilmelidir ama mutlaka bu programlar revize edilecek, mükemmel hale getirilecektir.''
-KOMİSYONUN ÖNERİLERİ-
Coğrafya, matematik, edebiyat, dil ve anlatım, din kültürü ve ahlak bilgisi ders programlarının değerlendirilmesi için oluşturulan komisyonların önerileri şunlar:
Coğrafya:
-Öğretmenlere yeterince hizmet içi eğitim verilmiyor.
-Yeni müfredatın anlaşılabilmesi için öğretmenler desteklenmeli.
-Üniversitelerden hizmet alınmalı.
-Okullardaki fiziki alt yapı yetersiz, hazırlanan program profesyonel olsa bile alt yapı yetersiz olduğu için uygulanamıyor.
-Programda yer alan kazanımlar yeterince net değil ve kitaba çok fazla yansıtılmamış.
-Öğretmenlere arazi çalışmaları için ek ders ücreti verilmeli.
-Yüksek öğretim programları da yeni müfredata uygun hale getirilmeli, eğitim fakültelerinde yeni müfredatı bilen öğretmenler yetiştirilmeli.
-Kitaplardaki bilgiler güncel değil, örneğin 11. sınıf kitabında Türkiye ekonomisine ilişkin 1990'lı yılların bilgilerine yer veriliyor.
-Kitaplarda harita, grafik gibi görselliklere daha fazla yer verilmeli.
-Ders kitaplarına daha fazla özen gösterilmeli, maddiyattan kaçınılmamalı.
Matematik:
-Yeni program okullarda tam olarak uygulanmıyor, bu konuda yetkililerin dikkati çekilmeli.
-Müfredat ile üniversite sınavı uyumlu değil, uyumlu hale getirilmeli.
-Matematik ders saati 4'ten 5'e çıkarılmalı.
-Geometri dersi 9. sınıftan itibaren verilmeli.
-Analitik geometri dersi 10. sınıftan itibaren verilmeli.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi:
-Program için toplumsal gelişim ve değişimler dikkate alınmalı.
-Programın uygulanabilmesi için 1 ders saati yetersiz geliyor, ders saati 2'ye çıkarılmalı.
-Öğretmenlere hizmet içi eğitim verilmeli.
-Dersin işlenmesi için gerekli araç gereç yetersiz, branş sınıfları kurulmalı.
-Öğrencilere görsel ve işitsel sunumlar hazırlanmalı.
-ÖSS'de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi soruları çıkmalı.
-Öğretmenlerin kitap seçebilmeleri için inisiyatif göstermesi için izin verilmeli.
Edebiyat, Dil ve Anlatım:
-2 saatlik ders süresi yetersiz, konular yetişmiyor.
-Araç gereç yetersiz.
-Hizmet içi eğitim verilmeli.
-Ders kitabı için kelimeler sözlüğü verilmeli, anlamada sıkıntı yaratıyor.
-Metinler uzun olduğu için öğrencilerin dikkati dağılıyor.
-Program özgür düşünmeyi amaçlıyor ancak ortak sınav buna engel oluyor, bunun önüne geçilmeli.
-Görsel zenginliklere kitapta yer verilmeli, yazar fotoğraflarıyla metinler zenginleştirilmeli.haber7
Önce tüm illerde branşlara göre komisyonlar kurup öğretmenlere müfredat ve ders kitaplarını sorgulatan bakanlık, şimdi de bir 'çalıştay' düzenleyerek müfredatın eksikliklerini masaya yatırdı. Çalıştaya katılan Müsteşar Yardımcısı Recep Işık, ders kitaplarının lüzumsuz bilgilerle dolu olduğuna dikkat çekerek, kitaplarda günlük hayatta yeri olmayan konuların çıkarılması için görüş alışverişinde bulunulacağını açıkladı.Kızılcahamam Asya Termal Tesisleri'nde dün başlayan 'Ortaöğretim Programları ve Ders Kitaplarını Değerlendirme Çalıştayı' bugün de devam edecek. Toplantıya yaklaşık 30 öğretim üyesi, 15 sivil toplum kuruluşu temsilcisi, farklı okullardan 10 öğrenci ve 5 öğrenci velisi, 30 farklı ilden belirlenen 5 ayrı branşta yaklaşık 105 öğretmen, 18 okul müdürü, 8 il milli eğitim müdür yardımcısı, askerî liselerden 2, polis kolejinden 2 ve özel okullardan 10 temsilci, 5 bakanlık müfettişi ve 50 bakanlık temsilcisi olmak üzere toplam 260 kişi katılıyor. Tüm tarafları bir araya getiren ve lisedeki zorunlu dersler olan din kültürü ve ahlak bilgisi, Türk edebiyatı, dil ve anlatım, coğrafya ve matematik müfredatı ile ders kitaplarının ele alındığı çalıştayda, müfredatlarda yapılacak değişikliklere karar verilecek.Toplantının açılışında konuşan Müsteşar Yardımcısı Işık, ders kitaplarının kalınlığından şikayet ederek, öğrencilere çok şey verelim derken hiçbir şey verilemediğini vurguladı. Işık, lüzumsuz tekrarlarla günlük hayatta yeri olmayan konuların çıkarılması halinde ders kitaplarının boyutlarının küçüleceğini kaydetti. Öğrencinin yoğun bilgiden tiksindiğini ve kitaplardan soğuduğunu belirten Müsteşar Yardımcısı, öğretmen kılavuz kitaplarının da mercek altına alınması gerektiğini ifade etti. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan da çalıştayda program ve ders kitalarının verimliliği gibi konuları masaya yatıracaklarını söyledi. Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan ise, yenilenen programlarla ders kitaplarının sürekli sorgulanması ve geliştirilmesi gerektiğine işaret ederek, toplantıda bu 'öz değerlendirmeyi' yaptıklarını ifade etti.
Ek ödeme mağduru 3 bin öğretmene çözüm aranıyor
Hükümetin 1,5 milyon memura verdiği 'ek ödeme'den 3 bin öğretmenin yararlanamadığı ortaya çıktı. Kadroları okulda olduğu halde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) merkez ve taşra teşkilatında geçici görevli öğretmenlerin 112 YTL civarındaki ek ödemeden yararlanamaması, büyük tepki çekti. 2006 yılından bu yana 136 YTL denge tazminatından mahrum olan geçici görevli öğretmenlerin, ek ödemeyle birlikte kayıpları 248 YTL'yi buldu. Okuldaki öğretmenlerden daha az maaş alır duruma düşen 'görevli öğretmenler'den bazılarının okuluna dönmek istemesi de idarecileri sıkıntıya soktu.
MEB, mağduriyeti gidermek için Maliye Bakanlığı ile görüşüyor. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın, Maliye'nin geçici görevli öğretmenlerin 248 YTL'lik kaybını en kısa zamanda gidereceğini söyledi. Bu arada ek ödemeler sonrasında bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürleri, okul müdürlerinden daha az maaş alır duruma düştü. Okul müdürünün amiri durumundaki ilçe milli eğitim müdürünün maaşı yaklaşık 1.600 YTL olurken, bir ilköğretim okulu müdürünün maaşı 1.900 YTL'yi geçti. Ek ders ücretinin tamamını alabilen bir öğretmenin maaşı ise 1.600 YTL'yi buldu. Personel Genel Müdürü Yalçın, bu konuyu da Maliye'ye ilettiklerini belirterek, en kısa sürede bir çözüme ulaşılacağını kaydetti. Öte yandan geçen hafta yapılan öğretmen atamasında formasyonları olmadığı halde atanan 169 adayın ataması iptal edildi.zaman

İlköğretim birinci kademe öğrencileri için oldukça yararlı bir program.
Sevgili öğrenciler; programla dört işlemle ilgili pekçok alıştırma yapabilirsiniz. Bu şekilde hem eğlenecek hemde işlem yapabilme yeteneğiniz gelişecektir.
Program tamamen ücretsiz olup dili Türkçedir. (11mb)
İndirmek için Tıklayın.
* Sitede sunulan programları kurmadan/çalıştırmadan önce virüs taramasından geçiriniz.
Programların kullanımları sonucu oluşabilecek zararlardan http://io-matematik.blogspot.com sorumlu değildir

Alman astronomu, matematikçisi ve fizikçisidir. Daha çocukluğunda, erken gelişmiş zekası, matematiğe karşı zekasıyla sivrildi ve Brounseweig dükünün ilgisini çekti. Dük, okul masraflarını üzerine alarak O' nu Göttingen Üniversitesine gönderdi. Henüz 16 yaşındayken Herschel'in 1781 de keşfettiği Uranüs gezegeninin yörünge elemanlarını hesaplayarak, Yer'in bir noktasından yapılan ölçülerle, bu gezegenin yörünge elemanlarını bulmaya yarayan ve günümüzde hala kullanılan bir metot ortaya koydu. 1798 de Helmesdt'e yaptığı bir inceleme gezisinden sonra, Braunschweig'a döndü ve birkaç yıl içinde kendisini büyük matematikçiler sırasına koyacak bir seri çalışma raporu yayımladı.
Sayılar üzerine incelemeleri topladığı Disqvisitiones Arithmetice'de (Aritmetik Araştırmalara) (1805), eşitlikleri, ikinci dereceden şekilleri, serilerin yakınsaklığını v.b. ele aldı. Piazzi tarafından 1810 da, küçük gezen Cerez'in keşfinden sonra Gauss, çeşitli gökmekaniği araştırmaları yaptı, hayatının sonuna kadar bağlı kalacağı Göttingen rasathanesine müdür oldu (1807) .Theoria Motus Corporum Coelestium İn Sectionibus Conicis Solem Ambientium (Konik kesitIi ? gökcisimlerinin güneş çevresindeki hareket kuramı) (1808) adlı ünlü eserini yazd1. Legendre ile hemen aynı zamanda düşündüğü ve daha önce 1797 de yararlandığı ?- en küçük kareler metodundan (1821) başka, yanılmalar teorisi ve iki terimli denklemlerin çözümü için genel bir metot buldu; uygun-tasvir üzerine araştırmalar, yüzeylerin eğriliği ve Disqvisitiones Generales Carca Sperficien Curvas'ta (eğri yüzeyler üzerine genel araştırmalar) (1827) , ispat ettiği ünlü teoremi de yazmak gerekir. Bu teoreme göre, bükülebilen fakat uzatılamayan bir yüzeyin eğriliği, yani eğriliklerinin çarpımı değişmez.
Göttingen ile Altona arasındaki meridyen yayının ölçülmesi sırasında (1821,1824), Gussu, geodezi çalışmalarında ışıklı işaretler verebilmek için, kendi adını taşıyan Helyotropu tasarladı. Optik alanında, eksene yakın ışık ışınları için düzenlenmiş merkezi optik sistemlerinin genel teorisini kurdu. Elektrikle özelIikle magnetizma ile ilgilendi, bu alanda magnetometreyi icat etti. Ve Resultate Aus Den Beabochtungen Des Manetischen Vereins (Yer magnetizmasının genel kuramı) (1839), adlı eserinde, magnetizmanın, matematik teorisini formülleştirdi. Suclides'ci olmayan hiperbolik geometrinin keşfinde, bu konuda hiç bir şey yayımlamamış olmakla birlikte, Gauss, Balyai ve Labocewsky'den önce çalışmalar yapmış ve başarı sağlamıştı.

Daha ziyade birinci kademe öğretmenlerinin işine yarayacak bir program. Dört işlem ile ilgili, çalışma yaprakları oluşturabileceğiniz, ücretsiz(freeware) bir program.
6 Mb İndirmek için tıklayın.
* Sitede sunulan programları kurmadan/çalıştırmadan önce virüs taramasından geçiriniz.
Programların kullanımları sonucu oluşabilecek zararlardan http://io-matematik.blogspot.com sorumlu değildir
Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı , 450 YTL olan eğitime hazırlık ödeneğinin 1.000 YTL’ye, 6 YTL olan saatlik ek ders ücretinin de 10 YTL’ye çıkarılmasını istedi
Öte yandan ulaştığımız yetkililer öğretim yılına hazırlık ödeneğinin her yıl bütçe kanun tasarısıyla belirlendiğini ve 2008 yılı bütçe kanun tasarısına konulan 475 YTL'lik ödeneğin değişiklik olmazsa Eylül ayının sonunda ödeneceğini belirttiler.
Kamuoyunda 'kırtasiye yardımı' olarak bilinen ödenekle ilgili herhangi bir artışın düşünülmediği 'Bütçe dengeleri nedeniyle daha fazla artış yapılamadığı'nı belirten yetkililer öğretmenlerin kırtasiye yardımındaki artışın, Meclis'teki bütçe görüşmeleri sırasında 25 YTL (yüzde 5,5) olarak kesinleştiğini dile getirdiler.
Öğretmen unvanlı kadrolarda görevli olan ve fiilen öğretmenlik yapanlara verilen ödenekten, okul müdür ve yardımcıları ile cezaevi okullarında çalışan öğretmenler de yararlanıyor. Eğitim öğretime hazırlık ödeneği eğitim sendikalarının yıllardır talep etmelerine rağmen okullarda çalışan ve 'eğitim çalışanı' olarak sınıflandırılan daktilograf, hizmetli ve memur gibi personele bu yıl da verilmeyecek. Öğretmenler ve eğitim sendikaları, 25 YTL'lik artışla 475 YTL'ye çıkacak 2008 yılı ödeneğini de yetersiz bulurken, ödeneğin en az bir maaş tutarında olmasını ve hizmetli ve memurlar dahil tüm eğitim çalışanlarına verilmesini istiyor.
memurlar.biz/

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İstanbul Tuzla'daki tersane ölümleri üzerine işin eğitiminin verilmesi için Başbakan'ın talimatıyla harekete geçti. Yeni eğitim-öğretim yılında faaliyete geçmek üzere 6 denizcilik meslek lisesi açılırken, 4 tanesinin daha açılması için hazırlıklar sürüyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, haziran ayı sonunda yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında, sektöre eleman yetiştirmek için 6 tane denizcilik lisesinin açılması talimatı vermişti. MEB Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürü Hüseyin Acır, bu okulların yeni dönemde öğrenci alacağını belirtirken, 4 tane daha denizcilik meslek lisesi açılması için çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Liselerin gemi inşa sanayiine ara eleman yetiştirmek üzere eğitim vereceğini anlatan Acır, eğitimlerde 'iş güvenliğinin' önemli bir yer tutacağını vurguladı. 2002 yılında denizcilik alanında mezun veren 9 okul bulunurken, son 6 yılda 36 yeni lise açıldı. Yeni açılan 6 okul ile birlikte toplam 45 olan denizcilik meslek lisesinde, 4 binin üzerinde öğrenci eğitim alacak. Denizcilik Anadolu meslek liselerine Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme Sınavı ile öğrenci alınıyor. Sınavda başarılı olan öğrencilerin mülakat ve beden yeterliliği sınavından geçmeleri, sağlık durumlarının da denizcilik eğitimine elverişli olduğunu belgelendirmeleri gerekiyor. Denizcilik mezunlarından 'gemi yönetimi' dalını bitirenler 'güverte zabiti', 'makine zabitliği' mezunları 'makine zabiti', 'gemi elektroniği ve haberleşme' dalı mezunları ise 'elektrik-elektronik zabiti', diğer dallar ile 'deniz araçları yapımı' alanı mezunları 'teknisyen' unvanı ile denizcilik sektöründe istihdam ediliyor.
2008-2009 öğretim yılından itibaren faaliyete geçmek üzere açılan 6 Anadolu denizcilik meslek lisesi şöyle sıralanıyor: Tuzla Piri Reis Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi, Balıkesir Bandırma, Bitlis Tatvan, Çanakkale Biga, Giresun Tirebolu ve İzmir Konak Nevvar Salih İşgören Denizcilik Anadolu meslek liseleri.zaman
ÖSYM Başkanlığından yapılan açıklamada, "Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği" uyarınca STS’nin, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve ÖSYM tarafından yapılacağı hatırlatıldı.
Açıklamaya göre STS’ye, yurt dışında lisans düzeyinde eğitimlerini tamamlayarak diploma denklik belgesi almak üzere Yükseköğretim Kuruluna başvuran ve STS’ye girmesine karar verilen adaylar başvurabilecek.
2008-STS’de YÖK tarafından sınav yapılacak alanlar; "Beden Eğitimi ve Spor, Bilgisayar Enformasyon Sistemleri, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi, Biyoloji, Biyoteknoloji, Diş Hekimliği, Eczacılık, Endüstriyel Elektronik, Felsefe, Fizik, Hukuk, İç Mimarlık, İletişim, İktisat, Kamu Yönetimi, Kimya, Kimya Öğretmenliği, Matematik, Matematik-Bilgisayar, Moda ve Tekstil Tasarımı, Muhasebe, Polimer Bilim ve Teknolojisi, Tarih, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik, Türkçe/Türk Dili ve Edebiyatı, Veterinerlik, Ziraat Mühendisliği ve diğer" olarak belirlendi.
ÖSYM tarafından sınav yapılacak alanlar ise şöyle sıralandı: "Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Gemi Mühendisliği, Gıda Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, İşletme, Jeodezi ve Fotogrametri (Harita) Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Metalurji Mühendisliği, Mimarlık, Öğretmenlik Meslek Bilgisi, Tekstil Mühendisliği, Tıp, Uçak (Havacılık) Mühendisliği, Uluslararası İlişkiler, diğer..."
Başvurular, STS’nin birinci aşama sınavı için (Eczacılık 1. ve 2. Aşama sınavları dahil) 25-29 Ağustos 2008 tarihleri arasında, ikinci aşama sınavı için 27-31 Ekim 2008 tarihleri arasında yapılabilecek.
STS’ye girecek adaylar, 2008-STS Kılavuzu ile Sınav Başvuru Formu’na ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilecekler. Sınav ve başvurulara ilişkin ayrıntılı bilgi de 2008-STS Kılavuzu’ndan edinilebilecek.
ÖSYM tarafından yapılacak sınavların 1. Aşaması 20 Eylül 2008 Cumartesi günü, 2. Aşaması 23 Kasım 2008 Pazar günü Ankara’da yapılacak. YÖK tarafından yapılacak sınavların 1. ve 2. Aşamasına ait tarihler ise STS Kılavuzunda öğrenilebilecek.
Sınava girebilmek için, adayın sınava girebileceğine dair YÖK karar yazısı, 2008-STS sınav başvuru formu, sınav ücreti banka dekontu gerekiyor. Sınav ücreti, ÖSYM tarafından yapılacak sınavlar için ödenecek.
Başvuruların, 1. Aşama sınavına girecek adaylar ile 1. ve 2. Aşama sınavları aynı tarihte uygulanacak alanlarda sınava girecek adaylar tarafından en geç 5 Eylül 2008’e kadar, 2. Aşama sınavına girecek adaylar tarafından en geç 7 Kasım 2008’e kadar YÖK Denklik Birimin mesai saatleri içinde elden teslim edilmesi veya posta ile göndermesi gerekiyor. milliyet egitim
Genelgede, deprem açısından riskli bir bölgede bulunan Türkiye’de meydana gelebilecek çeşitli jeolojik oluşumlarındevam edeceği göz önüne alındığında, can ve mal kaybına sebebiyet verebilecek muhtemel depremlere karşı hazırlıklı olunmasının yanı sıra söz konusu sistemlerin de günün şartlarına uygun olarak yenilenmesinin büyük önem arz ettiği kaydedildi.
Türkiye’de yakın zamanda yaşanan depremlerin ve konu edilen sistemlerin yanı sıra Türkiye’yi etkileyecek muhtemel depremler, yangınlar ve diğer "istenmeyen" olayların bilim adamlarınca değerlendirildiği, olasılık hesaplarının yapıldığı ve bunların yayımlandığı bildirilen genelgede, şu ifadelere yer verildi:
"Bu nedenle, olabilecek felaketlerin etkilerini önleme ve en aza indirmeye yönelik tedbirlerin bir an önce alınması ve hayata geçirilmesi, ülke ekonomisi yönünden olduğu kadar can ve mal güvenliği açısından da büyük önem taşımaktadır.
Afetlerle mücadelede temel esas, olaydan önce ele alınacak koruyucu ve önleyici tedbirlerle can ve mal kayıplarının en düşük seviyeye indirilmesidir. Özellikle yapılması gereken, bütün özel ve resmi eğitim kurumlarına ait bina ve tesisler için usulüne uygun, zamanında gerekli önlemlerin alınmasıdır.
Afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında, resmi ve özel okul yapıları, öğrenci yurtları ve diğer ek binalar daha da önem taşımakta ve afetlerde bu binaların ayakta, kullanılabilir durumda kalması, afet sonrası gerekli ihtiyaçlarda kullanılmaları nedeniyle birinci öncelik olarak değerlendirilmesi için yurt genelindeki resmi ve özel eğitim
kurumlarımızın kullanımındaki tüm binaların incelettirilerek, gerekenlerin takviye onarım ve yenilenmelerinin yapılması gerekmektedir."
-ALINACAK TEDBİRLER-
Genelgede, önceki yıllarda 2007 yılı deprem yönetmeliği, ısı yalıtım yönetmeliği, yürürlükteki ısınma, soğutma, havalandırma, aydınlatma, yangın vb. yönetmeliklere uygun yapılmayan binalarda bu çalışmaların
yapılmasına esas olmak üzere, illerdeki tüm resmi ve özel eğitim kurumları binalarıyla ilgili yapılması gerekenler şöyle sıralandı:
-Yerleşim yerlerinin mevcut sismik, jeolojik bilgilerinin sağlanması,
-Mimari ve statik projeleri bulunabilen binaların depreme karşı
güçlendirme açısından incelenmesi,
-Projeleri bulunmayan binaların mimari rölöve projelerinin oluşturulması
için etüt çalışmalarının yapılması,
-Oluşturulan rölöve projelerinin deprem yönetmelikleri esaslarına göre
incelenmesi,
-Okul binalarının inşaat kalitelerinin deprem yönetmeliklerine uygun
olup olmadıklarının incelenmesi,
-Yangın yönetmeliğine uygun olacak şekilde mevcut binaların incelenmesi,
-Kazan dairelerinin, ısıtma sistemlerinin bakım ve işletme talimatlarına
göre sürekli kullanıma hazır bulundurulması ve gerekli kontrollerin
yapılması,
-Mutfak ve banyolardaki tesisatların usulüne uygun kullanılması,
-Görevlilerin, hizmetlerine uygun eğitimden geçirilmesi,
-Sığınakların, yönetmeliğine uygun olarak her zaman kullanıma hazır
halde bulundurulmaları,
-Mevcut otoparkların, yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmeleri.
Genelgede, bu çalışmayla eğitim, okul ve kurumlara ait bina ve tesislerin afetlere karşı güvenli hale getirilmesi için gerekli fizibilite çalışmalarının yapılması, tamamlanan çalışma sonuçlarının resmi okullar için sağlanabilecek kaynak ve önceliklere göre uygulamaya konulması ve özel eğitim kurumlarının bütün birimlerinin (okul, yurt, spor salonu vb.) sahipleri tarafından kullandıkları binaları uygun hale getirmeleri için gerekli uyarı ve takiplerin yapılması istendi. İllerde, valilerin sorumluluğunda, belirtilen hususlarla ilgili olarak, illerin her türlü imkanları kullanılarak ilgili kurum, kuruluş ve üniversitelerle de iş birliği ve koordine sağlanmak suretiyle uygun planlama ve işlem sırasıyla çalışmaların başlatılarak sonuçlandırılması için her türlü tedbirin alınması talimatı verildi.MİLLİYET

World-famous mathematics genio will come to Ankara to attend a joint conference of Turkey's Hacettepe University and U.S. Louisiana University.
160 mathematicians from 30 countries are set to share their recent scientific works with Turkish researchers at the conference between August 18th and 22nd, 2008.
In an exclusive interview with the A.A. correspondent, Hacettepe University Mathematics Department Lecturer Prof. Adnan Tercan said on Thursday that the conference aimed to support regeneration of works on mathematics, and the conference would also provide an opportunity for the implementation of international joint research works.
Türkçe metin için tıklayınız

Milli Eğitim Bakanlığı, 24/04/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliğinin ekindeki değerlendirme forumuna ilişkin olarak Danıştay İkinci Dairesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı üzerine bir genelge yayımladı. Sözkonusu genelgeye göre Ek-2 çerçevesinde yapılan atamalar iptal edildi ve işlemler durduruldu, sınavı kazananların atama işlemlerine ise devam edilmesi istendi.
Daha fazla detay için tıklayınız
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yayımladığı genelgede, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği'nin 12 Haziran 2008 tarihinde yürürlüğe girdiğini anımsattı.
Söz konusu yönetmelik ile Ağustos-Eylül döneminde yapılacak ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavlarının, ders kesiminden bir hafta sonra başlayacak şekilde Haziran ayına çekildiğini kaydeden Çelik, sınavların 11 Temmuz 2008 tarihi itibarıyla sonuçlandığını ifade etti.
“Konu ile ilgili yapılan değerlendirmede, az da olsa bir kısım öğrencinin tam olarak hazırlanamadan bu sınavlara girdiği ve istenilen başarıyı elde edemedikleri ile ilgili taleplerin Bakanlığa ulaştığını” bildiren Çelik, yönetmeliğin ders kesimine yakın bir tarihte yürürlüğe girmiş olmasının da dikkate alınarak 2007-2008 yılına özgü olmak üzere bu durumdaki öğrencilere şans tanınacağını kaydetti.
Genelgeye göre, Eylül ayında yapılacak olan sorumluluk sınavı döneminde, önceki yıllardan sorumlu olunan dersler ile alan değişikliğinden dolayı sorumlu tutulan derslerin yanı sıra ders kesiminde gerçekleştirilen ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları sonu itibarıyla öğrenciler, öğrenim gördükleri sınıfta başarısız oldukları en fazla 4 dersten sınava alınacaklar.
Sınava girilecek dersler 18-22 Ağustos 2008 tarihleri arasında öğrenci-veli işbirliğiyle belirlenerek, dilekçeyle okul müdürlüğüne bildirilecek ve sınav programı ilan edilecek. Cumartesi ve Pazar günleri de dahil olmak üzere günlük en fazla 4 derse kadar sınav yapılabilecek.
İkinci defa sınıf tekrarı durumuna düşmesi sebebiyle 2007-2008 eğitim-öğretim yılı ders kesimi ve ortalama yükseltme sınavları sonu itibarıyla okulla ilişiği kesilen öğrencilerden, bu genelge kapsamında yapılacak sınavdan yararlanmak isteyenler, 15 Ağustos 2008 tarihi mesai saati bitimine kadar müracaat etmeleri halinde tekrar eski okullarına kayıtları yapılarak sınava alınacaklar.
Sınavların yürütülmesinde herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi bakımından okul müdürlüklerince öğretmenlere gerekli duyuru yapılacak.hürriyet eğitim
Katkı paylarına yapılacak zam oranı Bakanlar Kurulunca kararlaştırılacak. Karar, Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.
Harçlara yüzde 10 zam yapılması önerisinin değiştirilmeden onaylanması halinde fakültelerin katkı payları 2008-2009 akademik yılında 266-550 YTL arasında değişecek. Açıköğretim Fakültesinin harç miktarı 61 YTL'den 67 YTL'ye yükselecek.
Üniversitelerde en yüksek katkı payını, öğretim süresi 6 yıl olan tıp fakültesi öğrencileri ödüyor. En düşük harç miktarı açıköğretim öğrencilerinden alınıyor.
Yüzde 10 zam yapılması halinde katkı paylarının miktarları yaklaşık şöyle olacak:
Tıp fakülteleri 550 YTL, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri 466 YTL, veteriner fakülteleri 364 YTL, tıbbi biyolojik bilimler ve fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, teknik eğitim fakülteleri 266 YTL, İTÜ İşletme Fakültesi 379 YTL, mühendislik, mimarlık, mühendislik-mimarlık, inşaat, makine, maden, elektrik-elektronik, kimya metalürji, mühendislik ve teknik, uçak ve uzay bilimleri, ziraat ve orman fakülteleri 365 YTL, gemi inşaat ve deniz bilimleri, deniz bilimleri, su ürünleri, denizcilik, tekstil teknik ve tasarım, sanat ve tasarım, güzel sanatlar fakülteleri 300 YTL, fen, fen-edebiyat (fen programı), dil ve tarih-coğrafya, ilahiyat, eğitim, mesleki eğitim, sağlık eğitim, endüstriyel sanat eğitim, ticaret turizm eğitimi, mesleki yaygın eğitim, eğitim bilimleri, edebiyat, iletişim bilimleri ve iletişim fakülteleri 268 YTL, hukuk, iktisat, işletme, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler 285 YTL.
-YÜKSEKOKULLAR-
Yüksekokullar içinde de en fazla katkı payını devlet konservatuvarı ve sivil havacılık ve yabancı diller yüksekokulu öğrencileri ödeyecek.
Katkı payları devlet konservatuvarlarında 550 YTL, sivil havacılık ve yabancı diller yüksekokullarında 443 YTL olacak.
Mesleki teknoloji, tütün eksperliği, ev ekonomisi yüksekokulları öğrencileri 195, bankacılık ve sigorta, uygulamalı bilimler, ilahiyat meslek, sağlık, hayvan sağlığı, endüstriyel sanatlar, takı teknolojisi ve tasarımı, beden eğitimi ve spor, spor bilimleri teknolojisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, sağlık teknolojisi, hemşirelik, sosyal hizmetler, sağlık idaresi, ulaştırma, turizm ve otelcilik işletme ve turizm işletme ve otelcilik ve engelliler entegre yüksekokulları ile tapu kadastro, sağlık hizmetleri, sivil havacılık, sosyal bilimler, teknik bilimler, yerel yönetimler, su ürünleri ve adalet yüksekokulları öğrencileri 179 YTL katkı payı verecek.
Lisastüstü öğrenim ücreti 244 YTL'ye yükselecek.
İsteyen öğrenciler katkı payını YURTKUR'dan kredi olarak alabiliyor. Katkı payları, öğrenciler tarafından yükseköğretim kurumlarınca kamu bankalarından herhangi birinde açtırılan hesaba yatırılıyor. YURTKUR'dan katkı kredisi almaya hak kazanan öğrenciler adına belirlenen katkı payı miktarları, bu kurum tarafından ilgili üniversiteye aktarılıyor.
Katkı payları, eğitim-öğretim yılı başlarında kayıt olma ve yenileme sırasında iki eşit taksitte ödeniyor.haber7
Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Spor Liseleri, Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçme Sınavı’nda 4 soru yanlış olduğu gerekçesiyle iptal edildi. Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Daire Başkanı Nadir Çalış, söz konusu soruların her aday için doğru olarak kabul edileceğini açıkladı.
Milli Eğitim Bakanlığı, 28 Haziran 2008 tarihinde yapılan Fen Liseleri. Sosyal Bilimler Liseleri, Spor Liseleri, Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçme Sınavı’yla ilgili şikayetleri değerlendirdi. Türk Eğitim-Sen’in “Bö kitapçığı İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri-Arapça alanı 86.,87.,89. ve 90. sorular ile Türk Dili ve Edebiyatı / Dil ve Anlatım / Türk edebiyatı alanı 58., 66. ve 70. sorularına itirazı değerlendiren MEB, Arapça alanı 86.,87.,89. ve 90. soruları yanlış oluduğu gerekçesiyle iptal etti. Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Daire Başkanı Nadir Çalış, tarafından konu ile ilgili gönderilen yazıda, söz konusu 4 sorunun her aday için doğru yapılmış olarak kabul edileceğini, diğer sorularda ise hata olmadığını kaydetti. Söz konusu yazıya ek olarak sorularla ilgili rapor da gönderilirken, diğer soruların neden yanlış olmadığına da açıklık getirildi.
Sınavda başarılı olanların, puan üstünlüğü esasına göre atamaları yapılacak.milliyet egitim
Okulumuzun 6,7,8. sınıflarının istatistiklerini çıkarma ve grafik ile gösterme.
proje:Apartmandakilerin yaşlar ve cinsiyetleri
Yakın çevredeki 5 aile ile görüşülerek cinsiyet ve yaş aralığına göre istatistiklerinin ve grafiklerinin hazırlanması.
proje:Yıllık enflasyon
Yıllık enflasyonun dört kişilik bir
işçi ailesinin bütçesi üzerindeki etkisi.proje:Yıllık Bütçeniz
Haftalık,aylık ve yıllık giderlerin hesaplanarak artırılan paranın likit fonla ya da faiz ile bir yıl sonundaki değişimi.
Tamamını indirmek için tıklayınız
Gürkan, konunun detaylarıyla tartışılması amacıyla üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumlardan uzmanların katılımıyla 18-19 Ağustosta çalıştay düzenleneceğini bildirdi. Gürkan, çalıştaya YÖK ve ÖSYM'den de katılım olacağını söyledi.
-OKUL TÜRLERİ-
Türkiye'de ortaöğretimdeki okul türleri ve sayıları şöyle:
- LİSELER:
Lise (Resmi ve Gündüz öğretimi yapan liseler-1733); Lise, Özel lise (Yabancı Dil Ağırlıklı Program uygulayan liseler-849), Özel Lise (119), Anadolu Lisesi (437), Yabancı Dille Öğretim Yapan Özel Lise (252), Fen Lisesi (63), Özel Fen Lisesi (72), Özel Akşam Lisesi (25), Spor Lisesi (4), Polis Koleji (1).
- AÇIKÖĞRETİM LİSESİ:
Açıköğretim Lisesi/Mesleki Açıköğretim Lisesi (159).
- ÇOK PROGRAMLI LİSELER:
Çok Programlı Lise (724).
- GÜZEL SANATLAR LİSELERİ:
Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi (55), Güzel Sanatlar Lisesi (1).
- ÖĞRETMEN LİSELERİ:
Anadolu Öğretmen Lisesi (115).
- İMAM HATİP LİSELERİ:
İmam Hatip Lisesi (426), Anadolu İmam Hatip Lisesi (120), İmam Hatip Lisesi (Yabancı dil ağırlıklı-2).
- TİCARET MESLEK LİSELERİ:
Ticaret Meslek Lisesi (318), Anadolu Ticaret Meslek Lisesi (143).
- TEKNİK LİSELER:
Teknik Lise (Erkek Teknik-220), Anadolu Teknik Lisesi (Erkek Teknik-94), İnşaat Teknik Lisesi (2), Motor Teknik Lisesi (2), Anadolu Tekstil Teknik Lisesi (Kız Teknik-1), Tekstil Teknik Lisesi (Erkek Teknik-1).
- ENDÜSTRİ MESLEK LİSELERİ
Endüstri Meslek Lisesi (421), Anadolu Meslek Lisesi (186), Denizcilik ve Su Ürünleri Meslek Lisesi (1), Kimya Meslek Lisesi (1), Matbaa Meslek Lisesi (2), Motor Meslek Lisesi (2), Yapı Meslek Lisesi (2), Ortopedik Özürlüler Meslek Lisesi (2), Tekstil Meslek Lisesi (3), Anadolu Tekstil Meslek Lisesi (2).
- KIZ MESLEK LİSELERİ
Meslek Lisesi (Kız Teknik-335), Anadolu Meslek Lisesi (Kız Teknik-174), Özel Meslek Lisesi (Kız Teknik-2), Özel Anadolu Meslek Lisesi (Kız Teknik- 1), Anadolu Hazır Giyim ve Deri Hazır Giyim Meslek Lisesi (1), Tekstil Meslek Lisesi (3), Anadolu Tekstil Meslek Lisesi (3), Kuaförlük Meslek Lisesi (1), Anadolu Seramik Meslek Lisesi (1), Terzilik Meslek Lisesi (1), Geleneksel Türk Sanatları Meslek Lisesi (Kız Teknik-1), Süs Bitkileri Meslek Lisesi (1), Anadolu Süs Bitkileri Meslek Lisesi (1), Anadolu Moda Tasarımı Meslek Lisesi (1).
- SAĞLIK MESLEK LİSELERİ
Sağlık Meslek Lisesi (254), Anadolu Sağlık Meslek Lisesi (2), Laboratuvar Sağlık Meslek Lisesi (2), Ortopedik Cihaz ve Protez Teknisyen Okulu (1).
- OTELCİLİK TURİZM MESLEK LİSELERİ
Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi (2), Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi (79), Özel Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi (5).
- DİĞER MESLEK LİSELERİ
Adalet Meslek Lisesi (3), Anadolu İletişim Meslek Lisesi (16), Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi (8), Anadolu Tapu Kadastro Meslek Lisesi (1), Tarım Meslek Lisesi (Ziraat Meslek Lisesi-10), Konservatuvar (7), Anadolu Meteoroloji Meslek Lisesi (1), İşitme Engelliler Meslek Lisesi (11).haber7/aa

Antik dönemin ünlü filozofudur. ataları Fenikelilerdir.. Son
kaynaklar, M.Ö. 625 yılında Milletos'ta doğup, 545'te öldüğünü
kabul eder.
Yaşadığı yıllarda; geniş bir araştırma, inceleme, düşünme ve mühendislik yeteneği ile ilginç bir ticari zekası sonucu üne kavuşmuştur. Miletos Okulu' nun korucusudur.
THALES zamanımıza kadar intikal eden yazılı bir eser bırakmamıştır. Düşünceleri öğrencileri yoluyla zamanımıza kadar intikal etmiştir.
THALES, ARİSTO' nun (M.Ö. 384,322) eserlerine atfen, fizik ve doğal felsefenin, EUDEME' nin (Aristo'nun öğrencisi), eserlerine atfen de astronomi ve matematiğin kurucusu kabul
edilir. Bu tür görüşler, konu ile ilgili yayınlarda her geçen yıl hızla yaygınlaşmıştır. Netice itibariyle de THALES' e mümtaziyet ve ebedilik vasıfları verilmiştir.
THALES' in astronomide kurucu addedilmesine ve üne kavuşmasına sebep olan olaylardan birisi şudur.
Atina'da M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde görülebilecek Güneş tutulma olayını, tutulmanın vukuundan önce haber vermiş olmasıdır. Thales' e büyük ün kazandıran bu olay
Babilleler tarafından bilinmekte idi.
Burada önemli olan, tutulma olayının kendisi değil, haber verenin bu bilgiyi aldığı kaynaktır. Gerçekte: THALES' in bu bilgiyi eski Mısır ve Mezopotamya' dan elde ettiğinde bütün
kaynaklar birleşmektedir.
Matematikte kurucu addedilmesine sebep olan bilgileri de şunlardı.
Bir dairenin içine üçgen çizme probleminin çözümü. cisimlerin (piramitlerin) gölgesi yardımıyla yüksekliğinin hesabını. üçgenlerin kenarları ile ilgili bağıntılar ters açıların eşitliği konusu, küresel üçgenlerin bazı özellikleri eşkenar üçgenlerin taban açılarının eşitliği teoremi...
Fizikte kurucu addedilmesine sebep olan bilgileri de şunlardır.
Bazı cisimlerin demir üzerindeki çekim etkisi, Nil Nehri'nin taşmasının nedenlerinin açıklanması.
THALES'e atfedilen ve bilimlerde kurucu unvanını almasına sebep olan bu bilgiler, THALES'ten 2000 yıl kadar önceleri Eski Mısırlılar ve Mezopotamyalılar tarafından bilinmekte idi. THALES, eski Mısır ve Babil'e yaptığı birçok seyahatleri sırasında, buralarda eski dönemlerin bilim ve tekniklerini dönemin bilginlerinden (kahin, katip, rahip) öğrenmiştir. Bu ilk medeniyetlerin, eski imparatorluk dönemlerinden öğrenmiş ve bu suretle Grek felsefesinin, geometri ve astronomisinin gelişmesine ilk çıkış noktası olarak temel kavramlar edinmiştir.
Ülkemizde, diğer antik dönem bilginlerine olduğu gibi THALES' e mümtaziyet ve ebedilik verilmesine sebep, Batı' lı kaynakların yayınlarıdır. Değişik bir ifade ile bilgilerimizin noksan olduğu dönemlerin damgasını taşır.
Bize göre: THALES'in bilim tarihindeki yeri ile ilgili gerçekleri şu şekilde özetlemek mümkündür.
THALES, ilk medeniyetlerin beşiği olan eski Mısır bölgesini uzun yıllar dolaşmıştır. Kaynaklardan bazıları. THALES'in Babil bölgesine kadar gittiğini yazar. THALES eski Mısır ve Mezopotamya' ya yaptığı bu geziler sırasında matematik, astronomi ve fiziğin temel bilgilerini öğrenerek Atina' ya döndü. Burada, elde ettiği bilgileri önce sistematize, bilahare de kanuniyet (teori) halinde ifade etmiştir.
Bugün için "saçma" olan şu görüşler de THALES'e aittir: "Yeryüzü, suyun üstündedir ve suyun üstünde tahta parçası gİbi durur, dalgalanır.", "Kehribar da cisimleri çektiği için ruha sahiptir."
THALES' in doğa felsefesi ile ilgili görüşlerini, ayrı bir İhtisas dalı olması sonucu burada konu etmiyoruz Ancak şunu belirtelim. THALES, alemin yaratılışı ile ilgili bilgileri ortaya koyan Antik dönemin ilk bilginlerindendir.
Matematikteki önemli buluşların ve gelişmelerin üzerinde gösterildiği pano hazırlama.
proje:Kaç araba alır?
Okulumuzun ön bahçesinin krokisi çizilmesi, otopark olarak düşünüldüğünde maksimum kaç otomobil alacağının belirlenmesi.
proje:Arılar
Arı türlerinin araştırılarak, “Bir arı kovanında ne kadar petek olur? Bunlardan ne kadar bal çıkar? Geometrik olarak petekler kare şeklinde olsaydı bal miktarındaki değişim ne yönde olurdu?” vb soruların cevaplandırılması.
proje:Ünlü Türk Matematikçiler
Ünlü Türk Matematikçilerin yaşamları ve matematiğe kazandırdıkları ile ilgili pano ve sunum hazırlanması.
proje:Sınıf bütçesi
Okul yönetiminin verdiği 300 YTL ile sınıfımıza almak istediğimiz ( gerekli olanlar) eşya ve hizmetlerin bütçesi.
proje:Sınıf istatistikleri
Okulumuzun 6,7,8. sınıflarının istatistiklerini çıkarma ve grafik ile gösterme.
proje:DİE ile ilgili araştırma
Kurumla ilgili araştırma yapılarak bize faydalarının belirlenmesi. İstatistikte matematiğin nasıl kullanıldığını gösteren bir örneğin hazırlanması.
proje:Tren ,Vapur,Uçak,Deniz Otobüsü Tarifeleri
Toplu taşıma araçlarının tarifeleri ve yolcu yoğunlukları ile ilgili mod, medyan ve aritmetik ortalama hesaplamalarının yapılması.
7.sınıf matematik proje ödev konuları indirmek için tıklayınız ŞİFRE: io-matematik(indirdikten
sonra)
Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Söz konusu karar ile yöneticilik atamalarında en önemli kıstas olan ödüllerin bulunduğu “Yönetici Değerlendirme Formu”nda değişikliğe gidildi.
Daha önce sadece değerlendirmeye sadece atamaya yetkili amirlerce verilmiş olan takdir belgeleri alınırken, değişiklik ile tüm takdir belgeleri değerlendirmeye alınmaya başladı. Takdir belgeleri 5 puan değerinde olurken, asaleten 5 yıl müdür yardımcılığı yapmış bir öğretmen de 5 puan alıyor. haber7
Nasıl bir akvaryum istediklerini (dekorasyon,içindeki balıklar,toplam maliyet, yıllık giderlerin hesaplanması vb.)belirleyerek maketinin yapılması.
proje:Hadi pasta yapalım.
Malzemelerinin kesir ve ondalık kesir olarak verilen bir pastanın malzemeleri ile yapımı.
proje:Araç yolu
Sayı doğrusu şeklinde yapılan bir araç yolu ile ilgili sunum hazırlanması.
Tamamını indirmek için tıklayınız

Milli Eğitim Bakanlığının ''İlköğretim 1. sınıflar ile ana sınıflarına başlayacak öğrencilerin okul korkularını yenmelerini ve okula uyumlarını sağlamak'' amacıyla 2006-2007 eğitim-öğretim yılında başlattığı uygulama bu yıl da devam edecek. Bu çerçevede söz konusu öğrenciler, 1-5 Eylül 2008 tarihleri arasında ''uyum programına'' alınacaklar.
Bu uygulamayla öğrencilerin, ''öğretmenlerinin gözetiminde çeşitli etkinliklere katılmaları, okullarını, sınıflarını, arkadaşlarını ve öğretmenlerini tanımaları ve evlerine güvenle gidip gelme eğitimi almaları'' amaçlanıyor. Bu süreç içinde veliler de ''çocuklarıyla okula gidip gelmelerinin alışkanlık haline gelmemesi için'' zaman zaman sınıf ortamına alınıyor ve rehberlik ve psikolojik danışma servislerince bilgilendiriliyor. Resmi tatillerin hafta içine denk gelmesi nedeniyle 2008-2009 eğitim-öğretim yılı takviminde yeniden düzenleme yapıldığı için, ilköğretim ve ortaöğretim okulları 8 Eylül 2008 Pazartesi günü açılacak. Eğitim-öğretim yılının ilk yarısı 23 Ocak 2009 Cuma sona erecek ve öğrenciler 26 Ocak-6 Şubat 2009 tarihleri arasında tatil yapacaklar. İkinci yarıyıl 9 Şubatta başlayacak ve 12 Haziranda sona erecek. haber7
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan Mesleki ve Teknik Eğitim Eylem Planı’nda, Bakanlık tarafından merkez ve taşra teşkilatlarda çeşitli hizmetler için görevlendirilen yönetici ve öğretmenlerin, emsallerine göre ek ders, özel hizmet tazminatı, denge tazminatı gibi ücret kayıplarının olduğu belirtildi. Bakanlık, görevlendirmeyle gönderilen öğretmen ve yöneticilerin hak kayıplarının bulunması nedeniyle yeni bir düzenlemeye gidecek.
MEB, 01.12.2006 tarihli 2006/11350 sayılı “Bakanlar Kurulu Kararı eki Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek ders Saatlerine İlişkin Kararöda değişiklik yapacak. Söz konusu kararda yapılacak değişiklik ile görevli öğretmenlerin emsali öğretmenler kadar ek ders ücreti alması sağlanacak. Düzenlemeyle ayrıca görevli öğretmenlerin emsali öğretmenler kadar özel hizmet tazminatı, denge tazminatı gibi ek ödemelerden de yararlandırılacak.milliyet
Türkiye'de matematik doktora programlarının çok fazla gelişmediğini düşünen bir grup öğretim üyesi, bir süredir "Ne yapabiliriz?" diye tartışıyordu. Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Betül Tanbay, yaşadıkları bu süreci şu sözlerle anlatıyor: "Aslında 10 yıl önce vakıf üniversiteleri kurulmaya başlarken ortak bir ağ oluşturma fikri ortaya çıktı. Hem öğretim üyelerini, hem de öğrencileri bölmek istemiyorduk. Boğaziçi, İstanbul Bilgi, Koç ve Sabancı'dan birkaç matematikçi önce yüksek lisans derslerini birlikte verebilmek için işbirliği projesi hazırladı. Bu proje ile öğrenci ve hoca gücü birleştirildi. Ardından da birlikte matematiksel araştırmalar yapabilmek için iki yıl önce Boğaziçi Üniversitesi kampusunda İstanbul Matematiksel Bilimler Merkezi Boğaziçi, Koç ve Sabancı rektörleri tarafından açıldı."
Tanbay'ın da dile getirdiği gibi bu merkezin açılması ile birlikte işbirliği de oluşturulmuş oldu. Ardından matematikçiler bu kez de araştırma ve doktora eğitimi için harekete geçti ve TÜBİTAK'ın kapısını çaldı. TÜBİTAK da onlara 3 yıl için 500 bin YTL'lik destek verdi.
Şimdi sıra doktora programını başlatmaya geldi. Bu yıl hayalini kurdukları proje yaşama geçiyor. İlk olarak Türkiye'de herhangi bir matematik programına kabul edilmiş ve araştırma konularından birinde çalışmak isteyen öğrenciler Ali Nesin, Yalçın Yıldırım, Alp Eren, Mete Soner, Ali Ülger, Tekin Dereli, Cemal Koç, Hüsnü Erbay gibi 60 matematikçinin vereceği derslere başvurabilecek. Dersler, veren öğretim üyesinin bağlı olduğu kuruma ve öğrencinin kayıtlı olduğu üniversitelere göre yapılacak. Diplomayı öğrencinin kayıtlı olduğu kurum verecek. Amaç, bu kadar değişik üniversiteden sayıları 60'a varan öğretim üyesini bir araya toplayan Türkiye'nin matematik araştırmaları alanında gelişmesine katkı sağlamak.
Bu proje ile ilgilenenlere ve nasıl başvurabileceklerini soranlara gelince projenin yürütücüsü Betül Tanbay, tanbay@boun.edu.tr adresinde sorularınızı yanıtlamaya hazır. pervin kaplan sabah

Öğrenciler ve velileri okullara göre boş kalan kontenjanları www.meb.gov.tr internet adresinden görebilecekler.
1. yerleştirme kayıtları sonucunda fen, anadolu ve sosyal bilimler liseleri, anadolu mesleki ve teknik liseler, anadolu imam hatip liseleri, anadolu öğretmen liseleri ve sağlık meslek liselerinde toplam 88 bin 273 boş kontenjan kaldığı öğrenildi.
Boş kontenjanlar için yarından itibaren 10 Ağustosa kadar 2. yerleştirme başvurusu alınacak. Milli Eğitim Bakanlığı 15 Ağustosta 2. yerleştirme sonuçlarını ilan edecek. 2. yerleştirme kayıtları 16-22 Ağustos arasında yapılacak ve 23 Ağustosta yeniden boş kalan kontenjanlar açıklanacak.
Bu kontenjanlar için de 24-25 Ağustosta “tercihte yükselme” başvurusu alınacak ve 1 Eylülde sonuçlar duyurulacak. 2-4 Eylül arasında da tercihte yükselme sonucunda yerleşmeye hak kazanan adayların kayıtları yapılacak.haber7
MEB, ilk atama, açıktan atama ve kurumlar arası atama yöntemiyle 15 bin 744'ü kadrolu, 2 bin 449'u sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmen alacak. 15 bin 744 kadronun 15 bin 200'ü ilk atama, 300'ü açıktan atama, 100'ü kurumlar arası atama, 144'ü de Beden Eğitimi alanına milli sporcu olarak sınavsız alınacaklar için; sözleşmeli öğretmenlik pozisyonundan 2 bin 300'ü KPSSP10 sonucuna göre ilk defa görevlendirme, 149'u ise yeniden (açıktan) görevlendirme için ayrıldı.
-TABAN PUANLAR VE KONTENJANLAR-
MEB, en fazla atamayı Sınıf Öğretmenliği branşında yapacak. Sınıf öğretmenliğini İngilizce ve Rehber Öğretmen alanları izliyor. Atamalar, 21 Ağustos 2008 Perşembe günü gerçekleştirilecek.
Atama yapılacak alanlar ile başvuruya esas olacak taban puanları ve kontenjanlar şöyle:
ALAN TABAN PUAN KONTENJAN
(Sözleşmeli-kadrolu)
- Almanca 70 30
- Beden Eğitimi 70 957
- Bilişim Teknolojileri 60 1162
- Biyoloji 80 106
- Coğrafya 70 125
- Denizcilik-1 50 10
- Din Kül. ve Ah. Bilgisi 50 694
- El Sanatları Teknolojisi-1 65 25
- El Sanatları Teknolojisi-2 65 25
- Elektrik-Elektronik Tek.-2 85 30
- Felsefe 75 83
- Fen ve Teknoloji/Fen Bil. 85 1054
- Fizik 85 19
- Gazetecilik 55 4
- Giyim Üretim Teknoloji 80 25
- Görme Engelliler Sınıf Öğr. 50 24
- Güzellik ve Saç Bakım Hiz. 55 5
- İHL Meslek Dersleri Arapça 50 52
- İlköğretim Matematik Öğr. 80 851
- İngilizce 65 1538
- İspanyolca 50 1
- İşitme Engelliler Sınıf. Öğr. 60 30
- İtalyanca 50 3
- Japonca 60 1
- Kimya 90 15
- Matematik 85 122
- Müzik 50 525
- Okul Öncesi Öğretmenliği 70 1034
- Psikoloji 50 5
- Radyo-Televizyon 75 7
- Rehber Öğretmen 50 1116
- Resim İş/Resim/Görsel Sanatlar 65 403
- Rusça 55 3
- Sanat Tarihi 70 5
- Sınıf Öğretmenliği 75 6166
- Sosyal Bilgiler 80 432
- Tarih 80 73
- Teknoloji ve Tasarım 50 348
- Tekstil Teknolojisi-3 65 19
- Türk D. ve Ed./Dil ve Anlatım
Türk Edebiyatı 60 505
- Türkçe 80 447
- Yiyecek İçecek Hizmetleri 70 25
- Zihin Engelliler Sınıf Öğr. 50 89
haber7
2)Öğretmen ders anlattığında çok iyi bir şekilde dinlemelidir.Anlamadığı zaman öğretmenine tekrar tekrar sormaktan çekinmemelidir.
3)Tahtada işlem yapmak için muhakkak öğretmenlerinden söz istemelidir.
4)Öğrenmek için öğrencininde büyük çaba sarfetmesi gerekir
5)Verilen ödevleri kendisi yapmalı ,yapamadığını önce arkadaşlarına sonra öğretmenine sormalıdır.
6)Ders kitabındaki örnek çözümleri incelemeli,bu sorulara benzer sorular kurarak kendi kendine çözmeye çalışmalı ve uğraşmalıdır.
7)Öğretmenin çözdüğü soruları,alıştırmaları,problemleri eve gidince birde kendisi çözmeye çalışmalıdır.
8)Kaynak kitapları incelemelidir.Çözemediği her soruyu arkadaşları ve öğretmeni ile paylaşmalıdır.
9)Arkadaşları ile çalışmalı ,onlarında bilgisinden yararlanmalıdır.
10)Matematik dersini kesinlikle uygulama yaparak çalışmalıdır.
11)Geçmiş konuları tekrar etmeli,bilgilerini tazelemeli,notlar tutmalı,çok fazla uygulama yapmalıdır.
12)Bilmediğimiz bir konu ile karşılaşırsak o konuyu öğrenmeden kesinlikle geçmemeliyiz.
13)Problem çözerken iyi okumalı,neler verilmiş ve ne isteniyor bunlar tespit edilerek işlemler aşamasına geçilmelidir.
14)Problem çözerken sonucu tahmin etmelidir.Çözerek sonuçlar karşılaştırılmalıdır.
15)Problemlerin sağlaması yapılmalı,işlem yanlış ise kontrol edilerek düzeltilmelidir.
23 - 28 Haziran 2008 tarihleri arasında Vlora/Arnavutluk’ta düzenlenen 12. Genç Balkan Matematik Olimpiyatı’na ülkemiz adına bu yıl Mehmet Akif YILDIZ, Muhammed İkbal Ünlü, Yunus Emre DEMİRCİ, Fatih ATALI, Sevde VARDAR ve Polatkan POLAT gönderildi. Olimpiyat sonunda Mehmet Akif YILDIZ, Muhammed İkbal Ünlü ve Polatkan POLAT altın, Yunus Emre DEMİRCİ ve Fatih ATALI gümüş, Sevde VARDAR bronz madalya kazandılar.
04 - 10 Mayıs 2008 tarihleri arasında Ohrid/Makadenyo’da düzenlenen 25. Balkan Matematik Olimpiyatı’na ülkemiz adına bu yıl Ömer Faruk TEKİN, Melih ÜÇER, Alper İNECİK, Fehmi Emre KADAN, Umut Varol GÜNEŞ ve Semih YAVUZ gönderildi. Olimpiyat sonunda Ömer Faruk TEKİN ve Melih ÜÇER altın, Umut Varol GÜNEŞ ve Semih YAVUZ gümüş, Alper İNECİK ve Fehmi Emre KADAN bronz madalya kazandılar.
10 – 22 Temmuz 2008 tarihleri arasında Madrid/İspanya’da düzenlenen 49. Uluslararası Matematik Olimpiyatı’na ülkemiz adına bu yıl Umut VAROLGÜNEŞ, Ömer Faruk TEKİN, Melih ÜÇER, Fehmi Emre KADAN, Alper İNECİK ve Semih YAVUZ gönderildi. Olimpiyat sonunda Umut VAROLGÜNEŞ, Ömer Faruk TEKİN ve Melih ÜÇER altın; Fehmi Emre KADAN gümüş; Alper İNECİK ve Semih YAVUZ bronz madalya kazandılar.
13 – 20 Temmuz 2008 tarihleri arasında Mumbai/Hindistan’da düzenlenen 19. Uluslararası Biyoloji Olimpiyatı’na ülkemiz adına bu yıl İlkay Şamil BEYDİLLİ, Mustafa Burak TUNÇ, Emine Müleyke YÜKSELEN ve Hacer Gözde GÜL gönderildi. Olimpiyat sonunda Mustafa Burak TUNÇ gümüş; İlkay Şamil BEYDİLLİ ve Emine Müleyke YÜKSELEN bronz madalya kazandılar.
13 – 20 Temmuz 2008 tarihleri arasında Budapeşte/Macaristan’da düzenlenen 40. Uluslararası Kimya Olimpiyatı’na ülkemiz adına bu yıl Mahmut TEKİN, Hüseyin ERGÜVEN, Mehmet VURAL ve Muammer Yusuf YAMAN gönderildi. Olimpiyat sonunda Mahmut TEKİN ve Hüseyin ERGÜVEN gümüş; Mehmet VURAL ve Muammer Yusuf YAMAN bronz madalya kazandılar.
20 - 29 Temmuz 2008 tarihleri arasında Hanoi/Vietnam’da düzenlenen 39. Uluslararası Fizik Olimpiyatı’na ülkemiz adına bu yıl Vedat Ali ÖZKAN, Ahmet Can MUSABEYOĞLU, Yasin EZBER, Hakan ATAKİŞİ ve Aykut ORGUN gönderildi. Olimpiyat sonunda Aykut ORGUN altın; Vedat Ali ÖZKAN ve Hakan ATAKİŞİ bronz madalya; Ahmet Can MUSABEYOĞLU ve Yasin EZBER mansiyon ödülü kazandılar.
Daha fazla bilgi için tıklayınız

Samos'lu Pisagor'un, Milattan önce 596 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Doğumu gibi ölüm tarihi de kesin değildir. Bugünkü adıyla bilinen Sisam Adasında 596 veya 582 yılında doğmuştur. Hayatı hakkında çok az bilgiler vardır. Bu bilgilerin birçoğu da kulaktan kulağa söylentiler biçiminde gelmiştir. Fakat, önceleri doğduğu yer olan Sisam Adasında okuduğu, daha sonraları Mısır ve Babil'e giderek oralarda bilgilerini ilerlettiği ve ülkesine geri dönerek dersler verdiği söylenir. Kendisinden önceki bilgilerin tümünü öğrenmiş ve derlemiştir. Kendisi, bir Yunan filozofu ve matematikçisidir. Ülkesinde hüküm süren politik baskılardan kaçarak, İtalya'nın güneyindeki Kroton şehrine gelmiş ve ünlü okulunu burada açarak şöhrete kavuşmuştur. Yarı söylentilere göre felsefe okulunun kurucusudur. Bu okul aynı zamanda dini bir topluluk ve o zamanın politikasına oldukça egemendir. Yine söylentilere göre, Pisagor'un matematik, fizik, astronomi, felsefe ve müzikte getirmek istediği yenilik, buluşlar ve ışıkları hazmedemeyen bir takım siyaset ve din yobazları halkı Pisagor'a karşı ayaklandırarak okulunu ateşe vermişler, Pisagor ve öğrencileri bu okulun içinde alevler arasında M.Ö. 500 yıllarında ölmüşlerdir. Bu nedenle Pisagor ve yaptıkları hakkında az bilgiler bize kadar gelmiştir. Pisagor'un ve öğrencilerinin yaptıklarının birçoğu bu alevler arasında yok olup gitmiştir. Pisagor, M.Ö. altıncı yüzyılda, dünyanın güneş etrafında hareket ettiğini ileri sürdüğü zaman oldukça sert olan bir hareketle karşılaşmıştır. O tarihlerde kağıt olmadığı için, bu buluşlarını nasıl elde edildiği, yine bu devirlerdeki bilgilerin hangisinin Pisagor'a ait olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Hatta, okuldaki öğretim araçlarının masa üzerindeki ıslak kum olduğu söylenir. Bu koşullar altındaki ilmi gerçeklerin tümü o zaman yazıya geçmediği için, birçoğu da zamanla kaybolup gitmiştir. Bu nedenle, Pisagor'un okulu ve öğrencileri ile birlikte yanmalarından, eser bırakıp bırakmadığı da kesin olarak belli değildir. Geometride, aksiyomlar ve postülatlar her şeyden önce gelmelidir. Sonuçlar bu aksiyom ve postülatlardan yararlanılarak elde edilmelidir düşüncesini ilk bulan ve ilk uygulayan matematikçi Pisagor'dur. Matematiğe aksiyomatik düşünceyi ve ispat fikrini getiren yine Pisagor'dur. Çarpma cetvelinin bulunuşu ve geometriye uygulanması, yine Pisagor tarafından yapıldığı söylenir. En önemli buluşlarından biri de, doğadaki her şeyin matematiksel olarak açıklanması ve yorumlanması düşüncesidir. Yaşayış ve inanışı, ilimle açıklama ve yorumlamayı o getirmiştir. Müzik üzerine de çalışmaları vardır. Müzik tonlarının, telin uzunluğunun oranlarına bağlı olduğunu keşfetmiş ve bunun tüm sayılara yorumlamasını düşünmüştür. Bir yerde bugünkü gerçel ekseni söylemeden düşünmüştür. Bu da, bugünkü kullandığımız gerçel eksenin sayı sisteminde kullanılmasından başka bir şey değildir. Fakat, eski Yunan matematikçileri gerçel sayıları bilmiyorlardı. O zamanlar, rasyonel sayıları uzunlukları ölçmek için kullanıyorlardı. Bunun için belli bir birim alıyorlar ve bu birime oranlayarak iki nokta arasındaki uzunluğu ölçüyorlardı. Rasyonel sayılarla ölçülemeyen uzunluğun keşfi 2600 yıl önce Yunan matematikçileri tarafından olmuştur. Bu sonuçta, halen değerini koruyan ve koruyacak olan ünlü Pisagor teoremine dayanır. Pisagor teoremi, matematikteki en büyük buluşlardan biridir. Hele zamanımızdan 2600 yıl önce bulunduğu göz önüne alınırsa, bundan daha büyük bir buluş düşünülemez. Pisagor'un adını 2600 yıldır andıran, onu ünlü yapan ve insanlığın varolduğu sürece de sonsuza kadar da andıracak meşhur teoremi şudur: Bir dik üçgende, dik kenarlar üzerine kurulan karelerin alanlarının toplamı, hipotenüs üzerine kurulan karenin alanına eşittir.Pisagor teoremi, rasyonel sayılarla ölçülemeyen uzunluğun da varolduğunu gösterir. Örneğin, yukarıdaki şekilde olduğu gibi, dik kenarları birer birim olan dik üçgeni göz önüne alalım. Geometrik olarak, bu özel hal için, Pisagor teoremi gerçeklenir. Yani, büyük karenin alanı, dik kenarlar üzerine kurulan karelerin alanları toplamıdır. Diğer bir deyimle, x2=2 olur. Bu denklemin kökü de rasyonel olmayan karekök 2 uzunluğudur. Yunan matematikçileri gerçel sayılan bilmiyorlardı. Üstün zekalı Eudoxos tarafından bulunan oranlama yöntemini kullanıyorlardı. Aslında, gerçel sayıların oluşumu kavramı bir ya da birçok insanın buluşu değildir. Rasyonel sayıların günlük hayatta kullanılması sırasında kendi kendine gelişmiştir. On tabanına göre sayıların sayılması ve yazılması, büyük bir olasılıkla iki eldeki parmakların sayılmasından doğmuştur. Şu sırada bile ilkel yaşam sürdüren bazı kabilelerde buna benzer sayma yöntemi vardır. On tabanına göre sayıların yazılması ve okunması, Avrupa'ya Crusades'ten sonra Arap dünyasından gelmiştir. Bunu Araplar Hintlilerden, Hintliler de Helen medeniyetinden aldılar. Yunan'lı astronomlar bu sayı sistemini, M.Ö. 1500 yıllarından beri kullanan, Babil'lilerden almışlardır. "Evrenin hakimi sayıdır. Sayılar evreni yönetiyor" sözleri de Pisagor'a aittir. Pisagor, Archimedes'ten oldukça farklıdır. Pisagor hem mistik ve hem de matematikçidir. Mistik tarafları çoktur. Bunlar, efsaneleşmiş bir biçimde destan olarak anlatılmış, evren hakkında bu günkü gerçeklere uymayan düşünceler de ileri sürmüştür. Bunları bir tarafa bırakırsak, yine yaşadığı çağa göre matematikçi yönü çok ağır basar. Pisagor, Mısır'da ve Babil'de çok gezdi. Rahiplerden ilim öğrendi. Çok tanrılı olan o zamanın dini inançlarını benimsedi. Yaşadığı çağı ve aldığı rahip eğitimi göz önüne alınırsa, bunda yadırganacak pek bir şey de yoktur. Oldukça doğaldır. Matematiğe ispat fikrini getiren Pisagor için, sosyal ve şahsi yaşantısı bu kadar eleştiriye değmez. Yalnız, Pisagor ve bazı Yunan filozofları, örneğin, Euclides, Eflatun ve Aristo gibi alimleri, yaşadığı devirlerde, bugün için bilinen ilmi gerçeklerde hataya düşmüşlerdir. Bu filozofların felsefeleri, modern matematiğin kurucusu Descartes (1596-1650) ve Newton (1564-1642) kadar, modern fiziğin kurucusu Galile (1564-1642) ve modern kimyanın kurucusu olan Lavoisier (1743-1794) zamanına kadar iki bin yıllık bir gecikmeye neden olmuşlardır. Eğer Yunan'lılar Euclides, Eflatun ve Aristo yerine Archimedes'i izlemiş olsalardı, Descartes, Newton, Galile ve Lavoisier'in kurdukları modern ilme iki bin yıl önce ulaşır ve bugün içinde bulunduğumuz medeniyete iki bin yıl önce varılırdı. Yani, Archimedes'le Newton, Galile ve Lavoisier arasında tam iki bin yıllık ilmi boşluk vardır. Bu boşlukta kolay kolay doldurulamaz. Bu nedenle, Yunan'lıların medeniyetin ilerlemesine iki bin yıllık bir gecikmeye sebep oldukları bir gerçektir. Avrupa'da uzun yıllar egemen olan ve hüküm süren skolastik düşüncenin temeli Yunanistan'da atılmış ve İtalya'da geliştirilmiştir. Bu nedenle de uzun yıllar bu skolastik düşünce yenilememiştir. Bu uğurda çok sayıda ilim adamı yok edilmiştir. Pisagor'dan önce, geometride, şekillerin aralarındaki bağlılıklar gösterilmeksizin elde edilenler, görenek ve tecrübeye dayanan bir takım kurallardı. Bu nedenle, daha gelen bir yetkili ne demişse o sürüp gidiyordu. Pisagor'un matematiğe ispat fikrini sokması bu yüzden çok önemlidir. O çağlarda çok tanrılı din vardı. Pisagor daha da ileri gidiyor ve "tanrı sayıdır" diyordu. Bu sayılar, 1, 2, 3..., şeklinde bugün bildiğimiz doğal sayılardı. Daha sonra, kendi kendine bir çelişkiye düştüğünü, tamsayıların hatta rasyonel sayıların bile matematiğe yetmediğini, kendi adıyla anılan Pisagor teoremiyle gördü. Buna bir süre karşı da çıktı. Fakat, sonunda bu yenilgiyi kabul etmesini de bilmiştir. Olayda karekök 2 şeklinde rasyonel bir uzunluğun olmaması problemidir. Halbuki Pisagor teoremine göre böyle bir uzunluk vardır. Pisagor'un kuramını yıkan problem, a2=2b2 denklemini gerçekleyen a ve b gibi iki tamsayıyı bulmak olanaksızdır. Pisagor'un karşılaştığı ikinci güçlük, bir karenin kenarının köşegenine bölümünün rasyonel bir sayı olmayışıdır. Bu söylediğimiz, a2=2b2 denkleminde adı geçen olaya eşdeğer olduğu açıktır. Bu problemi bugünkü matematik diliyle söylersek, karekök 2 sayısı irrasyonel bir sayıdır. İşte, karenin köşegeni gibi basit bir uzunluk, Pisagor'un doğal sayılar kümesine meydan okuyarak, Pisagor'un ilk felsefe kuramını yalanlamıştır. Böylece, hiç bir zaman tekrar etmeyen sonsuz ondalıklı olan irrasyonel sayı bulunmuş olunur. Pisagor'un bu buluşu, modern analizin kökünü keşfetmiştir. Bu problem bir yerde, sıfır ile iki sayısı arasını rasyonel sayılarla kaplayabilir miyiz sorusunu doğurur. Yanıt hemen hayır olacaktır. Çünkü, 0
2) Denklem ile cebirsel ifadenin arasındaki ilişkiyi araştırınız
3) Pascal ‘ın matematik ve geometri alanlarına katkıları
4) Türkiyenin ihracat ve ithalatının 2000-2006 dönemi grafikleri
5) Güneş saati ve Türklerin tarihte kullandığı takvimlerin ayrıntılı karşılaştırılması.
6) Atatürkün ölçü birimiyle ilgili çalışmaları
7) Simetri kavramını günlük yaşantımızdaki kullanım alanlarının ayrıntılı incelenmesi
8) Öklit ‘in matematik ve geometri alanlarına katkıları
9) Pisagor ‘in matematik ve geometri alanlarına katkıları
10) Özel trigonometrik bağıntıların ispatı

1
Pascal üçgeni, binom açılımındaki katsayıları bulmaya yarar. Pascal'ın bu üçgeni, olasılıklar kuramında da ustalıkla kullanılır. Bu üçgen, biyolojideki uygulamalar, matematik, istatistik ve pek çok modern fizik konularında uygulama alanı bulunur. Hıristiyan dini, mezhepler ve sonu gelmez ağrılar içinde bir dahi maddi olarak yok olup gitmiştir. Fakat, bıraktıklarıyla yaşamaktadır.
2) Matematike dair güncel dergi veya sunu hazırlama
3) Atatürkün matematik ve geometri alanındaki çalışmaları
4) İstatistik ve grafiklerin günlük yaşantımızdaki kullanım alanları
5) Matematiğin bilim dalları arasındaki önemi

Newton, 1661 yılının haziran ayında Cambridge'deki Trinity College'e girdi. Giderlerinin bazılarını karşılamak için okulda bazı işlerde çalışıyordu. İç harp İngiltere'de tüm şiddetiyle sürüyordu. Önceleri yavaş, fakat sonraları çabuk olarak kendini toparladı ve çalışmalarına daldı.
Newton'un matematik öğretmeni Isaac Barrow (1630 - 1677), hem ilahiyatçı ve hem de matematikçi biriydi. Matematikte parlak fikirli olan Barrow, öğrencisinin kendisinden çok ileride olduğunu kabul ediyor ve 1669 yılında matematik kürsüsünü bırakıp sırası gelince, yerini o eşsiz büyük deha Newton'a bırakıyordu.
Barrow, geometri derslerinde kendine özgü yöntemlerle, alanları hesaplamak, eğrilere üzerindeki noktalardan teğet çizmek için yollar gösteriyordu. İşte bu dersler Newton'u diferansiyel ve integral hesabı bulmaya ve bu sahada çalışmaya yönelten ilk adımlardır.
Diferansiyel ve integral hesabın bulunmasında, değişken, fonksiyon ve limit kavramı kullanılmıştır. Fonksiyon kelimesini ilk kez Leibniz kullanmıştır. Bugüne kadar da bu sözcük değiştirilmemiştir. Limit fikrini ve kavramını Newton ve Leibniz kullanmıştır. Özellikle Newton bu sahada başarılı olmuştur. Her ikisi de çok yönlü olan bu dahiler, aynı zamanda birbirlerinden habersiz az çok farklılık gösteren yöntemleriyle diferansiyel ve integral hesabı bulmuşlardır.
Isaac Newton, 1727 yılında böbreklerindeki rahatsızlık yüzünden yaşamını yitirdi.
2) Pozitif ve negatif sayıların günlük yaşantımızdaki kullanım alanları
3) Günlük yaşantımızdaki çokgenler. Çokgenler olmasaydı günlük yaşantımızda nasıl bir değişim olurdu?
4) Ölçü birimlerinin detaylı incelenmesi. günlük yaşantımızdaki kullanım alanları
5) Açılarla ilgili sunu yapılması
6) Üçgenlerle ilgili sunu yapılması
7) Nokta, doğru düzlem ile ilgili sunu yapılması





Recent Comments